DÖNEM ÖDEVİ

Konu 'Coğrafya 10. Sınıf' bölümünde DİLANBLUE tarafından paylaşıldı.

  1. DİLANBLUE

    DİLANBLUE Üye

    Katılım:
    8 Mart 2008
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    ARKADAŞLAR AKARSULARI AYRINTILI BİR ŞEKİLDE BİRİ BANA YAZABİLİR Mİ LÜTFEN ÇOK ACİL YARDIM ETSİN BİRİ BANA:(
  2. 2αн!_∂3

    2αн!_∂3 Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    454
    Ödül Puanları:
    36
    bunları buldum umarım işine yarar .

    AKARSULAR


    a) Akarsuyun oluşumu : Yeryüzündeki yatakların değişik büyüklüklerdeki yataklar içerisinde su toplanır ve bu yatak boyunca akmasına akarsu denir.
    - Akarsuların, küçüklerine dere denir. Büyüklerine ise çay, nehir denir.
    - Akarsuyun, çıktığı yere kaynak. Akarsuyun aktığı yere yatak denir.
    - Akarsuyun birim zamanda aldığı yola akarsuyun hızı denir. Bu hız mualine denilen araçla ölçülür.


    b) Akarsuyun ağları, Su bölümü ve Akarsu Havzaları :
    - En küçük dereden ana ırmağa kadar bir akarsuyun beslenme havzası içinde tüm kollarıyla birlikte oluşturduğu su yolu örgüsüne akarsu ağı denir.
    - Havzaları birbirinden ayıran doğal sınıra su bölümü çizgisi denir.
    - Akarsuyun denize ulaştırabilen havzalara açık havza, ulaştıramayan havzalara ise kapalı havza denir.


    c) Akarsuyun debisi ve rejimi :
    - Bir akarsuyun her hangi bir yerindeki enine kesitinde bir saniyede geçen suyun m3 cinsinden miktarına debi denir.
    - Bir akarsuyun debisinde yıl boyunca değişmeye rejim denir.


    d) Selintiler ve Akarsular :
    - Yüzeyleri kaplarcasına akan sulara selinti denir.
    - Bir akarsuyun aşındırma gücü; su miktarı, eğim, bitki örtüsü, akış hızı, yük miktarıdır.


    A) TÜRKİYE’DE SELİNTİLERİN OLUŞTURDUĞU AŞINDIRMA ve
    BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ


    a) Kırgıbayır : Kimi yerleri yüksekçe, kimi yerleri yarıntılar biçiminde olan şekillere denir. (Nevşehir yöresi)
    b) Peri Bacaları : Volkan tüflerinin yaygın olduğu bir arazide sellenme sonucu oluşmuş yer şekilleridir. Üstteki dirençli kayalar aşınmadığı için şapka şeklinde bir görünüm oluşmuştur. (Afyon)
    c) Birikinti Konileri : Bir dağ yamacında aşağıya inen akarsuyun eğimi azaldığında taşıma gücüde azalır ve taşıdığı alüvyonları koni şeklinde biriktirir. Buna denir.
    - Birikinti konilerinin birleşmesiyle oluşan ovalara Dağ eteği ovası denir.

    B) AKARSULARIN AŞINDIRMASI İLE OLUŞAN YER ŞEKİLLERİ


    a) Vadiler : İçinde akarsuların aktığı, kaynaktan ağza doğru sürekli inişli olan uzun çukur alanlarıdır. Dört çeşit vadi vardır
    - V vadi; V harfi biçimindeki vadilere denir.
    - Tabanlı vadi; orta çığırlarda;eğim az, su miktarı fazladır. Derinlemesine hem de yanlamasına aşındırma yapar.
    - Yayvan Vadi; yanlama, aşındırma ile vadi yamaçları aşınıp yatıklarşır.
    - Yarma vadi; Bir düzlükte akmakta olan akarsu, önüne çıkan kabarıklığı dar ve derin bir biçimde yardıktan sonra yeniden düzeyi çıkarsa olur.
    - Kanyon vadi; çözünebilir taşların bulunduğu arazilerde akarsu bir yandan aşındırma yaparken bir yandan da taşlar çöker. Sonuçta dar derin ve dik duvarlı vadiler oluşur.
    b) Dev Kazanı : Akarsuların, çağlayan ve çavlanların yaparak döküldükleri yerlerde, aşınma sonucu oluşan çukurluklara dev kazanı (büğet) denir. Türlü Büyüklükte olabilir.
    c) Sekiler : Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda görülen basamak biçimindeki yer şekilleridir.. bu derinleştirme sonucu eski vadi tabanı yukarıda bir basamak halinde kalır ki buna seki denir.
    d) Yontuk düzler (Peneplen) : Akarsuların aşındırma faaliyetlerinin son döneminde oluşan dalgalı düzlüklere denir.


    C) AKARSU BİRİKTİRMESİ İLE OLUŞAN YERŞEKİLLERİ


    Akarsu biriktirmesi sonucu oluşan başlıca şekiller şunlardır;
    a) Deltalar : Akarsuyun göle yada deniz ulaştığı yerde, taşıdığı alüvyonları biriktirmesi sonucu oluşur.
    Bir deltanın oluşabilmesi için;
    - Akarsuyun belli büyüklükte olması
    - Denizin çok derin olması
    - Kıyı boyunca güçlü akıntıların olmaması gerekir. (Çukurova, Bafra)
    a) Birikinti Ovası : İç kısımlardaki alanların alüvyonlarla dolması sonucu oluşur. 2 çeşittir.
    - Dağ içi ovaları : Dağlık alanların iç kısımlarda az eğimli yerlerde, karstik çanaklarda ya da tektonik çöküntülerde birikme sonucu oluşur. (Erzincan ovası)
    - Dağ eteği ovaları : Bir dağın yamacından aşağı inen akarsu ve sellenme sularının oluşturduğu birikinti ovasıdır.
    c) Birikinti Konileri : Akarsuyun taşıdığı alüvyonların yelpaze biçiminde çökelir. Bu çökmeye denir.
    - Menderesler: Akarsuyun aşındırma ve biriktirme sonucu faaliyetlerin ortak sonucu oluşan yer şekillerinin en yaygın olanları mendereslerdir.
    - Yatak eğimi azalmış olan bir akarsu, düzenli büklümler yaparak sağa sola dolana dolana akar. Buna menderes denir. (Gediz nehri, B.Menderes)

    YER ALTI SULARI ve KAYNAKLAR


    - Dağınık tortulların içerisinde ya da kaya oyuklarında toplanmış suya rastlanır. Buna yer altı suyu denir.
    Kaynaklar : Yer altı sularının kendiliğinden yer yüzüne çıkmasına denir. IV çeşittir.
    - Kırıklı yapıların bulunduğu yerlerde fay kaynağı, yamaçların yer altı suyu tablasını kestiği yerlerde yamaç kaynağı, kalkerli yapıların bulunduğu yerlerde ise karstik kaynaklar, yer altı sularının bulunduğu yerlerde, insanların sondaj yapmasıyla artezyen kaynaklar oluşur.

    TÜRKİYE’DE KARSTİK SULAR, AŞINDIRMA VE BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ


    - Kolayca çözünen taşların yaygın olduğu yerlerde oluşan yer şekillerine karstik şekiller denir. (Toroslar)
    - Yanları dik, ağız kısımları türlü genişlikte olabilen, derin doğal kaynaklara obruk denir. (Obruk gölü)
    - Dolinler (düdenler, koyaklar) : Kalkerli arazilerde çözünmeler ya da çözünme ile birlikte çökmeler sonucu oluşmuş çukurlardır. Çapları birkaç yüz metre arası değişir. Bunun diğer adı da “su yutan”dır.
    - Dolinlerin genişleyip birleşmesi sonucu göl-ovalar (polyeler) oluşur.
    - Kör Vadiler : Suların bir su yatağından yer altına daldığı vadilerdir.
    - Karstik arazilerin yaygın şekillerinden biri de lapyalardır.
    - Kireç taşlarının çözünmesiyle mağaralar oluşur.
    - Mağaralarda sarkıt ve dikitler bulunur.
    - Yer altı sularının çözündürdüğü maddelerin çökelmesi sonucu oluşan yer şekillerine travertenlerdir.
    - Bunların beyaz olmasının nedeni üzerinde kalker tüflerinin olmasıdır.


    GÖLLERİN OLUŞUMU


    - Karalarda ki çanak ve tekne gibi küçük alanlarda birikmiş sulara denir.
    - Kara içerisinde ne kadar çok büyük olursa olsun, eğer denize bağlı değil ise göl olur. Göller oluşumlarına göre beş gruba ayrılır.
    a) Tektonik göller : Yer hareketleri sırasındaki kırılmalar, kıvrılmalar ve epirojenik hareketler sonucu oluşur. (Hazar gölü)
    b) Volkanik göller : Volkanik çanaklarda biriken suların oluşturduğu göllerdir. Bu göller sönmüş volkanların kraterlerinden oluşur.
    c) Karstik göller : Çözünebilir taşlardan oluşmuş çanaklarda biriken suların oluşturduğu göllerdir. Bu göller kireç taşı ve alçı taşının olduğu yerlerde görülür (Dalmaçya)
    d) Buzul ve sirk gölleri : Örtü buzulları ile dağ buzullarının oluşturduğu çanaklarda yer alan göllerdir. (İsviçre’de var)
    e) Karma yapılı göller : İç ya da dış gücün etkisiyle oluşan çanak, bir başka gücün etkisiyle büyütülüp derinleştirilmesine denir. (Van gölü)
    - Karma yapılı göllerin çoğu, bir çanağın önünün; dış güçler, iç güçler ve insanlar tarafından kapatılmasına set gölleri denir.
    - Karma yapılı göller arasında altı gruba ayrılır;
    Volkan, Akarsu, Kıyı, Heyelan, Buzul taş, Baraj gölleri gibi.
    1) Tektonik-volkan set gölleri ; Bir çanağın, volkanlardan çıkan lav ve katı maddelerin kaplanması ile oluşan göllerdir. (Van gölü)
    2) Akarsu set gölleri ; Akarsuların, taşıdıkları alüvyon ve tortulların bir çanağın önünü tıkaması sonucu oluşur. (Çamiçi)
    3) Kıyı set gölleri ; Dalga biriktirmesi ile oluşan kıyı okların veya kordonların kıyı önünü kapatmasıyla oluşur. (B.Çekmece gölü)
    4) Heyelan set gölleri ; Yer göçmeleri ve kaymaların bir çanağın önünü kapatması ile oluşur. (Tortum, Abant vb.)
    5) Buzul taş set gölleri ; Buzul taşların bir çanağın önünü kapatması ile oluşur.
    6) Baraj gölleri ; insanların bir vadinin önüne set yaparak oluşturduğu gölleridir.
  3. 2αн!_∂3

    2αн!_∂3 Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    454
    Ödül Puanları:
    36
    konu anlatımı değil de soru -cevap kısmına açsaydın daha iyi olurdu ..
  4. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    A K A R S U L A R

    Akarsu, belirli bir yatak içinde sürekli veya en az bir mevsim boyunca akan sudur.

    Akarsuyun doğduğu yere kaynak, döküldüğü yere ağız denir.

    Bir akarsuyu komşu akarsu havzasından ayıran sınıra su bölümü çizgisi denir. Su bölümü çizgisi genellikle dağların en yüksek kesiminden geçer. Su bölümü çizgisi, kalkerli arazilerde, kurak bölgelerde ve bataklık alanlarda belirsizdir.

    Talveg çizgisi: Bir akarsu yatağının en derin noktalarını birleştiren çizgiye denir.

    Akarsu Havzası: Bir akarsuyun sularını topladığı bölgeye denir. Havzası en geniş olan akarsu Amazondur.

    Açık Havza: Sularını denizlere kadar ulaştırabilen akarsu havzalarıdır. Türkiye’deki başlıca büyük akarsular buna örnektir.

    Kapalı Havza: Sularını denizlere kadar ulaştıramayıp kuruyan veya göle dökülüp kalan akarsulardır. Kapalı havzaların oluşmasında; yer şekillerinin oluşumu ve iklim etkilidir. Kapalı havzalar genellikle iç kesimlerde, kurak iklim bölgelerinde görülür. Açık havzalar ise kıyı kesimlerde ve nemli iklim bölgelerinde görülür.

    Türkiye’deki başlıca kapalı havzalar; Van gölü, Tuz gölü, Göller yöresi, Konya ovası, Eber kapalı havzası gibidir.

    AKARSULARDA AKIM (DEBİ)
    Akım, akarsu yatağının herhangi bir kesitinden 1 sn.de geçen su miktarıdır. m³/sn olarak ifade edilir. Akımı en yüksek olan akarsu Amazon’dur. Türkiye’de ise Fırat’tır.

    Akımda Etkili olan Faktörler
    1) Havzaya düşen yağış miktarı,
    2) Araziyi oluşturan taş ve tabakaların geçirimliliği,
    3) Sıcaklık: Sıcaklığın arttığı dönemlerde buharlaşma artacağından dolayı o dönemde akım düşmesi olur. Ayrıca kış sıcaklıklarının çok düşük olduğu yerlerde yağışlar kar şeklinde düşer. Bunlar kışın erimediği için akarsu bu dönemde beslenemez. Dolayısıyla akım düşmesi görülür.
    4) Akarsu yatağı çevresindeki bitki örtüsü
    5) Havzanın genişliği,
    6) Havzadaki dağların kar buzları,
    7) Yer altı suları ve kaynakları,
    Beşeri faktörler: Akarsulardan sulama amacıyla yararlanılması.
    AKARSU REJİMİ
    Akarsuyun akımında yıl boyunca meydana gelen değişikliğe akarsu rejimi denir.

    Akarsu Rejiminde Etkili Faktörler
    1) Yağış rejimi (en fazla etkili olan faktördür)
    2) Sıcaklık şartları
    3) Havzanın genişliği: Aynı iklim bölgesinde geniş olması sadece akımı etkiler. Farklı iklim bölgelerinde geniş ise rejim daha düzenli olur.
    4) Akarsu yatak eğimi: Eğimin fazla olması rejimin düzensizliğine yol açar.

    Rejimlerine Göre Akarsular
    1) Düzenli Rejimli Akarsular: Yıl boyunca akım değişikliğinin az olduğu akarsulardır. Ekvatoral iklim ve Ilıman Okyanus iklimlerindeki akarsular. Bu akarsular yıl boyunca enerji üretmeye, sulama, içme suyu elde etmeye ve ulaşıma elverişlidir.
    2) Düzensiz Rejimli Akarsular: Yıl boyunca akım değişikliğinin fazla olduğu akarsulardır. Yağış rejimi düzensiz olan iklimlerde görülür.
    3) Karma Rejimli Akarsular: Sularını farklı iklim bölgelerinden toplayan akarsulardır. Türkiye akarsuları genelde karma rejimlidir. Çünkü kısa mesafede iklim değişmeleri görülür.
    4) Sel Rejimli Akarsular: Yağışlı dönemlerde coşkun akarsular haline gelip, kurak dönemde kuruyarak ortadan kalkan akarsulardır. Örnek: İç Anadolu Bölgesi akarsularında olduğu gibi.
    5) Kaynak Sularıyla Beslenen Akarsular: Gür kaynaklarla beslenen ve seviyelerinde çok az değişikliğin olduğu akarsular da vardır. Örnek: Manavgat Çayı gür karstik kaynaklarla beslendiği için Akdeniz’deki diğer akarsulara göre daha düzenli akıma sahiptir. Ayrıca Düden Suyu ve Köprü Çayı da kaynaklarla beslenen akarsulara örnektir.
  5. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    Akarsu, belirli bir yatak içinde sürekli veya en az bir mevsim boyunca akan sudur. Akarsuyun doğduğu yere kaynak, döküldüğü yere ağız denir.

    AKARSU HAVZASI
    Bir akarsuyun sularını topladığı ve boşalttığı bölgeye denir. Havzası en geniş olan akarsu Amazon’dur. Türkiye akarsularının havzası genelde dardır. Sebebi; yer şekillerinin engebeli olmasıdır.


    AÇIK HAVZA
    Sularını denizlere kadar ulaştırabilen akarsu havzalarıdır. Türkiye’deki başlıca büyük akarsular buna örnektir.

    KAPALI HAVZA
    Sularını denizlere kadar ulaştıramayıp kuruyan veya göle dökülüp kalan akarsulardır.
    Kapalı havzaların oluşmasında; yer şekillerinin oluşumu ve iklim etkilidir.
    Kapalı havzalar, genellikle iç kesimlerde ve kurak iklim bölgelerinde görülür. Açık havzalar ise kıyı kesimlerde ve nemli iklim bölgelerinde görülür.
    Türkiye’deki başlıca kapalı havzalar; Van gölü, Tuz gölü, Göller yöresi, Konya ovası, Eber kapalı havzası gibidir.
    Aras ve Kura akarsularımız döküldükleri Hazar Denizi’nde (Dünyanın en büyük gölü) kapalı havza oluştururlar.


    SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ
    Bir akarsuyu komşu akarsu havzasından ayıran sınıra su bölümü çizgisi denir.
    Su bölümü çizgisi genellikle dağların en yüksek kesiminden geçer. Su bölümü çizgisi, kalkerli arazilerde,kurak bölgelerde ve bataklık alanlarda belirsizdir. İki ülke arasındaki doğal sınır dağlar ise orada sınır çizgisi su bölümü çizgisinden geçer. Örnek: Türkiye-İran sınırı

    TALVEG ÇİZGİSİ
    Bir akarsu yatağının en derin noktalarını birleştiren çizgiye denir. Burası aynı zamanda akarsuyun en hızlı akan kesimidir.Türkiye-Yunanistan sınırını Meriç nehri çizmektedir. Burada da sınır çizgisi talveg çizgisini takip eder.

    AKARSULARDA AKIM (DEBİ)
    Akım, akarsu yatağının herhangi bir kesitinden 1 sn.de geçen su miktarıdır. m ³/sn olarak ifade edilir. Akımı en yüksek olan akarsu Amazon dur. Türkiye’de ise Fırat tır.
    Akımda Etkili Olan Faktörler
    Havzaya düşen yağış miktarı,
    Yağış türü (kar veya yağmur)
    Havzanın genişliği,
    Araziyi oluşturan taş ve tabakaların geçirimliliği,
    Sıcaklık : Sıcaklığın arttığı dönemlerde buharlaşma artacağından dolayı o dönemde akım düşmesi olur. Ayrıca kış sıcaklıklarının çok düşük olduğu yerlerde yağışlar kar şeklinde düşer. Bunlar kışın erimediği için akarsu bu dönemde beslenemez. Dolayısıyla akım düşmesi görülür.
    Akarsu yatağı çevresindeki bitki örtüsü
    Havzadaki dağların kar ve buzları,
    Yer altı suları ve kaynakları,
    Beşeri faktörler: Akarsulardan sulama amacıyla yararlanılması


    AKARSU REJİMİ
    Akarsuyun akımında yıl boyunca meydana gelen değişikliğe akarsu rejimi denir.
    Akarsu Rejiminde Etkili Faktörler
    Yağış rejimi (en fazla etkili olan faktördür): Yağış rejimi ile akarsu rejimi benzerlik gösteriyorsa, akarsuyun beslenmesinde daha çok yağmur suları etkili olmuştur.
    Yağış türü ( Kar veya yağmur): Akarsuda akım yükselmeleri daha çok sıcaklığın arttığı dönemde gerçekleşiyorsa, kar erimeleri etkilidir.
    Sıcaklık şartları
    Havzanın genişliği: Aynı iklim bölgesinde geniş olması sadece akımı etkiler. Farklı iklim bölgelerinde geniş ise rejim daha düzenli olur.
    Akarsu yatak eğimi: Eğimin fazla olması rejimin düzensizliğine yol açar.

    REJİMLERİNE GÖRE AKARSULAR
    Düzenli Rejimli Akarsular
    Yıl boyunca akım değişikliğinin az olduğu akarsulardır. Örnek: Ekvatoral ve Ilıman Okyanus iklimlerindeki akarsular. Bu akarsular yıl boyunca enerji üretmeye, ulaşıma, sulama ve içme suyu elde etmeye elverişlidir.
    Düzensiz Rejimli Akarsular
    Yıl boyunca akım değişikliğinin fazla olduğu akarsulardır. Yağış rejimi düzensiz olan iklimlerde görülür. Türkiye akarsuları genelde bu şekildedir.
    Karma Rejimli Akarsular
    Sularını farklı iklim bölgelerinden toplayan akarsulardır. Bu akarsularda yıl içinde birden fazla akım yükselmesi olabilir. Yurdumuzun büyük akarsuları genelde karma rejimlidir. Çünkü kısa mesafede iklim değişmeleri görülür. Başlıcaları Fırat,Dicle, Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak, Seyhan ve Ceyhan’dır.

    Sel Rejimli Akarsular

    Çok kısa bir süre içinde birdenbire kabararak coşkun bir şekilde akan, sonra kuruyacak duruma gelen akarsulara “sel rejimli akarsular” denir. Bu tür akarsular karasal iklimlerde yaygındır. Örnek: İç Anadolu Bölgesi akarsularında olduğu gibi.
    Kaynak Sularıyla Beslenen Akarsular
    Gür kaynaklarla beslenen ve seviyelerinde çok az değişikliğin olduğu akarsular da vardır. Örnek: Manavgat Çayı gür karstik kaynaklarla beslendiği için Akdeniz’deki diğer akarsulara göre daha düzenli akıma sahiptir. Ayrıca Düden Suyu ve Köprü Çayı da kaynaklarla beslenen akarsulara örnektir
  6. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    Akarsular

    Yurdumuz akarsu bakımından zengindir. Akarsularımızın bir kısmı denizlere, bir kısmı da göllere dökülür. Bazı akarsularımız da sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak veya yer altına sızarak kaybolur. Suların denize ulaştırmayan alanlara kapalı havza denir.Yurdumuzda Tuz Gölü ve Van Gölü ve çevreleri ile Göller Yöresi birer kapalı havzadır. Bazı akarsular kaynağını yurdumuzdan alır, sınırlarımızın dışında denize ulaşır. Bazı akarsular da sınırlarımızın dışında doğup, yurdumuzda denize dökülür.

    Akarsular bakımından en zengin bölgemiz Karadeniz Bölgesi'dir. Çoruh, Yeşilırmak, Kızılırmak, Yenice, Sakarya gibi büyük akarsularımız Karadeniz’e dökülür.Yeşilırmak taşıdığı alüvyonlarla Çarşamba, Kızılırmak da Bafra delta ovalarını oluşturmuştur. Karadeniz’e ayrıca çok sayıda küçük çay ve dere akar. Topraklarımızda doğup sınırlarımız içerisinde denize dökülen en uzun akarsuyumuz Kızılırmak’tır.

    Susurluk Çayı, Marmara Denizi'ne dökülen akarsuyumuzdur. Bu denizimize dökülen diğer akarsular küçüktür.

    Ege Bölgesi’nin akarsuları, kıyıya dik uzanan dağ sıraları arasındaki çukur alanlara yerleşmiştir. En önemlileri Bakır Çay, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes’tir. Bu akarsular, atıkları çöküntü alanlarına taşıdıkları alüvyonları biriktirerek alüvyon ovaları oluşturmuşlardır.

    Akdeniz’e dökülen başlıca akarsularımız Aksu, Manavgat Çayı, Göksu, Seyhan ve Ceyhan’dır. Göksu, taşıdığı alüvyonlarla Silifke Ovası’nı, Seyhan ve Ceyhan da Çukurova’yı oluşturmuştur.

    Kaynaklarını yurdumuzdan alan bazı akarsularımız, sınırlarımızın dışında denize ulaşır. Doğu Anadolu Bölgesi’nden doğan Fırat ile Dicle, Basra Körfezi’ne dökülür. Yine Doğu Anadolu’daki Aras ve Kura ,Hazar Denizi’ne dökülür. Çoruh da komşumuz Gürcistan’da Karadeniz’e ulaşan akarsuyumuzdur

    Asi ve Meriç nehirleriyse kaynaklarını sınırlarımızın dışından alıp yurdumuzda denize ulaşır. Asi nehri Akdeniz’e, Meriç ise Ege denizine dökülür.

    Akarsularımızın yıl içindeki akışı düzenli değildir. Taşıdıkları su miktarı, mevsimlere ve yağışlara bağlı olarak değişir. Bu nedenle akarsularımız ulaşıma elverişli değildir.

    Akarsularımızdan içme ve kullanma suyu sağlamada, tarım alanlarını sulamada yararlanırız. Su ürünleri elde ederiz. Bazı akarsularımızı turizm ve su sporları açısından değerlendiririz. Çoruh nehrinde yapılan rafting sporu uluslar arası niteliktedir. Elektrik enerjisi ihtiyacımızı da akarsular üzerine kurulan hidroelektrik santrallerinden sağlarız.

    Ülkemizdeki akarsular üzerine birçok baraj yapılmıştır. Barajlarda biriken sular, pek çok şehrimizin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamaktadır. Bu sularla ayrıca tarıma elverişli alanlar sulanmakta böylece üretim büyük ölçüde artmaktadır.

    Baraj göllerine biriken suyun enerjisi hidroelektrik santrallerinde elektrik enerjisine dönüştürülür. En ucuz elektrik enerjisi, hidroelektrik santrallerinden elde edilir. Sayıları gittikçe artan hidroelektrik santrallerinden yurdumuzun enerji ihtiyacının büyük bölümü karşılanmaktadır.

    Fırat ve Dicle nehirleri ile kollarını kapsayan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) adıyla bir proje uygulamaya konulmuştur. Bu proje ile Fırat ve Dicle’nin suları geniş tarım alanlarına akıtılmaktadır. Ayrıca elektrik enerjisi üretimimiz büyük ölçüde artacaktır. Bu proje, aşama ,aşama tamamlanmaktadır.

    GAP kapsamında Fırat nehri üzerine yapılan Atatürk Barajı, dünyanın sayılı barajlarından biridir. Atatürk Barajı'nın gölü, Van Gölü ile Tuz Gölü’nden sonra 3. büyük gölü olmuştur.

    Hirfanlı (Kızılırmak), Karakaya (Fırat), Keban (Fırat) baraj gölleri yurdumuzun büyük baraj göllerindendir.
  7. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    BUNLARI TOPARLAYIP BİRŞEYLER YAPABİLRİSİN İYİ ÇALIŞMALAR:;)::)

Sayfayı Paylaş