Dil ve Anlatım Yeni Kitap Cevapları (Düzenlenmiştir)

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' bölümünde |Ka0$| tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. |Ka0$|

    |Ka0$| Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0

    10.Sınıf Dil ve Anlatım Yeni Kitap Cevapları (2010 - 2011 Kitap Cevapları)

    Not: ArkadaşLar baktım ki cevaplar çok karışık verilmiş herkes bir konu açıyor.Şu sayfanın cevapLarı felan .Bu Bölümün iyice çöpLük olmamaması için Cevapları verilen sayfaları düzenleyerek aşagıdaki görüntüyü sağladım..

    Lütfen arkadaşLar Biraz DuyarLı oLalım bir konu açmadan önce araştırın.Eger yoksa konu açın aksi takdirde tabir-i caizse burası çöplüge dönüşür...

    Teşekkür Ederim Yerine Teşekkür Butonuna basarsanız sevinirim....:)

    Oradan Buradan Alıntı Yapılarak DüzenLenmiştir...

    |||>>>14. sayfa<<<|||

    A bölümü
    *Sunum
    *İletişim
    *kısa
    *takip etmelidir
    *dinleyicileri
    *sunum
    B bölümü
    D
    D
    D
    Y
    D
    D
    D
    Y
    D
    D
    D
    D

    c bölümü


    sunum hazırlık aşaması
    2-planlama
    3-bilgi toplama
    4-hedef kitleleri belirleme

    sunum planlaması
    2-taslak üzerinde çalışma
    3-sunum yöntemini belirleme
    4-araçları hazırlama

    ->Boşluk doldurmalar sayfa 14;

    A.Boşluk doldurma
    :
    1-sunum
    2-uyum(eşgüdü)
    3-görsel/kısa
    4-dinlemelidir.
    5-dinleyiciyi
    6-Sunum

    B.Doğru/Yanlış
    1-D, 2-D, 3-D ,4-Y, 5-D, 6-D, 7-D, 8-Y, 9-D, 10-D, 11-D, 12-D

    ---------------------------------------------------------------------
    ||||>>>Sayfa-15<<<<||||

    1-b
    2-e
    3-b
    4-a

    -----------------------------------------------------------------------
    |||>>>Sayfa 19<<<|||
    1- Türkçemize giren yabancı kökenli kelimeler üzerinedir. Bu kelimeleri ayırmamız gerektiği söylenmektedir.
    2-Bu tartışmada sadece tek bir taraftan bakılmıştır. Yani zıt düşünceler söz konusu değildir. Tartışma bence amacına tam anlamıyla ulaşamamıştır.
    3-Tartışmalarda zıt düşünceye sahip insanlar birbirlerini kıracak, küçük düşürecek şeyler yapmamalıdırlar.Hakaret etmemelidirler.Eğer yapılırsa bu hem tartışmanın kalitesi açısından hem de bu tartışmaya katılan, izleyen, dinleyenler açısından da hiç iyi olmayacaktır.
    4- Evet ben düşünüyorum; çünkü insanlar önyargılı davranıp, karşısındaki kişinin görüşüne aldırmayıp benim dediğim doğru diye diretirse tartışmanın kalitesi düşer ve ortaya büyük bir gerginlik çıkabilir.
    5- Güncel konular yer alır, tartışmaya katılanlar örneklerle beraber kendi düşüncelerini başkalarıyla paylaşırlar ve bu düşüncelere karşı zıt düşünceler tartışmada yer alır.
    Bu kadar yapabildim arkadaşlar.
    7-Öğreticilik. Göndergesel işlev. bunu şurdan anlıyoruz dille ilgili açıklamalar yaptığından.
  2. |Ka0$|

    |Ka0$| Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Devamı...

    |||>>>sayfa 20<<<|||
    2. etkinlik
    1-tartışma problemlerinin seçimi
    2-tartışmayı yönlendirecek soruların belirlenmesi
    3-araç ve tekniklerin belirlenmesi
    4-tartışmanın yapılacağı fiziksel ortamın düzenlenmesi
    5-değerlendirme

    ----------------------------------------------------------------
    |||>>>sayfa 21<<<|||

    3.etkinlik
    topluma açık tartışmalar
    -herkese açık olarak olarak gerçekleştirilir
    -bilgilendirme yönlendirme amçlıdır
    -basın ve halk önünde gerçekleştirilir
    -sonuçlar ayrıca duyurulmaz
    -tartışmaya dinleyicilerde katılır

    topluma kapalı tartışmalar
    -sonuçları yalnızca basın aracılığıyla verilir
    -kamuoyu oluşturmak amaçlanır
    -sonuç bildirisi yayınlanır
    -basına ve topluma kapalıdır
    -konuları günceldir

    -----------------------------------------------------------
    |||>>>sayfa 22 BOŞLUK DOLDURMA<<<|||

    1.başkan
    2.tartışma
    3.panel
    4.münazara

    DOĞRU-YANLIŞ
    Y D D D
  3. |Ka0$|

    |Ka0$| Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Devamı...

    |||>>>Sayfa 23 - ÇOKTAN SEÇMELİ<<<|||
    1.A
    2.E
    3.E
    4.E
    5.B
    6.C
    7.D
    8.A

    ---------------------------------------------------------
    |||>>>sayfa 29<<<|||

    boşluk doldurma
    1-başkanın
    2-panel
    3-katılımcılar

    y
    d
    d
    d

    1-e
    2-b
    3-d
  4. |Ka0$|

    |Ka0$| Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Devamı...

    |>>>sayfa 30<<<|

    1-fikirlerin
    2-paneli
    3-amaç
    b bölümü
    d
    d
    d
    y
    c bölümü
    1-a
    2-d
    3-d

    ---------------------------------------------------
    <<<|Sayfa 34|>>>

    1.) Vardır .Tema, hazırlık , sözcükler etkiler.
    2.) Gerçekçilik kazandırır.
    3.) Evet Belirtmiştir. Giriş , Gelişme, Sonuç

    <<<|Sayfa 35|>>>
    1. Etkinlik

    3. Soru.) Önemlidir. Çünkü hazırlıksız olursak anlatımımızı çok iyi yapamayız, karışıklık olur ama eğer hazırlanırsak çok iyi bir şekilde yaparız.

    >>>|sayfa 36|>>>
    1)1.metin
    2)2.metin
    3)1.metin
    4)1.metin
    5)2.metin
    6)1.metin
    7)1.metin
    8)1.metin
    9)1.metin
    10)1.metin

    >>>|sayfa 36|>>>

    3. Soru.) Önemlidir. Çünkü ön hazırlık yapınca konuyu nasıl anlatacağımızı planlarız ve düzgün bir şekidle anlatırız.
    4.Soru.) Yazıya ve konuşmaya öznel düşünce eklemek, Toplanan bilgileri deneyimlerle zenginleştirmek, Yazma ve Kobuşması öncesi bilgi toplamak.

    >>>|sayfa 37|>>>

    Ölçme ve Değerlendirme

    D
    D
    D
    D
    D
    D
    D
    D

    C.
    3. C
    4. E



    >>>|sayfa 41|>>>

    A)1.boşluk konu
    2.boşluk tema
    3.boşluk içerik
    4.boşluk kişiler
    5.boşluk olay örgüsü

    B)1,4,5,7,9.boşluk-bireysel tema
    2,3,6,8. boşluk -sosyal tema
    C)1-b
    2-d
    3-d
    SeçiL.. bunu beğendi.
  5. |Ka0$|

    |Ka0$| Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Devamı...

    Sayfa 50 - Hazırlık
    1.Bu hikayeyle verilmek istenen mesaj nedir? Düsüncelerin kisiden kisiye değistiği.
    Ayrıca Bacon'ın sözünde sıradan şeyleri gözümüzde büyüterek mucizevi şeylere dönüştüreceğimize mucizevi şeyleri sıradan şeylere dönüştürün böylece başarıya ulaşırsınız
    Sadi Şirazi'nin sözünde ise Bazı güzellikleri herkes aynı gözle göremeyebilir.Bakışa göre karşı tarafın güzelliği,iyiliği veya kötülüğü değişebilir. bunlar anlatılmakta..

    Metin İnceleme
    1-Yazarın hayata bakış açısıyla ilgilidir.
    3-Kişiselerin bireysel düşünceleri,yaşam biçimleri,hayat şartları..
    5-Çirkinlik-somut Romantizm-soyut İyi-soyut Oy deposu-soyut Binalar-somut vb..

    Sayfa 51 - 1.Etkinlik
    1.Metin Somut 2.Metin Soyut
    Tablodaki görme işitme tatma koklama dokunma bunlar 1.metine aittir.

    2.Etkinlik
    Öznel-kişinin kendi duygularıyla ifade ettiği düşünceler
    Nesnel-herkes tarafından değişmeyen kesin ifadeler. (bunu açıklamama gerek yoktu sanırım neyse )

    1.Metin Nesnel 2.Metin Öznel

    Sayfa 52
    Tablodaki özelliklerden
    1- 1.Metin
    2- 1.Metin
    3- 2.Metin
    4- 2.Metin
    5-6-7 - 1.Metin
    8-9 - 2.Metin
    10-11 -1.Metin sadece bu kadar yaptık 3.Etkinlik ve 53.sayfa benimde ödevim umarım yardımcı olmuşumdur..

    52. sayfadaki tablo şöyle

    Doğrudan Anlatım 1.Metin hepsi. İç taraflarında ağaçların yüksekliği elli,altmış metreyi bulur. buradaki bulur doğrudan anlatım olduğumu gösterir vb..
    Dolaylı Anlatım 2.Metin. Annesini tanımıyormuş burdaki -muş dolaylı anlatım oldugunu gösterir. vb..

    53. sayfadaki 4.etkinlik
    Şiir aynı olduğu halde değişen nedir? örneğin çocuk gibi okunduğunda daha bir masumluk,şirinlik vardır. Şiir tamamen konu başlığımızda olduğu gibi anlatıcının tavrıyla ilgilidir.

    6.Etkinlik
    kişisel düşünceler- hiç görmediğim bir güzellikteydi. hiç kimse görmüyor bu güzelliği.. vb
    günlük olduğu için tamamen kişisel düşüncelere yer verilmiştir diyebiliriz..

    Sayfa 54 - 8.Etkinlik
    1.cümle- öznel soyut doğrudan
    2.cümle-öznel soyut doğrudan
    3.cümle-nesnel somut dolaylı
    4.cümle-öznel soyut doğrudan
    5.cümle-nesnel somut dolaylı

    Ölçme Değerlendirme
    1-Somut 2-Öznel 3-Nesnel 4-Soyut 5-Doğrudan Anlatım 6-Dolaylı Anlatım.

    Sayfa 55 (D/Y)
    1-D 2-Y 3-Y 4-Y 5-Y

    Çoktan seçmeli sorular
    1-D 2-D 3-D 4-E 5-C

    Sayfa 56 hazırlık
    Hangisini daha kolay okuyorsunuz?Bunun nedeninin ne olabileceğini belirtiniz.
    Şiiri daha kolay okuyoruz çünkü tekerlemede aynı sözcükler ve kelimeler sürekli tekrarlanmış.

    sayfa 57
    1.soru:2.metin çünkü olayı burada doğrudan net bir biçimde,duygularıyla anlatmıştır.yani açık anlatımdır
    2.soru:1.metin çünkü olayı burada zihnimizde net bir şekilde canlandır amayız bu yüzden açık anlatım değildir
    3.soru:1.metin çünkü cümlenin akışı sözcükler yazılışından dolayı bozulmuştur.

    sayfa 58
    1,2,4,6,8,9,13,15: birinci metin
    3,5,8,10,11,12,14:ikinci metin

    1.etkinlik:
    açık anlatım:cümlelerin farklı yorumlara ve anlaşılmalara meydan vermeyecek şekilde kurulmasıdır.
    kapalı anlatım:anlatımın zorlaştırılmasıdır
    duru anlatım:cümlelerin gereksiz sözcükler kullanmadan kurulmasıdır.
    2.etkinlik
    akıcı:kolayca anlaşılır.duraklanmadan okunabilir.okuyucuyu sıkmaz ilgi çekici ve sürükleyicidir.
    duru: yukarda var
    yalın:az sözcükle çok anlam ifade edebilmek
    sayfa 59
    D
    D,
    Y
    B)
    anlam
    özne-yüklem
    C)
    1,2,3,5,6,7 yıldız koyun
    Ç)
    B
    D
    D
    E
  6. nebila

    nebila Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    65
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    devam mı yok mu?
  7. sudedeniz

    sudedeniz Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2010
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    evet ya devamı yok mu?
  8. sudedeniz

    sudedeniz Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2010
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    Devamı da benden olsun:)
    SAYFA 61:
    3.ANI

    HAZIRLIK:

    * Yaşadığımız her şeyden aynı şekilde etkilenmeyiz.Bazı olaylar ve durumlar bizi çok az etkiler veya hiç etkilemezken bazıları da bizde derin izler bırakır.Yıllar geçse de o olay veya durum hafızamızda tazeliğini korur.
    * İnsan sosyal bir varlık olarak sürekli iletişimde olduğu için yaşadığı bazı olay ve durumları başkalarına anlatma, bunları paylaşma ihtiyacı duyar.
    * Bir olayı yaşayan birinden dinlemek o kişinin yaşadığı olayla ilgili bilgi, gözlem ve izlenimlerini doğrudan doğrudan anlatması bakımından inandırıcıdır.
    * İlginç bir anısı olan biri mutlaka vardır çevrenizde ))
    * Dinlediğiniz anılarda anlatıcı kahraman anlatıcı (olayı 1.derecedden yaşayan kişi) olduğu için bireysel duygu ve düşüncelerini, kendi gözlem ve izlenimlerini yansıtır.Bir olayı onu başkasından duyan birinin anlatmasıyla olayı bire bir yaşayan birinin anlatması arasında fark vardır.

    1.ETKİNLİK:
    ANI ÖRNEKLERİ:


    Çanakkale Geçilmez.
    10 Ağustos 1915. Conkbayırı'nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. tümen komutanı ve diğer subaylarını çağırdım:
    - Mutlaka düşmanı yeneceğinize inanıyorum ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın şeklinde olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20 -30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı'ndan ses çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstüne kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 4:30 da kıyametler kopmuştu. İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. "Allah Allah" sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yıkıyordu.
    Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey'den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması bütün cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde bulunan saat param parça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpmıştım. Yalnız bu şarapnel vücudumla kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı.
    Aynı günün gecesi, yani 10 Ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa' ya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış, heyecanlanmıştı. Kendisi de alıp cep saatini bana hediye etti. Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale' nin geçilmeyeceğini iyice anlamış oldular.
    (Alıntıdır)

    ANI ÖRNEĞİ-2:
    Aa sen çok oruç tutmuşsun!

    Anne-babam çalıştıkları için yazları beni memleketimiz Amasya’ya bırakırlardı. Ramazan da yaza denk geliyordu. İlkokul 1 ya da 2. sınıf dönemlerimdi.
    O zaman çöl sıcağı vs. gibi yakınmalar bilmezdik; ama hava gene çok sıcaktı! Her gün oruç tutmak ister sahura kalkardım; ama bir türlü sonunu getirmek kısmet olmazdı. Çünkü akrabalara emanettim ve kimse bana kıyamazdı. Her gittiğim yerde “Oruç musun?” diye sorarlardı. Evet cevabını duyunca da şöyle diyaloglar yaşanırdı: “Ne zamandır yemedin? Sabah kalktıktan beri yemedim. Acıktın mı? Evet. Aa bu saat olmuş sen çok oruç tutmuşsun!” Hiç bana sormadan sofra hazırlanır ve ben de karşı koyamaz bi güzel kahvaltımı ederdim. Öğlen olunca yine aynı diyaloglar yaşanır. Öğle yemeğini de yedirirlerdi! 1 hafta kadar sonra da artık “çocuklar sahura kalkınca oruç tutmuş sayılırlar” fikri daha mantıklı gelmeye başladığı için günler böyle devam edip giderdi. Zayıf ve çelimsiz bir çocuk olduğum halde Amasya’da geçen günlerden sonra semirmiş bir çocuk olurdum. Murat Öz
    ANI ÖRNEĞİ-3
    O kadar utandı ki paketi alırken elleri titriyordu

