Deneme

Konu 'Edebiyat 12.Sınıf' bölümünde nurdan.. tarafından paylaşıldı.

  1. nurdan..

    nurdan.. Üye

    Katılım:
    2 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana konusu mutluluk olan bi deneme yazarmısınız.
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Niçin yaşıyoruz? Hedeflerimize ulaşmak için. Peki, hedeflerimiz neler? İş sahibi olmak kariyer elde etmek aile kurmak çok paraya sahip olmak, çocuğumuzun evlendiğini görmek ve onun başarı elde ettiğine tanık olmak onunla gururlanmak huzurlu bir hayat sürmek belki de. Bütün bunları insan esasında mutlu olmak için ister. İnsanın yaşam amacı üzerine sorulan soruların cevabı olarak ne verilebileceğini düşünürken esasen bu anahtar cevabın mutluluk olduğunu görüyoruz.

    Sevgilimizin yanında sürekli olmak isteyişimiz, bazen çok uzaklarda balta girmemiş bir ormanda ırmağın şırıltısıyla ağaca yaslanma hayali kurmamız, ya da dağlar çıkıp türküler eşliğinde sarhoş olmak isteyişimiz bundandır.

    Esasen mutluluk beklenen-elde edilendir. Bu doğrultuda insan hedeflerini büyük koyduğunda elde ettiği nispeten daha düşük olacağından kişinin mutsuz olması yüksek olasılıktır. Az şey istemek insanın hayatta kanaatkâr bir yapıda olması onun yaşamı üzerinde olumlu etki yapacağı aşikârdır. İstediğimiz bu az şeyin daha fazlasını elde ettiğimiz zamanlar da mutlu olma ihtimalimiz en az mutsuz olma ihtimalimizle aynıdır. Bir insanın mutlu olması aslında kişiliği kadar kişinin dünyasıyla da doğrudan orantılıdır. Kimi insanlar daha küçük bir dünyada daha ulaşılması kolay hedeflerle yaşamlarını sürdürürken kimi insan ise ulaşılması zor hedefler peşinden gidebilmektedir. Ulaşılması zor olan bu hedeflere ulaşmakta kimi insanları mutlu eder.

    Mutlu olmanın aslında kişilik kadar kişinin dünyasıyla da doğru orantıda olduğunu kimi insanın ulaşılması kolay hedefleri seçtiğini kiminin ise ulaşılması zor hedefler seçtiğini söyledik… O hedeflere ulaşmak da kimi zaman o yolculuk sırasında mutluluk verir. Atılan küçük adımlar gittikçe büyüyen adımlara dönüşür ve her bir adım bizim mutlu olmamıza neden olur. Tabi ki bunun tam tersi de söz konusudur. Hedeflenen o zor hedefe ulaşamamak da insanları büyük bir mutsuzluğa itebilmektedir.

    Yaşadığımız dünyada sistemler, ekonomik faktörler, sosyal konum ve dengesizliklerin yarattığı uçurum ortaya çıkan sınıf farkları insanları sosyolojik anlamda mutsuz etmektedir. Hangi araştırma yapılırsa yapılsın ortaya çıkan tablo insanların mutsuz olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

    Bunun açıklanabilir nedenleri vardır. Çünkü mutluluk bir insan için hedef olmamalıdır. Bu konuya biraz daha derin girecek olursak mutluluk kalıcı ya da sürekli olabilen bir şey değildir.

    Mutluluk;

    Bir öğrencinin sınavı kazandığını öğrenmesi, bir talihlinin piyangonun kendisine çıktığını duyması, bir taraftarın takımı şampiyon olunca ağlaması gibi anlık sadece o an yoğun şekilde yaşanan geleceğe herhangi bir etkisi olmayan duygular bütünüdür.

    Onun içindir ki mutluluk uzun süreli ve kalıcı bir şey değildir. Bu yüzden böyle bir hedef belirlenmesi mutlu olma beklentisiyle dolu olmak ya da neden bir türlü mutluluğu yakalayamadığını sorgulayıp kendini daha çok üzmek gereksiz bir kendini tüketiştir.

    İnsan için mutluluk değil huzur hedef olmalıdır. Mutluluk sadece o an gelen geçen bir şeydir. Huzur ise daha uzun soluklu insanın manevi yönden sakin bir hayat sürmesi ruhen tam bir iyilik halinde olmasıdır.

    Birçoğumuz sakin sessiz deniz kıyısında yeşiller içinde küçük bir ev hayali kurar. Aslında bu da insanların farkında olmadan mutluluğu değil huzuru aradığının göstergesidir. Fakat kavramları tam anlamıyla kafamızda oturtamadığımızdan her zaman mutluluk peşinde koşarız. Ve hiç bir zamanda mutluluğu elde edemeyiz. Çünkü mutluluk süre gelirliği olan bir duygu değildir. Bugün duyduğun mutluluğun yarına faydası yoktur. Çocukken sana alınan oyuncak sonrasında hissettiklerin bugüne getirdiği bir duygu aktarımı yoktur.

    Bütün bunlar bize göstermektedir ki insan mutluluğu değil huzuru aradığını bilmelidir. Mutluluk hayatın kendine has olayları içerisinde anlık olarak yakalanabilir ve yakalanacaktır da...

    Yaşı ilerlemiş insanların dini bir takım ibadet şekillerine yönelmesi kuşkusuz insanoğlunun aslında mutluluk aradığını sanarken manevi huzuru aradığının göstergesi olarak yorumlanabilir.
    nurdan.. bunu beğendi.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Buda Baska Bi Deneme ..

    Mutluluk aslında hep aynıdır. Kişinin ulaşmak istediğine kavuşması ya da olayların isteklerimiz yönünde zuhur etmesi karşısında duyulan hissiyatlardır. Onun için mutluluk, isteklere bağlı olarak değişir. Kimi ufacık emellerine ulaşmada mutluluk duyarken, kimide tahmin dahi edemediği ya da aklının bir kenarından dahi geçirmediği güzel olaylarla mutlu olur. Mutluluk,kişinin isteklerinin ya da olan olayların kendi isteği doğrultuda olması sonucunda ortaya bir duygu seli olarak çıkar. Kiminin istekleri büyük,kimininki ise küçük olabilir. Hatta acı çekmekden dahi mutlu olanlar vardır. Anlıyacağınız kısaca ulaşmak, kavuşmak, sarıp sarmalamak, sahip olmak v.b. gibi hallerde ortaya çıkan, sıcacık ve ılık bir duygu... Keyif verici ve coşturucu. İnsanın gönlünde, kanatlanmışcasına bir hissin uyanması. Sanki yönü belli olmayan bir yerlerden hafif hafif bir esintinin, aklın süzgecinden geçmesiyle yürek ucuna dokunma hissiyatı gibi bir şey... Hoş bir niğmet.
    nurdan.. bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş