Doğadaki temel kuvvetler nelerdir

Konu 'Fizik 9. Sınıf' bölümünde gzde_ecem tarafından paylaşıldı.

  1. gzde_ecem

    gzde_ecem Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2011
    Mesajlar:
    310
    Beğenileri:
    96
    Ödül Puanları:
    0

    Hayatımızda temel olarak 4 çeşit kuvvet bulunmaktadır. Bu 4 ana kuvvet ya büyük boyutta yani makroskopik boyuttaki cisimlerin birbirleri ile etkileşimde meydana gelen kuvvetler ve çok küçük olan mikroskopik cisimlerin birbirleri ile olan etkileşim sonucu meydana gelen kuvveler olarak ikiye ayrılır.
    Makroskobik kuvvetlere örnek olarak insanların yolda yürümesi sonucu yer ile ayakları arasında oluşan kuvvet ve bu sayede yürümesi olarak nitelendirebiliriz.
    Mikroskobik kuvvetlerine ise, atomlar arasında olan çekim kuvvetini örnekleyebiliriz.
    Genel olarak bakınca ise 4 ana kuvvetimiz mevcuttur. Bunlar;
    Kütle çekim kuvveti
    Elektromanyetik kuvvet
    Zayıf nükleer kuvvetler
    Güçlü (Şiddetli) nükleer kuvvetler

    Kütleçekim, nesnelerin birbirlerine doğru çekme kuvveti uygulamasına denir. Bu çekme kuvveti, cisimlerin kütleleriyle doğru orantılıdır. Kütle merkezlerini birleştiren uzaklığın karesiyle ters orantılıdır.
    Isaac Newton, gök cisimlerinin hareketleriyle ilgili yaptığı çalışmalar sonucu kütlelerin birbirine uyguladığı çekim kuvvetini keşfetmiştir. Bu yüzden; bu kanuna Newton'ın evrensel kütleçekim yasası adı verilmiştir.
    Kütleçekim, cisimlerin Dünya'nın yüzeyinde kalması, gezegenlerin yörüngelerinin olması gibi fiziksel olayların sebebidir. Kütleçekimin doğası tam anlamıyla genel görelilik kuramı ile açıklanabilmesine rağmen yerküre üzerinde veya yakın uzaydaki hesaplarda bir kuvvet olarak kabul edilebilir; Newton Mekaniği'nde daima kuvvet olarak kabul edilir.
    Kütleçekim, evrendeki dört temel etkileşimden biridir. Diğer üç temel etkileşim elektromanyetik etkileşim (kuvvet), zayıf etkileşim (kuvvet) ve güçlü etkileşimdir.

    Elektromanyetik kuvvet elektrik yüklü bir parçacığın manyetik alandan geçerken üzerine etki eden kuvvettir. Bir manyetik alan, bir sarmalın sarımlarında dolaşan elektron örneğinde olduğu gibi, elektrik yüklü parçacıklar hareket ettiğinde ortaya çıkar.
    Elektromanyetik kuvvet ise elektrik kuvveti ve manyetik kuvvet birbirleri ile ilişkilidir. James Clerk Maxwell , 1873'te elektrik ve manyetik kuvvet alanlarının uyduğu eksiksiz denklemleri bulmayı başardı ve böylece günümüzde elektromanyetizma denilen kuramı elde etmiş oldu.
    Elektromanyetik kuvvetin temel parçacıklara etki ederken gösterdiği özellikler şu şekilde sıralanabilir.
    Kuvvet, elektrik yükü üzerine evrensel bir şekilde etkir.
    Kuvvet, çok büyük bir menzile sahiptir (manyetik alanın yıldızlarası etkisi vardır).
    Kuvvet oldukça zayıftır. Kuvvetin şiddeti, elektron yükünün karesinin 2hc (2 x Planck sabiti x ışık hızı)'na bölümüne eşittir. Bu oran yaklaşık 1/137,036 dır.
    Bu kuvvetin taşıyıcısı, durgun kütlesi sıfır, spini 1 olan ve foton denilen bir parçacıktır. Fotonun kendisinin elektrik yükü yoktur.

    Zayıf nükleer kuvvet ya da zayıf kuvvet, pek çok parçacığın ve hatta pek çok atom çekirdeğinin kararsız olmasından sorumludur. Zayıf kuvvetin etki ettiği parçacık, bozunarak, kendisiyle akraba bir parçacığa dönüşür. Bu esnada bir elektron ile bir nötrino çiftini ortaya çıkartır.
    Enrico Fermi, 1930'ların ortasında zayıf kuvvet için genel bir formül buldu. Daha sonra teori, George Sudarshan, Robert Marshak, Murray Gell-Mann ve Richard Feynman tarafından geliştirildi.
    Kuvvet her parçacığa evrensel bir şekilde etki eder. Şiddeti her parçacık için aynıdır.
    Çok kısa menzillidir.
    Adından da anlaşılacağı üzere, kuvvet oldukça zayıftır.
    Zayıf kuvveti taşıyıcıları W+, W-'dir. Bu parçacıklar 1980'lerin başında bulunmuştur. Spinleri 1, kütleleri çok büyüktür. Ayrıca yüksüz akım taşıyıcısı Z0 da zayıf kuvvet taşıyıcılarından biridir.
    Günümüzde üç temel kuvvet kabul edilmektedir. Zayıf kuvvetin, elektromanyetik kuvvet ile aynı tür olduğu 1984 yılında ispatlanmıştır.


    Güçlü nükleer kuvvet, atom çekirdeklerinin çarpışarak birbirlerini yok etmesi sonucu ortaya çıkan büyük miktarda ışık ve itme kuvveti. Bu çarpışma sonucu ortaya ışık enerjisi haricinde nötronun değişime girmesi sonucu ortaya çıkan zararlı toz perdesi (radyo aktiv) organik maddelerde ciddi ve kalıcı hasarlar bırakır.Bu çarpışmanın (patlama) etki alanı çarpışan atom çekirdeklerinin miktarına göre değişir. İtme kuvveti ve eğer elektron sayısı fazla ise itme kuvveti daha fazladır. Radyasyon'un rüzgara karışması ve daha cok ilerlemesine sebeb olur bu da hasarın merkezden ayrıldıkça hafiflemesini sağlar, eğer olduğu yerde kalsaydı ölüm oranı %39 daha fazla olurdu, çünkü radyasyonun taşınma olayı organik maddeler aracılığıyla olur.

    Nükleer kuvvet bir itme kuvveti olup, doğadaki temel kuvvetlerden biridir. Güneşin çekme kuvvetinin tam tersidir. Bu kuvvet sonucu madde üretilir. Bu madder değişime ugramış olan atom parçacıklarıda olabilir. Bu parçacıklar ya da üretilen maddeler havada birbirlerine hafif vuruşmalar sonucu büyük bir itme kuvveti doğurur ve ortaya çıkan enerjinin büyümesine yol açar bu da atom santrallerinde kullanılandan daha büyük bir enerjidir.
    Murat AKSOY bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş