Deniz Kıyısında Bir MartıyLa KonuŞurken GörüyoRmuŞ DostLarım Beni SürekLi...

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.268
    Beğenileri:
    6.180
    Ödül Puanları:
    36

    [​IMG]

    Deniz kıyısında bir martıyla konuşurken görüyormuş dostlarım beni sürekli,
    Bir kaptanım çünkü, kağıt gemilerden emekli

    Gülemedim ki hiç hasta yatağının başında
    Haberi bu yüzden yoktur annemin sol yanağımdaki gamzeden

    Komidinin stündeki ilaçların sayıları arttıkça
    Kutularından yaptığım gökdelenin uzamasına seviniyorum
    Ve bilmezdim
    Annemin yaşantısındaki renkliliğin
    Yalnızca raflara dizili kavanozların içindeki reçeller olduğunu

    Bilerek mi yanına almadın giderken
    Başının yastıkta bıraktığı çukuru
    Güveniyordum oysa ben sevgimize
    Vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar

    Beni senin gibi bir de annem terketmişti
    Ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur
    Sıralanmış saksılar vardı limana bakan penceremizin önünde
    Ve çiçekler arkasında ekmek kırıntıları serpen martı yüzlü bir anne

    Terasta toplanan kadınlar limandaki beyaz geminin ışıkları yanınca
    Dedikodusunu yapmayı unuturlardı
    Tam o saatte sokaktan geçen yazlık sinemadaki biletçi kızın
    Annesinin dizlerinin dibinden hiç ayrılmayan uslu bir çocuk gibidir
    Limandaki deniz
    Ama sokağa çıkıp dalga olmak geçer yüreğinden

    Hiç bir bardakta dudak payı bırakmadınız bana
    Bir kaşık sesini bile çok gördünüz şekersiz içerek çaylarınızı
    İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine
    Kendi başıma zor sığıyorum bugün
    Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

    Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim
    Ne de iyileştirebildim bir yaramı
    Ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna
    Bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna

    Büyüklerle ben yapamıyorum
    Çocuklar da almıyor beni oyunlarına
    Devlet dairesinde yangından kurtarılmayacak sıkışmış bir çekmece gibiyim
    Açılamıyorum sana

    Kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen
    Sen nasıl sevmezsin eşitliği
    Yürürken düşen çoraplarınıaynı hizaya getirmek için
    Annen değilmiydi önünde diz çöken

    Yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp
    Harçlığımı atardım
    Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım…

    ***

    Sunay Akın’ın kaleminden , Volkan Konak’ın derlemesi ile yorumundan oluşan bir ürün…

Sayfayı Paylaş