edebiyat sınavım var!

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde mna10fen tarafından paylaşıldı.

  1. mna10fen

    mna10fen Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2012
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    cuma günü edebiyat sınavım var lütfen bana gazel ve kasidede edebi sanatların nasıl bulunacağını öğretin.
    :(
  2. Kapris

    Kapris Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2010
    Mesajlar:
    191
    Beğenileri:
    251
    Ödül Puanları:
    64
    edebi sanatları iyi bilmen gerekiyor,örneklerle çalışmanı tavsiye ederim. burdan sana yardım edebileceğimizi düşünmüyorum
  3. Parlak Zeka

    Parlak Zeka Üye

    Katılım:
    5 Ocak 2013
    Mesajlar:
    62
    Beğenileri:
    28
    Ödül Puanları:
    19
    Bunları nasıl bulacağımızı öğretemeyiz okuyunca anlaşılacak bir şey ancak biraz örnek vereyim isterseniz.
    1.)TEŞBİH(BENZETME)

    Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir.

    Benzetmede dört unsur bulunur:

    a)Benzenen

    b)Benzetilen

    c)Benzetme Yönü

    d)Benzetme Edatı

    Bu öğelerin kullanılıp kullanılmaması açısından da üç çeşit benzetme vardır:

    — Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.

    —Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu. Benzeyen

    —Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin

    —Binalar kale gibi olduğundan içeri girilemiyordu. B.tilen B.nen B.E

    —Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? B.tilen B.yen

    —Karısına yıllarca cehennem hayatı yaşattı. B.tilen B.yen

    —Muavin,yolculara: Pamuk eller cebe! diye bağrıyordu. B.tilen B.yen


    2.İSTİARE(EĞRETİLEME)

    Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.

    a.)Açık İstiare:Benzeyenin bulunmayıp yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
    b.)Kapalı İstiare:Benzetilenin bulunmayıp yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.

    —Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ)

    —Ay,altın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ) Açtım avucumu altına tuttum.

    —Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.(A.İ)

    —Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.(K.İ)

    —Bugün gökten inciler yağıyordu.(A.İ)

    —Galatasaray,Fenerbahçe kalesine gol yağdırdı.(K.İ)

    —Genç adamın sözleri,kızın yüreğini yakıyordu.(K.İ)

    —Sanat,hür bir ortamda boy atar.(K.İ)

    —Kurban olam,kurban olam, Beşikte yatan kuzuya.(A.İ)


    3.)MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI)

    Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.

    —İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(İnsan)

    —Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(Öğrenci)

    —Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(Yazar)

    —Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)

    —O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)

    —Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)

    —İstanbul’dan kalkan uçak az önce Adana’ya indi.(Havaalanı)


    4.)TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME)

    İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır. Her teşhiste aynı zamanda kapalı istiare vardır.

    —Güzel gitti diye pınar ağladı.

    —Menekşeler külahını kaldırır.

    —Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.

    —Toros dağlarının üstüne, Ay un eledi bütün gece.

    —O çay ağır akar,yorgun mu bilmem, Mehtabı hasta mı,solgun mu bilmem.

    —Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın, Eskici dükkanında asma saat, Çelik bir şal atmış omuzlarına.

    —Yalnızlığın okşadığı kalbime,yağmurlar küskün, En güzel türküyü bir kurşun söyler.

    —Bu akşam sonbahar ne kadar serin, Geceyi hasretle zaman.


    5.)İNTAK(KONUŞTURMA)

    İnsan dışındaki varlıkları konuşturmaktır.Her intak sanatında teşhis sanatı vardır;ancak her teşhiste intak sanatı yoktur.

    —Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?

    —Maymun şunu anlatmak istemişti fikrince: Boşa gitmez kötüye bir ceza verilince.

    —Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: İçimde kanayan yara gibisin.

    —Ey benim sarı tamburam! Sen ne için inilersin? İçim oyuk,derdim büyük Ben onunçün inilerim

    —Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim, Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.

    —Adam elini uzattı,tam onu koparacağı sırada menekşe: Bana dokunma!diye bağırdı.


    6.)TECAHÜL-İ ARİF

    Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmalıdır.

    —Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz.

    —Sular mı yandı,neden tunca benziyor mermer? Geç fark ettim taşın sert olduğunu.

    —Gökyüzünün başka rengi de varmış, Su insanı boğar,ateş yakarmış.

    —Şu karşıma göğüs geren, Taş bağırlı dağlar mısın?

    —Saçların dalgalı,boya mı sürdün? Gelmiyorsun artık,bana mı küstün?

    —İçimde kar donar,buzlar tutuşur, Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.

    7.)HÜSN-İ TA’LİL

    Sebebi bilinen bir olayın meydana gelişini,gerçek sebebinin dışında başka,güzel bir nedene bağlamadır.

    —Gül bahçesi sevgiliden haber geldiği için Süslendi ve güzel kokular süründü.

    —Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.

    —Senin o gül yüzünü görmek için Sana güneş bakmak için doğuyor.

    —Benim kaderime ve yalnızlığıma Irmaklar bile ağladı.

    —Rüzgar gökte bir gezinti, Üşürüz her akşam vakti, Ne sıcak vücutlar gitti, Toprağı ısıtmak için.

    —Güller kızarır utancından o gonca gül gülünce Sümbül bükülür kıskancından kakül bükülünce.

    —Bir an önce görülsün diye Akdeniz, Toroslarda ağaçlar hep çocuk kalır.

    —Toros dağlarının üstüne Ay, un eledi bütün gece.


    8.)MÜBALAĞA (ABARTMA)

    Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.

    —Manda yuva yapmış söğüt dalına, Yavrusunu sinek kapmış.

    —Alem sele gitti gözüm yaşından.

    —Bir ah çeksem dağı taşı eritir, Gözüm yaşı değirmeni yürütür.

    —Bir gün gökyüzüne otursam, Evlerin tavanlarını birer birer açsam.

    —Sıladan ayrıyım,gözümde yaşlar, Sel olup taşacak bir gün derinden.

    —Sana olan aşkım dağı taşı eritir, Gözümdeki yaşlardan bir deniz olur.

    —Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim, Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.

    —Sekizimiz odun çeker, Dokuzumuz ateş yakar Kaz kaldırmış başın bakar Kırk gün oldu ,kaynatırım kaynamaz.

    —Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem,sığmazsın.

    —Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.


    9.)TEZAT (KARŞITLIK)

    Aralarında ilgiden dolayı,birbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.
    —Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.

    —Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

    —İçimde kar donar,buzlar tutuşur, Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.

    —Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin.

    —Yükseğinde büyük namlı karın var, Alçağında mor sümbüllü bağın var.

    —Gülmek ol,goncaya münasiptir, Ağlamak bu,dil-i hazine gerek.

    —Karlar etrafı bembeyaz bir karanlığa gömdü.

Sayfayı Paylaş