EDEBİYAT DERS NOTLARI

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde meto_68 tarafından paylaşıldı.

  1. meto_68

    meto_68 Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    1

    İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı
    A- Sözlü Dönem Türk Edebiyatı (…- 8.yy.)
    B- Yazılı Dönem Türk Edebiyatı (8.yy.-11.yy.)
    İslami Dönem Türk Edebiyatı(11.yy.-1860)
    A- İlk İslami Türk Edebiyatı Eserleri
    B- Divan Edebiyatı
    C- Halk Edebiyatı (1.Anonim Halk Edebiyatı, 2.Aşık Edebiyatı,3.Tekke (Tasavvuf) Edebiyatı
    Batı Kültürü Etkisindeki Türk Edebiyatı
    A- Tanzimat Edebiyatı(1860-1895)
    B- Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide) (1895-1901)
    C- Fecr-i Ati Edebiyatı (1909-1911)
    D-Milli Edebiyat Akımı (1911-1923)
    E-Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı
    F-Beş Hececiler
    G- Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923-…)
    (1. Yedi Meşaleciler, 2.-Garipçiler( l.Yeni Hareketi), 3. İkinci Yeni Hareketi,
    4. Hisarcılar, 5. Toplumsal Gerçekçiler )

    İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

    A-SÖZLÜ DÖNEM(Destanlar Dönemi):
    Türklerin yazıyı henüz kullanmadıkları dönemde oluşmuş bir edebiyattır.
    Yazı olmadığı için bu dönemde sadece şiirle ilgili ürünler vardır.
    Olağanüstü olayları anlatan destanlar bu dönemin en önemli ürünleridir.
    Özellikleri:
    . Sözlü edebiyat ürünleri din törenlerinde doğmuş, din dışı törenlerde gelişmiştir.
    . Şiir söyleyen kişilere “ozan”, “kam” , ”baksı” , “şaman” gibi adlar verilmiştir.
    .Şairler,şiirlerini “kopuz” adı verilen saz eşliğinde söyler.
    . Dini törenlerde söylenen şiirlere “yır” adı verilir.Şiirler hece ölçüsüyle söylenmiştir.
    . Kafiye olarak genelde yarım kafiye kullanılmıştır.Kafiye düzeni (abab-cccb-dddb….) biçimindedir.

    Şiirlerde yalın bir dil kullanılmıştır; dil, yabancı etkilerden uzaktır.
    Şiirlerde kullanılan nazım biçimi dörtlüktür.
    Şiirler “sığır”,”şölen”,”yuğ” denilen törenlerde söylenmiştir.
    Sözlü dönemin başlıca edebiyat ürünleri: koşuklar, destanlar, savlar ve sagulardır.
    Tabiatla iç içe oldukları için sanatçılar benzetmelerde tabiattan yararlanmışlardır.
    İşlenen konular; doğa sevgisi, yaşama sevinci, savaş ve kahramanlık, ölüm acıları, sevgi vb.
    Bu dönemin tüm ürünleri anonim özellikler taşır.
    Sığır: Sürek avının bereketli olması için ava çıkmadan önce yapılan bir törendir.

    Şölen: Öküz avından sonra düzenlenen bir ziyafet törenidir.

    Yuğ: Çok sevilen bir kişinin ölümü üzerine düzenlenen cenaze törenidir.

    SÖZLÜ DÖNEM EDEBİYAT ÜRÜNLERİ
    Koşuk:
    Genellikle yiğitlik,aşk ve doğa sevgisini işleyen, hece ölçüsüyle ve dörtlükler halinde söylenen şiirlerdir.
    Sığır ve şölen törenlerinde söylenirdi.
    Kafiye düzeni aaab-cccb-dddb… şeklindedir.
    İlk koşuk örneklerine Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugati’t-Türk adlı eserinde rastlanır.
    Halk edebiyatındaki karşılığı ‘’koşma’’, Divan edebiyatındaki karşılığı ‘’gazel’’dir.
    Sagu:
    Eski Türklerde, ölenler için düzenlenen “yuğ” törenlerinde söylenen şiirlerdir.
    Sagular, ağıt ve mersiye türlerinin ilk örnekleri sayılabilir.
    Sagularda sadece ölenler için duyulan ıstıraplar değil; ölenin kahramanlıkları, cömertliği ve iyilikleri de dile getirilir. Bu yönü ile sagular destan türünün devamı gibidir.
    Nazım biçimi, kafiye düzeni ve hece ölçüsü bakımından koşuğa benzerler.(Sagular aslında birer koşuktur. İşledikleri konular bakımından koşuklardan ayrılır.)
    Halk edebiyatındaki karşılığı “ağıt” ;
    Divan edebiyatındaki karşılığı ise “mersiye” dir.
    Sav:
    Eski Türklerde söylenen atasözleridir.
    Anonim özellik taşırlar.
    Savların bir gerçek anlamı , bir de yan anlamı vardır.
    Gerçek ( sözlük )anlamı açıktır.
    Savlarda verilmek istenen mesaj; ikinci (yan) anlamda gizlidir.

    Destan:
    Tarihin bilinmeyen dönemlerinde bir milleti derinden etkileyen savaş, kahramanlık, göç, kıtlık,doğal afetler gibi olayların ağızdan ağıza; nesilden nesile aktarılarak oluşmuş uzun manzum eserlere denir.
    Destanların Özellikleri:
    Destanlar anonimdir,halkın ortak belleğinin belli bir ulusun özelliklerini yansıtır.
    Genellikle manzum,şiir şeklindedir.
    Az olmakla beraber nazım-nesir karışık olan destanlar da vardır.Ancak bazı destanlar, manzum şekli unutularak günümüze nesir halinde ulaşmıştır.
    Destanlarda olağan ve olağanüstü olaylar iç içedir.Bu olaylar toplumun, halkın hafızasında önemli iz bırakmış olaylardır.
    Destan kişileri, beden yapısı ve karakter özellikleri bakımından hem olağan hem de olağanüstü özellikler taşır.
    Destanlarda anlatılan olayların zamanı ve meydana geldiği yerler aşağı yukarı bellidir.
    Dize sayıları sınırsızdır. ( Manas Destanı 400000 dizedir. )
    Destanlarda daha çok “kahramanlık, yiğitlik, dostluk, aşk, ölüm, yurt sevgisi vb.” konular işlenir.
    Bazı rakam ve nesneler kutsaldır.
    Destanların Oluşum Evreleri:
    Doğal destan 3 aşamada oluşur:
    Doğuş Safhası : Bu safhada milletin hayatında iz bırakan önemli tarihi ve sosyal olaylar, bu olaylar içinde yüceltilmiş efsanevi kahramanlar görülür.
    Yayılma Safhası: Bu safhada, söz konusu olay ve kahramanlıklar, sözlü gelenek yoluyla yayılır.Böylece bölgeden bölgeye ve nesilden nesile geçer.
    Derleme (Yazıya Geçirme) Safhası: Bu safhada, sözlü gelenekte yaşayan destanı, güçlü bir şair, bir bütün halinde derleyip manzum olarak yazıya geçirir.Çoğu zaman bu destanların kim tarafından derlendiği ve yazıya geçirildiği belli değildir.

    Oluşumuna Göre Destan Türleri:
    Oluşumuna göre destanlar ikiye ayrılır:
    1. Doğal destan,
    2. Yapma ( suni ) destan.
    1. DOĞAL DESTAN :
    Çok eski dönemlerde milletin vicdanında derin izler bırakan bir tarih ya da toplum olayının yine o devirlerde milli bir ozan ya da çeşitli saz şairleri tarafından söylenen destanlardır.

    Dünyanın Başlıca Doğal Destanları:
    Sümer destanı : Gılgamış.
    Yunan destanları : İlyada ve Odissea.
    İran destanı : Şehname.
    Fin destanı : Kalevala.
    Hint destanları : Mahabharata ve Ramayana.
    Alman destanı : Nibelungen.
    İngiliz destanı : Boewulf.
    Rus destanı : İgor.
    İspanyol destanı : Le Cid.
    Fransız destanı : Chansen de Röland.
    Japon destanı : Şinto.

    2.YAPMA DESTAN:
    Yeni ve yakın çağlarda, herhangi bir tarih olayının bir ozan tarafından destan kurallarına uygun olarak yazılmış destandır.
    Bunlar, bireysel yaratıma dayanan, sanatsal amaçlı destanlardır.
    Yapma destanlarda,toplumsal katkının yeri yoktur.

    Dünyanın Başlıca Yapma Destanları:
    Latin edebiyatı: Aeneis ( Vergilius ).
    Fransız edebiyatı: Henriade ( Voltaire ).
    Portekiz edebiyatı: Os Lusiadas ( Camoens ).
    İngiliz edebiyatı: Kaybolmuş Cennet (John Milton).
    İtalyan edebiyatı: Kurtarılmış Kudüs ( Tasso )
    İtalyan edebiyatı: Çılgın Orlando ( Ariosto )
    İtalyan edebiyatı: İlahi Komedya ( Dante ).

    Türk Edebiyatında Yapma Destan:
    Kuvay-ı Milliye Destanı : Nazım Hikmet
    Üç Şehitler Destanı : Fazıl Hüsnü Dağlarca
    Çanakkale Destanı: Mehmet Akif Ersoy
    Satuk Buğra Han Destanı
    Cengiz-name
    Timur ve Edige Destanları
    Seyid Battal Gazi Destanı
    Danişmend Gazi Destanı
    Köroğlu Destanı
    Genç Osman Destanı ( Kayıkçı Kul Mustafa )
    Selçukname (Yazıcıoğlu Ali)

    İlk Türk Destanları :
    1.Altay - Yakut Yaradılış Destanı
    2.Sakalar Dönemi
    a.Alp Er Tunga Destanı b.Şu Destanı
    3.Hun Dönemi Oğuz Kağan Destanı
    4.Köktürk Dönemi a.Bozkurt Destanı b.Ergenekon Destanı
    5.Siyenpi Destanı
    6.Uygur Dönemi
    a. Türeyiş Destanı b. Göç Destanı
    c.Mani Dininin Kabulü Destanı

    İslamiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları :
    1.Karahanlı Dönemi Satuk Buğra Han Destanı
    2.Kazak-Kırgız Kültür Dâiresi Manas
    3.Türk-Moğol Kültür Dâiresi Cengiz-name
    4.Tatar-Kırım Timur ve Edige Destanları
    5.Selçuklu-Beylikler ve Osmanlı Dönemleri
    a. Seyyid Battal Gazi Destanı
    b. Danişmend Gazi Destanı
    c.Köroğlu Destanı
    d.Genç Osman Destanı ( Kayıkçı Kul Mustafa )
    İslamiyet Öncesi Türk destanları şunlardır:
    Yaratılış Destanı:
    Türk ulusunun, evrenin nasıl var olduğu üstüne düşünüşünü,inanışını ve buluşlarını efsanevi bir biçimde anlatır.
    Bu destanın, Türk boylarından hangisine ait olduğu bilinmemektedir.
    W.Radloff tarafından 19.yy.da Altay Türklerinden derlenmiştir.
    Saka destanları:
    1. Alp Er Tunga Destanı:
    Bu destan Saka Türklerinin komutanı olan Alp Er Tunga(?- mö.624) nın İranlılarla yaptığı savaşlar anlatılır.
    Destanda Alp Er Tunga’nın kahramanlıkları, başarıları ve ölümünden duyulan acı dile getirilmiştir.
    Alp Er Tunga destanının metinlerine İran destanı Şehname’de ve Divan-ı Lugati’t-Türk’te rastlanmıştır.
    Şehname’de Alp Er Tunga’dan “Efrasiyab” diye bahsedilir.
    2. Şu Destanı:
    Saka Türkleri hükümdarı Şu’nun Makedonya hükümdarı İskender’e karşı verdiği mücadeleler (mö.330) anlatılır.
    Destanın aslı bulunamamıştır.
    Destanla ilgili bilgileri Divan-ı Lugati’t-Türk’te bulmaktayız
    Hun-Oğuz Destanları:
    1. Attila Destanı:
    Avrupa Hun hükümdarı Attila’nın yaptığı savaşları ve gösterdiği kahramanlıkları anlatmaktadır.
    2. Oğuz Kağan Destanı:
    Bu destanda Hun hükümdarı Oğuz Kağan (Mete mö.209-mö.174)’ın Orta Asya’daTürk birliğini kurması anlatılır.
    Destanın Uygur yazısıyla yazılmış bir kopyası Paris’tedir.

    Göktürk Destanları:
    1. Bozkurt Destanı:
    Göktürklerin dişi bir kurttan nasıl türediklerini ve çoğaldıklarını anlatır.
    Bu destanla ilgili bilgiler Çin kaynaklarından alınmıştır.
    2. Ergenekon Destanı:
    Bu destanda Göktürklerin Ergenekon denilen bir yere sığınmaları, orada 400 yıl oturup çoğalmaları, sonra da demir bir dağı delerek oradan çıkmaları ve büyük bir devlet kurmaları(ms.552) anlatılır.
    Destan, 13.yy.da Moğol tarihçi Reşidüddin tarafından yazıya geçirilmiştir.
    Uygur Destanları:
    1. Türeyiş Destanı (Dokuz Oğuz – On Uygur Destanı):
    Uygurların bir kurttan nasıl türedikleri ve çoğaldıkları anlatılır.

    2. Göç Destanı:
    Uygurların Kırgız baskılarına dayanamayarak Doğu Türkistan’a göç edişleri (ms.840) anlatılmıştır.

    Satuk Buğra Han Destanı:
    Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han X. yüzyılda islâmiyeti resmen devlet dini olarak kabul etmiştir.
    İslâmiyetten sonra ilk teşekkül eden destan da bu hükümdarın İslâmiyet’i kabul ve yaymak için yaptığı mücadelelerin efsanelerle zenginleştirilerek anlatımıyla doğmuştur.

    Manas Destanı:
    Kırgız Türkleri arasında doğan Manas destanı Kazak-Kırgız Türk kültür dâiresi içinde bugün de bütün canlılığı ile yaşamaktadır.
    Bu destanın XI. veya XII. yüzyıllarda meydana geldiği düşünülmektedir.
    Destanın kahramanı Manas da, Oğuz Kağan destanının İslâmî rivayetindeki ve Satuk Buğra Han gibi İslâmiyeti yaymak için mücadele eden bir kahramandır.
    Böyle olmakla beraber Manas destanında İslâmiyet öncesi Türk kültür , inanç ve kabullerinin tamamını görmek mümkündür.
    Bazı varyantları 4oo.ooo mısra olan Manas destanı Türk-Bozkır medeniyetinin Kazak -Kırgız dâiresinin kültür belgeseli niteliğindedir.
    Dünyanın en uzun destanıdır.


    EDEBİYAT KONUSU İLE İLGİLİ BİLGİLERDEN DAHA FAZLASINI EKLEYECEGİM
    ŞİMDİLİK BU KADAR...
    NuR_ToM bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş