Ders kitabı ve Çalışma Kitabı Bazı Sayfalar

Konu 'Fen Bilgisi 8. Sınıf' bölümünde sezincik20 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana çalışma veya ders kitabı istediğiniz sayfaları sorun ama karşılığında sadece bir tesekkur istiyorum...sorularınızı bekliyorum...:):D:)
    yıldızxxl, PisLick.., ddilara ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0
    bnde sadece 119'u yapabildim.12.etkinlik
    atmosferdeki karbondioksit kaynağı üretici,tüketici ve fosik yakıtlarıdır.bunların atmosfere verdiği karbondioksiti üreticiler alır.

    13.etkinlik
    bazı bakterier yanardağ patlamaları ve yıldırım gibi fizksel etkenlerl havadaki serbest azot toprağa geçer.topraktaki serbest azotu bitkiler doğrudan alamazlar.topraktaki azot bağlayıcı bakteriler tarafından bu azot kimyasal işlemlerden geçerek azot tuzlarına dönüşür.bitkiler bu azt tuzlarını böylce alır.hayvanlar bu bitkileri yiyerek azotualır.bitki ve hayvanlar **ünce ayrıştırıcılar bunların yapısındaki azotu toprağa kazandırırlar.azot gazına dönüştürerek atmosfere verirler.
    1.topraktan
    2.dışkılamayla
    3.canlıların atıklarında ve **en canlıların vücutlarında bulunan bileşiklerdeki azotu,azot döngüsüne katarlar
    4.üreticileri yani bitkileri yiyerek


    yardımcı olduysam bir tesekkur yeter....
    karaguzel, z.muganlı, ddilara ve diğer 9 kişi bunu beğendi.
  3. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0
    tamam veriyim sayfa 105 17. etkinlik
    d>b=c>a>e
    18.etkinlik
    1.tuz eklenebilir
    alkol eklenebilir
    antifriz eklenebilir
    2.hava sıcaklığı 0'ın altına düştüğünde araba haraketsiz iken soğutma suyu dondurabilir.donduğunda genişler ve bulunduğu kabı çatlatabilir.bunu önlemek için suya antifriz ilave edilir.suda moleküller düzensiz haraket eder.su donarken önce taneciklerin haraketi yavaşlar ve düzenli hale geçerler.antifriz eklenince antifriz molekülleri su molekülleri arasına girerek suyun düzenli yapı oluşturup katı hale geçmesini sağlar.
    3.internetten bulabilirsin bizim öğretmen yazdırdı ama çok uzun buraya yazamam vaktim yok çok uzun....:)

    sayfa 106 19.etkinlik
    x=>civa y=>su z=>şekerli su
    20.etkinlik a b**ümü sırayla
    en yüksek 10derece en düşük -40 derece
    a=>katı b=>katı+sıvı c=>sıvı ç=>sıvı+gaz d=>gaz
    -25 derece erime ,-10 derece kaynama
    ç daha fazla ısı almış
    b ve ç
    gaz hale geçer.mesafe çok fazladır

    b b**ümükatı+sıvı
    6 dk

    sayfa 107 yi yapamam çünkü grafik çizeceğiz
    sayfa 108
    doğru yanlış
    y
    d
    d
    y
    d
    d
    d
    y
    y
    d
    y
    test soruları

    d
    d
    c
    b
    b
    a
    c
    b
    b
    c
    c


    bir teşekkür yeter arkadaşım:):):)
    talanya, hicraneda, buket coşkun ve diğer 7 kişi bunu beğendi.
  4. goncam_92

    goncam_92 Üye

    Katılım:
    3 Ekim 2008
    Mesajlar:
    229
    Beğenileri:
    309
    Ödül Puanları:
    18
    dk 187 araştıralım hazırlanalım yaptıysan paylaşır mısın??:)
    __buse__ bunu beğendi.
  5. ayşemmm

    ayşemmm Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    1.076
    Ödül Puanları:
    0

    FOTOSENTEZİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

    FOTOSENTEZİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER İleriki b**ümlerde de göreceğimiz gibi fotosentez çok karmaşık ve hassas bir süreçtir. Fotosentezi yapan bitkinin her parçası bu iş için özel yapılara sahiptir. Ancak fotosentezin gerçekleşmesi için gerekli olan unsurlar bitkinin yapısıyla sınırlı değildir. Bitkinin yapısı dışında ihtiyaç duyulan faktörlerin en önemlilerinden biri de kuşkusuz ışıktır. Daha önce gördüğümüz gibi, Dünya'ya gelen ışığın dalga boyu ile bitkilerdeki anten ve pigment sistemi birbirleriyle mükemmel bir uyum içinde yaratılmışlardır. Ancak ışığın dalga boyu yanında, fotosentezi etkileyen başka dengeler de vardır.

    1. IŞIĞIN ŞİDDETİ VE SÜRESİ

    Güneş ışığını direkt alarak fotosentez yapabilen çiçekli bitkilerin yanısıra, g**ge alanlardaki kısıtlı ışıkla fotosentez yapabilecek özelliklere sahip olan bitkiler de vardır. Ihlamur (üstte solda) ve karaağaç (ortada) bu türdeki ağaçlardandır.

    Fotosentez, ışığın şiddeti ve süresine bağlı olarak değişir. Ayrıca, ışığın doğrudan ya da dağılmış olarak gelmesi de fotosentez açısından önemlidir. Doğrudan veya direkt ışık ile bulut, sis ve diğer cisimlere çarparak yayılan ışık arasında önemli farklar bulunur. Doğrudan gelen ışınlar toplam ışığın %35'ini, yayılan ışık ise %50-60'ını oluşturur. Yayılan ışığın fizyolojik kalitesi daha yüksek olduğu için bitkilerin ihtiyacı olan ışık açığı karşılanmış olur.
    Bitkiler de bu iki ışık türüne duydukları ihtiyaca göre, "güneş bitkileri" ve "g**ge bitkileri" olarak ikiye ayrılırlar. Güneş bitkileri, doğrudan güneş ışığını alarak maksimum verim elde edecek şekilde yaratılmışken, g**ge bitkileri orman gibi g**geli alanlarda veya soğuk-bulutlu iklimlerde, dolaylı olarak gelen ışıkla maksimum fotosentez yapacak şekilde yaratılmışlardır.
    Gürgen, ıhlamur, karaağaç, dişbudak, sedir ve ardıç ağaçları ise iki ortamda da yaşayabilecek şekilde yaratılmışlardır.

    2. IŞIĞIN MİKTARI VEYA YOĞUNLUĞU
    Yılın belli mevsimlerinde ekvatordan kuzeye ve güneye doğru gidildikçe aydınlanma ve buna bağlı olarak fotosentez süresi artar. Bu aydınlanmanın süresi, bitkilerde büyük değişiklikler yaşanmasına sebep olur. Fotosentezin artmasıyla bitkilerdeki büyüme, çiçeklenme, yapraklanma gibi gelişim süreçleri değişir. Bu durumda kısa sürede süratli bir büyüme gerçekleşir. Bu ışık özelliği nedeniyle çiçekler uzun ve kısa gündüz bitkileri olarak ikiye ayrılır. Örneğin, kısa gündüz bitkisi olan kasımpatı, sonbahar başlarında, gündüzün kısa olduğu zamanlarda çiçek açar, uzun günlerde ise çiçeksiz olarak büyür. Ancak ışık şiddeti ne kadar artarsa artsın fotosentez sadece belirli sınırlar içerisinde faaliyetine devam eder.

    3. ISI

    Kasımpatı, sonbahar başlarında, gündüzün kısa olduğu zamanlarda çiçek açar. Kısa zamanda çok süratli bir büyüme gösterir.

    Bitkilerin fotosentez yapabilmeleri ve hayatlarını sürdürebilmeleri için ısıya ihtiyaçları vardır. Belirli bir sıcaklıkta tomurcuklarını patlatarak çiçek açan, yapraklanan bitkiler, ısı belli bir sıcaklığın altına düştüğünde yaşamsal faaliyetlerini sona erdirirler. Örneğin, genelde ısı 10 derecenin üzerinde olduğunda orman ağaçları büyüme devresine girerler. Tarımda ise bu sınır 5 derecedir. Isı arttıkça kimyasal işlemler de iki ya da üç misli artar. Ancak ısı, 38-45 dereceyi aştığında, bitkinin büyümesi türüne göre yavaşlar, hatta durur.
    Bir bütün olarak fotosentezin aşamalarına, fotosentez yapan organizmalara, bu işlemi yapmak için ihtiyaç duydukları özel koşullara bakıldığında yaratılışın önemli ****lleri görülür. Hassas ve muntazam **çülerin biraraya gelmesiyle bir anlam kazanan bu sistem herşeyin yaratıcısı, sonsuz ilim sahibi Allah tarafından yaratılmış ve insanın emrine verilmiş bir nimettir.

    4. GECE OLMASI
    Fotosentezin meydana gelmesi için birarada bulunması gereken koşullar oldukça fazladır ve bunlardan biri olmadığında fotosentez de olmaz. Bu koşullardan biri de gecedir. Bitkilerin yaşama ve büyüme faaliyetleri, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farklarıyla yakından ilgilidir. Bazı bitkiler gündüz fazla sıcaklığa ihtiyaç duyarken geceleri düşük sıcaklık isterler. Bazıları ise bu farkı istemezler.
    Güneş'in doğmasıyla birlikte, yaprakta terleme ve buna bağlı olarak fotosentez artmaya başlar. Öğleden sonra ise bu olay tersine döner; yani fotosentez yavaşlar, solunum artar, çünkü sıcaklığın artmasıyla birlikte terleme de hızlanmaktadır. Geceleyin ise sıcaklığın azalmasıyla birlikte terleme yavaşlar ve bitki rahatlar. Eğer geceyi sadece bir gün yaşamasak, bitkilerin çoğu **ürdü. Gece, aynı insanlar için olduğu gibi, bitkiler için de bir dinlenme ve dinçleşme anl***** gelir.77

    Güneş ışınları, bitkiler için yapraklarda terlemenin dolayısıyla fotosentezin başlaması demektir. Alchemilla adlı bitkide gece ile birlikte terleme yavaşlar ve bitki dinlenmeye geçer.

    Allah Kuran'da gece ile gündüzü, Ay ile Güneş'i ve tüm bitkileri insanların hizmetine verdiğini şöyle bildirmiştir:
    Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır. Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 12-13)
    Başka ayetlerde ise, geceyi yaratanın Allah olduğu, O'nun dışında başka hiçbir varlığın buna güç yetiremeyeceği şöyle haber verilir:
    De ki: "Gördünüz mü söyleyin, Allah kıyamet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Allah'ın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Yine de görmeyecek misiniz? Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz. (Kasas Suresi, 72-73)

    5. KARBON ÇEVRİMİ

    Yeryüzündebirçok etmen atmosfere karbondioksit bırakılmasına neden olur. Örneğin canlıların nefes alıp vermesi, **ü canlılar, fosiller veya ağaçların yakılması hep karbondioksit üretir. Bu yoğun karbondioksit üretimine karşı ise bitkiler atmosferdeki karbondioksiti alarak, atmosfere canlılık için gerekli olan oksijeni bırakırlar. Eğer bitkiler böyle bir özelliğe sahip olmasaydı, kısa sürede dünya atmosferi karbondioksitle dolar, canlıların yaşamı için gerekli olan oksijen ise tükenirdi. Bu çevrim yeryüzündeki kusursuz uyum ve dengenin örneklerinden sadece biridir.

    Bitkiler, atmosfer ve okyanuslardaki karbondioksiti tüketip, organik bileşikler ürettikleri için birer karbon fabrikası ve çevreyi temizleyen bir arıtma tesisi olarak düşünülebilir. Solunum yoluyla az miktarda karbondioksit üretirler ve bunu hemen fotosentez için kullanırlar. Bitkilerin ve tek hücrelilerin karbondioksit tüketimi, insanların ve hayvanların karbondioksit üretimi arasındaki denge, okyanuslarda karbonatların üretilmesiyle eşitlenmiştir. Bu süreçte hava ve suda bulunan fazla miktardaki karbondioksit tüketilir.
    İnsan yaşamı havadaki karbondioksit oranını büyük miktarda artırır. Bu artış ise küresel ısınma olayına ve bunun bir sonucu olarak sera etkisi denilen hava sıcaklığının artışına yol açar. Karbondioksit ve diğer zararlı kimyasalların kullanımı aynı zamanda asit yağmurlarına da yol açar. Bütün bu zararlı etkilere karşı en güçlü silah, fotosentez yapan canlılardır. Eğer yeryüzünde böyle bir denge kurulmamış olsaydı, canlılık hiçbir zaman varlığını sürdüremez, kısa bir süre içinde oksijen yetersizliğinden ve karbondioksit zehirlenmesinden yok olurdu. Böyle bir sorunla asla karşılaşmayız çünkü, herşeyi belli bir **çü ile takdir edip belirleyen üstün ilim ve akıl sahibi Rabbimizin yaratışında hiçbir kusur ve eksiklik yoktur:

    Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir **çüyle takdir etmiştir.
    hicraneda, Bella Cullen, ddilara ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  6. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0
    fen ders kitabı 189 kendimizi değerlendirelim
    1.soru işareti yerine üreticiler gelecek
    2.üreticiler fotosentez yapar sonucundada besin ve oksijen üretir
    3.karbondioksit+su=>şeker+oksi jen
    4.ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüşür
    5.fotosentez olmaz
    6.a
    7.a

    bir teşekkür yeter:):):)
    reis19, nur_123, başak_38 ve diğer 8 kişi bunu beğendi.
  7. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0
    ders kitabı 187 araştıralım hazırlanlımın ***ı en basit şekliyle
    fotosentez besin zincirinin ilk kaynağını oluşturur.fotosentez yapan canlıların ürettiği besinler yeryüzündki tüm diğer canlıların beslenmesi için kullanılır.örneğin;buğday,pirinç,mısır,arpa gibi hububat grubundaki kültür bitkileri,yaptıkları fotosentezle yeryüzündeki tüm insanların yıllık besin tüketiminin yaklaşık %60'ını karşılar.fotosentez besin ihtiyacının karşılanmasının yanında,hayatımızı her yönüyle etkileyen birçok ürünün de üretimini sağlamaktadır



    bir teşekkür yeter:):):)
    goncam_92 bunu beğendi.
  8. ayşemmm

    ayşemmm Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    1.076
    Ödül Puanları:
    0
    125 A böl ümü:

    Y
    Y
    Y
    D
    Y



    B Bö lümü:

    1.Kağıt,plastik,metal,geri dönüşüm.
    2.yenilenmez enerji.
    3.oksijensi solunum.
    4.fotosentez.
    5.Ayrıştırıcılar.

  9. ayşemmm

    ayşemmm Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    1.076
    Ödül Puanları:
    0
    C bö.lümü;

    1.B
    2.B
    3.D
    4.B
    5.C
    6.C
    7.C


    Benden bu kadar ....:) Umarım Yardımcı olmuşumdur...


    Bir Teşekkür Yeter...
    ddilara, bukeet ve adam kik bunu beğendi.
  10. sezincik20

    sezincik20 Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    96
    Beğenileri:
    579
    Ödül Puanları:
    0
    sayfa 179 soru
    1.katı
    2.d
    3.b ve ç
    4.sıvı
    5.a,b,c,ç ve d



    bir tesekkur yeter...
    nedret_gider ve __buse__ bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş