dönem ödevim

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 10. Sınıf' bölümünde eda_meve tarafından paylaşıldı.

  1. eda_meve

    eda_meve Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    arkadaşlar dönem ödevim osmanlılarda ilim edebiyat ve sanat :confused:
  2. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    EĞİTİM VE ÖĞRETİM



    Osmanlı Devletin de değişik amaçlara yönelik birçok eğitim kurumu bulunmaktaydı. bu kurumlar farklı eğitim metotları uygulamaktaydılar.

    Farklı derslerin okutulduğu dört ayrı okul bulunmaktaydı.

    Bunlar:

    · Enderun: Yönetici ve asker kadronun yetiştirildiği “Topkapı Sarayı”nda bulunan saray eğitim kurumudur.

    · Dergah Eğitimi: Tasavvuf erbabının yetiştiği eğitim kurumudur.

    · Kalem Eğitimi: Devlet kurumlarında çalışacak bürokrat sınıfın yetiştirildiği eğitim kurumudur. Bu kurumdan mezun olanlara “küttab” ismi verilmekteydi.

    · Medrese Eğitimi: Ulema sınıfının yetiştiği eğitim kurumudur.( Müderris, şeyhü’l-islam, kadı) Medreseler öğretim alanlarına göre beş gruba ayrılmaktaydı.

    Bunlar:

    · Darü’l-tıb Medresesi: Tıp ve anatomi ağırlıklı derslerin verildiği kurumdur.

    · Darü’l-hendese: Mühendislik ve matematik ağırlıklı derslerin verildiği kurumdur.

    · Mütehasssısın Medresesi: İlahiyat ağırlıklı derslerin verildiği kurumdur.

    · Darü’l-hadis: Hadis eğitiminin verildiği bu kurum Kanuni döneminde açılmıştır.

    · Darü’l-kurra Medresesi: Kur’an-kerim Okuma ve yazma derslerinin verildiği kurumdur.



    Not: İlk medrese Orhan Bey döneminde İznik’te açılmıştır. İlk yüksek düzeyde eğitim veren medrese II. Mehmed (Fatih) döneminde açılan “Sahn-ı Seman” medresesidir. I. Süleyman (Kanuni) döneminde “Sahn-ı Süleymaniye” medresesi açılmıştır.



    · Lonca eğitimi: Esnaflara yetiştirilmeleri esnasında mesleki ve dini eğitimin verildiği kurumdur.

    · Yabancı Okullar: Osmanlı topraklarında ilk yabancı okul, Cizvit rahipleri tarafından Fransa adına açılan “Saint Benoit”dır (Sen Benuva). Daha sonraki dönemlerde kapitülasyonlardan faydalanan Avrupalı devletler İstanbul da bir çok okul açmıştır.



    Not: İlk öğretim ilk defa II.Mahmut döneminde zorunlu hale getirilmiştir. Kız öğrencilerin okutulmaya başlanması ise Tanzimat döneminde devletin görevleri arasında yer almıştır.







    BİLİM



    Osmanlı Devletin de bilimsel çalışmalar “nakli bilimler” ve “akli bilimler” olarak iki kısma ayrılmıştır.

    · Nakli Bilimler: İslami bilimlerdir. Fıkıh, kelam ve tefsir’dir.

    · Akli Bilimler: Akıl, araştırma, deney ve gözleme dayanan bilimlerdir.

    Osmanlı Devletinde XVII. yy’dan itibaren pozitif bilimler medreselerde okutulmamaya başlanmıştır. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti bilim ve teknik alanda Avrupa’nın gerisinde kalmıştır. XVII. yy Osmanlı devletinde bilim ve teknoloji hayatında durgunluk dönemi olmuştur. Bu durumun nedenleri Koçi Bey tarafından hazırlanan risalelerle ortaya konmuştur.



    Önemli bilim adamları şunlardır;

    § El-fenari: Mantık

    § Seydi Ali Reis: Deniz coğrafyası üzerinde çalışmalarda bulunmuş ve Miratü’l-memalik adlı esri ortaya koymuştur.

    § Matrakçı Nasuh: Coğrafya

    § Katip Çelebi: Coğrafya üzerine önemli eserleri bulunmaktadır. Bunlar; Keşfü’z-zünun ve Cihannüma’dır. Ayrıca pozitif bilimleri ve felsefi düşünceyi savunan Mizanü’l-hak gibi eserleri bulunmaktadır.

    § Piri Reis: Haritacılık ve coğrafya alanında çalışmalarda bulunmuştur. En önemli eseri Kitab-ı Bahriye’dir.

    § Ali Kuşçu: Osmanlı devletinde matematik öğretiminin kurucusu olarak bilinmektedir.

    § Evliya Çelebi: Seyahatname en önemli eseridir. Bu eser yazıldığı dönemin türk kültürünü ve tarihini aydınlatan önemli bir yapıttır. XVII. yy’a ait bir eserdir.

    § Takiyüddin Mehmet: Astronomi alanında çalışmalarda bulunmuş İstanbul da ilk rasathaneyi kurmuştur.

    § Celaleddin Hızır ve Ahmedi: Tıp



    YAZI, DİL, EDEBİYAT VE SANAT



    1. YAZI, DİL VE EDEBİYAT


    Osmanlı Devletinde yazışmalarda ve bürokrasi işlemlerinde farklı yazı biçimleri kullanılmıştır. Devletin resmi yazışma dili Osmanlı Türkçesi, din ve bilim dili Arapça, edebiyat dili ise Farsça idi. Osmanlı Devletinde kullanılan yazı çeşitleri ise rık’a, ta’lik, sülüs, nesih, reyhani, divani ve siyakattir.

    Osmanlı Devletinde edebiyat çalışmalarını üç bölümde incelemek mümkündür. Bunlar: Divan edebiyatı, Halk edebiyatı ve Tekke edebiyatı’dır.

    · Divan edebiyatı temsilcileri: Baki, Fuzuli, Sinan Paşa, Nesimi, Hoca Dehhani, Ahmedi.

    · Halk edebiyatı temsilcileri: Pir Sultan Abdal, Kul Ahmed, Hayali, Gevheri, Karacaoğlan ve Köroğlu.

    · Tekke edebiyatı temsilcileri: Mevlana, Süleyman Çelebi (Mevlid), Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Kaygusuz Abdal ve Akşemseddin.







    2. SANAT


    a. Minyatür: Osmanlı Devletinde İslamiyet’inde etkisi ile birlikte resim sanatı yerine daha

    soyut bir sanat olan “minyatür” sanatı gelişme göstermiştir. Minyatür genellikle el yazması kitaplar da boya ve yaldız kullanılarak, ışık, gölge, boyut ve gerçek hacim kullanılmadan yapılan resimlerdir. Derinliğin bulunmadığı minyatür resimlerde kişiler mevkilerine ve rütbelerine göre çizilmiştir ayrıca geleneksel bir yapıya sahiptir.

    Önemli minyatür sanatçıları ise şunlardır:

    § Bursalı Firdevsi: Süleymanname

    § Matrakçı Nasuh: Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn

    § Nakkaş Osman

    § Levni: Surname





    b. Çinicilik: Osmanlı Devletinde ilk çini işlemeciliği İznik’te daha sonra da Kütahya da

    kurulmuştur. Lale devrinde çini sanatındaki gelişmeler en üst seviyeye ulaşmıştır.

    Mozaik çini sanatının örneklerinin görüldüğü mimari eserle ise şunlardır;

    - İznik Yeşil Camii Minaresi - İstanbul Çinili Köşk

    - Bursa Yeşil Camii ve Türbesi - Süleymaniye Camii

    - Topkapı Sarayı - Rüstem Paşa Camii





    c. Hat Sanatı: İslamiyet’in kabulü ile birlikte başlayan Türk yazı sanatının en fazla gelişme gösterdiği dönem Klasik Osmanlı dönemi olmuştur. Hat sanatında genellikle sülüs, reyhani ve nesih türü yazı çeşitleri kullanılmıştır.

    Bu dönemde yetişen önemli hattatlar ise şunlardır;

    - Mustafa Rakum Efendi - El-Mustasımi

    - Hafız Osman - Hamit Aytaç

    - İbn-i Mukle - Şeyh Hamdullah
  3. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    OSMANLIDA ILIM

    Osmanlilarda bütün dînî, fennî, sosyal ilimler ve teknik bilgiler kurulusundan sonuna kadar her seviyede ögretilip, tatbik edilerek, yayildi. Osmanli Devletinin kurulusunda, kurucularin etrafinda Anadolu Selçuklulari devrinde yetisen âlim ve velîler vardi. Osman Gâzi dâhi, devrin seyhlerinden olan ve bölgede büyük îtibar görüp, hürmet edilen Seyh Edebâlî'nin talebesi ve dâmâdiydi. Osman Gâziden sonra pâdisâh olan Sultan Orhan Handan Vahideddîn Hana kadar bütün Osmanli sultanlari ilme hizmet edip, mesgul olan âlimlere hürmet göstererek onlarin teveccühünü kazanmislardi. Memleketin her tarafi ilim yuvasi müesseselerle donatilarak, isik ve feyz kaynagi olmustur. Osmanlilar devrinde yapilan mektep ve medreselerden, yazilan kitap ve diger eserlerin bâzilarindan hâlâ faydalanilmaktadir. Osmanlilar devrinde dînî ilimlerden; ilm-i tefsir, ilm-i usûl-i hadis, ilm-i hadis, ilm-i üsûl-i kelâm ilm-i kelâm, ilm-i usûl-i fikih, ilm-i ahlâk da denilen ilm-i tasavvuf, ilm-i kiraat, akâid, belâgat, ilm-i Kur'ân, ilm-i ferâiz, fennî ve sosyal ilimlerden de; riyâziye (matematik), hendese (geometri), heyet (astronomi) ilm-i nebâtat (botanik), hikmet-i tabi'iyye (fizik), ilm-i kimyâ (kimyâ), ilm-i tip, mantik, felsefe, içtimâiyet (sosyoloji), Dogu ve Bati dilleri ve edebiyati, Slav dilleri, cografya, târih, lügat dâhil bütün ilimler tahsil edilirdi. Bu ilim sahalarinda her devirde pekçok âlim yetisip, kiymetli eserler birakarak, ilme hizmet ettiler.

    Osmanlilarin kurulusundan îtibâren dînî ve hukûkî sahada yetisen meshur ilim adamlari ve eserlerinden bâzilari: Serefüddîn Dâvûd-i Kayserî (vefâti 1350), Iznik Medresesi müderrislerindendi, on üç kadar eser yazdi. Seyh-ül ekber Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin Fususü'l-Hikem adli meshur eserini Matlau Husus-il-Kilem fî Meânii Fusus-il-Hikem adiyla serh etti, yâni açikladi. Molla Fenârî (vefâti 1431) yüzden fazla eser yazdi. En meshur eseri Fusus-ül-Bedâyi li Usûl-is-Serayi. Ibn Melek Izzuddîn Abdüllatif (vefâti 1394), müderris olup, fikihtan Mecmau'l-Bahreyn ve Mülteka'n-Nehreyn, Menzilül Envâr, hadisten Mesârik-ül-Envâr. Hizir Bey (vefâti 1459) ilim dagarcigi lakâbiyla taninir. Istanbul'un ilk kâdisidir. Yetistirdigi talebelerinden Muslihuddîn-i Kastalânî, Hocazâde, Tâcizâde, Hatipzâde, Muarrifzâde, Kâdizâde-i Rûmî, Mûsâ Pasa ve Tazarruat sâhibi Sinan Pasa meshurdur. Molla Hüsrev (vefâti 1480) Dürer, Gurer, Mirkat, Mir'at eserlerinin sâhibidir. Hocazâde Muslihüddîn Mustafa (vefâti 1488), Tehâfüt sâhibidir. Sinan Pasa (vefâti 1486) Tazarruât, Tezkiret-ül-Evliyâ eserlerinin sâhibidir. Ali Kusçu (1397-1474), dînî ve fennî ilimlerde eser sâhibidir. Zîc-i Gurgâni'yi tamamladi. Müderristi, Risâle-i Muhammediye ve Risâle-i Fethiyye eserlerinin sâhibidir. Molla Lütfi (vefâti 1495), müderristi. Hendeseden Târif-ül Mezbah, Mevzuat ve daha birçok kitabi vardir. Müeyyedzâde Abdurrahman (vefâti, 1516), Mecma-ül-Fetâve, Cüz'ü Lâyetecezza eserlerinin sâhibidir. Âli Cemalî Efendi (vefâti 1520). Zenbilli Âli Efendi adiyla da taninan meshur seyhülislâmdi. Muhtarat fetvâlarinin toplandigi eseridir. Ibn-i Kemâl Ahmed Semseddîn Pasa (vefâti 1536), (Müftiüs-sekaleyn yâni insan ve cinin müftüsü ünvâni sâhibidir. Seyhülislâmdi. Üç yüz kadar eseri vardir. Atufî Hayreddîn Hizir (vefâti 1541) Arap edebiyatinda, tefsir, hadis ve kelâmda ihtisas sâhibiydi. Ravz-ul-Esnan fî Tedbir-i Sihhat-i Lebdan adli tibbî eserinin yaninda daha on bes kiymetli telifi vardir. Kinalizâde Ali (vefâti 1565), müderristi. Ahlâk-i Alâî, Tabakât-i Hanefiyye, Durer ve Gurer Hâsiyesi ve daha on kadar eseri vardir. Tasköprülüzâde Ahmed Îsâmüddîn (vefâti 1561), Sakayik-i Nu'mâniye, Mevzuat-ül-Ulûm adli telifleriyle taninir. Celâlzâde Sâlih Efendi (vefâti 1565), müderristi. On dört kadar eseri vardir. Câmi-ül-Hikâyat Tercümesi, Târih-i Misr-i Cedid, Târih-i Budin, Fetihnâme-i Rodos, Mohaçnâme eseriyle taninir. Ahmed Cevdet Pasa (1823-1894) Mecelle'yi hazirlayan heyetin baskani olup Kisas-i Enbiyâ ve Malûmat-i Nafi'a eserleri meshurdur. Diger ilim ve teknik sahalarda da pekçok âlim yetisip, kiymetli eserler vermislerdir. Edebiyat; yedi yüz yila yakin iktidarda kalan ve dünyânin en büyük devleti olan Osmanli Devleti; basta pâdisâhlar olmak üzere pekçok sâir ve edib yetistirdi. Dünyânin en verimli lisanlarindan olan Osmanlica yazi ve dilini gelistirdi. Yazma ve basma pekçogu Türkiye kütüphâne ve arsivlerinde olmak üzere, dünyânin her tarafinda pekçok Osmanlica eser vardir. Osmanlica; devlet lisaniydi. Osmanli sultanlari halîfe ünvânini da tasidiklarindan Osmanli Türkçesiyle yazilip basilmis eserler dünyânin dört bir tarafina yayilmistir.


    Osmanlılarda İlim

    Fatih Sultan Mehmed Hân Fatih Camii civarındaki meşhur medreseleri yaptırdı. İnşaat işleri bitince, talebelerin medreseye girdiği ana kapının önüne mezar büyüklüğünde bir çukur kazılmasını emretti. Emri hemen yerine getirildi. “Çukurun üzerine bir ızgara koyun!” diye devam etti. Demirden ızgara da çukurun üzerine yerleştirildi. Ancak hiç kimse bu yapılanlara bir mânâ veremedi. Bunun sebebi sorulduğunda, Fatih Sultan Mehmed Hân şu tarihî vasiyetini yaptı:

    “Ben vefat edince üzerime, mezarımdan çıkan toprağı atmayın! Onun yerine bedenimi, medreseye devam eden ilim talebelerinin ayakkabılarından koparak ızgaranın altında biriken bu mübârek tozlarla örtün. Umulur ki Cenâb-ı Hak, onların yüzü suyu hürmetine bana merhamet eder...”
  4. eda_meve

    eda_meve Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    çok teşekkür ederim yardımcı olduğun için
  5. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Rica ederim.

Sayfayı Paylaş