Doğal Afetler Hakkında Soru-Cevap

Konu 'Türkçe 4. Sınıf' bölümünde seni seviyorum tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. seni seviyorum

    seni seviyorum Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar dogal afetler hakında soru-cevap
    lazım çok acil lütfen biraz acele :S:329:

  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.662
    Beğenileri:
    4.567
    Ödül Puanları:
    0
    seni seviyorum bunu beğendi.
  3. seni seviyorum

    seni seviyorum Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    öyle ama ben daha 2 sınıfım sunum yapacagım düzgün soru ve cevap lazım ablacım :) ablam yok benimde yardımcı olacak kimsede yok
  4. BlaCk's

    BlaCk's Üye

    Katılım:
    18 Mart 2010
    Mesajlar:
    114
    Beğenileri:
    100
    Ödül Puanları:
    0
    --Yangın,deprem,sel baskını gibi zararlara uğrayanlara hangi kuruluş yardımcı olur?

    a)Türk Hava Kurumu

    b)Çocuk Esirgeme Kurumu

    c)Kızılay

    d)Yeşilay

    C

    --Aşağıdakilerden hangisi bir doğal afet değildir?

    a)Deprem b)Hava kirliliği c)Sel baskın d)Çığ

    B

    (2. sınıf seviyesine uygun bunları bulabildim canım :) İşine yarar mı?
    seni seviyorum bunu beğendi.
  5. seni seviyorum

    seni seviyorum Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    şıklı istemedim ama teşekkürler çok lazım bana şimdi örnek mesela
    soru: Deprem olan heryerde fay varmıdır
    cevap:...
    bunun gibi
  6. Moderatör Elif

    Moderatör Elif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    759
    Beğenileri:
    500
    Ödül Puanları:
    0
    Doğal afet nedir?
    Doğal afetlerin zararları?
    Korunmak için neler yapılmalı?
    seni seviyorum bunu beğendi.
  7. seni seviyorum

    seni seviyorum Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    cevaplarıda lazım
  8. seni seviyorum

    seni seviyorum Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    deprem olan heryerde fay varmıdır bunun cevabını verirmsiniz.
  9. Moderatör Elif

    Moderatör Elif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    759
    Beğenileri:
    500
    Ödül Puanları:
    0
    DEPREMİN ŞİDDETİ NEDİR?

    Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin **çüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok **çek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Değiştirilmiş Mercalli Şiddet **çeği’dir. (Modified Mercalli –MM- Intensity Scale). Bu **çek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp, bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır

    DEPREMİN GÜCÜ NEDİR?

    Bir depremin Magnitüdü (açığa çıkan yada harcanan toplam enerji miktarı), çoğunlukla Richter **çeğine göre belirlenir. Richter **çeği, sismik dalga genliklerinin sismograf kayıtlarına dayanılarak hazırlandığı logaritmik bir cedveldir. **çek, bir birimlik magnitüt artışı, depremin boyutlarında 10 katı bir artışa karşılık gelecek biçimde düzenlenmiştir. Örneğin, Richter **çeği’ne göre magnitüdü 8 olan bir deprem, magnitüdü 4 olan bir depremden 10 bin kez daha büyüktür.

    ARTÇI DEPREM (Aftershock) NEDİR?

    Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.

    ARTÇI DEPREMLER (Aftershocklar) NE KADAR SÜRE İLE DEVAM EDER?

    Belli bir süresi yoktur. 1 ay da olabilir 2 yıl da.

    DEPREMİN SÜRESİ NE KADARDIR?

    Bir-iki saniyeden iki-üç dakikaya kadar sürebilir.

    DEPREMLER ÖNCEDEN BELİRLENEBİLİR Mİ?

    Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır.

    FAY NEDİR?

    Yerkabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir.

    KUZEY ANADOLU FAY HATTI NEDİR?

    Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu vadisi arasında doğu-batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en aktif ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay zonunun uzunluğu yaklaşık 1200 km.’dir. Genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir.

    DEPREM OLAN HER YERDE FAY VAR MIDIR?

    Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.

    DEPREM NERELERDE OLUŞUR?

    Deprem herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlenmiştir ve buraları hep levha sınırlarındadır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği b**geler yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur.

    1.KUŞAK (Pasifik Deprem Kuşağı):

    Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’yı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 81’i bu kuşak üzerinde gerçekleşir.

    2.KUŞAK (Alpine):

    Endonezya’dan (Java-Sumatra) başlayıp Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu’ na ulaşan kuşaktır. Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 17’si bu kuşakta oluşur.

    3.KUŞAK (Atlantik):

    Bu kuşak, Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

    DÜNYADA KAYDEDİLEN EN BÜYÜK DEPREM:

    1900’den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960’ta Şili’de olmuştur. ( magnitude 9.5 Mw)


    TÜRKİYE’DE KAYDEDİLEN EN BÜYÜK DEPREM:


    Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem 26 Aralık 1939’da Erzincan’da olmuştur. Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33.000 kişi **müştür.



    DEPREMDEN ÖNCE:



    PLANLAYIN


    Yaşadığınız / Bulunduğunuz mekanı inceleyin. Korunma için bulunacağınız yeri ve muhtemel kaçış yolunu belirleyin.



    Eğer bulunduğunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye içinde bina dışına çıkartacak ve güvenli bir açık alana ulaştıracak pozisyonunuz varsa, bu yolu saptayın. (Bu yöntem sadece giriş altı, giriş ve 1. katta olanlar için geçerlidir.)



    Deprem sırasında ilk 10-15 saniye binayı terk edebilmek açısından çok önemlidir. Daha önce yaşanan depremlerden elde edilen istitasti ki verilere göre, binalarda yıkıma yol açan unsur, hissettiğiniz ilk sarsıntı değil, binanın rezonansa girmesidir. Bu da size anılan süreyi kazandırmaktadır.Bu süre içinde kaçma eylemini gerçekleştirebilecek bir yöntem bulduğunuz takdirde, tatbik ederek zamanı saptayın. Böylelikle hem kesin kaçış sürenizi öğrenebilir, hem bu süreyi daha da kısaltacak yöntemler geliştirebilirsiniz.



    UNUTMAYIN


    Kişisel kaçış zamanı ile, birilerine yardım ederek (eşiniz, çocuğunuz, iş arkadaşınız ya da bir sakat) kaybedeceğiniz zaman çok farklıdır. Farklı senaryolar geliştirmenizde ve süre tutarak denemenizde yarar vardır.



    Kapı veya cam kenarında ya da bulunduğunuz yeri 10-15 saniye içinde terk edebilecek bir mesafede iseniz, herhangi bir acil çıkış anında kullanacağınız güzergah üzerinde size engel olabilecek saksı, masa, sandalye, koltuk, sandık ve benzeri unsurları ortadan kaldırınız.



    Bazı durumlarda ani bir acil çıkış olanağı yaratabilirsiniz. (giriş katındaki camı kırarak dışarı çıkmak gibi). Bu cam kalın ya da sekurit (sağlamlaştırılmış) olabilir. Bunu kırmak için bir yangın söndürme tüpünü kaçış yolu üzerinde bulundurabilirsiniz. Unutmayın, vücudunuzda kesiklere ve yırtılmalara yol açmayı engellemek için önce camı kendinize zarar vermeden kırmalısınız.



    Binayı terk ederken mutlaka başınızı yüksekten veya tavandan düşen nesnelerden (tuğla, kiremit, avize v.b.) korumalısınız. Bu aşamada yastık bir işe yaramayacak, aksine çevrenizi görmenize ve sesleri duymanıza engel olacaktır. Bir kask veya baret, bulamazsanız bir sandalye, bir tahta parçası, büyük ve kalın bir kitap işinize yarayabilir.



    Eğer binayı 10-15 saniye içinde terk edemiyorsanız, kesinlikle merdivenlerden, merdiven boşluklarından uzak durunuz. Asansör bir tuzaktır. Kullanmayınız. Yıkılan binalarda en yüksek oranda **üm bu noktalarda meydana gelmektedir. Birinci kattan daha yüksekteyseniz, atlamayı denemeyiniz. Yaşanan depremlerde **ümle ve ciddi yaralanmalarla sonuçlanan olayların büyük bir b**ümü yüksekten atlamayla ilişkilidir. Bunun yerine yüksek binalarda yapılması zorunlu olan harici yangın merdivenlerini kullanınız. Demir konstrüksiyondan inşa edilen bu merdivenler, binadan bağımsız olduğu için yıkım darbesinden daha zor etkilenecek ve bağlı olduğu yerden kopması halinde, çeperlerindeki kuşaklar nedeniyle düşme anında bir koruma alanı oluşturacaktır. Dahili yangın merdivenleri koruyucu bir alan yaratmayacaktır.



    Eğer bulunduğunuz bina depreme dayanıklı ve bulunduğunuz mekandaki masa çelik veya kalın masif ahşap malzemeye sahipse başınıza düşebilecek eşyalardan sizi koruyabilir. Ama tavan çökmesi halinde hiçbir koruyucu özelliği olmayacaktır.



    ÖRNEK:



    Japonya’da öğrencilerin sığındığı masa altları.Bu masalar aslında boğazları birleştirilmiş birer çelik kafestir. Bu özelliği nedeniyle sıralar halinde masa bir arada düşünüldüğünde çöken tavanı karşılayıcı ciddi bir direnç noktası oluşturmaktadır. Oysa Türkiye’de kullanılan basit tahta veya zayıf sıraların böyle bir ağırlığı taşıyamayacağı kesindir.



    Bir “Yaşam Üçgeni Alanı” yaratın. Masa, yatak altı gibi yerler yerine, Ağırlık merkezi yere yakın çelik dolaplar (boyu uzunsa ve yapabiliyorsanız yana devirin), para kasaları, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi nesnelerin yanına yatın ve cenin pozisyonu alın.



    UNUTMAYIN:



    Herhangi bir yıkılma anında bu nesneler belki ezilecek ama asla yok olmayacaklardır. Yanlarında yaratacağı alan sizin yaşam üçgeniniz olacaktır.



    Mutfak iyi bir saklanma ve “Yaşam üçgeni ” yaratılabilecek uygun bir ortamdır. Tezgah altında ve yanında yer alan fırın, bulaşık makinesi ve buzdolabı, bu b**ümün ezilme oranını en aza indirger. Ancak, set üstü dolaplardan dökülecek tabak, çanak ve bardak gibi cisimlere karşı bir önlem alınması, rafların düşmesine engel olmak için de duvarla olan bağlantılarının sabitleştirilmesinde yarar vardır.



    Yaşanan depremlerden elde edilen veriler, mutfak ve banyoların en uygun yerler olduğunu göstermektedir. Çünkü enkaz altında kalındığı takdirde, bu b**ümlerde hem yaşam üçgeni yaratabileceğiniz unsurlar vardır, hem de patlayan borulardan sızan suyu içerek vücudunuzu crash sendromundan koruyabilme olanağı mevcuttur. Enkaz altında kalan kişileri bekleyen en ciddi tehlike böbrek yetmezliği nedeniyle ortaya çıkan sendromlardır.



    Bulunmamanız gereken bir yer de kapı pervazlarıdır. Kapı pervazlarının taşıyıcı hiçbir özelliği yoktur. Çelik kapılara da güvenmeyin. Bunların da taşıyıcı özelliği olmadığı gibi, hem tehlike anında kırılması mümkün değildir, hem de üzerinize devrilme riski bulunmaktadır.



    Depreme uykuda yakalandığınız takdirde, kullanmanız gereken 10-15 saniyelik süre bir hayli azalacaktır. Bunun için yatağınızın iki yanına 1 m3’lük tahta sandıklar yaptırmanız ve içlerini kitaplarla doldurduktan sonra, kalın bir iple çevresini sarmanız yararlı olabilir. Kitaplar da büyük bir ağırlık altında ezilmeyecek, sardığınız kalın ip ise sandığın patlamasına engel olacaktır. Böyle bir hazırlığınız yoksa, yatağın hemen kenarına ve yanına yan yatarak cenin pozisyonu alın.

    DEPREM ANINDA:

    UYGULAYIN


    Deprem anında 10 – 15 saniye içinde bulunduğunuz binayı terk edebiliyorsanız derhal kaçın, yoksa güvenli bir yer bulun İlk sarsıntıyı hissettiğiniz anda sakin olun. Paniğe kapılmayın.



    Panik, sağlıklı düşünmenizi engelleyecek, hatalı, bilinç dışı hareket etmenize yol açacaktır. Bilinçli düşünebilmek, hazırlıklarınızı felaket anında değil, daha önce yapmanıza ve planlamanıza bağlıdır



    10-15 saniye içimde bulunduğunuz yerden bina dışına güvenli bir açık alana çıkma olanağınız ve planınız varsa, bunu derhal önceki b**ümde anılan önlemleri alarak uygulamaya koyun.



    Eğer binayı terk edemiyorsanız, daha önce belirlediğiniz yaşam üçgeni alanına gidin ve yan yatarak cenin pozisyonunu alın.



    Kesinlikle oradan oraya koşmayın ve ayakta durmayın.



    UNUTMAYIN:



    Yan yatarak cenin pozisyonu almanız, hem ellerinizle başınızı korurken çevreyi görme ve gözlemleme şansı verecektir. Kolon, kiriş veya duvarlar bir anda düşmeyecek, bu hareket belli bir sallantının ardından gerçekleşecektir. Bu da size son dakikada da olsa vücudunuzu koruma şansı verecektir.



    Herhangi bir şekilde enkaz altında ezilme durumu olduğunda vücudunuz bu şekilde azami korunma olanağına sahiptir. İç organlarınızın büyük bir b**ümünü ve böbreklerinizden birini çalışır durumda tutabilmek için en ideal şekildir.



    Enkaz altında öncelikle böbreklerin iflas ettiği bilinmelidir. Depremzedelerin kurtarılması halinde bile, vücudunda onanamaz hasarların oluştuğu ve bu nedenle **üm olaylarının yaşandığı saptanmıştır.



    Cenin pozisyonunun bir diğer özelliği ise, kurtarma ekiplerinin kazazedenin bulunduğu b**üme en küçük bir gedikten de olsa ulaşması halinde, onu bulunduğu yerden çıkartamazsa bile, elini tutmasına izin vermesidir. Saatler sonra bir dış yardımın eline dokunması sayesinde, kazazedenin beyni hızla adrenalin pompalamaya başlayacak ve onu yeniden hayata bağlayacak çok önemli bir köprü kurulmuş olacaktır



    Balkona çıkmaktan, merdivenden inmekten, asansöre binmekten kaçının. Kolon ve kirişlerden de uzak durun. Bu arada, camlar kırılabilir, kitaplıklar devrilebilir, mutfak dolaplarındaki tabak çanaklar dökülebilir. Bunları göz ardı etmeyin.



    Hazırladığınız deprem çantasına ulaşmak için zaman harcamayın.



    UNUTMAYIN:



    Eğer o an elinizin altında değilse pilli radyo, fener, konserve yiyecek ve içeceklerin bulunduğu çantaya ulaşmaya çalışmak, sakınmak ve korunmak için size gerekli olan süreyi çalabilir.



    DEPREM SIRASINDA ARAÇTA BULUNANLAR:

    Yer sarsıntısını otomobilde, tünelde veya kapalı bir otoparkta hissettiğiniz anda;

    Paniğe kapılmayın.

    Yolda iseniz, aracınızı yol kenarına çekip, binalardan, elektrik direklerinden veya ağaçlardan uzakta durdurun.

    Tünel içinde iseniz ve çıkışa yakın değilseniz, aracınızı durdurup aşağıya inin ve yanına yan yatarak cenin pozisyonu alın. Aracınızın içinde durmayın. Aynı yöntemi kapalı bir otoparkta iseniz aynen uygulayın.

    UNUTMAYIN:


    Araç içinde olduğunuz takdirde, üzerinize düşen bir parça ile ezilme riski taşıyorsunuz. Oysa dışına çıkıp, yanına yattığınız takdirde, üzerinize yıkılacak tavan, tünel gibi büyük kitleler aracı belki ezecek, ama yok etmeyecektir.

    DEPREMDEN SONRA:

    Deprem sonrasında nasıl davranacağınız önemli.

    Paniğe girmemek, fısıltılara kulak asmamak, kurtarma çalışmalarına katılmak gerekiyor.

    Deprem öncesi önlemlerinizi aldınız ve depremi az ya da çok hasarla atlattınız. Bu kez başka sorumluluklar sizi bekliyor. Ön koşul paniğe kapılmamak, uyanık ve hızlı davranmak.

    Eviniz hayatınıza zarar vermeyecek **çüde hasar görüp, sizin dışarı çıkmanıza izin veriyorsa, binayı terk etmeden önce çevrenizdeki seslere kulak verin. Bu sesler, sizden çok daha zor durumda olan insanlara ait olabilir. Sese olan yakınlığınız sayesinde binanın dışından yapılacak bir yardımdan çok daha hızlı bir şekilde göçük altındakileri hayata kavuşturabilirsiniz.

    Kalabalık mekanları boşaltırken sakin olmak, hasarı en az **çüde atlatmak açısından önem taşır.

    Toplu ve düzenli hareket bu safhada çok önemlidir. Binaların dışına çıktığınız andan itibaren de kurtarma çalışmalarına katılmak gerekir. Verebileceğiniz küçücük bir destek, bir insan hayatı, daha büyük yardımlar birden çok insanın hayatı demektir.

    Felaket sonrası olası karmaşa ortamı için dikkatli olunmalı. Özellikle de söylentilere, dilden dile dolaşan deprem fısıltılarına yenilerini eklememeli ve kulak asmamalıyız. Bu tür söylentilerle, Marmara Depremi’nin ardından da yaşandığı gibi halkta daha büyük panik oluşturduğunu ve normal yaşamın bir türlü geri kazanılamadığını gördük.

    Sükunetinizi koruyun.

    Durumunuzu değerlendirin. Yaralı olup olmadığınızı belirleyin.

    Bulunduğunuz yapı yıkılmamışsa, kontrollü, hızlı ve dikkatli bir şekilde binayı terk edin. Hemen ardından gelebilecek bir artçı şok, o ana kadar yıkılmamış, ancak taşıyıcı elemanlarına zarar vermiş olan binayı yıkabilir.

    Sarsıntı anında merdivenler bağlantı yerlerinden ayrılmış, tavandan dökülebilecek sıva, beton parçası olabilir. Binadan ayrılırken kapıları dikkatli bir şekilde açın, bu gibi tehlikelerden sakının ve başınızı koruyun.

    Eğer enkaz altında iseniz…

    Kıpırdayacak durumunuz varsa ve kesin bir çıkış yolu görebiliyorsanız hareketlenin. Aksi takdirde pozisyonunuzu koruyun ve sakin olun. Fazladan her çaba, size gelecekte gerekli olacak enerjiyi ve suyu tüketecektir.

    Dışarıdan bir müdahale sesi duyana kadar bağırmaya çalışmayın. Bu enerjinizi zamansız tüketmenize yol açacaktır. Bir ses duyduğunuzda cevap verin ve pozisyonunuzu anlatmaya çalışın.

    İlerleyen saatlerde dışarıya ses verebilecek bir ses kaynağı yaratma yolu bulun. Tencere benzeri bir metale vurulacak bıçak sapı, sert bir yüzeye vurabileceğiniz diğer sert bir cismin olup olmadığını kontrol edin. Çünkü saatler geçtikten sonra böyle bir şey edinme gücünü kaybetmiş olabilirsiniz.

    Kurtarma ekipleri, olay yerine ulaştıklarında bakacakları ilk yer enkaz üzerinde kabarmış b**gelerdir. Kabaran bu b**geler muhtemel yaşam üçgenlerinin olduğu noktalardır. (Buzdolabı, bulaşık ve çamaşır makinesi, çelik para kasası, demir dolap v.b.) Böyle bir pozisyona sahipseniz, ilk ulaşılacak kurtarma b**gesindesiniz demektir.


    KİTAP HAYAT KURTARIR...



    Entelektüellikten söylemiyoruz, gerçekten öyle. Evin ortasına koyacağınız kitap dolu bir sandık, depremde en sağlam bir sığınak oluyor.



    Marangoza kenarları 1 metre uzunluğunda tahta küp şeklinde bir sandık yaptırın ve içini tıka basa kitapla doldurun. Dikkat! Sandık mukavva değil, mutlaka masif tahta olmalı. Sandığın içine doldurulan kitaplar kırılmaz, parçalanmaz, ezilmez.



    Kitapla doldurulmuş sandığın çevresini çamaşır ipinden daha kalınca bir naylon iple sıkıca sarın. Böylece sandık darbelerle parçalansa bile ip kutunun dağılmasını önleyecektir. İçi kitap dolu sandığı evdeki kolonlardan herhangi birinden 1 metre uzağa yerleştirin.



    Deprem anında sandığın yanına sığının. Dizlerinizi karnınıza çekerek ve başınızı da dizlerinize dayayarak pozisyon alın. Sandığın üzerine devrilecek bir kolon yada beton plaka sandığı en fazla 10-15 santim ezebilir. Sandığın yanında her durumda depremzedeye yetebilecek bir yaşama alanı kalır.



    DİKKAT:



    Sandığı daha sağlam olur diye çivi yada benzeri malzemelerle sağlamlaştırmaya çalışmayın. Çiviler, sandığın üzerine bir şey düştüğünde basınçla tahtadan fırlar ve depremzedeyi yaralayabilir. Kalın çamaşır ipi kullanın.



    Depremle yaşamayı öğrenmek



    17 Ağustosta yaşadığımız büyük felaketin ardından sık sık duyduğumuz bu cümle artık beyinlerimize kazındı. Herkes depreme alışalım, tedbir alalım diyor. Deprem çantası hazırlayalım, evimizi sağlamlaştıralım tamam da peki her an etrafımızdaki herşeyi yerle bir edecek, **ümlere yol açacak bir felakete nasıl alışalım. Bunun cevabını uzman psikologlar veriyor:

    DEPREMİN YARATTIĞI PSİKOLOJİK SORUNLAR

    Nasıl başedebiliriz?

    Depremin günlük hayatımızın bir parçası olduğu şu günlerde ,hepimiz bu konuyla ilgili ciddi korku ve kaygılar taşımaktayız.Ve yine hepimiz içimizde hissettiğimiz bu duygusal kargaşanın ayrımına varmaya çalışmakta; tanımadığımız bu tuhaf duyguların nasıl üstesinden gelebileceğimizi düşünmekteyiz. Çoğu insanın bu konuda yol gösterici olabileceğini düşündükleri kaynaklara ulaşmaya çalıştıkları gözlenmektedir. Bu nedenle konuyla ilgili elimizde bulunan aydınlatıcı olabilecek bazı bilimsel verileri ve günlük hayatımızda tüm bu alt üst edici duygulanımla baş etmekte kullanabileceğimiz startejileri bu yazıda sizlerle paylaşmak istiyorum.



    Deprem ve ilişkili psikiyatrik bozukluklar nelerdir?



    Deprem ve benzeri doğal afetlerden sonra sıklıkla görülen bazı psikiyatrik bozukluklar bulunmaktadır. Bunlar arasında travma sonrası görülen stres bozukluğu, şiddetli korku biçiminde yaşanan deprem nörozu , panik bozukluğun fobi benzeri ve bedensel belirtilerle giden farklı birer tipi, depresif sendromlar sayılabilir.



