Dil ve anlatım sınavlar için çalışma notları

Konu 'Dil ve Anlatım 9. Sınıf' bölümünde sedoshum tarafından paylaşıldı.

  1. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0

    1. İLETİŞİM

    Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir.
    İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır:

    Kaynak(Gönderici)
    Alıcı
    İleti (Mesaj)
    Kanal(İletim yolu)
    Bağlam(Ortam)
    Dönüt(Geri bildirim)


    Kaynak(Gönderici) : Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişiye denir.
    Alıcı: İletilen sözü alan kişiye denir.
    İleti (Mesaj) : Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu, düşünce ya da isteğe denir.
    Kanal(Araç) : Gönderici ile alıcı arasındaki iletinin gönderilme şekline denir.
    Bağlam(Ortam): İletişimin gerçekleştiği yere denir.
    Dönüt(Geri bildirim) :Alıcının göndericiye verdiği tepkiye (cevaba) denir.

    Dilin Altı İşlevi
    1-Göndergesel(Gönderici) İşlevi:Daha çok bilgi vermek maksadıyla yazılan metinlerde kullanılır.
    Dilin, bilgiyi olduğu gibi aktarma işlevine göndergesel(gönderici) işlev denir.
    Örnek:

    "Aruz ,şiirde ahengi sağlamak için kullanılan bilr ölçüdür."
    "Fatih Sultan Mehmet,29 Mayıs 1453 Salı günü İstanbul'a girdi."

    2-Heyecan İşlevi:Gönderici mesajı heyecan ve duygularını dile getirmek maksadıyla meydana getirmişse dil "Heyecan" işlevinde kullanılmıştır.

    Örnek:
    "Aman Allah'ım!Bir insan bunu nasıl yapar?"
    "Çabuk olun,bir an evvel yetişmeliyiz.!"

    3-Alıcıyı Harekete Geçirme İşlevi:Harekete geçirme işlevi de diyebiliriz.Bu daha çok emir kipindeki cümlelerde meydana gelmektedir.

    "Kitabını aç,oku."
    "Öğrenciler bahçede toplansın."

    4-Kanalı Kontrol İşlevi:Mesaj,kanalın, mesajı iletmeye uygun olup olmadığını öğrenmek maksadıyla meydana getirilmişse kanalı kontrol işlevinde kullanılmıştır.Kısacası soru cümlelerine kanalı kontrol işlevi diyebiliriz.

    "Kitaptaki soruları cevapladınız mı?"
    "Bahçedeki dişbudak ağacını gösterebilir miniz?"


    5-Şiirsel(Şairane) İşlev:Mesajın sınırlarını belirleyen işlevdir.Mesajın iletisi kendinde ise dil şiirsel(şairane) işlevinde kullanılır.

    Örnek:

    Akşam ,yine akşam,yine akşam;
    Bir sırma kemerdir suya baksam.
    Akşam,yine akşam,yine akşam;
    Göllerde bu dem bir kamış olsam. Ahmet Haşim

    6-Dil Ötesi İşlevi:Mesaj, dille ilgili bilgiler vermek için oluşturulmuşsa “dil ötesi işlev”denir.

    "Dilek ve zaman ekleri fillere getirilir."




    Dil, Lehçe, Şive, Ağız nedir?

    Dil Nedir?


    Bir sesli işaretler sistemi olan dil, aynı toplulukta yaşayan veya aynı milletten olan insanların anlaşabilmelerini sağlayan en gelişmiş iletişim aracıdır. Dilin kaynağı çok eskilere dayanır ve dilin kendinden doğma kuralları vardır. Dil, toplumun ortaklaşa meydana getirdiği ve kullandığı canlı bir varlık, sosyal bir kurumdur.
    Ana dil nedir?
    Bugün ses yapısı, şekil ve anlam bakımından birbirinden az ya da çok farklılaşmış bulunan dil veya lehçelerin, kök bakımından bilinmeyen bir tarihte birleştikleri ortak dil: Ana Türkçe, Ana Moğolca, Ana Altayca, Lâtince vb.
    Kendisinden başka diller veya lehçeler türemiş olan dil. (TDK)
    İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği, bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan dil.
    Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil. (TDK)
    Lehçe nedir?
    Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt. (TDK)
    Coğrafi ve kültürel etmenler bu ayrılmada rol oynar. Lehçelerde, ses, şekil ve kelime ayrılıkları çok büyüktür. Bazı dilciler, büyük ayrılıklarda lehçeyi başka bir dil olarak kabul etmeyi de önerirler. Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya'nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga'nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.
    Şive nedir?
    Bir dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış koludur. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar değildir. İstanbul'da gelirim derken, Türkistan şivesinde kelür men denir. Ayrılık yazı diline girmiştir. Sınıflamalar da yazı dillerine göre olur.
    Aşağıdaki tabloda Türk dillerinde cümle yapısını görebilirsiniz:
    Diller Cümle yapısı
    Türkiye Türkçesi Çocuklar okulda dilimizi latin alfabesi ile yazıyor.
    Gagavuzca Uşaklar şkolada / okulda dilimizi latin alfavitindä yazêr.
    Azerice Uş**lar mektebde dilimizi latin elifbası ile yazır.
    Türkmence Çagalar mekdepde dilimizi latyn elipbiyi bile(n) yazyar.
    Özbekçe Bolalar maktabda tilimizni latin alifbosi bilan / ila yozadi.
    Uygurca Balilar mektepte tilimizni latin elipbesi bilen yazidu.
    Kazakça Balalar mektepte tilimizdi latin alfavitimen jazadı.
    Kırgızca
    Baldar mektepte tilibizdi latın alfaviti menen jazat.
    Tatarca Balalar mäktäpdä telebezne latin älifbası bilän / ilä yaza.
    sedoshum ve Murat AKSOY bunu beğendi.
  2. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0
    DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI

    Her milletin, her kavmin kendine göre bir anlaşma sistemi olduğu gerçeğinden yola çıkarak, dünyada ne kadar kavim varsa o kadar dil vardır diyebiliriz. Nitekim, bugün ölü olan dillerle birlikte yeryüzünde yaklaşık olarak üç bin civarında dilin varlığından bahsedilmektedir. Ancak nüfus itibariyle yüz milyondan fazla kişi tarafından konuşulan dilleri saymak istersek bu sayının parmakla sayılabilecek kadar azalacağı görülecektir.

    Dilin nasıl doğduğu ve konuşmanın nasıl ortaya çıktığı konusunda dil bilimciler tarafından birtakım teoriler ortaya atılmıştır. Eldeki metinlerden en eski yazılı belgelerin günümüzden ancak 5500 yıl kadar öncesine ait olması, ilk insanların ise bundan binlerce, belki de milyonlarca yıl önce yaşamış olmaları, dillerin doğuşu hakkında kesin bir yargıya varılamayacağını gösteriyor.

    Yeryüzündeki diller söz dizimi, zaman, yapı, canlı olma – ölü olma, kaynak olma ve türeme , edebî dil, konuşma dili gibi çeşitli prensiplere göre sınıflandırılmaktadır. Biz burada dilleri yapı ve köken akrabalığına göre sınıflandırma geleneğine uyarak iki başlık altında inceleyeceğiz:

    Yapılarına Göre Diller
    Kökenlerine Göre Diller
    A. YAPILARINA GÖRE DİLLER


    Dünya dilleri, dili oluşturan kelimelerin, eklerin, bu eklerin kuruluş ve işleyişleri gibi yapı bakımından gösterdikleri benzerliklerine göre üç gruba ayrılır:

    Tek Heceli Diller
    Eklemeli Diller
    Çekimli Diller
    Tek Heceli Diller

    Bu gruptaki dillerde, kelimeler, bir heceden oluşmaktadır. Cümleyi meydana getiren kelimeler, ek almazlar ve şekil değişikliğine uğramazlar. Bu dillerde kelimenin görevi cümle içindeki sırasından ve vurgusundan anlaşıldığı için çok zengin bir vurgu ve tonlama sistemi vardır. Kelime çeşitleri özel seslerle ayırt edilmediği için aynı kelime yerine göre hem isim , hem sıfat, hem fiil, hem edat,... olabilmektedir. Çince ve Tibetçe bu grubun tipik dillerindendir. Bazı Himalaya ve Afrika dilleriyle Endenozya dilleri ve Vietnam dili de bu gruba dahil edilir. Bu dillerde “birleşik kelimeleri oluşturan kelimeler bile birbirinden ayrı yazılır: Vo yav kan şu. Çince bu cümle kelime kelime şöyle çevrilebilir: Ben istemek bakmak kitap. Bu cümleyi Türkçe olarak söyleyecek olursak şöyle düzenleriz: Ben kitap okumak istiyorum. Dien sı ci: Elektrik görme cihaz. Bu üç kelimeden kurulmuş söz televizyon anlamındadır.”


    Eklemeli Diller

    Bu gruptaki dillerde tek veya çok heceli kelime kökleriyle ekler vardır. Bu dillerde, kelime köklerinden yeni kelimeler türetilirken veya kelimelerin geçici durumları yapılırken kelime köklerine ekler getirilir. Türetme veya çekim sırasında kökte bir değişme olmaz. Köklerle ekler birbirinden kolaylıkla ayrılabilir. Anlam ve görev değişikliği yapan ekler kelime sonuna getirildiği gibi kelime başına getirilen ekler de vardır. Türkçemiz bu grubun en belirgin örneğidir. Dilimizde ön ekler olmadığı hâlde kelime sonuna getirilen eklerde bir zenginlik ve çeşitlilik vardır. Bu özelliğiyle dilimiz, sondan eklemeli bir dildir. Moğolca, Mançuca, Tunguzca, Macarca, Fince ve Samoyetçe bu grupta yer alan diğer dillerdendir.



    Çekimli Diller


    Çekimli dillerde de kelime kökleriyle ekler vardır. Fakat yeni kelimeler türetilirken veya çekim yapılırken kelime kökünde değişiklikler olur. Hint-Avrupa dillerinde kelime kökünde görülen değişiklik kökü tanınmayacak bir şekle sokar, ortaya çıkan yeni kelimede kökü hatırlatacak bir ses, bir işaret bulunmaz. İngilizce’deki uzanmak fiilinin lie / lay / lain, yapmak fiilinin do / did / done, gitmek fiilinin go / went / gone; Almanca’daki atmak, fırlatmak fiilinin werfen / warf / geworfen; sein yardımcı fiilinin bin, ist, sind, war, waren... şekillerine girmesi gibi. Arapça gibi çekimli dillerin bazılarında ise kökteki ünlüler değişirken türetilen yeni kelimeyle kök arasındaki ilgiyi koruyan bir bağ, kendisini hissettirir. Çekimli dillerin tipik bir örneği olan Arapçada, kelimenin çekirdeğini oluşturan ünsüzler değişmezken belli kalıplarla yeni kelimeler türetilir. Aynı kökten olan ders, medrese, müderris, tedrisat kelimelerinde d, r, s ünsüzleri sabit kalırken ünlüler ve bazı gramer unsurları değişmektedir.

    B. KÖKENLERİNE GÖRE DİLLER


    Köken bakımından birbirine yakın, aynı kaynaktan çıkan akraba diller dil ailelerini oluşturlar. Dillerin birbirleriyle bir dil ailesi oluşturacak şekilde akrabalıklarının saptanmasında o dillerin ses yapısı, şekil yapısı, cümle yapısı, köken bilgisi ve ortak kelimeleri bakımlarından benzerlikleri araştırılır. Bir dil ailesindeki dillerin kökenini oluşturan ana dile ait metinler pek bulunmasa da gruptaki diller arasında yukarıda sayılan noktalar bakımından benzerliklerin bulunması, zamanla birbirinden uzaklaşan dillerin, bilinmeyen bir yerde ve zamanda konuşulan ana dilden ortaya çıktığını göstermektedir. Bir ana dile ait metinler olmasa bile, bu ana dilin bir çok özelliğini, kendisinden türeyen, ailedeki dilleri birbirleriyle karşılaştırarak tespit etmek mümkündür. Dil ailesi ifadesi, dillerin köken akrabalığını belirtmeye yarar. Bu terim, akraba dilleri konuşan milletlerin aynı soydan geldikleri anlamını taşımaz. Aynı soydan gelen ve dilleri akraba olan milletler bulunduğu gibi, ırk bakımından birbirleri ile hiçbir ilişkisi bulunmayan fakat aralarında kültür ilişkisi ve kültür bağı görülen milletler de vardır. Nitekim, Hint – Avrupa dil ailesi içinde yer alan diller, birbirleri ile soy bağı bulunmayan birçok millet tarafından konuşulmaktadır. Bu diller herhangi bir soy ve ırk birliğine bağlı olmaksızın, temelde ortak bir ana dile dayanan, birbirinden türemiş; fakat zaman içinde değişip başkalaşmış olan dillerdir. Fransız ve Rumen dillerinin Lâtinceden türemiş olmaları gibi. Aynı dil ailesinden gelen diller arasındaki akrabalık da derece derecedir. Bir ana dilin ayrı ayrı kollarından gelen diller, İngilizce ile Farsçada olduğu gibi uzak akrabalardır. Aynı ana dilin aynı dalından gelen kollar ise Almanca ve İngilizcede olduğu gibi yakın akrabalardır.

    Köken akrabalığına dayanan belli başlı dil aileleri şunlardır:

    Hint – Avrupa Dilleri Ailesi:

    Avrupa Kolu:

    Germen dilleri: İngilizce, Almanca, Felemenkçe, İskandinav dilleri.

    Roman dilleri: Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rumence. Bu kolun ana dili, Lâtincedir.

    İslâv dilleri: Rusça, Sırpça, Lehçe, Bulgarca.
    Yunanca, Litvanca, Arnavutça ve Keltçe, Hint- Avrupa dil ailesinin Avrupa kolundaki diğer dillerdendir.



    Asya Kolu: Bu kolda Hint – İran dilleri yer almaktadır. Tarihî Sanskritçe ile başlıca Hint dilleri; eski, orta ve yeni Farsça. Bu grupta yer alan diğer bir dil de Ermenicedir.

    Hami - Sami Dilleri Ailesi:

    Sami dilleri: Arapça, İbranice, Aramca, eski Suriye, eski Tunus dilleri, Habeş – Zenci dilleri ve ölü bir dil olan Akadca.

    Mısır dilleri: Eski Mısır dili, Kıptî dili.

    Libya ve Berber dilleri: Libya’da konuşulan dil, çağdaş Berber lehçesi.
    Çin – Tibet Dilleri Ailesi: Çin ve Tibet dilleri bu dil ailesini oluşturur.



    Bantu Dil Ailesi: Orta ve Güney Afrika’da konuşulan Bantu dilleri.

    Kafkas Dilleri: Abaza, Çerkez, Çeçen, Lezgi, Gürcü, Lâz dilleri. Bu dillerde ses sistemleri ve iç yapıları bakımından öteki dil ailelerine göre büyük farklılıklar vardır.

    Ural Dil Ailesi: Ural – Altay dil grubunun Ural kolunu oluşturan bu dil ailesi kendi içinde iki kola ayrılır:

    Fin – Ugur kolu: Fince, Lapça, Macarca, Ugurca.

    Samoyet kolu: Samoyet dilleri.
    Altay Dil Ailesi: Bu dil ailesinde Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Tunguzca, vardır. Altayistik çerçevesindeki çalışmalarda Korece ve Japoncanın da bu dil ailesinden olduğu düşünülmektedir. Korecenin Altay dilleriyle akrabalığına kesinleşmiş gözüyle bakılmakla birlikte Japoncanın akrabalığı henüz kesinleşmemiştir.

    ÜNLÜLER (SESLİLER)
    Ses yolundan hiçbir engele takılmadan çıkan, tek başlarına okunabilen seslerdir. Sekiz ünlü harfimiz vardır.
    a, e, ı, i, o, Ö, u, ü
    Ünlü harfler, söylenişlerine göre üç grupta incelenir:
    DİLİN DURUMUNA GÖRE:
    Kalın ünlüler (sesliler): a-ı-o-u (Dil gerideyken söylenirler.)
    İnce sesliler (Ünlüler): e-i-ö-ü (Dil, dişlere yakınken söylenirler.)
    DUDAKLARIN DURUMUNA GÖRE:
    Düz sesliler (Ünlüler): a-e-ı-i (Dudaklar, düz bir biçimdeyken söylenirler.)
    Yuvarlak Ünlüler: o-ö-u-ü (Dudaklar, önde yuvarlak bir biçimdeyken söylenirler.)
    AĞIZ BOŞLUĞUNA GÖRE:
    Geniş Ünlüler: a-e-o-ö (Alt çene iyice açılmış, ağiz boşluğu genişlemiştir.)
    Dar Ünlüler: ı-i-u-ü (Alt çene üst çeneye yakındır, ağız boşluğu daralmıştır.)

    1.BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU
    Türkçe’de sözcüklerde genel olarak, kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince ünlü gelir. Türkçe’yi başka dillerden ayıran bu temel özelliğe büyük ünlü uyumu denir. (Çocuklar, çiçekler, güzel). Bu durum, kelimenin Türkçe olup olmadığını bize gösterir.
    Bazı kelimeler Türkçe olduğu halde büyük ünlü uyumuna uymayabilir:
    · Zamanla ses değişikliğine uğramış bazı sözcüklerde bu kurala aykırılık olabilir. Ana bu kelimeler Türkçe sayılır : kardeş (kardaş, karındaş), elma (alma), hangi (hangı, kangı), anne (ana).
    · Tek heceli kelimelerde bu kural aranmaz.
    · Birleşik kelimelerde aranmaz. Kelimeler birleşikken uymaz, ayrı ayrı incelendiğinde uyarsa bu tür kelimeler Türkçe’nin yapısına uygundur. Hanımeli....hanım + eli
    · Kök veya gövde halindeyken büyük ünlü uyumuna uyduğu halde –yor, ki, -ken, -leyin, -imtırak, -gil eklerini aldığında kurala uymayan kelimelerde özel durumdadır. Getiri-yor, Sabah-ki, Yeşil-imtırak...
    NOT : Bazı yabancı kel. Tesadüfen uyuma uyabilir. Bunun Türkçe olup olmadığını diğer kurallara bakarak karar vereceğiz. (Cennet : Türkçe’de kel. –c- harfi ile başlamaz)
    **** Yukarıda belirtilen durumlar dışında, bir sözcük b.ünlü uyumuna aykırı yapıda ise, o sözcük yabancı kökenlidir. Dünya, otomobil, kitap ...Bu kelimeler yabancı kökenli olduğundan b.ünlü uyumuna uymazlar.
    2.KÜÇÜK ÜNLÜ (SESLİ) UYUMU
    Bir kelimenin ilk hecesinde düz sesli harf (a,e,ı,i) varsa, diğer hecelerinde de düz sesli harf olması gerekir. Kelimenin ilk hecesinde yuvarlak sesli harf (o,ö,u,ü) varsa, diğer hecelerinde ya düz-geniş (a,e), ya da dar-yuvarlak (u,ü) sesli harf bulunması gerekir. Buna küçük ünlü uyumu kuralı denir.
    K. Ünlü uyumuna uyan kelimelere örnek : Kalem, kitap, merak, sevgi, odun
    K.Ünlü uyumuna uymayan kelimelere örnek: Horoz,palto, sembol, karpuz..
    · Bazı kelimeler k.ünlü uyumuna uyduğu halde b.ünlü uyumuna uymayabilir: Kalem, kitap ...
    · Buna göre bir kelimenin Türkçe olabilmesi için her iki kurala da uyması gerekir.
    · B. Ünlü uyumu incelenirken kelimelerin tüm heceleri dikkate alınır. Yani dört heceli bir kelimede ilk üç hece büyük ünlü uyumuna uyarken, son hece uyumu bozuyorsa, bu kelimeler kurala uymamış olur. Getiriyor, otururken... Küçük ünlü uyumunda ise yan yana gelen her hece dikkate alınır. Örneğin, “kolaylık” kelimesinin tüm hecelerine bakarsak ilk hecedeki yuvarlak sesli o’dan sonra ikinci hecede düz-geniş –a-, son hecede düz sesli –ı- yer almıştır.
    · Birinci ve üçüncü heceyi dikkate aldığımızda yuvarlaktan sonra düz sesli geldiği için kelimenin k.ünlü uyumuna uymadığını sanabiliriz. Halbuki bu kelime k.ünlü uyumuna uymaktadır. Çünkü yuvarlaktan sonra düz-geniş, düzden sonra düz sesli harf kullanılmıştır. Ko – lay – lık (Yuv.-düz/geniş-düz)
    · Kuraldışı : -o- sesinden sonra ikinci hecede b-m-v-p seslerinden biriyle başlıyorsa bu durumda ikinci hecede –u- olabilir. Bu tür kelimeler k.ünlü uyumuna uymamasına rağmen Türkçe’dir.
    Örnek: Hamur, avuç, sabun, çamur, kavun, kalbur, çabuk, karpuz, tavuk, kabuk, kaput, yağmur, havuç, çaput, yamuk...
    sedoshum ve Murat AKSOY bunu beğendi.
  3. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0
    ARKADAŞLAR SES BİLGİSİ İLE İLGİLİ

    TEST ÇÖZMEK İSTEYEN BUYURSUN :)

    ) “Meydanda telefon kulübesini göremiyor, ama, yine de arıyordu.” bu cümlede büyük ünlü uyumuna uymayan kaç sözcük kullanılmıştır?

