"Dikkatli Öğretmenler", Öğrenciyi Diyabetten Kurtarabilir

Konu 'Milli Eğitim Bakanlığı' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.459
    Ödül Puanları:
    113

    Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Dekanı, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, "Öğretmenlerin, iştahı yerinde olmasına rağmen zayıflayan, çalışkan olduğu halde okulu aksatan ve özellikle de dikkat çekici sıklıkta tuvalete giden öğrencilerin, 'Tip1 diyabet' olabileceğinden şüphelenmesi, tanının erken konmasına yardımcı olacaktır" dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın da yer aldığı "Okulda Diyabet Programı"nın koordinatörlüğünü de yürüten Prof. Dr. Hatun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her hastalıkta olduğu gibi diyabette de erken tanı konmasının hayati önem taşıdığını belirterek, bu konuda "dikkatli öğretmenler"e büyük görev düştüğünü söyledi.

    Öğrencilerin, günlerinin büyük bölümünü okulda geçirdiğine dikkati çeken Hatun, "Tip1 diyabet" olan çocukların hasta olduklarını bilmese bile bazı davranışlarının tanının erken konmasına yardımcı olabileceğini anlattı.

    Prof. Dr. Hatun, çocuklarda görülen diyabetin, "Tip 1" denilen diyabet olduğunu vurgulayarak, Türkiye'de yaklaşık 20 bin diyabetli çocuğun bulunduğunu tahmin ettiklerini kaydetti.

    Yılda yaklaşık bin 700 - 2 bin çocuğun diyabete yakalandığına dikkati çeken Hatun, "Klasik bulgular arasında erişkinlerde olduğu gibi çok su içme, çok idrar yapma yakınmaları söz konusu. Ama buna ek olarak, kilo kaybı çok önemli bir bulgudur. Bulgular genellikle 2-3 haftada ortaya çıkar, ani gelişen bir hastalıktır" diye konuştu.

    -"Öğretmenlerin dikkati, erken tanıda çok önemli"

    Hatun, erişkinlerde görülen diyabetin daha uzun sürede ortaya çıktığı için biraz daha sinsi olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

    "Çocuklarda ise bu akut bir hastalıktır. Öğretmenlerin, iştahı yerinde olmasına rağmen zayıflayan, çalışkan olduğu halde okulu aksatan ve özellikle de dikkat çekici sıklıkta tuvalete giden öğrencilerin, 'Tip1 diyabet' olabileceğinden şüphelenmesi, tanının erken konmasına yardımcı olacaktır. Aileler de çocuklarının gece uykudan uyanıp tuvalete gitme alışkanlıklarında bir değişiklik varsa 'diyabet olabilir mi-' diye akıllarına getirmeleri lazım."

    Prof. Dr. Hatun, 'Tip 1 diyabet'in günde 4 doz insülin kullanmayı gerektirdiği ve belli ilkelere dayalı beslenme progr***** dayalı olduğu için okul yaşamında bazı güçlüklerin söz konusu olabileceğini vurgulayarak, insülinlerin zamanında yapılması için okulun bir altyapı sağlaması, onun da ötesinde çocukların ara öğün almaları gerektiğini ifade etti.

    Tip 1 diyabetli çocuklarda kan şekeri dengesinin çocuğun yaşam kalitesini ve okul başarısını doğrudan etkilediğini anlatan Hatun, önlem alınması halinde, bunun korkulacak bir hastalık olmadığını, ancak toplumda zaman zaman yanlış değerlendirildiğini dile getirdi.

    -'Diyabetli çocukların karşılaştıkları zorluklar"

    Prof. Dr. Hatun, özellikle bazı öğretmen ve okul yöneticilerinin sorumluluk almaktan kaçtığını ve çocuğu, kan şekerinin düşeceği endişesiyle okul gezileri ve beden eğitimi derslerinden mahrum bıraktığını belirterek, diyabet olan çocukların okulda karşılaşabildikleri çeşitli problemlerin olduğunu kaydetti.

    Diyabet olan çocukların, okullarda beslenme planlarına uygun yemek bulamamaları, insülin yapmak için uygun ortamların olmaması, kan şekeri düşüklüğü gibi acil durumlarda acil tedavi yapılamaması gibi sorunlarla karşılaşabildiğini vurgulayan Hatun, "Diyabetli çocukların okul yaşamı boyunca sağlıklarının korunması ve kendilerini güvende hissetmeleri için öğretmenler ve ailelerin yakın işbirliğine ihtiyaç vardır. Tip 1 diyabetli çocukların tedavisinde kan şekerinin yakın takibi ve doğru insülin tedavisi çok büyük önem taşır. Bu nedenle okulda öğretmenlerin, yöneticilerin, okul hemşiresinin ve personelinin diyabet konusunda bilgili ve bilinçli olması, diyabetli çocukların hayatını kolaylaştırmakla birlikte okulda gelişebilecek ağır hipoglisemi diyabetik ketoasidoz gibi komplikasyonları ve sonuçlarını önler" ifadesini kullandı.

    Prof. Dr. Hatun, ayrıca Tip1 diyabetli çocuklara erken tanı konması ve tedavi gecikmesinde kaynaklanan sorunların önlenmesi için öğretmenlere büyük görevler düştüğünü dile getirerek, son zamanlarda, özellikle Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği ile Sanofi ilaç firmasının yürüttüğü "Okulda Diyabet Programı"yla birlikte öğretmenlerin, çocuklarda diyabet konusunda farkındalıklarının arttığını, diyabetli çocukların okula adaptasyonu konusunda daha fazla rol üstlenmeye ve diyabetli çocukların ihtiyaçları konusunda daha fazla bilinçlenmeye başladığını bildirdi.

    Alıntı

Sayfayı Paylaş