    1.Travma sonrası görülen stress bozukluğu:



    Deprem felaketini ciddi boyutlarda yaşayandepremzedelerde rastlanan en önemli psikiyatrik sorun travma sonrası görülen stress bozukluğu olmaktadır.Çeşitli ülkelerde yapılan değişik araştırmalar şiddetli depremlerin üssünde ve çok yakın çevresinde , bu rahatsızlığın %30 a varan oranlarda görülebildiğini ortaya koymuştur.



    Söz konusu rahatsızlık kişinin ciddi **üm yahut yaralanma tehlikesi geçirmesini veya çevresinde geçirildiğine şahit olmasıyla birlikte yaşananlara şiddetli korku , çaresizlik duyguları ile tepki vermesini takiben kısa bir zaman sonra çıkar. Ancak bazı durumlarda söz konusu olaydan haftalar, aylar hatta yıllar sonra dahi çıkabildiği bilinmektedir. Felaketi takip eden günlerde olayın flashbackler (olay anına dönme hissi) ile yeniden yaşanması ve şiddetli sıkıntı hissi, zihnin sürekli söz konusu olayla meşgul oluşu, kabuslar, bedensel gevşemede zorluk, kolayca irkilme ve hafif uyaranlara bile verilen abartılı cevaplar (zil yada kapı çalmasına aşırı korku ve sıkıntıyla cevap verme vb.), kolayca öfkelenme, uykuya dalmada ve konsantrasyonda güçlük şeklinde belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtileri çoğunlukla iş veya okul performansında düşme, duygusal hayatın canlılığını yitirmesi, gelecekle ilgili planların azalması takip eder. Kişi umutsuz ve sosyal - mesleki çevresinde kayıtsız bir kişilik sergilemeye başlar. Bu ruhsal rahatsızlığın daha çok kadın,çocuk ve yaşlıları etkilediğine dair tıbbi yayınlar vardır.Zaman içersinde %90 a yakın oranlarda iyileşme görülmektedir.



    2.Fobik Deprem Nörozu:



    Deprem ve benzeri doğal afetlere maruz kalan kişilerde sıklıkla olayın tekrarlanacağı korkusu ,sanki bir anlık yahniden deprem oluyormuş hissi ile ani korku ve hatta paniğe kapılmalar görülebilmektedir.Deprem sonrası yoğun yaşanan bu duyguların zaman geçtikçe hafifleme eğilimi gösterdiği bilinmektedir.



    3.Hafif depresif belirtiler ve psikosomatik rahatsızlıklarda alevlenme:



    Nedeni açıklanamayan çeşitli bedensel belirtiler,ağrı ve uyku bozuklukları ile psikosomatik rahatsızlıklar olarak bilinen kolit ve on iki parmak bağırsağı ülseri gibi rahatsızlıklarda alevlenmeler ile duygu durumunda majör bir depresif rahatsızlık boyutlarında olmayan çeşitli depresif semptomlar (iştah uyku bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü,halsizlik vb;) diğer psikiyatrik belirtiler arasında sayılabilir

    Neden Deprem sonrası psikolojik rahatsızlıklar görülüyor?

    Deprem ve benzeri doğal afetler insan sinir sisteminde ani ve şiddetli bir tehlike uyarısı oluşturmaktadır.İnsan zihni yeterince tanımadığı ve baş etmekte güçlük çektiği bu uyaran seli altında kalma süresi ve uyaran şiddeti ile orantılı olarak etkilenmekte ve başa çıkamadığı **çüde çeşitli psikolojik rahatsızlıklar gelişmektedir.

    Neden Deprem geçtiği halde korku ve rahatsızlıklar bu kadar uzun sürüyor?

    İnsan siniri sisteminin bir özelliği de başa çıkamadığı travma etkisi yaratabilen olaylarla hayaller ve rüyalar yolu ile tekrar tekrar yaşayarak başa çıkmaya çalışma eğilimidir. Örneğin bizi üzen ve yetersiz kaldığımızı hissettiğimiz bir olayı defalarca rüyamızda görerek yada zihnimizde canlandırarak başka türlü davranma yollarını deneriz. Ancak deprem söz konusu olduğunda sinir sisteminin yaklaşım biçimi aynı kalmakla beraber sorunun bir çözümü bulunmamakta ve derinde hissedilen yetersizlik duygusu şiddetli bir kaygı eğilimi oluşturmaktadır.Ancak verilen reaksiyon zaman içinde bütün bu tür olaylarda olduğu gibi kendiliğinden sönme eğilimi göstermektedir.

    Ne zaman uzmana başvurulmalı?

    Bu soruya bir psikiyatristin verdiği yanıt çoğu diğer psikiyatrik sorunlarda verilen yanıta benzer.Eğer kişinin hissettikleri günlük sosyal ve mesleki yaşantısını aksatacak **çüde ise,performansında belirgin düşmeye neden oluyorsa bir uzmana başvurması yerinde olur. Örneğin uyku düzeniniz aksamaya başladı,uykuya dalmakta büyük güçlük çekiyor ve ertesi gün kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız veya işinizde eski heyecanı duyamıyor ve bir boşvermişlik duygusu içinde performansınızdaki düşüklük sizi ve çevrenizdeki insanları rahatsız edecek boyuta ulaşıyorsa yada eskiden hoşlandığınız şeyler artık size o denli güzel gelmiyor ve her şey değerinden kaybetmiş gibi duruyorsa bir uzmana başvurma zamanı gelmiş demektir.

    Belirtiler zamanla artar mı azalır mı?

    İyi haber: Bütün bu belirtiler zaman içinde artma değil azalma eğilimi gösterir. Aslında zihniniz olayı tüm yönleriyle sindirmeye ve bir çeşit bağışıklık kazanmaya çalışmaktadır. Sık sık tekrarlanan kasırga b**gelerinde yapılan çalışmalarda daha önce kasırgayla karşılaşmış deneyimli bireylerin yaşanan bir kasırga sonrası daha az psikolojik sorun ürettiği gösterilmiştir.

    “Bu hisleri neden ben hissediyorum da amca oğlum hissetmiyor?”

    Bu duyguları insanlar sıklıkla bir dayanıksızlık ve acizlik belirtisi olarak da alabilmekte ,diğer insanlardan daha zayıf oldukları için bu tür korkulara kapıldıklarını düşünmekte ve kendi değerlerine duydukları inançta sarsılma görülebilmektedir. Bu noktada olayın doğru yorumu,hissedilenlerin evrensel boyutta olduğu ve uyaran şiddet ile süresine bağlı olarak tüm insanların benzer duygular hissetmekten kaçamayacakları bir gerçekle karşı karşıya olunduğudur. Ancak insanlar her zaman olayları birbirinden zamana ,mekana ve geçmişlerinden gelen kişisel tecrübelerine bağlı olarak küçük farklarla algılarlar.Amca oğlunuzun olayı daha farklı algılaması bu sayılanlara yada deprem esnasında uyanamamış olmasına bağlı olabilir

    "Kendi başıma bir şeyler yapabilir miyim?"

    Evet yapabilirsiniz. Buna da duyduğunuz insanca duygular için kendinizi suçlamaktan vazgeçmekle başlayabilirsiniz. Dünyada yılda onlarca şiddetli kasırga ve deprem oluyor. Doğayla yaşamak kolay değil. Güzellikleri olduğu kadar kaprisleri de olan sevgili tabiat bize ona saygı duymaktan ve akıllı davranarak kendimiz için önlemler almaktan başka çare tanımıyor. Eşiniz fazla kapris yaptığında boşanabilirsiniz ama tabiattan boşanmak mümkün değildir.Lütfen ne siz ne de ben bunu unutmayalım.
    seni seviyorum bunu beğendi.
  10. seni seviyorum

    seni seviyorum Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    deprem olan her yerde fay varmıdır
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş