Dilek Akın. ~ Şiirleri ve sözleri.

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Hera. tarafından paylaşıldı.

  1. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.

    Şiirlere Saklandım / Bul Beni

    Özneliğimi gizlediğim cümlelerde
    sakla kendini satır aralarına,
    kimseler görmeden sevişelim kelimelerde.

    Son nefesini veriyor sözlerim / Şiirlerle yıka, öyle göm!

    Ismarlama yüreklerle yaşanmaz,
    sevda kuytularına sığınır bir dilenci
    avuç açar şiir avlularında.
    Yaşlanırken bugünler,
    dünleri doğurur durur yeniden.

    Yaşama sustum / Sen de sus bana!

    Gel diyebilmek kadar zor
    bir gidişi beklemek,
    oyalanır korkular
    bir çelmeyle hayaller düşünce.
    Susamak kana kana,
    bir tutam nefese
    ve aşka.

    Sesimin gölgesinde kal / Orada seni bulamazlar!

    Bozulur aşkın tuttuğu lades
    ve tutunduğu bileklerinden hoyratça.
    Kesilebilir sevda buza,
    şiirlere sığınılır
    üşüyünce duygular.

    Anlamsızlıklılardan bozma anlamlar kuşatmasında
    tek bir ses yankılanır boşlukta;
    Gelmeden gitme bir daha!
  2. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Bu Şiir Yazılmadı; Ölgün Düşlem Esrikliği

    Ne kadar yamalarsan yamala.
    Gölgenden kanamaya başlamışsın bir kere.

    Bir şiir yazılmalıydı,
    onlarca yanlışın toplanıp bir doğruyu götürmeye yeltenemediği.
    Dilek Akın iyi bir Tanrı'ydı denildiği
    bir şiir yazılmalıydı,
    her şiirin bir şairi vardır ne de olsa
    ve her şair bir Tanrı
    şiirini yaratan...

    Üzgünüm Tanrı'm
    ki üzgünsün sen de bilirim,
    bu şiir yazılamadı.

    Müstakil, küçük bir şiirdi
    panjurları mavi,
    iki göz dize yeten düşlere,
    televizyonun üzerinde dantel olan bir şiir,
    umudun sönmeden yanan bir mumda ışıdığı,
    bacasından mucizevi mutluluk tüten cinsten,
    kanı çekilmemiş hani
    uzanmamış boylu boyunca bir ceset gibi...

    Kalpler kadar temiz sayfaların ayrıldığı bir şiirdi esasında,
    defolu ruhların cerahatlerini akıtmadığı masumiyete
    hani masumiyetin bacak arasıyla bir ilişkisinin bulunmadığı.
    Zamanın kola takılmadığı
    ve insanlığın saate baka baka ömür karartmadığı.
    Açlıktan çıkan kemikleriyle sayıları öğrenen çocuğun
    tiner parası için köprü altında bıçaklanmadığı,
    ' İçmezsem, soğuktan ölürüm be abla ' demediği bir şarapçının.
    Ölümün kaygı değil yazgı olduğu bir şiir!

    Beyoğlu'nda herhangi bir Zeynep'in ırzına geçilmediği,
    herhangi bir Ali'nin abisi ölünce
    yengesini becermek zorunda kalmadığı
    ve herhangi bir Ayşe'nin iki koyuna satılmadığı...
    Küçük bir çocuğun Tanrı görmesin diye
    Tanrı kızmasın
    ve Tanrı cezalandırmasın diye
    perdenin arkasına saklanıp en masum günahını işlemediği...
    Tanrı'dan korkulmadığı,
    Tanrı'nın sevildiği bir şiir!

    Kimsenin ölümüne birilerinin kadeh tokuşturmadığı,
    yağmur sularına kanın karışmadığı,
    gökten pul pul ceset dökülmediği,
    ve denizlerde tuz oranının dökülen gözyaşlarıyla artmadığı.
    Elif’in okula giderken mayınlarda seksek oynamadığı,
    küçük Can'ın bombalarla uyandırılmadığı...
    Çocukların öldürülmediği bir şiir,
    savaşın olmadığı!

    Gerçeklerin acıtan soğukluğunun üzerine yalanların örtülüp ısıtılmadığı,
    hiçbir ressamın tuvaline karaların yakıştırılmadığı bir şiir,
    kimsenin hastane bahçesinde ölüme terkedilmediği,
    hiçbir annenin çocuğunu okutmak için ****** olmadığı,
    cami avlularının gaipten bebekler peydahlamadığı.
    Helena'nın eteğinin mahallede konuşulmadığı,
    kimsenin inancının tartışılmadığı ve hesaplanmadığı,
    hayvanların katledilmediği
    ve şiddetle değil sevgiyle terbiye edildiği.
    - Ki bizden çok daha terbiyelidirler! -
    Yürek gözüne çomaklar sokulmadığı hani
    notaların başı dik,
    gururla her şarkıya ses verebilecek cesareti olduğu...
    Doğruyu söyleyen dilin lâl olup
    giyotin sancılarına çarptırılmadığı bir şiir!

    Aşkın günah, aşığın öteki olmadığı…
    Cinsiyetçiliğin, ırkçılığın kahrolduğu.

    Yoluna dikenli teller örülen
    kan revan sözcüklerin varıp da söyleyemediği
    bir şiir yazılmalıydı...

    Yazılamadı!

    Biz sana iadeli taahhütlü dualar gönderiyorduk Tanrı'm,
    hakkımızdı söve söve geri aldığımız
    ki avuçlarımızın her bir çizgisi şahittir buna!

    Oğul olmadan baba olur mu?!
    Tanrı'm!
    Hep mi üvey oğullar?!

    İnsanlığın mürekkebi yetmedi,
    bu yüzden bu şiir yazılmadı.
    İstersen sen bizi
    bi' daha
    affet Tanrı'm!
  3. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Yaz Dedi Tanrı

    Kelebekler vardı önce,
    geceden uçmaya güne
    kanat çırpan
    gizlice...

    Yaz dedi tanrı;
    gökten sağnak hüzünler yağarken,
    kırlangıcı çığlığına
    göm dedi.
    Yaz dedi tanrı; kendini boşluğa bırakmaya hazırlanan
    yorgun sesini at sırtına,
    bebeğin yüreğini
    kirlet dedi.
    Yaz dedi tanrı; ruhun sırra kadem bastığı
    bir ayrılık öyküsünde,
    aşığın sevdasına
    sırt dön dedi.
    Yaz dedi tanrı; peşin sıra kovalarken
    inandıklarının inançsızlıgı,
    meltem esintisini
    kov dedi.

    ...
  4. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Sızımın Gizi; Ölü Ruhta Yara İzi​

    Bazen bir şiir sadece bir şiir değildir.
    Bir ölüden bir ölüye...​



    Yirmibeşinci mumum da söndü gözyaşı işgali altında,
    böyle olmaz dedi Tanrı, gülümse biraz.
    Pardon bayım; hayatınızda fazla tebessüm var mı? / Bende bir neden kalmadı da.

    Üzerimdeki emanet şiirleri çıkardım
    üstelik dar geliyordu çoğu, sığamıyordum.
    Ruhuma batan düş kırıkları,
    bir dolu hüzün,
    sızım sızım sızan sızılar,
    kaos desen diz boyu
    buna şiir mi dayanır?!
    Kanatsa yaralasa da yakışanı giymeli,
    gerçek kadar acıtmayınca yalanlar kendinden kaçıyor insan.
    Pardon bayım; bu yalan sizin miydi? Yanlışlıkla üzerine oturmuşum.

    Hayatla ayrı yerlerde durup ayrı noktalara bakıyoruz
    dilimizde aynı küfür; ya ben seni ya sen beni!
    Okunaksız bir el yazısıyla yazıyorum kaderi,
    kalem tutmayı sizden öğrenmiştim.
    Siz şiirler yazardınız
    kan damlardı dizelerinizden ama mutluydunuz,
    mutlu olmanın beş şartı neydi?
    Pardon bayım; üzerinizde fazla mutluluk var mı? Bende kalmadı da.

    ...​
  5. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Ölüme Bir Adım; Dilek​

    sss
    Adınla başlıyorum şiire; James,
    terkinde zamanın,
    gizine düş'tü tin
    nefesin sesime.​



    Hayatı şaşırtmaya devam ediyorum,
    bir yaşıma daha girdim.

    Yirmi altı yıllık düş sancısı dökülen avuçlarına,
    kelime kelime çürüyen gerçeğe varamadan...

    Ah! James...
    Ne çok diledim,
    ne çok dilendim ölümü, avuç açıp hayat avlularında.
    Ki adım'dı
    babamın kuyuya bıraktığı,
    bir dilek'tim
    annemin düşürdüğü
    yanlışlıkla hayata...

    Ah! James...
    Bu gidişle, geç kalacağım ölüme!

    ...​
  6. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Nü Veda; Ayrılığa Dudak Payı​

    Riccardo'ya.​



    Ritmik bozgunlara uğramış kalp odacıklarında
    solunum yetersizliğinden an be an ölen düşsel yanılışlarını
    şaşaalı cenaze törenleriyle gömüyordu kadın
    ruhunun keşmekeş ütopyasına.

    - Erken boşalan gözyaşlarına mezar olurken gamzelerin
    kaç intihar gizlenir kirpik uçlarında...
    Dur Riccardo, sırası değil
    daha sonra ölebilirsin.

    Gitmeliydi kadın
    ki gitmek için kalmıştı.

    Usunun her köşesinde
    arsız tebessümlerle bezenmiş
    boylu boyunca uzanan gerçeklerin üzerini
    özenle seçtiği yalanlarla örttü adam.
    Ölüme dudak payı bırakmışken zaman
    ektiği hayallerden gerçek biçemezdi.

    - Sus Riccardo, konuşmaya vakit yok
    biraz daha sevişelim.

    ...​
  7. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Med Cezir Gölgesi


    G ö l g e o y u n u n d a n …

    Acının kaburga kemiğinden yaratılmıştı aşk,
    ne kadar gerçek olabilirdi yaralamayan bir sevda masalı...

    Kendimi sakladığım kabuğu kırdım,
    yırtık gülüşleri dikerken dudaklarımda
    diyetini ödemeliydik
    yağmurla yıkanan lirik yalnızlığın.

    Kan revan içindeydi kestiğim ümitler
    tek bir pıhtıdan doğuyorduk,
    kutsal şarapla yıkadın ruhumu
    arındım;
    Dudaklarım üzüm rengi.

    Eğreti dirilişlerin parmak izlerini sürerken
    ellerin eğildi derinlerime,
    bir noktaya dikmiş gözlerini
    acının resmini çiziyordu Tanrı.

    ...
  8. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    İntiharengi; Yokluğuna Delil​

    Yazılan her satır yokluğuna delil olarak kullanılabilir.​



    Bir sabah uyanırsın ve her şey yerli yerindedir; ölmüşsündür.

    Üç ölümün bir hayatı götürdüğü rüyasının bittiği yerde, anlarsın;

    her ölümde hayatın parmağı biraz vardır!



    Bazı şiirlere nasıl başlayacağını bilemiyor insan,

    bazı şehirlerden nasıl gideceğini...

    Ama bazı şiirler Mayıs'la başlar

    ve bazen Mayıs herkesten önce terk eder, bazı şehirleri...



    Yaşamak diyorlar, yaşa diyorlar bilmiyorsun,

    az olsun ölmesem!



    ...​
  9. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Günah Eskizinde Yaşama Davet​


    Şiir yolunu bulur.​



    Antika sızılarımı açık arttırmaya çıkardım,
    üç kuruşluk gerçekleri paha biçilmez yalanlarla örtbas ettiler.
    Bilmediğiniz her şeyi biliyorum,
    suç aletim inancım bayım
    ve bilin
    ben en çok kendime inandım.
    Bildiklerimi bilseniz şimdi
    ve ben bilmesem.

    Bu şiir unutulmak için yazıldı,
    son cümlede kendi intiharını yazmak
    ve bir daha hatırlanmamak...
    Unutmayın,
    her şiir kendi kalemiyle vurulur!

    Ben unutmak için sevmedim bayım,
    hangi tene uyduysa tenim yoldan çıktı,
    kimle konuştuysa biberler sürüldü vücut dilime,
    sevgiyle açıldı sandığım kollarda gerildim çarmıha
    ve duvarlar örüldü kalbimin hicret emri aldığı her kalbe.
    Ben kalbimle sevmem bayım,
    biz ayrı dünyaların - kuyrukları kesilmiş - yalanlarıyız.

    ...​
  10. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Flu Acı Çekimi; Francesca ​



    Francesca Woodman’a. ​

    Bazı kadınları yalnızca bazı kadınlar anlayabilir
    ve bazı kadınların ölümünü sadece birkaç kadın yaşar.

    Gizlendiğim nü bir karenden yazarken sana,
    acımı çektiğin bir fotoğrafı yastığımın altında uyutuyorum.

    Sen beni tanımazsın,
    aynı fotoğraf karesinde öldük sadece.
    Önce kendini öldürdün,
    sonra beni.

    Bazen çok yakınındaki sesi çok uzaktan duyarsın
    ve bazen hiç duymadığın bir ses yankılanır kulaklarında.

    Ellerin hangi bulutun ağrısı,
    yüzün hangi incinmiş ezginin sızısıydı…
    Unuttum.

    Yağmur mu düşüyordu gökyüzüne,
    üşüyor muydu soyunurken üzerimden…
    Unuttun.

    ...​

Sayfayı Paylaş