Duns Scotus

Konu 'Filozoflar' bölümünde Desert Rain.* tarafından paylaşıldı.

  1. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    Ortaçağın bir döneminde düşünce yaş***** çok itina göstermiş olan Dominiken ve Fransisken tarikatlarından söz etmiştik. Thomas, Dominiken rahibidir. Fransisken tarikatı Thomas’a karşıdır. Bu tarikat, özellikle Skolastiğin son dönemini temsil etmiştir.
    Şimdi Fransisken tarikatının en önemli iki kişiliğinden söz edeceğiz. Bunlardan biri İskoçyalı Duns Scotus. Duns Scotus Thomas’tan esasta ayrılır. Thomas için temaşa yaşamının esas olduğunu bilmekteyiz. Oysa duns tam tersine, yaşamın anlamını fiil ve davranışını bulur. İşte bu fiil ve davranışa verdiği önemle, bu aksiyona verdiği değer ile Duns Scotus bir bakıma Rönesans’ı hazırlamış olur.
    Duns Scotus’a göre Allah isteyen ve irade sahibi bir varlıktır. Allah, evreni kendi özgür iradesinden, iradi bir davranış ile yaratmıştır. Bundan başka, ahlaki değerler de Allah tarafından yaratılmıştır. Bundan dolayı evreni ve ahlakı yalnızca akıl ile, yalnızca rasyonalist bir metod ile temellendiremeyiz. İyi, Allah’ın beğenmiş olduğu bir şeydir; fakat başka şeyler de Allah’ın hoşuna gidebilir. Allah’ın bilgisine akıl erdiremediğimiz iradesi, iyiyi ve kötüyü şimdiki şekilleriyle belirlemiştir. Allah’ın bunu neden böyle yaptığını soramayız. Bunu yalnızca bir olay olarak benimseyip Allah’ın huzurunda eğilmemiz gerekir.

    Duns Scotus bu fiil ve davranış bir de bireyciliği bağlamaktadır. Ona göre her birey bir kişiliktir. İnsan ancak dünyaya bir kez gelmiş olan kişiliği ile bir özelliğe sahip olur. O halde reel olan tümel değil, bireydir. Bu fiil ve davranışı ve bireyciliği ile Duns Scotus, Skolastiğin son dönemini hazırlamıştır. Kendisi skolastiğin parlak dönemi ile son döneminin sınırları üzerinde bulunur.

Sayfayı Paylaş