DÜZ YAZI TÜRLERİ

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    MASAL
    Doğaüstü güçleri, olağanüstü tipleri anlatan, masal, sözlü halk edebiyatının en eski biçimlerinden biridir. İnsanoğlunun kendini ifade etme biçimini bulduğu, yani dili yarattığı dönemlerden beri masal anlatıla gelmiştir. Ancak biz, yazı ortaya çıktıktan sonrasını izleyebiliyoruz. İlk yazıya geçen masal "Adapa"dır. Hamburabi Kanunları ile bundan yaklaşık dört bin yıl önce Babil'de yazıya geçirilmiştir. Bununla birlikte Heseidos ve Hemeros'un eserleri de tarihin en büyük masal örneklerindendir, Türk masallarının gerek sözlü anlatımında gerekse yazıya geçirilmiş olanlarında bir anlatım çerçevesi vardır. Bu anlatım çerçevesi bir giriş tekerlemesi ile başlar. Masalın ortalarına gelindiğinde, anlatıcı ikinci bir tekerleme ile dinleyicilerin dikkatini yeniden masala çevirmeye çalışır. Bir süre daha devam eden olaylarla mutlu sona ulaşır. Bitiş tekerlemesiyle masal son bulur. Türk halk masallarının hemen hepsinde olaylar mutlu sona biter. Halk masalları 4 temel grupta toplanır:
    * Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. Hint edebiyatında Kelile ve Dimme, Yunan edebiyatında Aisopos en eski örneğidir. Lafontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Har-name adlı eseri de Divan edebiyatındaki hayvan masalları türüne görmek gösterilebilir.
    * Olağanüstü masallarda, olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prenses ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir.
    * Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır.
    * Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır.
    Masal Türünün En Önemli Eserleri
    * Bin Bir Gece Masalları(Doğu ülkelerinin masalları)
    * Grimm Kardeşlerin Masalları(Alman Edebiyatı)
    * Andersen Masalları(Danimarka edebiyatı)
    * Perrault Masalları(Fransız edebiyatı)
    MASALLARIN ÖZELLİKLERİ:
    * Olağanüstü olayların anlatıldığı sözlü bir edebiyat ürünüdür. Olaylar hayal ürünüdür.
    * Yer ve zaman belli değildir.
    * Kahramanlar insanüstü nitelikler gösterir.
    * Masal kişileri her tabakadan seçilebilir. Masalda cinler, periler, devler… yer alır.
    * İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür.
    * iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.
    * Eğiticilik esastır. Evrensel konular işlenir.
    * Olaylar miş'li geçmiş zaman veya geniş zaman kullanılarak anlatılır.
    * Anlatım kısa ve yoğundur.
    * Türk masalları üzerinde bizde Pertev Naili Boratav, Eflatun Cem Güney… gibi kişiler çalışmışlardır.

    DESTAN
    Toplum hayatını yakından ilgilendiren olayları (yiğitlik, savaş, göç, destan...) anlatan manzum ürünlerdir. Destanlar anonimdir. Destanların oluşumu üç aşamada gerçekleşir. Toplum hayatını yakından ilgilendiren bir olayın mey-dana gelmesi doğuş (çekirdek), bu olayın dilden dile yayılıp genişlemesi yayılma, bir destan şairinin bu olayları derleyerek düzenlemesi derleme aşamasıdır. Milletlerin zihinlerinde derin etki bırakan savaş, göç, afet, kıtlık gibi olayların etkisiyle söylenmiş, uzun manzum hikâyelerdir.
    DESTANLARIN ÖZELLİKLERİ1.Toplumun ortak görüşlerini yansıtması
    2. Olay ve kişilerin olağanüstü nitelikler göstermesi.
    3. Kişilerinin seçkin olması (Kral, Han, Hakan... vb.)
    4. Milli dilde söylenmiş olması
    5. Milli nazım ölçüsüyle söylenmiş olması
    6. Oldukça uzun olması
    7. Konuları bakımından savaş, deprem, yangın, mizah, ünlü kişilerin yaşamları şeklinde sıralanabilmesi
    8.Olayların toplumda derin izler bırakmış olması.
    9. Tanrıların olaylara karışması.
    TÜRK DESTANLARI: Destanlarımız yazıya geçirilmedikleri için bugün bunların ancak konularını bilmekteyiz. Bunları da İran, Çin ve Arap kaynaklarından öğreniyoruz.

    Türklerin İslamiyeti kabullerinden önce oluşan Türk destanları:
    1.ALTAY-YAKUT DÖNEMİ
    * Yaratılış Destanı: Evrenin ve insanların yaratılma süreci anlatılmıştır.
    2.SAKA TÜRKLERİNİN DESTANLARI
    *Alp Er Tunga Destanı: Türk-İran savaşlarıyla Alp Er Tunga’nın yiğitliklerinin, başarılarının anlatıldığı destandır.
    *Şu Destanı: Türklerin Hükümdarı Şu’nun Makedonya Hükümdarı İskender ile arasındaki savaşların anlatıldığı destanıdır.
    3. HUN TÜRKLERİNİN DESTANI
    *Oğuz Kağan Destanı: Hun Hükümdarı Mete’nin yiğitliklerini, Orta Asya’da Türk birliğini kurmasını anlatan destandır.
    4. GÖKTÜRK DESTANI
    *Bozkurt Destanı: Göktürklerin dişi bir kurttan nasıl türedikleri ve çoğaldıkları anlatılır.
    *Ergenekon Destanı: Bir yenilgi sonunda Ergenekon’a çekilen Göktürklerin 400 yıl orada oturup çoğalmaları, sonra bir demir dağı delerek oradan çıkmaları ve büyük bir devlet kurmalarını anlatan destandır.
    5. UYGUR TÜRKLERİNİN DESTANI
    *Türeyiş Destanı: Uygur Türklerinin bir kurttan nasıl türedikleri ve çoğaldıkları anlatılır.
    *Göç Destanı: Türklerin, Kutsal taşı Çinlilere vermeleri üzerine, tanrı tarafından cezalandırılmaları kuraklığın başlaması nedeniyle de göç etmeleri anlatılır.

    Türklerin İslamiyeti Kabulünden Sonra Oluşan Türk Destanları1.Manas Destanı: Kırgızlara ait bir destandır. Manas adlı yiğit bir kişinin kâfirlerle savaşı anlatılır.
    2. Satuk Buğra Han: Karahanlılara ait destandır. Satuk Buğra Han’ın Müslüman olmayanlarla yaptığı mücadeleler anlatılır.
    3. Battal Gazi Destanı: Anadolu'da oluşan bir destandır. 8. ve 9. yy’da Müslüman Türk ve Arapların Anadolu’ya yaptıkları akınları ve Bizanslılarla çarpışmalarını anlatır.
    4. Köroğlu Destanı: Anadolu'da oluşan bir destandır. Destan Bolu Beyi’nin istediği atı bulamadığı için Ruşen’in babası Yusuf’un Gözünü kör ettirmesiyle, Köroğlu’nun Bolu Beyi’nden intikam alması anlatılır.
    5. Danişment Gazi Destanı: Danişmentoğlu Ahmet Gazi’nin hayatı etrafında oluşan bir destandır.
    6. Cengiz-name
    7. Timur DestanıDestanlar oluşumları bakımından iki grupta incelenebilir:
    a) Doğal Destanlar: Halk arasında ortaya çıkan anonim ürünlerdir. Bunlar genellikle daha sonra bir şair tarafından derlenip düzenlenmiştir. Bu türe örnek olarak şu destanları sıralayabiliriz.
    İliada,Odysseia Yunanlıların (Homeros)
    Kalevela Finlilerin
    Nibelungen Almanların
    Ramayana,Mahabarata Hintlilerin
    La Cid İspanyolların
    Chansen de Röland Fransızların
    Gılgamış Sümerlerin
    Oğuz Kağan Türk
    İgor Rus
    Şehname Firdevsi İran
    Şinto Japonların
    b) Yapma (Suni) Destanlar: Bir olayın doğal destana benzetilerek bir şairce destanlaştırılmasıdır. Yapma destan örneği olarak şunları sıralayabiliriz:
    Aristo Çılgın Orlando
    Virgilius(Latin) Aeneis
    Dante (italyan) İlahi Komedya
    Tasso (italyan) Kurtarılmış Kudüs
    Milton(İngiltere) Kaybolmuş Cennet
    Fazıl Hüsnü Dağlarca Üç Şehitler Destanı
    Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Şehitlerine
    Kayıkçı Kul Mustafa Genç Osman Destanı

    MESNEVİHer beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir. Bir anlamda Divan edebiyatında manzum hikâyelerin yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz. Türk edebiyatına girişi 11’inci yüzyılda Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı yapıtıyla başlar. Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye “Hamse” adı verilir. Mevlâna’nın ünlü tasavvufi mesnevisi 25.700 beyitten oluşmuştur. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairleri: İlk hamse sahibi Ali Şir Nevâidir. Taşlıcalı Yahya, Nev’i-zâde Atâi’nin de hamsesi vardır.
    MESNEVİNİN ÖZELLİKLERİ:
    1. Nazım birimi beyittir. Her beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir.
    2. Beyit sayısı sınırsızdır.
    3. Aruzun kısa kalıpları ile yazılır.
    4. Mesneviler aşk, dini ve tasavvufi, ahlaki-öğretici, savaş ve kahramanlık, bir şehri ve şehrin güzelliklerini anlatma, mizah gibi türlü konularda yazılmıştır.
    5. Olay örgüsü, kişiler, yer, zaman unsurları bulunur.
    Türk Edebiyatında Önemli Mesneviler

    1. Kutadgu Bilig : Yusuf Has Hacib
    2. Garip-name : Aşık Paşa
    3. İskender-name : Ahmedi
    4. Vesilet-ün Necat : Süleyman Çelebi
    5. Harname : Şeyhi
    6. Leyla ve Mecnun : Fuzuli
    7. Hüsrev ü Şirin : Şeyhi
    8. Hüsn-ü Aşk : Şeyh
    HALK HİKÂYELERİ
    Halk öyküleri, destanların zamanla biçim ve öz değişimine uğramaları sonunda ortaya çıkmış sözlü eserlerdir. Halk hikâyeleri gerçeğe daha yakın olmaları bakımından destanlardan ayrılır. Halk hikâyelerinde şiirle düz yazı iç içedir. Anonimdir. Dil yalındır, günlük konuşma dilidir. Başlıca türleri şunlardır:
    1. DESTAN ÖYKÜLER: Destanlardaki olağanüstülük gibi bazı özellikleri koruyan halk öyküleridir XIII-XIV. yüzyılda Doğu Anadolu’da ortaya çıkan Dede Korkut Öyküleri ile Köroğlu Öyküsü, bu türün tanınmış örnekleridir. Dede Korkut Hikâyeleri destandan halk hikâyesine geçişin örneğidir.
    2. AŞK ÖYKÜLERİ: İki sevgilinin aşkını, bunların kavuşmasını önleyen engellerle mücadelesini anlatan öyküler olup en tanınmışları Kerem ile Aslı, Emrah ile Selvi, Asuman ile Zeycan, Âşık Garip, Arzu ile Kamber, Tahir ile Zühre, Ferhat ile Şirin v.b.’dir.
    3. DİNİ, KAHRAMANLIK ÖYKÜLERİ: İslamiyet’in yayılmasına katkıları olan kişilerin hayatlarını ve mücadelelerini temel alan öykülerdir. Hz. Ali’nin savaşlarını anlatan Kan Kalesi Cengi, Hayber Kalesi Cengi; Anadolu’da İslamiyet’in yayılması için mücadele eden komutanların savaşlarını anlatan Battal Gazi Öyküsü, Danişment Gazi Öyküsü gibi sözlü, anonim eserler, bu türün örnekleri arasında yer alır.

    Dede Korkut Hikâyelerinin Özellikleri:
    v Eser bir önsözle 12 hikâyeden oluşur.
    v Hikâyelerde Oğuzların iç çekişmeleri ve Müslüman olmayan komşularıyla yaptıkları mücadeleler anlatılır.
    v Hikâyelerde şiir ve düz yazı iç içedir. Dil oldukça yalındır.
    v Hikâyelerde yer yer olağanüstü varlık ve olaylara yer verilmiştir.
    v Hikâyelerin yazarı belli değildir. Her hikâyenin sonunda bilge kişi Dede Korkut’un yaptığı değerlendirme ve dua yer alır.
    v Dede Korkut hikâyeleri oluştuğu dönemin (13.yy) tarihini, kültürünü, toplum yaşayışını ve Türklerin dünya görüşünü yansıtması bakımından önemlidir.
    v Dede Korkut Hikâyeleri destandan halk hikâyesine geçişin örneğidir.

    MANZUM HİKÂYE
    Tek konu merkezli, kısa boyutlu, dinsel halk destanlarının manzum yapıları içinde, geleneksel anlatı türlerine temel olabilecek birçok motif, tema ve tip özellikleri vardır. Bu anlatımlar beş sınıfa ayrılabilir:


    1. Klasik edebiyatımızın manzum hikâyeleri
    2. Klasik edebiyatımızın nesir hikâyeleri
    3. Halk arasında yazılısından okunan hikâyeler
    4. Halk arasında ağızdan ağza aktarılan hikâyeler
    5. Zümrelerin kendi amaçlarına uygun şekle koydukları hikâyeler
    Bu bölümlere ayrılan hikâyeler arasında sıkı ilişki ve birbiri içine girmeler bulunmakla beraber, her birinin ayrı ayrı karakterleri vardır. Klasik edebiyatımızın manzum hikâyeleri İslam'ın kabulü aşamalarında artık edebî dil özelliği kazanmış olan Türkçe, bu yeni ve güçlü kültürün etkisiyle değişik kanallara yönelmeye başladı. Bu yönelişte klasik Arap ve Fars edebiyatlarının köklü etkileri olmuştur.
    Ancak manzum hikâye, Batılı anlamda Türk edebiyatında Tanzimat sonrasında gelişmiştir. Bir mekân, bir zaman ve kişiler etrafında gelişen olay örgüsünü şiir hâlinde anlatan nazım biçimi olan manzum hikâyenin edebiyatımızda en güzel örneklerini Tevfik Fikret ve Mehmet Akif Ersoy vermiştir.
    Manzum Hikâyenin Özellikleri:
    1.Toplumsal, ahlaki bir olayın ya da durumun anlatılmasında kullanılan manzumelerdir. Konu sınırlaması yoktur.
    2. Mısraların bölünür, anlam beyit dışına çıkar. Birbirine anlam ve şekil bakımından bağlı dizeler bulunur.
    3. Karşılıklı konuşmalardan oluşur.
    4. Nazım-nesir karışıktır.
    5. Kafiye, redif, ses, söyleyiş bakımından şiire benzer. Şiirden farklı yönü olay örgüsü, kişi, yer, zaman bulunur.

    ROMANİnsanların yaşadıkları ya da yaşayabilecekleri olayları, yere, zamana ve şahsa bağlayarak anlatan eserlere roman denir. Romanın özellikleri:
    *Romanda olaylar geniş ve ayrıntılı olarak anlatılır.
    *Ana olay etrafında olaycıklar vardır. Olaylar sonuca bağlanır.
    *Şahıs kadrosu geniştir. Karakter çözümlemeleri yapılır.
    *Zaman olarak geri dönüşler olur.
    Romanlar çeşitli türlere ayrılır:
    — Tarihi Roman: Konusunu tarihten alır.
    — Töre Romanı: Toplumun yaşayış tarzını, geleneklerini, adetlerini işleyen romandır.
    — Psikolojik Roman: Ruh çözümlemelerinin yapıldığı romanlardır.
    — Egzotik Roman: Uzak ve yabancı ülkelerin doğa ve insanlarını anlatan romandır.
    — Tezli Roman: Bir görüş veya düşünceyi savunan romandır.
    — Polisiye Roman: Dedektif hikâyelerini anlatan romandır.
    — ...
    *Cervantes’in Don Kişot’u ilk roman örneği sayılır.
    * İlk köy romanı: Nabizade Nazım / Karabibik
    * İlk psikolojik roman: Mehmet Rauf / Eylül
    * İlk realist roman: Recaizade Mahmut Ekrem / Araba Sevdası
    * İlk yerli roman: Şemsettin Sami / Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat
    * İlk tarihi roman: Namık Kemal / Cezmi, A. Mithat / Yeniçeri
    * İlk edebi roman: Namık Kemal / İntibahı
    * Batılı tekniği uygun ilk roman: Halit Ziya Uşaklıgil/Aşk-ı memnu, Mai ve Siyah’ı,
    Recaizade Mahmud Ekrem’ / Araba Sevdası

    HİKÂYE
    Olmuş ya da olması mümkün olan olayları anlatan kısa sanat eserleridir.
    Hikâyenin özellikleri:
    *Tek bir olay vardır. Olaycıklar yoktur. Olaylar sonuca bağlanması koşulu yoktur.
    *Şahıs kadrosu romana göre dardır.
    *Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir anı içinde anlatılır.
    İki tür hikâye görülür:
    a)Olay Hikâyesi: Maupassant tarzı da denir. Olay esastır. Bizdeki temsilcisi, Ömer Seyfettin’dir.
    b)Durum Hikâyesi: Çehov tarzı da denir. Olaydan çok insanın belli bir zaman dilimindeki durumu anlatılır. Bizdeki temsilcisi, Sait Faik Abasıyanık’tır.
    *İlk hikâye ise Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayet isimli eseridir. Sami Paşazade Sezai’nin Küçük Şeyler’i ilk örnekleridir.

Sayfayı Paylaş