Edebiyat çalısma kagıdı

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde oksum tarafından paylaşıldı.

  1. oksum

    oksum Üye

    Katılım:
    1 Mart 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    edebiyat çalısma kagıdı bulamadım :(
  2. _essraa_

    _essraa_ Üye

    Katılım:
    15 Mart 2008
    Mesajlar:
    267
    Beğenileri:
    74
    Ödül Puanları:
    29
    Çözülmeyen konuya niçin çözüldü derler anlamıyorum...
  3. Kazanova

    Kazanova Üye

    Katılım:
    18 Nisan 2009
    Mesajlar:
    161
    Beğenileri:
    92
    Ödül Puanları:
    29
    Batılı tarzda ilk eserler bu dönemde verilmeye başlanmıştır.

    Hak, adalet, özgürlük, vatan kelimeleri b u dönemde ilk defa kullanılmaya başlanmıştır.

    Tanzimat edebiyatı kendi arasında ikiye ayrılır.(Birinci-ikinci dönem)

    Yazı dilini halkın anlayacağı dile yakınlaştırmaya çalışmışlardır.

    Tiyatroyu halkı aydınlatma aracı olarak görmüşlerdir.

    Toplumcu bir çizgi tutmaya çalışmışlardır.

    Divan edebiyatındaki “bölüm güzelliğine” karşın “konu bütünlüğüne, güzelliğine” önem vermişlerdir.

    Tanzimat birinci dönem sanatçıları(Şinasi, N. Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat) ikinci dönem sanatçılarına göre daha halkçı olmuşlardır.

    BİRİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI

    Divan edebiyatını eleştirmelerine rağmen onun etkisinden kurtulamamışlardır.

    Vatan millet, hak adalet, özgürlük gibi kavramlar ilk defa bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.

    Batılı anlamda ilk esereler bu dönemde verilmeye başlanmıştır.

    Toplumu bilinçlendirmek için edebiyatı bir araç olarak görmüşlerdir.

    Dilin sadeleşmesi gerektiğini söylemişler ancak pek başarılı olamamışlardır bu konuda.

    Roman, modern hikâye, tiyatro, gazete, eleştiri, anı bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.

    Bu dönemin sanatçıları aynı zamanda devlet adamı sıfatı da taşıyorlardı.

    Klasizim(Şinasi, A.Vefik Paşa) romantizm (N. Kemal, A. Mithat) den etkilenmişlerdir.



    EDEBİYATIMIZDA “İLK”LER:



    Edebiyatımızdaki ilk çeviri Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği “Telemak”tır.
    Edebiyatımızdaki ilk roman Şemsettin Sami’nin “Taaşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı romanıdır.
    Edebiyatımızdaki ilk gerçekçi roman Recaizade Ekrem’in “Araba Sevdası” adlı romanıdır.
    Edebiyatımızdaki ilk köy konulu gerçekçi roman Nabizade Nazım’ın “Kara Bibik” adlı romanıdır.
    Edebiyatımızdaki ilk tasvir ve tahlil ağırlıklı roman Namık Kemal’in “İntibah” adlı romanıdır.
    Edebiyatımızdaki ilk tiyatro eseri Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” adlı komedisidir.




    BİRİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI SANATÇILARI



    ŞİNASİ (1826–1871)

    Edebiyatımıza birçok yeniliğin yerleşmesini sağlamıştır.

    Asıl adı İbrahim’dir.

    İlk tiyatro, ilk şiir çevirisi, ilk özel gazete, ilk makale, ilk noktalama işaretini kullanan kişidir.

    Halk için sanat görüşünü benimsemiştir.

    İlk tiyatro eserimizi: ŞAİR EVLENMESİ ni yazdı.

    İlk makaleyi yazdı: TERCÜMAN-I AHVAL MUKADDİMESİ

    İlk özel gazetesi çıkardı: TERCÜMAN- I AHVAL

    Eserleri: Durub u Emsalı Osmaniyye (Osmanlı Atasözleri Kitabı)

    Tercüme i Manzume (Çeviriler)

    Müntehabat –ı Eşar(şiirleri)

    Divan-ı Şinasi

    Tasvir i Efkâr



    NAMIK KEMAL (1840–1888)


    Vatan şairimizdir.

    Toplumcu bir sanat çizgisindedir.

    Vatan, millet, özgürlük kelimelerini edebiyatta ilk kullanan kişidir.

    Tiyatroları oldukça ses getirmiştir. Tiyatroyu bir eğlence ve halkı bilinçlendirme aracı olarak görmüştür.

    Romantizmin etkisindedir.

    Eserleri: ilk tarihi romanımız; CEZMİ

    İlk edebi romanımız ;İNTİBAH

    Tiyatroları : Vatan yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Gülnihal, Kara Bela,Celalettin Harzermşah

    Eleştiri eserleri: Renan Müdafenamesi, Tahrib-i Harabat (Ziya Paşa’ya karşı)

    İrfan Paşa’ya Mektup, Takip

    Diğer eserleri: Kanije, Silistre Muhasarası, Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi, Evrak-ı Perişan



    ZİYA PAŞA (1825–1880)



    İlk edebiyat tarihi taslağı sayılan “Harabat”eserini yazmıştır.

    Halk şiirinin ve dilinin gerçek edebiyatımız olduğunu belirten “Şiir ve İnşa”adlı makalesini yazmasına rağmen kendisi böyle davranmamıştır.

    Biçimce eski içerikçe yeni olmaya gayret göstermiştir.

    Terkib-i bent, terci i bent’leri meşhurdur.

    Bir çok dizesi halk arasında atasözü gibi kullanılmıştır.

    Eserleri: Zafername, Harabat, Eş’ar-ı Ziya, Defter-i Amal, Terkib-i Bent, Terci-i Bent

    AHMET MİTHAT EFENDİ (1844–1912)



    Halk için roman geleneğini benimsemiştir.

    Halkın anlayacağı bir dilde ve onları ilgilendiren konularda eserler vermiştir.

    İlk hikâye örneklerimizden biri sayılan :”Letaif-i Rivayet”i yazmıştır.

    Romantizmden etkilenmiştir.

    Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Falatun Bey ve Rakım Efendi, Yer Yüzünde Bir Melek, Henüz On Yedi Yaşında.



    ŞEMSETTİN SAMİ ( 1850–1904 )



    Devrinin en büyük dil bilgini sayılmıştır.

    İlk romanımız olan: Taaşşuk –U Talat ve Fıtnat adlı eseri yazmıştır.

    Kamus u Türkî adlı sözlüğü yazmış.

    Kamus u Fransevi ve Kamus-ı Alam’ı yazmıştır.


    AHMET VEFİK PAŞA (1829-1892)



    Tiyatromuzun en büyük kilometre taşı sayılır.

    Bursa’da kendi adıyla tiyatro kurmuştur.

    Halkın tiyatroyu sevmesi için özellikle Moliere’den çeviriler yapmıştır.

    İnfiali Aşk, Dudu Kuşlar, Zor Nikâh, Zoraki Tabip, Kadınlar Mektebi ,Şecere-i Türk eserlerinden bazılarıdır.


    İKİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ



    Bireysel konulara dönülmüştür.

    Sanat, sanat içindir, görüşü benimsenmiştir.

    Dil oldukça ağırlaştırılmıştır.

    Tiyatro eserleri oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır.

    Realizm ve natüralizm baskın akımlar olarak göze çarpar.





    İKİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATININ SANATÇILARI



    RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847- 1914)



    İlk realist romanımız olan: ARABA SEVDASI’nı yazmıştır.

    Tevfik Fikret’in akıl hocasıdır.

    Muallim Naci ile uzun yıllar süren “eski-yeni”kavgasında yeniyi savunmuştur.

    “Sanat sanat içindir ve kafiye kulak içindir”. Görüşünü benimsemiştir.

    Oğlunun erken ölümü onu bireysel ve hüzünlü eserler vermeye zorlamıştır.

    “Her güzel şiirin konusudur”diyerek şiirin konu zenginliğine katkı yapmıştır.

    Muallim Naci’nin Demdeme’sine karşılık ZEMZEME adlı kitabı yazmıştır.

    Tiyatroları: Afife Anjelik, Çok Bilen Çok Yanılır, Vuslat

    Şiirleri: Zemzeme, Nağme-i Seher

    Talim-i Edebiyat adlı eseri onun edebiyata dair görüşleri içeren en önemli eseridir.


    ABDULHAK HAMİT TARHAN ( 1852–1937)

    Edebiyatımızın en bireysel şairlerindendir.

    Batılılaşma hareketinin asıl öncüsü olarak kabul gördüğü için kendisine “şairi azam”(büyük şair) lakabı verilmiştir.

    Gözlem ve izlenimleriyle şiir yazmıştır.

    Düşünen adamdan çok yapan adam özelliği taşımaktadır.

    Tiyatroları oynanmaya uygun değildir.(Macera-yı Aşk, Sabru Sebat, içli Kızlar, Finten, Nesteren, Liberte )

    Romantizmin etkisinde, metafizik konuları, ölüm, aşk gibi temalar içeren eserler vermiştir.

    Makber, **ü, Bunlar O’dur, Hacle, Garam, İlham-ı Vatan şiir kitaplarıdır
  4. Kazanova

    Kazanova Üye

    Katılım:
    18 Nisan 2009
    Mesajlar:
    161
    Beğenileri:
    92
    Ödül Puanları:
    29
    NABİZADE NAZIM
    (1862-1893)

    Heves Ettim(şiir,1885);
    Minimini-yahut-Yine Heves(şiir,1886);
    Yadigarlarım(anı-öykü,1886)
    Zavallı Kız(öykü.1890)
    Bir Hatıra(öykü,1890)
    Karabibik(uzun öykü,1891)
    Sevda(öykü,1891)
    Mini Mini Mektepli(okuma ve yazma parçaları,1891)
    Hala Güzel(öykü,1891)
    Haspa (öykü,1891)
    Seyyie-i Tesamüh(-hoşgörünün kötülüğü-uzun öykü,1892)
    Esatir(mitoloji,1892)
    Aynalar(fizik kitabı,1892)
    Zehra(roman,1896)



    MUALLİM NACİ (1850-1893)

    ŞİİR:
    Terkib-i Bend-i Muallim Naci
    Ateşpare (1883)
    Şerâre (1884)
    Fürûzan (1885)
    Sümbüle (1889)
    Yadigâr-ı Naci

    ELEŞTİRİ:
    Muallim (1886)
    Demdeme (1886)

    ANI:
    Medrese Hatıraları (1885)
    Ömer'in Çocukluğu (1890-1969)

    SÖZLÜK:
    Lügat-ı Naci (1891-1978)

    ARAŞTIRMA:
    Osmanlı Şairleri (1890-1986)
    İstilahât-ı Edebiyye (1890-1984)
    Esâmi (1890)

    MEKTUP:
    Muhaberat ve Muhaverat (1884)
    Şöyle Böyle (1884)
    Mektuplarım (1886)

    OYUN:
    Heder (ölümünden sonra, 1908)




    DİREKTÖR ALİ BEY
    (1844-1899)

    Oyun:
    Kokona Yatıyor yahut Madam Uykuda (1870)
    Ayyar Hamza (Moliere'den adapte -1871)
    Misafir-i İstiskal (1871)
    Geveze Berber (1873)
    Gavo Minar ve Şürekası (tercüme oyun-1889)
    Letafet (1897)
    Lehçetü'l Hakayık (mizah sözlüğü-1897)
    michdie ve destan17 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş