DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    1.Karşılaştırma:İki kavram, varlık veya olayın benzer ya da farklı yönleriyle ortaya konmasıdır.Genellikle oysa,ise,daha,en gibi ifadeler kullanılır.



    ÖR: Edebiyat tarihçisi bir eserin değerini saptarken belgelere dayanarak onun halk arasında yüzyıllarca nasıl tutunduğunu nedenleri ve sonuçlarıyla anlamaya çalışır.Oysa eleştirmen, doğrudan doğruya kendisinin o eserden ne aldığı duygulanma payını , kişisel beğeni ve kanısını eleştiriye katmadan elinden geldiğince nesnel bir biçimde düşünmek zorundadır.



    ÖR 2: Betimlemede anlatıcı gördüklerini sözcüklerin yardımıyla okuyucuya tanıtır, görünür hale getirmeye çalışır.Öykülemede ise betimlemedeki cansız varlık ve nesnelere eylem kazandırmak vardır.Yalnız nesneler görünür hale getirilmekle yetinilmez; insanlar,eşyalar olayın içinde yer alır.



    ÖR 3. Günlük de anı gibi bir kişinin yaşamından beslenen yazı türüdür..Anılardan ayrılan yanı, günlüklerin yaşarken yazılmış olmasıdır.Günlüklerin bakış açısı; şimdiki zamana,biraz da gelecek zamana dökülür.Oysa anıları yazanlar, gözlerini geçmişe çevirirler.

    -------------------------------------------------------

    2. TANIMLAMA:Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu bildiren cümlelerdir. Bu nedir? sorusuna cevap verir ve genellikle & dir, & denir gibi ifadeler bulunur.



    ÖR: Şiir, kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır.

    ÖR: İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araçtır dil.Dil olmadan insanların birbirleriyle iletişim kurmaları çok zordur.Dil; sözcüklerden, söz öbeklerinden oluşan canlı bir varlıktır.Sözcükler,dilin anlamlı en küçük parçasıdır.Bu yüzden dilden söz edebilmemiz için sözcüğün olması şarttır.

    ___________________________________

    3. Kişileştirme:İnsan dışı varlıklara insana özgü niteliklerin aktarılmasıdır.

    ÖR :Martılar, balıkçılarla koyu bir sohbete dalmıştı.

    ----------------------------------------------------

    4. BENZETME: Kavramları ya da varlıkları benzer, ortak yönleriyle anlatmaktır.

    ÖR 1: Çocuk eğitimi zor bir iştir.Çünkü onlar beyaz kağıt gibidir.Ne yazmışsan o vardır kağıtta.Beyaz kağıda güzel şeyler yazmak da ,kağıdın hem ön hem arka yüzünü karalamak da mümkün.Bence en güzeli çocuk denen beyaz kağıdı çok güzel yazılar ve resimlerle süslemek.



    ÖR 2: Toroslar Çukurova’nın bereketli topraklarını İç Anadolu’nun bozkırından ayırır. Çukurova’yı at nalı biçiminde kuşatmış bir duvardır sanki.Ovadan bakılınca çelikten dev bir testere ağzını andıran tepeler yaz kış ışıl ışıldır.Geçerken tünelin birinden çıkıp ötekine girer.



    ÖR 3: Ülkemizin her köşesi bir cennet gibidir.

    -----------------------------------------------------



    5.ÖRNEKLENDİRME:Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için örneklere başvurmaktır.Soyut haldeki düşüncenin somut hale getirilmesi ve anlatımı görünür ve anlaşılır kılmak için bu yola başvurulur.O konuyla ilgili kitap, yazar ismi olan çeşitli örnekler verilir.



    ÖR 1: Dünya edebiyatında olduğu gibi edebiyatımızda da ölümle ilgili çok güzel şiirler vardır.Yahya KEMAL, Sessiz Gemi şiirinde ölümü limandan ayrılan bir gemiye benzeterek anlatmıştır.Ahmet HAŞİM’de merdivenin son basamağıdır ölüm.Cahit SITKI ise 35yaşa sığdırmıştır ölümü.Herkesin ilgiyle okuduğu daha ismi aklıma gelmeyen yüzlerce şiir&

    ÖR 2: Dil bilimciler, çeşitli diller arasındaki benzerlikler üzerinde durarak kimi sözcüklerin aynı dilden geldiklerini ortaya atmışlardır.Bazı diller arasındaki benzerlikler gerçekten şaşırtıcıdır.Düşünün İran nerede, İngiltere nerede!Ama Farsça ile İngilizce’nin benzerliği göze batacak gibidir.Farsça’daki peder İngilizce’de father olmuş, birader ise brother&Aransa belki daha çok sözcük bulunabilir böyle.



    ÖR 3: Sanatçılarımızın çoğu dile gereken önemi vermiyor.Bir yazarın anadilini doğru dürüst kullanamaması korkunç bir şey!Yazarların üslupları güzel de olabilir kötü de;ama dili kötü bir yazar olamaz, olmamalı.Cald**ll’in üslubu ile E.Allan POE’ nin üslubu arasında dağlar kadar fark var;ama ikisi de İngilizce’yi yanlışsız kullanıyor.

    ________________________________

    6. TANIK GÖSTERME:

    Yazarın, düşüncesini kanıtlamak için işlediği konuda söz sahibi olan kişilerin düşüncelerinden,sözlerinden yararlanmasıdır. Konuyla ilgili uzman kişilerin düşünceleri genellikle tırnak içinde doğruda aktarma yöntemiyle verilir.



    ÖR 1:Tiyatro,insanları baskıdan kurtarır. Onların düşünüp de yüksek sesle söyleyemeyeceği şeyleri dile getirir.Açık sözlü bir sanattır tiyatro;hemen herkese seslenir.Onun için de bazı dönemlerde kendinden korkulan ,çekinilen bir tür olup çıkmıştır.Nitekim Gogol’un Yüzünüz çarpıksa aynaya kızmayın.O her şeyi olduğu gibi gösterir. sözü tiyatronun yasaklandığı bir dönemde söylenmiştir.



    ÖR2: Dünya edebiyatı,en ölümsüz eserlerini genellikle klasik şekiller ve kurallar içinde vermiştir.Bu konuda Voltair de :Klasik eserler,anlatımda da klasiklik yakalandığı zaman meydana gelir. diyor.

    ÖR 4: Cevdet KUDRET, edebiyatımıza birçok yönden katkısı olan, edebiyatımızda önemli boşlukları dolduran bir yazarımızdır.Her bir eseri edebiyatımızda bir boşluğu doldurmuştur.Üç ciltlik Karagöz,iki ciltlik Ortaoyunu ,yine iki ciltlik Edebiyat Bilgileri ,ayrıca Türk Edebiyatında Roman ve Hikaye&Bunların hiçbirinin yeri doldurulamaz.



    ÖR 5: Kitap ve yazı adları her zaman içerdiklerini yansıtıcı bir nitelik taşımayabilir.Dahası içeriklerinin de ötesinde başka kavramlara ,başka alanlara gönderebilir bizi bu adlar.Çünkü kimi yazarlar kitaplarını adlandırmada birden çok anlama ve tasarıma gönderen,çağrışım gücü yüksek adları yeğlerler.Salih Birsel’in Şiir ve Cinayet Kurutulmuş Felsefe Bahçesi &gibi kitapların adları bu türdendir.Yine Cemal SÜREYYA’nın Şapkam Dolu Çiçekle kitabının adı da böyledir.

    ___________________________________



    ÖR 3:Roman,hikaye,tiyatro gibi yazınsal türler başka dillere çevrilebilir.bu türlerin çevirisi çok kolaydır.Çevirmenin büyük bir çaba göstermesi gerekmez.Ancak şiirin çevirisi mümkün değildir.Paul Valery de: Şiir,bir dilden başka bir dile çevrilemeyen şeydir.demiştir.Eğer şiir başka bir dile çevrilirse ortada şiir denen bir şey kalmaz.



    ÖR.4: Sanat yaratmaktır.Yaratmaksa özgürlükle olur.Gerçek sanatçı eserini şu ya da bu yasanın baskısı altında bırakmaz.Andre Gide Kalpazanlar adlı kitabında şöyle der: Niçin bu kitabı yazdım?Yazmam gerektiği için.Bütün bunları içimde taşısaydım,sanırım rahat ölmezdim diyor.

    ___________________________________

    7.SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA

    Düşünceyi daha inandırıcı kılmak için istatiksel veriler ve bilimsel sonuçları parçada kullanmaktır.



    ÖR 1: Ekonomideki krizden en çok etkilenen sektörlerin başında kara yoluyla yolcu taşımacılığı geliyor.Bu sektörde yolcu sayısında büyük bir düşüş var.Geçen yılın bu aylarında otobüslerdeki doluluk oranı %87 iken bu yıl %34tür.Yine geçen yıl bir gün içinde Ankara’ya gelen yolcu sayısı ortalama 24.000 civarındayken bu yıl 9.000 civarına gerilemiş durumdadır.

    -------------------------------------------------------

    8.İLİŞKİ KURMA:

    Karşılaşılan, yaşanan bir durum veya olay ile daha önce yaşanmış ya da zaten toplumun haberdar olduğu bir başka durum arasında bağlantı kurmaktır.



    ÖR 1: Fiyatlara resmen zam yapılmayınca lokantacılar da porsiyondaki yemek miktarını azaltma yolunu tutmuşlar.Elbette azaltırlar.Çünkü önlerinde örnek var.Bir zamanlar hükümet de kok kömürünün fiyatını artırmış görünmemek için bir tonunu 900 kiloya indirmişti.Lokantacılara ne diye kızıyoruz.Üzüm üzüme baka baka kararır.



    ÖR 2:Bir sanat veya edebiyat eserinin esas etkisi, onu izleyenin bilincinde oluşan etkidir.Bu eti de sanat eserinin yapıcısına bağlı olduğu kadar onu izleyenlerin gözlerinde kulaklarındadır.İşte insanlara bakarken ve onları değerlendirirken de aynı mekanizma işler ve bakılan kişinin nesnel nitelikleri kadar değer yargıları, yani kendine özgü algılamaları da etkili olur.Bu genel yargı anne babaların çocuklara bakışları için de doğrudur.



    ÖR 2:Topu topu 68 yıllık sinema tarihimizi incelediğimizde ilk 46 yıl toplam 648 film çevrildiğini,bir başka deyişle her yıla ortalama 14 film düştüğünü görürüz.1960’lı yıllar ise sinema tarihimizde bir dönüm noktasıdır.Üretim olarak bakıldığında yılda ortalama 170 film ve toplam 1730 film çevrildiğini söylemekteyiz.

    ----------------------------------------------------

    ÖR 3:Bir gazete Doğu Karadeniz’deki toprak kaymasından zarara uğrayanlara, yakınlarını kaybedenlere yardı elinin zamanında uzanmamasının utanç verici olduğunu yazıyor.Yapılan bir araştırmada daha önce de böyle yetersizliklerin yaşandığı ortaya konuyor.Utanca alışmışız anlaşılan.yara kendimizin olunca merhem bulunmuyor.

    ---------------------------------------------------------

    9.KARŞITLIKLARDAN YARARLANMA:

    Karşıt durumlardan yararlanılmasıdır.



    ÖR :

    Korku bilmem,hiç yalnız gezemem

    İcap etse kendi adımı yazamam

    Katiplikte gayet yeteneğim var



    Neden böyle düşman görünürsünüz

    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.

    --------------------------------------------------------

    10.DÜŞSELÖGELERDEN YARARLANMA

    Mecaz anlamlı sözlere, söz sanatlarına, benzetme ve kişileştirmelere başvurmaktır. Anlatım özneldir.



    11. SOMUTLAMA

    Soyut kavramları somut kavramlarla anlatarak anlatılanı görünür kılmaktır.



    ÖR 1:Şairin işi, kendinin öncekilerin ördükleri duvara bir tuğla daha eklemekten başka bir şey değildir.Bu tuğla, kendinden önce gelenlere yaslanarak sağlamlaşır ve kendinden sonrakilerin üzerine bir tuğla daha koyabilmesi için uygun bir biçim alır.



    ÖR 2:Genç öykücülerimizin yüreklerinde halkımızın ne güzel bir yansıma yarattığını anlamak kolay.Onların bir tanesini rast gele çekip alınız;bu öykülerin üzerinde Fransız ve Rus romanlarının etkisi olduğu kadar hepimizin yüreğinde bir halk türküsünün bir hançeri vardır.

    -------------------------------------------------------

Sayfayı Paylaş