Edip CanSever ŞiirLeri..

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    Aaaa

    Bir Süleyman gördüm hiçbir yanı kımıldamıyor
    Oturmuş bir iskemleye
    Pek de oturmuşluğu yok iskemle ayaksız
    O nasıl şey, bu adam soyut mu ne
    Baksan bir ilgisi var elleriyle
    Uzamış uzamış uzamış doğrusu elleri
    Sevmeye domuzlanıyor gittikçe
    Konuştum konuşmuyor
    Dürttüm dürtülmüyor
    Kızdım, bir bıçak salladım karnına
    Aaaa!
    Yok yahu bana mısın demiyor

    Şaşırdım, yokladım kendimi iyice
    Bir çağ mı değiştik sabah sabah ne
    Artık ölüm insanlardan olmuyor.​
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Acaba

    Dönelim
    Döndürsün bizi
    Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
    Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
    Ve akılda kalan bir yokuştan
    Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
    Ve çocukluktan
    Dönelim
    Dönelim mi biz
    Gençlikten, oralardan
    Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
    Dönelim mi acıya
    Acıya, büyük acıya
    Ve soralım mı acaba
    Ey büyük yalnızlık insansan eğer
    Bir kaya
    Dalgalar yalarken onu
    O bakarken kaskatı kalabalıklara
    Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.

    Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
    Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
    Kedilerden örülmüş bir semte
    Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
    Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
    Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
    Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
    Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
    Belki de genç bir şairden ödünç alınan.

    Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
    Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
    Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
    Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
    Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
    Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
    Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
    Azıcık vakit kalmış
    Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
    Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
    Ruhi Beyin
    Başkaldırması mı yoksa

    Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
    Vaktinde anlamanın sevinci mi
    Ya da biraz geç kalmanın
    O gereksiz tedirginliği mi
    Hangisi

    Ama belli ki sonundayız her şeyin
    En sonunda.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Adını Funda Oteli Koy


    Adını funda oteli koy
    Aklından gelip geçen bir yazın
    Ve akşam güneşlerinde orda burda
    Bir deniz kıyısında, eski bir yıkıntıda
    İnce ince gezinen turuncu adamların.

    Adını funda oteli koy
    Sevdamızın da adını
    Ayakları dibinde gün batımının.
    Ve ağzında binlerce güneşin tadı
    Dilinin ucunda yalnızca kendi adın.

    Çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın.
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Adsız Bir Çiçek

    Rengini dünyaya ilk defa sunan
    Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
    Sevgilim
    Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman.

    Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
    İstersen bir şiir gibi okuma
    Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
    Soğuklar başlayınca havalanıp
    Millerce yol katettikten sonra
    Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

    Ve yazmış olacağım bir de
    Her dönemde her çağda
    Sevdanın kendine özgü diliyle..
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Alüminyum Dükkan

    Bir göz atıyorum denize
    Çın çın ötüyor balıklar
    Bu bir giyilmiş ayakkabıdır diyorum
    Bu bir sulanmış peynirdir diyorum
    Bu bir haşlanmış patates elinizdeki
    Bu insandaki ezgi
    Bu insandaki akıl
    Bu kanundur kanun
    Çileğin çilek oluşu gibi.

    İşte bu gerçektir diyorum siz de bilirsiniz gerçeği
    Bu çivinin çakılışı
    Bu ekmeğin sürülüşü
    Bu aşkın, bu ayıbın, bu insanın bilinişi
    Bu duymak, bu düşünmek, bu yüksünmek insanda
    Bu toplum içinde, bu toplum dışında
    Bu sizin durumunuz, bu tabiattaki iş
    Bu akılsız çiçek
    Bu bilgisiz ağaç
    Bu düpedüz ileri görüş
    Bu su, bu nehir, bu rüzgar
    Bu taş, bu bulut, bu hava
    Bu bilinen, bu bilinmeyen
    Bu İsa'dan önce, bu İsa'dan sonra.

    İşte bu yeninin yenisi insan
    Dizilmiş kutu
    Bükülmüş teneke
    Alüminyum dükkan.
  6. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Anısındayım

    Hafifçe ısırılmış bir elmanın dilindeyim
    Elmanın kokusundayım
    Anısındayım -kimbilir kimin-

    Anılarda görünür, düşlerde görünmez insan
    Düşlerde görünen anlamlardır
    Özelliklerdir bir de belli belirsiz.

    Ve
    İnsansız anı yoktur. Var mıdır?
  7. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Aşkın Radyoaktivitesi

    Aşkı duydum mu bir başıma kalıyorum
    Kasıklarımı ovuyorum bir güzel
    En küçükleri var ya ayak parmaklarımın
    İlk peşin onları görüyorum.

    Bir çelik mavisi damar tam da çenemin üstünde
    Çoğu zaman gün ışığında seçtiğim
    Tıp tıp atıyor yüzümün kenarcığında
    Saçlarım kapkalın geliyor elime.

    Gündüzün, ama tam gündüzün oluyor bu iş
    Kirlerim, pis kokularım bellıyken iyice
    Soluyup dururken, birşeyler geçirirken aklımdan
    Uzanıp kalıyorum ta pencerenin dibinde.

    Yukarıyı düşünüyorum, bir aşağı katta oluşumdan
    Dört duvar, bir buz dolabı, naylona benzer bir gök
    Bütün o zehir gibiliği soğumus seylerin
    Anlıyorum bir aşk akımıdır dolanıyor üstümde.

    Durmadan aşklanıyorum ama hep böyle
    Karanfiller gibi taze omzum, dizlerim, ayaklarım
    Toplanıp gidiyor derken o **** fişek şey
    Gün gibi parlıyor tırnaklarım.
  8. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Bakmalar Denizi

    Bakmalar görüyorum bütün gün türlü bakmalar
    Pencere bakması, sabahlar bakması, yeşil otlar bakması
    Hepsi de beni buluyorlar, hepsi de bir yağmur uysallığında
    Gördüm suyun ki yumuşak, gördüm ağacın ki katı
    Gördüm ama şey, gördüm ama nasıl, gördüm ama bu kadar göz
    Aynı bir gözler denizi, aynı bir o kadar canlı.

    Bakmalar görüyorum, gök ortası gibi karşımda
    Bulutta göz, uçakta göz, derinlikte göz
    Göz oluyorlar birden, bu gözler de yatağa iç yapanları
    Masaya üst yapanları bunlar, atlara atça parlaklık
    Yılandan çöreklenmeyi, kediden uyuşmayı çıkaran bunlar da
    İşte uzunlardan ayak, işte beyazlar beyazından kalabalığı
    Bakmalar görüyorum durmadan göz olan bakmalar
    Başlama gözleri, çocuklu, masallı, sinemalı.

    Okşama gözleri vardı gel git eden parmaklarıma
    Aşklardan gelenleri aşkı da bir kullanışlı yapan
    Caz bakmaları, düğün bakmaları, dudaklar taşıyan bakmalar
    Bakmalar, ateşte, suda havagazında
    _Ateşten, sudan, havagazındandı gözleri-
    Kar gözleri, soğuk -güzel,buğu gözleri hamamlarda
    En harlısı bu: savaşlarda, en ışıksızı ölülerdeki
    Bitti gözleri onlar bitti.
  9. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Başım Dönüyor İkimizden


    Çocuklar ekmek yiyorlar gibidir sesin
    Ön dişleriyle belli belirsiz
    Bir martı kalıyor gibidir hiç olmayandan
    Çünkü biz ikimiz de çirkin değiliz
    Evet mi hayır mı pek anlamadan.

    Ne biçim bir sestir şu bizim dalgınlığımız
    Bir tayın dişinde ince taflan
    Az yaşlı bir kadında göğüs uçlarının
    Yanarak sımsıcak bir kedinin ağzından
    Dönüp iç çekmesine gece kuşlarının.

    Sonra biz dağ başlarında apansız kurşunlanan
    Süresiz baş dönmesiyiz çok garip adamların.
  10. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Belirsizlikler I


    Bahçeme gelip bahçemi büyütüyor
    Uzanıyor gölgesine ağaçlarımın
    Görüyorum onu geceyle gündüzün ötesinde
    Kuşkum yok Pan değil bu.

    Bateri çalıyor havuzun dibindeki kadın
    Belirsiz bir güne yaslanmış
    Mağaralarından geçiyor balık sürüleri
    Yetmiyor mu ki
    Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik.

    Bir tabak buzlu çileği şiire yerleştiriyorum bense
    Gizli kalmasın diye belirsizlik.

Sayfayı Paylaş