    A) I B) II C) III

    D) IV E) V



    2) Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi, aynı gerekçeyle büyük ünlü uyumuna uymaz?

    A) şişman-kıyafet B) dedikodu-ekşimtırak

    C) kardeş-model D) anne-açıkgöz

    E) akşamki-seviyor



    3) “Türkçe’de ekler, eklendikleri sözcüklerin son hecesindeki ünlüye uyar.”

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bu kurala uymayan bir sözcük kullanılmıştır?



    A) Gazetedeki trafik kazasını görünce gözlerim yaşardı.

    B) Damar sertliğine şişmanlarda daha çok rastlanıyor.

    C) Hanımböceği, çiçeklerin üzerinde çok zarif duruyor.

    D) Sabahki kavgadan sonra evin huzuru kaçtı.

    E) Çöreotunu ekmeğin üzerinde görmüştüm.



    4) “Bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü düz ise, ondan sonra gelen ünlüler de düz olur.”

    Aşağıdaki sözcüklerden hangileri, tümüyle bu kurala örnektir?

    A) azık-ölgün-uzak

    B) bilge-süzgeç-sulak

    C) kahve-durgun-yüzden

    D) yazıcılar-başlamak-yıkanmış

    E) büzgülü-koşucu-sigara



    5) “Alay, Çemberlitaş’tan, Sultanahmet’ten, Sirkeci’den Taksim’e yürüyor; her tarata coşkun alkışlarla karşılanıyordu.”

    Yukarıdaki parçada küçük ünlü uyumuna uymayan kaç sözcük vardır?

    A) I B) 2 C) 3

    D) 4 E) 5



    6) Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi, küçük ünlü uyumuna uyar?

    A) Parktaki kanepeye sessizce oturdu.

    B) Yapılan haksızlıklar gücüne gidiyordu.

    C) Gün batarken her şey bir renge girdi.

    D) Karlı gecelerde bir masal kentine benzerdi.

    E) Bu bölgenin en ilginç yöresi, Elmalık Yarımadası’dır.





    7) “Geçen gün, kırda dolaşırken ayağım bir konserve kutusuna çarptı.”

    Bu cümlede “küçük ünlü uyumuna” uymayan kaç sözcük kullanılmıştır?

    A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5





    8) “Güneşlerde uyuklayan yamaçları,

    Kalbi duran tarlaları bıraktı.

    Gölge veren ağaçları,

    Sevmiyoruz biz artık.”

    Yukarıdaki parçada büyük ve küçük ünlü uyumlarının ikisine birden uymayan kaç kelime kullanılmıştır?

    A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5



    9) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ulama yapılamaz?

    A) Çevirmen, eseri kendine özgü üslubuyla şekillendirerek okuyucuya ulaşmaya çalışır.

    B) Bir çevirmen, her eserin çevirisinde başarılı olmayabilir.

    C) Çevirmen, üslupça kendine yakın sanatçıların eserlerini seçmelidir.

    D) İyi bir çeviride eserin üslubunun da göz önünde bulundurulması gerekir.

    E) Sanatçıların belirli kurallara uyma zorunluluğu vardır.



    10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ulama yapılabilir?

    A) Başarılı roman yazmak, hayalini işletebilen yazarlara özgüdür.

    B) Şiir çevirisinde başarı, çevirmenin şiiri iyi anlamış olmasına bağlıdır.

    C) Düşüncelerimizi konuşarak daha canlı ve etkili bir biçimde anlatabiliriz.

    D) Sanatta önemli olan, anlamın gizli kalmasıdır.

    E) Yaşamı boyunca bilgisini artıran sanatçı,

    doğayı daha iyi anlar.



    11) “Türkçe’de p,ç,t,k sert ünsüzleri ya da ünlüyle başlayan ek aldıklarında yumuşar: sağlık, sağlığı; kitap, kitabı...”

    Aşağıdakilerin hangisinde bu kurala uymayan bir sözcük kullanılmıştır?

    A) Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır.

    B) Evde pikabı koyacak yer bulamadı.

    C) Paketi arabanın bagajına yerleştirdi.

    D) Ağaca yuva yapan kuşu hepimiz sevdik.

    E) Rengini yitirmiş halıya uzun süre baktı.



    12) Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi, “ünsüz değişimine” örnek olamaz?

    A) Durağı yolun gerisine taşımışlar.

    B) Yurdunu korumak senin görevindir.

    C) Dalgıcı görünce oğlum korktu.

    D) Dolabın çekmecelerini yerleştirdim.

    E) Geçite girince arabayı yavaşlattı.



    13) Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisinde yazım yanlışı vardır?

    A) Tenisci, raketlerini yere bıraktı.

    B) Kadınca sezgileriyle olaya bakıyordu.

    C) Yavaşça içeriye süzüldü.

    D) Bu işin olmayacağını açıkça söyledim.

    E) Kızınca başını hafifçe öne eğdi.



    14) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde -yor ekinin daraltıcı etkisi (özelliği) yoktur?

    A) Dünden beri adını sayıklıyor.

    B) Her okul çıkışı beni bekliyor.

    C) Çarşıdan her gördüğünü istiyor.

    D) Yapma çiçeklerden harikalar yaratıyor.

    E) Yaramazlıklarını hep babasına söylüyor.



    15) “Geniş, düz ünlüyle biten eylem köklerine -yor eki getirilince sözü edilen eylemin kökündeki ünlü darına dönüşür.”

    Aşağıdaki sözcüklerin hangisi bu kurala uymaz?

    . A) elliyor B) başlıyor

    C) temizliyor D) saklıyor

    E) soluyor



    16) Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisinde ses düşmesi yoktur?

    A) Küçücük çocuk, bize bakıyor.

    B) Üsteğmen olunca annesi sevindi.

    C) Alçacık bir duvardan atladım.

    D) Kedilerin en miniği soğuktan ölmüş.

    E) Ufacık bir evde yaşamını sürdürüyordu.



    17) “İkinci hecelerin ortasında dar ünlü bulunan bazı organ adlarından sonra ünlü ile başlayan bir ek gelince ikinci hecelerdeki dar ünlüler düşer.”

    Aşağıdaki tümcelerde altı çizili sözcüklerden hangisinde, bu kurala uyulmamıştır?



    A) Omuz omuza vermiş, kötülüklerle savaşmıştık.

    B) Alnını cama dayamış, bize bakıyordu.

    C) Kuzu beyni, çocukların gelişmesinde yararlı bir besindir.

    D) Kızınca ağzına, burnuna vurmaya başladı.

    E) Çocuğun karnında büyük bir yara açılmıştı.



    18) “Ada gelen ‘etmek, olmak, eylemek vb.’ yardımcı eylemler, birleşik eylem öbeğini oluşturur. Bu öbeği oluştururken ad soylu sözcükte kimi kez ünlü yitmesi olur.”

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yukarıdaki sözü edilen türden hece düşmesi olayı vardır?

    A) Akşama kadar öğrencilik günlerinden söz ettik.

    B) Sorunlarını en kısa zamanda halledecekmiş.

    C) Kazadan ucuz kurtulduğumuza şükrettim.

    D) Sinemaya gelmek için çok naz etti.

    E) Bu işin en kısa zamanda biteceğini zannediyorum.

    BİR TEŞEKKÜR YETER
    sedoshum, Murat AKSOY ve (silinen üye bunu beğendi.
  4. Whoshepper

    Whoshepper Üye

    Katılım:
    3 Ekim 2012
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    lehçe,şive,ağız önemli, onlardan sorar hocalarınız.
  5. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63
  6. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0
    ne demek biz burada bu amaç için bulunuyoruz ve bulunmaya devam edeceğiz.
  7. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0

    bizim amacımız moderatör olmak değil biz gibi gençlere ve öğrencilere yardım etmek :D:D
    Murat AKSOY bunu beğendi.
  • Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    bizim amacımız moderatör olmak değil biz gibi gençlere ve öğrencilere yardım etmek :D:D
    Genişletmek için tıkla...
    Aksini iddia etmedim zaten. Böyle devam et manasında dedim.
  • sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Aksini iddia etmedim zaten. Böyle devam et manasında dedim.
    Genişletmek için tıkla...
    biliyorum tabiki tam gaz devam inşallah yakında bende olurum
  • Sayfayı Paylaş