Dil ve anlatım

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf Yazılı Soruları' bölümünde Prototype tarafından paylaşıldı.

  1. Prototype

    Prototype Üye

    Katılım:
    18 Mart 2012
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    0

    Arkadaşlar perşembe günü sınıvım var çalıştıra bilecek varmı ?
  2. ayşenur ersoy

    ayşenur ersoy Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Aynı sorun bende de var :(
  3. Prototype

    Prototype Üye

    Katılım:
    18 Mart 2012
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Birlikte çalışalım :330:
  • ayşenur ersoy

    ayşenur ersoy Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
  • Prototype

    Prototype Üye

    Katılım:
    18 Mart 2012
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Ö m at başlayalım :)
  • ayşenur ersoy

    ayşenur ersoy Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Öyküleyici Anlatımın Özellikleri
    1.Olay, kişi, mekân ve zaman ortak öğeleridir.
    2.Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)
    3.Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
    4.Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
    5.Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır
    6. Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
    7.Öyküleyici anlatım hikâye, roman,anı, söyleşi, görüşme(mülakat)gibi metin türlerinde kullanılır.
    8.Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
    9.Yaşanmış olaylarda olay zinciri, kurgulanmış olaylarda olay örgüsü vardır.
    10. 3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.
    11. Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
    12.Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir.
    13.Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.
  • Prototype

    Prototype Üye

    Katılım:
    18 Mart 2012
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Bileşik Zamanlı (Çekimli) Fiiller
    Bileşik zamanlı fiiller iki kip eki alır. Türkçede üç tür bileşik zaman vardır: hikâye, rivayet, şart.
    Fiillerin bileşik zamanları ikinci kip ekine göre adlandırılır.
    1) Hikâye Bileşik Zaman
    Herhangi bir kip ekini almış fiile "-di, -di, -du, -dü / -ti, -ti, -tu, -tü" ekfiil eklerinden birinin getirilmesiyle oluşturulur.

    * Çalışıyordu < çalış-ı-yor i-di
    * Söyleyecektiniz < söyle-y-ecek i-di-niz

    Bu fiillere ikinci bir kip eki olarak eklenen "-du, -ti" ekleri, ekfiilden gelmiştir.

    İlk kip eki söylendikten sonra, ikinci kip eki olarak gelen "-di, -di" "...in hikâyesi" diye adlandırılır.

    * Gitmeyecektin: Gelecek zamanın hikâyesi
    * Derdik: Geniş zamanın hikâyesi
    * Anlamalıydım: Gereklilik kipinin hikâyesi
    * Dinledimdi: -di'li geçmiş zamanın hikâyesi
    * Konuşuyordu: Şimdiki zamanın hikâyesi
    * Çalışaydın: İstek kipinin hikâyesi

    ** Bileşik zamanlı fiil sorularında olumsuzluk ve soru eki almış fiiller de sorulabilir:

    "Siz küçükken korkmaz mıydınız?" Böyle bir durumda fiilin kipini bulmakta zorlanırsanız, fiili olumsuzluktan ve soru biçiminden kurtarın.

    korkmaz mıydınız -- >korkmazdınız --> korkardınız: Geniş zamanın hikâyesi

    ** Fiillerin kipleri bulunurken mutlaka cümleler okunmalıdır, yoksa karışıklık ortaya çıkabilir.

    "...yaşardı." fiiliyle ilgili ne söylenebilir? Şu iki cümleye bakalım.

    I. Bu çiçekler, eskiden daha uzun yaşardı. yaşa-r-i-dı: Geniş zamanın hikâyesi
    II. Çocuğun anlattıkları karşısında gözlen yaşardı.

    İkinci cümledeki "yaşardı" bileşik zamanlı fiil değildir; bu cümlede fiil "yaşamak" değil, "yaşarmak"tır.

    yaşar-dı: -di'li geçmiş zaman

    ** Bir fiil bileşik zaman çekimli ise, ilk kip ekinden sonra "idi" getirilerek okunabilir: Kaçıyordu -> Kaçıyor idi.

    ** -di'li geçmiş zamanın hikâyesinde kişi eki ilk kip ekinden sonra gelir. Yazı dilindeki bu durum, Anadolu ağızlarının etkisiyle değişmiştir.

    "Bir zaman hendeseden abide zannetimdi."
    Yahya Kemal

    2) Rivayet Bileşik Zaman
    Fiile ilk kip ekinden sonra "-(i)miş, -mış, -muş, -müş" ekfiil eklerinin getirilmesiyle oluşturulur.

    Okuyacakmış < oku-y-acak
    Gitmeliymişiz < git-meli i-miş-iz

    Adlandırılması: İlk kip eki söylendikten sonra ikinci kip eki olarak eklenen "-mış, -miş", "...in rivayeti" olarak adlandırılır:

    * Öğreniyormuş: şimdiki zamanın rivayeti
    * Dermiş: Geniş zamanın rivayeti
    * Görmeliymiş: Gereklilik kipinin rivayeti
    * Görmüşlermiş: -miş'li geçmiş zamanın rivayeti
    * Unutsaymış: Dilek-şart kipinin rivayeti

    ** -di'li geçmiş zamanın rivayeti yoktur; "çalıştıymış, verdiymiş" denmez.

    Örnek Soru: (1991-ÖYS)
    Aşağıdaki dizelerin hangisinde yüklem bileşik zamanlı bir fiildir?
    A) Mermiler altında geçerek suyu
    Yollara döküldü bahtsız kafile
    B) Tutuşurken ufuk uzakta yer yer
    Alçalan akşamlarda sular karardı
    C) Bu akşam rüyamda Leylâ'yı gördüm
    Derdini ağlarken yanan bir muma
    D) Susamış ruhumla mesafelere
    Hiçbir şey bağlamaz beni bu yere
    E) Mucize başlamıştı eşsiz ve çılgın
    Yıkanan kuşlar gibi enginlerde
    Cevap: E

    3) Koşul (Şart) Bileşik Zaman
    Haber (bildirme) kiplerinden birinin ekini almış fiilin sonuna "-(i)se, -sa" eklerinden birinin getirilmesiyle oluşturulur.

    * Biliyorsanız: bil-i-yor i-se-niz
    * Görüşmezsek: görüş-mez i-se-k
    * Anladınsa: anla-dı i-se-n
    * Gördülerse: gör-dü i-se-ler

    Adlandırılması: İlk kip ekinin adı söylendikten sonra ikinci kip olarak ekle*nen "-se, -sa", "...in şartı" olarak adlandırılır:

    * Dinliyorsanız: Şimdiki zamanın şartı
    * Okuyacaksak: Gelecek zamanın şartı
    * İlgilenmezseniz: Geniş zamanın olumsuzunun şartı
    * Görmüşlerse: -miş'li geçmiş zamanın şartı

    ** Yalnız haber (bildirme) kiplerinin şart (koşul) bileşik çekimi yapılır. Dilek kiplerinin şart bileşik çekimi yoktur. Dilek kip*leri tasarı, plan, niyet bildirir. Bu nedenle, bir fiilde hem istek, hem şart ya da hem gereklilik, hem şart anlamının bir*likte olması mümkün değildir.

    Kimi yerlerde gereklilik kipinin şart bileşik çekimi "sevmeliysem, yazmalıysan, koşmalıysa, okumalıysak..." biçiminde verilebilir; ancak bunlar cümle içinde kullanılmaz.

    "Oraya gelmeliysem, beni karşılayacaksınız." Böyle cümle olmaz.

    ** Emir kipinin hiçbir bileşik çekimi yoktur.

    Örnek Soru: (1996-ÖSS)
    Eşyalar yerleştirilince, otobüse yolcular da bindi. Şoför, beklemeksizin kontağı açtı. O sırada otobüs yazıhanesin*den biri fırladı. Otobüse koşuyordu; soluk soluğa yetişti. Önümüzdeki tek boş yere oturdu. Çevresindekileri selam*ladı. Otobüsteki herkesi tanıyordu anlaşılan.
    Bu parçada bileşik zamanlı kaç fiil vardır?
    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4
    E) 5
    Cevap: B
    ayşenur ersoy bunu beğendi.
  • ayşenur ersoy

    ayşenur ersoy Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Betimleyici Anlatımın Özellikleri

    1.Betimlemeler açıklayıcı ve sanatsal betimleme olmak üzere ikiye ayrılır.

    2.kişinin iç dünyasını anlatan betimlemelere tahlil(ruhsal portre) denir.

    3.Kişinin dış görünüşünü anlatan betimlemelere simgesel betimleme denir.

    4.Roman, hikâye, tiyatro, gezi yazısı, Şiir gibi türlerde kullanılır.

    5.Kelimenin yan ve mecaz anlamlarına yer verilebilir.
  • Prototype

    Prototype Üye

    Katılım:
    18 Mart 2012
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Özneye göre çatı nasıl oluyo Ve Flood olmuyumu yaptıklarımız :)
  • ayşenur ersoy

    ayşenur ersoy Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    ÖZNEYE GÖRE ÇATI (ÖZNE - YÜKLEM İLİŞKİSİ)



    Öznenin cümledeki durumuna göre adlandırılır. Özneye göre çatı özelliklerini tam kavrayabilmek için özne çeşitlerini bilmemiz ge*rekir. Dilimizde öznelerin pek çok özelliği vardır; ama bize gerekli olan iki özelliğini bilirsek bu konuyu daha iyi kavramış oluruz.



    Gerçek Özne: İş yapma gücüne sahip öznelerdir. Öznenin canlı veya cansız olması önemli değildir; önemli olan söylenen eylemi gerçekleştirip gerçekleşti*remeyeceğidir.

    * Doktor, konuşmamıza engel oldu.



    Sözde Özne: İş yapma gücüne sahip değildir, yapılan işten etkilenen öznedir. (Sadece "edilgen çatı"lı eylem ya da eylemsilerde kullanılan özne çeşididir.)



    * Korsan kitaplar toplatıldı.



    Gizli Özne: Özne bazen cümlede söz olarak yer almayabilir. Bu durum, yük*lemdeki kişi ekinden tespit edilir. Bu özneye gizli özne denir. Gizli özne de ger*çek öznedir.



    * (O) Konuşmamıza engel oldu.



    Örtülü Özne: Bazen edilgen çatılı eylemlerle kurulmuş cümlelerde gerçek öz*ne "-ce" eki ya da "tarafından" sözcüğünün yardımıyla bir tümleç içinde yer alabilir.



    Korsan kitaplar zabıta tarafından toplatıldı.
  • Sayfayı Paylaş