    Okul Aile Birliği başkanlığı yaptığım bir dönemde okulumuzdaki fakir öğrencilerin ailelerine Ramazan nedeniyle gıda yardımında bulunmak üzere bir çalışma programı düzenledik.
    Çevremizdeki hayırsever insanlardan toplayabildiğimiz kadar gıda maddesi topladık. Bunları düzenli bir şekilde paketler oluşturduk ve dağıtıma hazırladık. Fakir öğrencilerimize gizlice velilerinin iftarla teravih namazı arasında okula gelmesini söyledik. Dağıtımlarımız devam ediyordu ki bir ara kimse kalmadı, ben de hava almak için dışarı çıkmıştım. Bir velinin okulun etrafında dolaştığını, bir türlü içeri gelmediğini gördüm. Hemen kestirmeden önüne çıktım ve birisini mi aradığını sordum. Mahçup, utangaç bir ses tonuyla bana toplantı için okuldan çağrıldığını söyledi. O saat de toplantı olmadığını bildiğim için gıda yardımı almaya geldiğini anladım. “Sizi ben çağırdım.” diyerek içeri götürdüm ve eline gıda paketini uzattım. Fakat o kadar utandı ki paketi alırken elleri titriyordu ve gözleri doldu. Paketi aldı ve birisi görecek mi diye hızlı hızlı adımlarla hiç sağa sola bakmadan karanlıkta kayboldu. Bu olay beni çok etkiledi. Her Ramazan ayında unutamayacağım bir olaydı.

    ANI ÖRNEĞİ-4
    HİLMİ YAVUZ'DAN YAHYA KEMAL ANISI:
    İlk gençlik yıllarımızda İstiklal Caddesi'nde (o yıllarda şimdiki gibi omuz vurup geçenler ya da çantalarını savurarak yürüyenler henüz yoktu o caddede! Ve özür dileme unutulmamıştı!) yeniyetme 'aylak adamlar' olarak bir aşağı bir yukarı gezinirken, Tokatlıyan Oteli kahvesinin Cadde-i Kebir'e bakan büyük ve yekpare camlı vitrininde, Üstad'ı görmüştüm birkaç kez. Tıpkı şimdi Yıldız'a taşınmış olan heykelinde göründüğü gibi, iki eliyle bastonuna dayanmış, dalgın, önünden geçenleri seyrediyor gibiydi...

    Elbette, Üstad'la tanışmam sözkonusu değildi. Şiirlerinin tümünü neredeyse ezbere okuyabilecek kertede hayranlık duyduğumdan olmalı, o büyük ve yekpare camlı vitrinin önünden geçerken, Üstad orada olsun ya da olmasın, tuhaf bir yürek çarpıntısı hissettiğimi hatırlıyorum. Şiir yazmayı öğrenmeye çalışan bir yeniyetmenin, büyük bir şairin bu kadar yakınından geçmesi! Aramızda o büyük ve yekpare cam vardı sadece...
    ilgili bağlantıya buradan ulaşabilirsiniz


    Bu anılarla okuduğumuz metinde, anlatıcılar kahraman anlatıcıdır ve olaylar "ben" etrafında şekillnmiştir.Açık sade ve içten bir anlatımları vardır.Olaylar olduğu gibi çarpıtılmadan, abartılmadan yansıtılmıştır.İçerik olarak hepsi farklıdır.Hepsinde anlatıcıların yaşadığı farklı olaylar anlatılmıştır.1.anı Çanakkale Savaşı ile ilgili , 2.ve 3. Ramazan ayıyla ilgilidir, 4.de ise Hilmi Yavuz'un Yahya Kemal'le karşılaşmaları anlatılmıştır.

    * Beğendiğiniz anıyı okuyup neden beğendiğinizi belirtiniz.
    * 1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
    2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
    3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
    4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
    araştırmalarını anlatır.
    5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
    6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
    * 7-Yazar her türlü kaynaktan yararlanabilir.
    * 8-Anlatıcı yazarın kendisidir.
    * 9-Açık sade içten bir anlatımı vardır.

    2.ETKİNLİK:

    * Yazarın kendisidir.(kahraman anlatıcı)
    * Anlatıcı olaya tanıklık etmiştir.Olay Atatürk'ün çevresinde gelişmektedir.

    3.ETKİNLİK:

    * Anlatıcı olayı inandırıcı kılmak için kendi bilgi ve izlenimlerini doğrudan doğrudan anlatmıştır.
    * Anılar objektif eserlerdir ve dönemle ilgili belge biteliği taşır.Bunun olabilmesi için de yazarın anlattıklarını kanıtlaması gerekir.

    4.ETKİNLİK:
    Salih Bozok'un anlattıkları bir belge niteliği taşıyor.Çünkü yaşanılan dönemi kendi bilgi, gözlem ve izlenimlerine bağlı kalarak objektif bir şekilde anlatmıştır.

    SAYFA 65:
    5.ETKİNLİK:

    * Anlatıcı yazarın kendisidir.(Kahraman anlatıcı)
    * Yazar başka kaynaklara da başvurmuştur.Duyduğu ve gerçek olduğuna inandığı olayları kaynak göstermiştir.Yazar anılarda her türlü kaynaktan yararlanabilir...
    * Bu sorunun cevabı bulduğunuz anılara göre değişebilir.
    * Anılarda her türlü kaynaktan yararlanılabilir.Hatıra yazarlarının doğru olanı dile getirebilmek kaygısı ile kaleme aldığı devrelerle ilgili çeşitli belge, mektup günlük dergi ve gazetelerden faydalanabileceği de unutulmamalıdır.
    * "Son" başlık metinde "büyük adamlar", "küçük adamlar" ,"bunalttığı","boyun eğmek" "büyük kelimeler" gibi sözcükler mecaz anlamda kullanılmıştır.Mecaz anlamları kelimelerin farklı durumları karşılamak için kullanıldığını unutmayın.
    * İncelediğiniz metinlerde çağrışım değeri yapan kelimeler şunlar olabilir: Adam yerine saymak,büyük adamlar, küçük adamlar, boyun eğmek" vb...Mecaz anlamları kelimelerin farklı durumları karşılamak için kullanıldığını unutmayın.
    * 6.ETKİNLİK:
    * "İzmir'e girmeden önce Dumlupınar,Alaşehir ve Uşak'ta gördüklerimi de yazmak isterim." "Gecenin ileri vaktinde yanımdaki odada bir gürültü işittim."
    "Ertesi gün erkenden yola cepheye gideceklerini söyleyerek ona göre hazırlıkta bulunmamı emir buyurdular." "....... sabah olur olmaz otomobili emirlerine amade bulundurmuştum.""Dumlupınar'a karanlıkta geldik." "Ertesi sabah eşyamızı Afyon'dan getirttik." gibi cümlelerdeki altını çizdiğim sözcük ve söz grupları yer ve zaman hakkında bilgi vermektedir.
    * Bu zarflar metinde kanıtlama ve açıklama amacıyla kullanılmıştır.Bu zarfların anıdaki işlevi ise eylemin gerçekleştiği yer ve zamanı bildirmektir.

    7.ETKİNLİK:

    * Verilen parça açık bir anlatımın özelliklerini taşımaktadır.Açık,akıcı, duru ve yalındır.
    * Metindeki anlatım özellikleri anı türünde bulunması gereken özelliklerdir.

    8.ETKİNLİK:

    * Yaptığımız çalışmalar sonucu anı özellikleriyle benzer bir sonuca ulaştık.Anı özellikleri için bknz.1.ETKİNLİK

    9.ETKİNLİK:

    Mustafa Kemal Paşa... metnindeki anlatım türleri ve bunlara örnekler:
    Öyküleyici anlatım:"Kurtarıldıktan bir gün sonra biz de Afyon'a gelmiştik.""Ertesi sabah eşyamızı Afyon'da getirttik." gibi birçok cümle...
    "Betimleyici anlatım": "Düşmanın bizim kuvvetlerimiz tarafından çevrilmiş olduğunu harita üzerinde göstererek fevkalade memnun ve mesrur (sevinçli) idiler...
    Öğretici anlatım:"Başkumandan Muhaberesi oluncaya kadar hiçbir yerle muharebe edilmiyordu.Her tarafta muharebe men olunmuştu.Hatta Ankara'ya da bilgi verilmemişti.Ancak 26 Ağustosta başlayıp 30 Ağustos'ta son bulan muharebeden sonra Ankara'ya bilgi verildi."SON metninde

    Öyküleyici anlatım: "İki hikaye işittim."
    Öğretici anlatım:""İlim ve vatan adamı olunuz.Hiçbiri yalnız başına ne sizi ne de milletinizi kurtarabilir."
  9. harbi_gul

    harbi_gul Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    özür dilerim ama 58.sayfa 1. etkinlik tamamen yanlış
  10. Özlem

    Özlem Bu ülke sizi de unuttu(!) - SOMA Özel Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2009
    Mesajlar:
    4.040
    Beğenileri:
    3.106
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Konya

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Cevapları burada bulabilirsiniz ;)
    Bulduğunuz ve o ***ada olmayan cevapları buraya yazabilirsiniz..
    İyi Forumlar

    Konu Kilit.
    bsk_95 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş