Ehli Sünnet İnancı

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    1.BEYT
    Hudâ Rabb'im Nebim hakka Muhammeddir Rasûlullah
    Hem İslam dînidir dînim kitâbımdır Kelâmullah


    Hudâ Rabb'imdir, Peygamberin Muhammed Rasûlullahtır. (sallallahu aleyhi ve sellem)
    Dînim, İslam dînidir. Kitabım Allah'ın kelâmıdır.

    2.BEYT
    Akâid içre Ehli Sünnet oldu mezhebim cem'â
    Amelde bu Hanîfe mezhebidir mezhebim vallah


    İtikadlar içerisinde gittiğim yol, Ehli Sünnet velCemaat mezhebidir. Doğrusu o haktır.
    Amelde ise Ebû Hanîfe rahimehullah'ın görüşleri mezhebimdir. Buna Allah'a andederim.

    3.BEYT
    Dahî zürriyetiyim Hazreti Âdem Nebî'nin hem
    Halîlin milletiyim dahi kıblem Ka'be Beytullah


    Aynı zamanda Hazreti Âdem aleyhisselam'ın neslindenim.
    Ve İbrahim aleyhisselam'ın milletindenim. İbadetlerde yöneleceğim yer, Ka'be Beytullahtır

    4.BEYT
    Bulunmaz Rabb'imin zıddı ve niddi misli alemde
    Ve sûretten münezzehtir mukaddestir Teâlallah


    Âlemde Rabb'imin zıddı, benzeri, ortağı yoktur.
    Rabb'im Teâlallah, sûretten münezzehtir, paktır, yücedir.

    5.BEYT
    Şeriki yok berîdir doğmadan dahi doğurmadan
    Ehaddir küfvi yok İhlas içinde zikreder Allah


    (Rabb'imiz altı i'tibâriye ve sekiz subûtiye sıfatla vasıflandığı için) Şerîki, ortağı yoktur. Doğmaktan, doğurmaktan münezzehtir.
    Bir tek'tir; dengi yoktur. İhlas sûresi içinde Allah Teâlâ sıfatlarını böylece bildirdi.

    6.BEYT
    Ne cismi ne arazdır ve mütehayyiz ne cevherdir
    Yemez içmez zaman geçmez berîdir cümleden Allah


    Rabbimiz Teâlâ, cisim değil, araz değil; bir mekana ihtiyacı yoktur. Cevher de değildir.
    Yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez. Hâsılı, madde ve sıfatlarının hepsinden Allah Teâlâ münezzehtir.
    Not..
    Araz : Süratle varlığını kaybeden ve cevhersiz olmayan, şekil, renk gibi nesneye ;
    Cevher : Kendisiyle olup başkasına muhtac olmayan ve taksim kabul etmeyen küçük parçaya denilir.

    7.BEYT
    Tebeddülden teğayyürden dahi elvân u eşkalden
    Muhakkak ol müberrâdır budur selb-i Sıfâtullah


    (Maddeden enerjiye, enerjiden maddeye) Dönüşmekten, renklerden, sûretlerden,
    Gerçekten O berîdir. Allah Teâlâ'nın hakkında düşünülmez selbî sıfatlar bunlardır.

    8.BEYT
    Ne göklerde ne yerlerde ne sağ u sol ne ön ardda
    Cihetlerden münezzehtir ki olmaz hiç mekânullah


    Gökler, yer; sağ, sol; ön ve arka gibi
    Cihetlerden , Rabb'imiz Teâlâ münezzehtir. Zira Allah Teâlâ'nın mekanı asla olmaz

    9.BEYT
    Hudâ vardır varlığına yok evvel u âhir
    Yine Ol varlığıdır Kendi'den ğayrı değil Vallah
    Allah Teâlâ vardır, lakin varlığına başlangıç ve sonuç yoktur.
    O'nun varlığı, Kendi'nden başkası değildir.

    10.BEYT
    Bu âlem yoğiken ol var idi ferd u tek u tenha
    Değildir kimseye muhtac ve hep muhtac ğayrullah


    Bu âlem yok iken dahi, O hakîkî mevcud var idi. Tek ve yalnız idi.
    Artık, Allah Teâlâ gayrına muhtac değildir. Dâimâ ğayrı O'na muhtacdır.

    11.BEYT
    A'na hâdis hulûl etmez ve bir şey vâcib olmaz kim
    Her şeyde hikmeti vardır abes fi'l işlemez Allah


    O'na hâdis hulûl etmez. Ve hiçbir şey O'na vacib olmaz. Çünkü
    Her işte O'nun hikmeti vardır. Elbette Allah Teâlâ başıboş iş işlemez. (Binaenaleyh)

    12.BEYT
    Hulûl etmez O Zat abde ve hiçbir ferde zulmetmez
    İbâdın aslahı lazım değil kim halk ede Allah


    O Zat bir kula hulûl etmez. Ve hiçbir ferde zulmetmez.
    Kendisi'ne kulunun yararına sebebleri yaratmak gerekmez ki, onu yaratsın.

    13.BEYT
    A'na bir kimse cebrile bir iş işledemez asla
    Ne kim Kendi murad eyler vücûda gelir Billah


    Hiçbir kimse O'na cebren iş yaptıramaz
    Kendisi neyi dilerse, o nesne Allah Teâlâ'nın kudretiyle meydana gelir..

    14.BEYT
    A'nın her bir kemâli bîteğayyür hâsıl olmuştur
    Ki yoktur muntazır olunacak hiçbir Kemâlullah


    Allah Teâlâ'nın Zât-ı Şerîf'inin kemâlatı, Zât'ıyla birlikte ezelîdir; değişmeyi kabul etmez.
    Çünkü Allah Teâlâ'nın hakkında sonradan meydana gelecek bir kemal söz konusu değildir.

    15.BEYT
    Sıfât-ı bâkemal ile O daim muttasıfdır kim
    Kalu noksan sıfatlardan berîdir Zülcelâlullah


    Celal ve Azamet sahibi olan allah Teâlâ, kemal sıfatlarıyla daima vasıflanır.
    (Mahluka isnadı mümkün olan) Bütün noksan sıfatlardan beridir.

    16.BEYT
    Sekizdir çün sıfât-ı zâtî İlm ile İrâdetdir
    Hayât u Kudret u Halk-ı Basar Sem'u Kelâmullah


    Allah Teâlâ'nın Zâtî olan subûtî sıfatları; İlim, irade
    Hayat, Kudret, Halk, Basar, Semi' ve Kelam olmak üzere sekizdir.

    17.BEYT
    Alîm Ol'dur ki erişmez ilmine kimsenin aklı
    İhâta eylemişdir cümle bu eşyayı İlmullah


    Alîm O'dur ki ilmine kimsenin aklı erişmez.
    Allah Teâlâ'nın İlmi her şeyi kuşatmıştır. ( Alîm, " bilici " demektir ki sıfatı, İlimdir. Böylece )

    18.BEYT
    Mürid Ol'dur Dileyicidir ve her şey üzre kâdirdir.
    Ne kim diler olur peydâ alâ vefki Murâdıllah


    Müriddir= Dileyicidir. Ve herşey üzere kâdirdir.
    Artık kendisi neyi dilerse, O'nun muradına muvafık olarak peyda olur.

    19.BEYT
    Cemîi hayr u şerri Ol diler takdîr u halk eyler
    Velî hayrı sever ancak ki sevmez şerleri Allah


    Bütün hayrları, şerleri Kendisi diler; tesbit eder; yaratır.
    Allah Teâlâ, kulunun ancak hayrlı işlerini sever; şer işlerini sevmez.

    20.BEYT
    Basîr Ol'dur hakîkatde ki hep eşyâya nâzırdır
    Velî gözden münezzehtir Basardır min Sıfâtillah

    Basîr= Görücü O'dur ki gerçekte her şeyi kontrol altına alıp bakar.
    Lâkin göz(gibi alet, edevat)den münezzehtir. Basar yani görmek, Allah'ın sıfatlarındandır.
  2. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    21.BEYT
    Semîi' Ol'dur işidir her avazı sır ile cehri
    Münezzehdir kulaktan Ol sıfattır A'nda Sem'ullah


    Semîi'=işitici O'dur, ki gizli ve âşikar her avazı işitir.
    Kulaktan münezzehtir ancak Semi'=işitmek Allah Teâlâ'nın sıfatıdır.

    22.BEYT
    Mütekellimdir Ol ammâ berîdir dilden ağızdan
    Hurûf u lafzı savt ile değil vasf-ı Kelâmullah


    Allah Teâlâ, Mütekellim=Konuşucudur. Amma dil ve ağızdan beridir.
    Kelâmullah=Allah'ın konuşma sıfatı, ses, harf ve lafızla değildir.

    23.BEYT
    Subutiyye sıfâtı kim ne aynıdır ne ğayrıdır
    Kadîm dâim ve Zât'ıyla kâimdir Sıfâtullah


    Allah Teâlâ'nın subûtiye sıfatları, ne Kendisi ne de başkasıdır;
    Ezelîdir, dâimîdir, Zât'ıyla kâimdir.

    24.BEYT
    Hakk'ın mukrim ibâdıdır melekler yerde göklerde
    Avâmından avâm-ı nâsı efdal eylemiş Allah


    Yerde ve göklerde melekler, Hakk Teâlâ Hazretleri'nin şerefli kullarıdır.
    Allah Teâlâ, insanlardan avam mü'minleri, meleklerin avâmından üstün kılmıştır.

    25.BEYT
    Yemek içmek hem erkeklik dişilik yokdur anlarda
    Hakka hiç âsi olmazlar muti'dirler li Emrillah


    Meleklerde, yemek, içmek, erkeklik ve dişilik yoktur.
    Allah Teâlâ'nın emrlerine tabiî olarak boyun eğerler. Asla Cenâb-ı Hakk'a âsî olmazlar.

    26.BEYT
    Ve Cebrâil u Mikâil u İsrâfil u Azrâilu
    Mukarrebdir Peygamberdir bu dördü hep Emînullah


    Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil ve Azrâil,
    Allah'a en yakın elçilerdir. Bu dördü Allah Teâlâ'nın emin kullarıdırlar.

    27.BEYT
    Hakkın yüzdört kitâbı kim nebîler üzre inmiştir.
    Kitabdır anların dördü suhuf yüzü Kelâmullah


    Allah Teâlâ tarafından nebîler üzerine yüzdört kitab inmiştir.
    Dördüne kitab, yüzüne suhuf denilir. Hepsi Allah Teâlâ'nın kelâmıdır.


    28.BEYT
    Zebûr'u verdi Dâvud'a dahi Tevrât'ı Mûsâ'ya
    Ve hem İncîl'i İsâ'ya getirmiş Cebrâil Billah


    Allah Teâlâ, dört kitabdan Zebûr'u Dâvûd'a, Tevrat'ı Mûsâ'ya,
    İncil'i İsa'ya vermiştir. Cebrâil Allah Teâlâ'nın emriyle bunları, onlara getirmiştir.

    29.BEYT
    Habîbullah'a Kur'ân'ı getirdi hâcet oldukça
    Yirmiüç yıl içre cümle kati' oldu o Vahyullah


    Cebrâil, yirmiüç yıl, ihtiyac oldukça, Allah Teâlâ'dan vahiyle ayet ayet Kur'an'ı Habîbullâh'a getirmiştir.
    Bundan sonra vahiy kesilmiştir.

    30.BEYT
    Dahi ben enbiyâ hakkında bildim ismet u fitnet
    Nezâfet hem emânet sıdk ile tebliğ-i Hükmullah


    Peygamberlerin, günahtan masum ve mahfuz, üstün akıl ve zeka sahibi,
    Pak ve temiz; Allah'ın buyruklarını kullarına tebliğ etmede ve her hususta emîn; özlerinde ve sözlerinde doğru olduklarına ve Allah Teâlâ'nın hükümlerini bildirdiklerine inandım.

    31.BEYT
    Kazerle zenb u humk u kizb u ketbân u hıyânetle
    Münezzehdir müberrâdır cemîi Enbiyâullah


    Bütün nebîler, kir ve pislikten, ahmaklıktan, yalandan, hakkı, doğruyu gizlemek ve hıyanetten,
    münezzehtirler; berîdirler

    32.BEYT
    Nebîler ismini bilmek dediler ba'zılar vâcib
    Yirmisekizin bildirdi Kur'an'da bize Allah


    Bazı alimler nebîlerin isimlerinin bilinmesi vacibdir dediler;
    Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ nebilerden yirmisekizinin adını beyan etti; şöyleki...

    33.BEYT
    Biri Âdem biri İdris u Nuh Hûd ile Sâlih
    Hem İbrâhîm u İshâk ile İsmâil Zebîhullah


    34.BEYT
    Dahi Ya'kub ile Şuayb u Lût ile Yahyâ
    Zekeriyyâ ile Hârun ahi Mûsâ Kelîmullah


    35.BEYT
    Ve Dâvud u Süleyman u dahi İlyâs u Eyyûbdur
    Biri de Elyasa'dır dahi İsâ'dır o Rûhullah


    36.BEYT
    Birinin ismi Zülkifl u biri Yûnus nebidir hem
    Hitâmı Ol Habîb-i Hakk Muhammed'dir Rasûlullah


    Bazı alimler, Kur'an-ı Hakîm'in bildirdiği yirmisekiz enbiyanın isimlerini bilmenin vacib olduğunu söylediler. Bunların isimleri şöyledir: Adem, İdris, Nuh, Hûd, Sâlih, İbrâhim, İshak, Allah yolunda boğazlanmayı cân-ı gönülden kabul eden İsmâil, Ya'kub, Yûsuf, Şuayb, Lût, Yahyâ, Zekeriyyâ, Mûsâ kelimullah ve kardeşi olan Hârun, Dâvud, Süleyman, İlyas, Eyyub, Elyasa', Ruhullah olan İsa, Zülkifl, Yûnus ve bunların sonuncusu Allah'ın sevmiş olduğu Muhammed Rasûlullah..

    37.BEYT
    Üzeyr, Lokman u Zülkarneyn üçünde ihtilaf oldu
    Ki ba'zı enbiyâdır der ve ba'zı der Veliyyullah


    Üzeyr, Lokman ve Zülkarneyn'de ihtilaf edildi.
    Bazıları bunların enbiyâ olduklarını, diğer bazısı Allah'ın dostları yani velî olduklarını söylediler.

    38.BEYT
    Cemîi enbiyâdan evvelidir Hazreti Adem
    Kâmûdan efdal u âhir Muhammed'dir Habîbullah


    Bütün enbiyânın ilki Hazreti Adem;
    Sonuncusu Habîbullah Muhammed'dir ve hepsinden üstündür.

    39.BEYT
    İkisinin arasında kati çok enbiyâ geldi
    Hisâbın kimseler bilmez bilir anı hemen Allah


    İkisi arasında, birçok enbiyâ gelmiştir.
    Onların hesabını Allah'tan başka kimse bilmez.

    40.BEYT
    Risâlât-ı rusul mevtiyle bâtıl olmaz ol kat'â
    Ve efdaldir melekler cümlesinden Enbiyâullah


    Rasullerin ölümleriyle, risâletleri asla bâtıl olmaz.
    Peygamberler, büyük meleklerden daha büyüktürler.
  3. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    41.BEYT
    Bizim Peygamber'in ahkâm-ı şer'î öyle bâkîdir
    Ki ehli mahşeri bu şeri'le fasledecek Allah


    Bizim Peygamberimiz'in getirmiş olduğu şeriatin hükümleri bâkîdir.
    Nitekim mahşerde de Allah Teâlâ bu şeriatle mahluku arasında hükmedecektir.

    42.BEYT
    Ve mi'râc-ı Nebî hakdır Ana şahsıyla muhtasdır
    Çıkıb fevk-al-ulâya Hakk'ı görmüştür Habîbullah


    Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in mi'râcı hak ve doğrudur; Onun şahsına hastır.
    Habîbullah en yüksek mevkiye çıkmış ve orada Hakk Teâlâ'yı görmüştür.

    43.BEYT
    Cihan cümle sıfâtıyla ve eczâu sıfâtıyla
    Hem ef'ali ibâdın hayr u şerri cümle Halkullah


    Madde ve mana=mülk ve melekut âleminde ne varsa, tek tek ve toplu olarak;
    Aynı zamanda kulların yapageldikleri hayr ve şerlerin hepsini Allah Teâlâ yaratmıştır.

    44.BEYT
    A'nın ilm u murâd u halk u takdîriyle hâdisdir
    Ki yoktur hâlık u bârî iki âlemde ğayrullah


    (Mahluk) O'nun ilmiyle, iradesiyle, yaratmasıyla, hüküm ve kudretiyle yoktan var olurlar.
    Madde ve manada, dünya ve ahirette, Allah Teâlâ'dan başka yaratıcı ve var edici yoktur. ( Şu kadar ki, )

    45.BEYT
    İbâdın ihtiyârı vardır ef'âlinde cüz'îce
    Ol ef'âl üzre bulmuşlar sevab hem İkâbullah


    Kulda, akıl ve aklı kullanmaktan ibaret yapabilme gücü, cüz'î de olsa vardır.
    Bunun için kullar, yaptıklarından dolayı sevab veyahud da azaba müstehak olurlar.

    46.BEYT
    Ol ef'âlin cümeylidir Hakk'ın hubb u rıdâsıyla
    Kabîhinde bulunmaz ne mehabbet ne Rıdâullah

    Kulun iradesiyle meydana gelen fiilinin güzelinde, Allah Teâlâ'nın sevgi ve rızası vardır.
    Çirkininde ise, ne sevgisi ne de rızası vardır.

    47.BEYT
    Sevâb efdalidir Hakk'ın ve adlidir ikab A'nın
    Vücûb icabsız Hakk'a bî istihkak abdullah


    Allah Teâlâ üzerine hiçbir hak gerekli olmaksızın kuluna sevab vermesi, fazl u keremidir.
    Kulu da hiçbir azaba müstehak olmaksızın, Allah Teâlâ'nın onu cezalandırması adaletidir.

    48.BEYT
    Mukârindir bu fi'le istitâat kim o kudretdir
    Bulunsa istitâat olunur teklif Şer'ullah


    İstitâat=yapabilme gücü, kulun işlediği işle beraberdir.
    İstitâat kulda olduğu müddetçe, Allah Teâlâ'nın şeriatini tatbik etmeye mükelleftir.

    49.BEYT
    Ki abdin kendi vus'ında ne kim olmaz anı asla
    Ana din içre teklif etmemişdir Ol Halîmullah


    Kulun yapabilme veya terkedebilme gücü olmadığı yerlerde,
    Allah Teâlâ, hilm sıfatıyla tecelli ederek, ona hükümlerini yüklemez.

    50.BEYT
    Haram erzakdır herkes yer içer kendi rızkın hep
    Ve kimse kimsenin rızkın alıb ekil edemez Vallah


    insanın boğazından geçen, helal olsun haram olsun, rızktır. Herkes kendi rızkını yer içer.
    Hiçbir kimse diğerinin rızkını alıp yiyemez Vallâhi.

    51.BEYT
    Ecel vaktinde meyyittir o maktûl ecel birdir
    Ve hâl-i ye'sin îmânı değil makbûl İndallah


    Öldürülen, ecelinin vaktinde ölmüştür. Ve ecel birdir.
    Ümidsizlik halinde iman etmek, Allah nezdinde makbul değildir.

    52.BEYT
    Heyûlâ yokdur ezhan içre bir cüzü olduğu hakdır
    Ki ol vasf-ı tecezzîden birîdir der bu Ehlullah


    Heyûlâ ezelî değildir. Ancak, cevherler (elektron, nötron, proton gibi aslî cüzler ) vardır.
    Ehli Sünnet velCemaat dediler ki: Kâbil-i taksim olmayan cüzlerden Allah Teâlâ münezzehtir.

    53.BEYT
    Kabirde meyyite Münker Nekir dört şey sual eyler
    Ki Rabb'in kim nebin kim nedir dînin ve kıblengah.


    Ölene kabirde Nekir ve Münker adlı melekler gelip dört şey sorarlar:
    Rabb'in kim, peygamber'in kim, dînin nedir, kıblen neresi?

    54.BEYT
    Cevâbın verenin canı ile cismi zevk eder anda
    Şaşıb küffâr u âsiler çeker anda Azâbullah


    Cevabını veren, ruh ve cismiyle zevki tadar.
    Kafir ve âsîler şaşırırlar ve Allah'ın azabını çekerler

    55.BEYT
    Bu dünyaya gelen gider ki kalmaz canlı hiç kimse
    Dahi yevmi kıyâmetde eder emvâti ba's Allah

    Bu dünyaya gelen bütün canlılar, ölürler; canlı kalmaz.
    Kıyamette dahi Allah Teâlâ ölenleri, beden ve ruhla haşre gönderecektir.

    56.BEYT
    Verirler defter-i a'mâlini her adamın anda
    Kiminin sağ eline kimine soldan maâz Allah


    Her adamın, ameli içinde bulunan defterini verirler.
    Kimine defteri sağdan, Allah korusun kimisine de soldan..

    57.BEYT
    Kitâbıyla hisâbı var Hudâ'nın rûz-i mahşerde
    Sorarlar herkesin ef'âl u akvâlin Biemrillah

    Kıyamet gününde Allah Teâlâ'nın hükmü, hesabı vardır.
    Melekler, Allah Teâlâ'nın emriyle herkesin işlediği işini, söylediği sözünü sorarlar.

    58.BEYT
    Kebâirle sağâir ehline ol gün şefâatler
    Ederler enbiyâ u ehli ilm u Evliyâullah


    Kıyamet gününde, büyük ve küçük günah işleyenlere,
    Enbiya, ulemâ ve Allah'ın dostları şefaat ederler

    59.BEYT
    Ameller vezn olundukda Sırâtı geçmemiz hakdır
    Ve Kevserle sekiz cennet verir mü'minlere Allah


    Ameller terazide tartıldıktan sonra, Sırat Köprüsünden geçmemiz haktır.
    Allah Teâlâ mü'minlere Havz-ı Kevser ve sekiz cenneti vermiştir.


    60.BEYT

    Girecek cennete mü'minler anda çok bulub ni'met
    Görürler şübhesiz anda niteliksiz cemâlullah


    Mü'minler cennete girecekler; onda nice nimetler bulacaklar.
    Şüphesiz mü'minler Allah Teâlâ'nın Cemâli'ni niteliksiz göreceklerdir.
  4. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    61.BEYT
    Ve cennetle cehennem şimdi var ehliyle bâkîdir
    Cehennem yedidir ehlin yakar dâim o Nârullah


    Cennet ve cehennem şimdi de vardır; ehliyle ebedîdirler.
    Cehennem yedi kattır. Allah'ın ateşi onda, cehennemlikleri ebediyen yakar.

    62.BEYT
    Kazâ ile gelir her hayr u şer Tanrı cenâbından
    Bulur hayr ehlin dâim olur şer ehline hemrah


    Kulun lehinde olan nimet ve hayrlar, aleyhinde olan bela ve şerler, Allah Teâlâ'nın hükmü, takdiriyle gelir.
    Vakti geldikçe, hayrlı sebeb hayrlılara, şerli sebeb belaya giriftâr olanlara yoldaş olur.

    63.BEYT
    Ve Peygamber ne kim eşrât-ı sâatden haber vermiş
    İnandım cümlesin izhar eder vaktinde hem Allah


    Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, kıyametin alâmetlerinden her ne haber vermişse,
    Cümlesine inandım. Vakti geldikçe Allah Teâlâ onları izhar eder.

    64.BEYT
    Çıkar Yer Dâbbesi Deccâl u Ye'cûc ile Me'cûc
    Doğar gün mağribden çün iner gökden o Rûhullah


    Dâbbet-ul-arz ( Sâlih Peygamberin devesinin yavrusu ), Deccal, Ye'cûc, Me'cûc çıkarlar.
    Bir de mağribden güneş doğar; Rûhullah olan İsâ aleyhisselam da gökten iner.

    65.BEYT
    Kebîre mü'mini îmandan ihrâc eylemez dahi
    Ne küfre dâhil ve ne tâatin habt ede İndallah


    Büyük günahı irtikab, mü'mini imanından çıkarmaz.
    Onu küfre sokmaz. Yapmış olduğu taatini Allah nezdinde düşürmez.

    66.BEYT
    O isyan eylemez anı muhalled hem cehennemde
    Meğer ki i'tikad ede anı maâz Allah


    İşlediği o büyük günah, mü'mini cehennemde ebedî bırakmaz.
    Ancak kat'î delille haram olanı, helal saymak; yahud kat'î olan helali haram saymak, Allah korusun, küfre sokar.

    67.BEYT
    Hudâ afveylemez şirki ve illâ andan ednâyı
    Dilediği kulundan her günahı afveder Allah


    Hudâ Teâlâ, küfür ve şirki afuv etmez, amma ondan aşağı dilediği kulunun günahını afuv eder.

    68.BEYT
    Kebâirden kaçan câiz ikab olmak sağâirle
    Ve bîtevbe giden câiz kebâirden geçe Allah


    Allah Teâlâ'nın, büyük günahtan kaçan kimseyi küçük günahla cezalandırması,
    Aynı zamanda büyük günah işleyip tevbesiz öleni afuv etmesi mümkündür.

    69.BEYT
    Kabul eyler duâyı Hakk Teâlâ Kendi fazlından
    Ve hâcet-i ibâdı hem kabul eyler Raûf Allah


    Sonsuz esirgeyici merhamet sahibi olan Allah Teâlâ, kulunun yalvarışını fazlıyla kabul eyler.
    Kullarının ihtiyacını da fazl u keremiyle giderir.

    70.BEYT
    Dahi îman ile islam ikisi şey'i vâhiddir
    Cenâb-ı Hakk'dan ol her ne getirdiyse Rasûlullah


    Allah Teâlâ'ya, tasdikle gönül bağlayarak inanmak ve teslim olmak, yani iman ve islam birdir.
    Hâsılı Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Allah'tan bildirdiği din, iman ve islamdır.

    71.BEYT
    Kamûsun dil ile takrîr u tasdîk eyledim bilkalb
    Birine yokdur inkârım inandım şüphesiz Vallah


    Binaenaleyh cümlesini ikrar ettim; kalbimle tasdik ettim.
    Hiçbirine inkarım yoktur. Ve hepsinin gerçekten Allah'tan geldiğine inandım.

    72.BEYT
    Çu din a'mâli îmandan muhakkak başka hâricdir
    Pes îman izdiyad nâkıs olmaz hıfzede Allah


    Zira din ile amel, imandan haric bir şeydir.
    İş böyle olunca iman, zâtı itibariyle ziyade ve eksik olmaz. Allah Teâlâ onu hıfzeder.

    73.BEYT
    Demem ki inşâAllah mü'minim bel mü'minim hakkâ
    Bu ma'nâ ile îmanı kesbî u mahlûkdurur Lillah


    Bunun için inşâAllah mü'minim demem. Bilakis hakîkaten mü'minim derim.
    Bu itibarla iman, kesbî ve Allah Teâlâ'nın mahlukudur.

    74.BEYT
    Ve ammâ Tanrı'nın Kendi kuluna ma'rifet küncin
    Hidayet kıldığı ma'nâ ile vehbîdir ol Tallah


    Fakat Tanrı Teâlâ'nın, Kendi fazl u kereminden ma'rifet hazinesini hediye ettiğine itibarla iman,
    Vehbî ve mücerred ihsan ve tevfîk olur.

    75.BEYT
    Ve îman-ı mukallid hem sahîh olmuşdur ammâ ki
    Ol istidlâl aklı terk ile âsim olur Billah


    Allah ve O'nun Rasûlü'ne, delilsiz ve başkalarına uyarak inanan kimsenin imanı sahihdir.
    Fakat taklidci, aklî delilleri araştırmayı terketmekle,
    Allah Teâlâ'ya karşı günahkar olur.

    76.BEYT
    Kerâmet-ı velî hakdır nebîsi mu'cizâtîdir
    Keser az müddet içre çok mesafe Evliyâullah


    Allah Teâlâ'nın sevdiği kulunun kerametleri haktır.
    Ve onun kerâmetleri nebîsinin mucizeleridir.
    Az bir müddette çok mesafeyi evliyaullah geçer.

    77.BEYT
    Bulurlar vak-i hâcetde taâmı hem libâs anlar
    Behâim hem cemâdâtile söylerler Biiznillah


    İhtiyac oldukca onlar, yiyecek ve giyecekleri bulurlar
    Hayvanlarla, cansız varlıklarla Allah Teâlâ'nın izniyle konuşurlar

    78.BEYT
    Gehi su üzerinde meşî ederler vecd-i hâletle
    Havada hem uçarlar hark eder âdâtını Allah

    Bazan vecd u hâletle, su üzerinde yürürler.
    Havada uçarlar. Allah Teâlâ tabiî kanunları onlara iptal eder.

    79.BEYT
    Erişmez bir velî hiçbir nebînin rütbesine hem
    Ana ermez ki andan sâkıt ola emr u Nehyullah


    Hiçbir veli, hiçbir nebînin mertebesine ulaşamaz.
    Ondan Allah'ın emr ve yasakları düşecek bir mertebeye de ulaşamaz.

    80.BEYT
    Ve efdal evliyâ Sıddîk-ı Ekber ba'dehu Fâruk
    Ve Zinnûreyn'den sonra Alî'dir ol Veliyullâh


    Ve evliyânın en üstünü, Sıddîk-i Ekber Hazreti Ebû Bekr'dir. Sonra Hazreti Ömer-ul-Fâruk'tur.
    Sonra iki nur sahibi Hazreti Osman'dır. Sonra Allah'ın dostu Hazreti Ali'dir.
  5. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    81.BEYT
    Bu dördü hem hilâfetde bu tertib üzre kâimdir
    Bu çâr-ı yârdan sonra hem efdal Evliyâullah


    Dördünün hilâfeti de bu tertib üzeredir.
    Bu çâr yâr güzin'den sonra, Evliyâullah'ın üstünleri

    82.BEYT
    Kalan ashabdır ki cümlesinin zikri hayrolsun
    Cemîl âl u ashab-ı kirâmı sevmişem Billah


    Dördünün hilâfeti de bu tertib üzeredir. Bu çâr-ı yâr-ı güzin'den sonra,
    Evliyâullah'ın üstünleri, kalan ashâb-ı kiram'dır. Hepsinin zikri hayr olsun.
    Hasıl, bütün ashâb-ı kirâmı Allah için severim.

    83.BEYT
    Aşere-i mübeşşere ve Fâtıma Hasen Hüseyn
    Bu ümmetden bulâra cennetile neşhedu Billah


    Bu ümmetten cennetle müjdelenen on nefer ve Fâtıma, Hasan, Heseyn Hazerâtına cennet müjdesi verilmiştir.
    Biz dahi Allah için bunların cennetlik olduklarına şehadet ederiz.

    84:BEYT
    ve ğayrı kimseye aynıyla cennetlik denilmez ki
    O ğayba hükmolur ğaybı ne bilsin kimse ğayrullah


    Bunlardan başkasına bitta'yin cennetlik denilmez.
    Zira o ğayba hüküm olur. Gaybı Allahtan başka kim bilebilir ki..

    85.BEYT
    Ve ashâb-ı kirâmın cümlesinden sonra ümmetden
    Cemîl tâbiîn olmuştur efdal-i Evliyâullah


    Ümmetten evliyânın en üstünleri, ashâb-ı kirâmın hepsinden sonra, tüm tâbiîndir.

    86.BEYT
    İmâm-ı müslimîn sultan müslim hür mükellef hem
    Kureyşî zâhir olâlı edib tenfîz-i Hükmullah


    Müslümanlara imam olacak sultan; müslim, hür, mükellef
    Kureyşî ve açıkta olmalıdır ki, Allah'ın ahkâmını infaz etsin.

    87.BEYT
    Velî Hâşimli hem ma'sum olmak şart değildir kim
    O fısk u cevr için hiç mün'azil olmaz Bişer'illah


    Lakin Hâşimli ve masum olması şart değildir.
    O fısk ve cefa vermekte, Allah'ın şeriatiyle asla azlolunmaz.

    88.BEYT
    Ve berr u fâcire uyub namazım kılarım bile
    Hem anların cenazesi namazın kılıram Lillah


    Salihe de fâsıka da uyup namazımı kılarım.
    Salih olsun fâsık olsun, her müslümanın cenaze namazını Allah için kılarım.

    89.BEYT
    Adîn üzre hazarda hem seferde mesih câizdir
    Ve müskir olmayan temr u anab suyu Mübâhullah


    Hazarda ve seferde mes üzerine meshetmek caizdir.
    Sekir vermeyen hurma ve üzümden çıkan meşrubatlar Allah'ın helal ettiği şeylerdir.

    90.BEYT
    Tasaddukla duâmızdan bulur emvâtimiz ni'met
    Ve fazl-ı emkine eşhas u ezmân hakdır ey Vallah


    Sadaka ve dualarımızdan ölülerimiz nimet bulurlar.
    Bazı yerlerin, şahısların, zamanların üstünlüğü, hak ve gerçektir.

    91.BEYT
    Bilinmez müşrikîn etfâli cennetle mi nârda mı
    Ve küffâra kirâmen kâtibeyn vermiş Kerîm Allah


    Müşriklerin ergenlik çağına gelmeyen çocukları, cennette mi, ateşte mi bilinmez.
    Kerim olan Allah Teâlâ, kafirlere bile amelleri tesbit eden melekleri tayin etmiştir.

    92.BEYT
    Ne ki ma^dûmdurur o şey ve mer'î ad olunmaz ki
    Mükevvin kâinata benzemez şeydir Teâlallah


    Olmayan bir şey, yoktur ve görülmesi de yoktur.
    Kainatı yaratan Allah Teâlâ kainata benzemez bir şey'dir;
    Allah Teâlâ, kainatın sıfatından münezzehtir.

    93.BEYT
    İsâbet-i ayn câizdir ve sihir insana vâki'dir
    Beşer aklından efdaldir ulûm-i Enbiyâullah


    Nazar değmesi mümkündür. İnsana sihir yapmak vâki'dir.
    Enbiyâullah'ın ilimleri, tüm beşerin aklından üstündür.

    94.BEYT
    Delîle müctehid evvel bakıb eyler isâbet hak
    Ve sonra muhkeme bakıb hatâsın afveder Allah


    Müctehidin bir önceki delile bakarak hüküm etmesinden sonra,
    Muhkem bir delili görüp yeniden hüküm etmesi halinde Allah Teâlâ önceki hatasını afuv eder..

    95.BEYT
    Ve hak birdir muayyendir ve Kur'an ve hadîs ancak
    Ne miktar olsa mümkün zâhirine hamlolur hergah


    Ve hak birdir; Allah nezdinde bellidir. Kur'an ve hadis lafızları,
    mümkün oldukça zahirine hamlolunur daima

    96.BEYT
    Bu zâhirden ol ehli bâtının da'vası ma'naya
    Udûli hem nusûs u istihfaf-i Şer'ullah


    Bâtınîlik iddiasına mebnî, Bâtınîlerin Kur'an ve hadis lafızlarını, bu zâhirî manasından başka bir manaya hamletmeleri,
    açık manasını reddetmeleri, Allah Teâlâ'nın şeriatini hafife almaları...

    97.BEYT
    Hem istihlâl-i zenb u rahmet-i Hakk'dan ye'si hem de
    Azâbından emîn olmak bu cümle küfürdür Billah


    Yahud günah işlemeyi helal inanmak, Allah Teâlâ'nın rahmetinden ümid kesmek, yahud azabından emin olmak..
    Bunların hepsi dinden çıkmaktır. Ve Allah Teâlâ'yı inkardır.

    98.BEYT
    Ve lafz-ı küfrî tav'ile ve kâhin sözlerin tasdîk
    Küfürdür lakin inkarı yeniden tevbedir Lillah


    Böylece ihtiyârî olarak inkara sirayet edecek söz sarfetmek, yahud kahinlerin sözlerini tasdik etmek küfürdür.
    Bu küfürden dönüş, Allah'a yeni bir tevbeyledir.

    99.BEYT
    Hudâ otuziki farzı ibâdına buyurmuştur
    Kamûsun farz bildim boynuma aldım Bitav'illah


    Hudâ Teâlâ, otuziki farzı kullarına yüklemiştir
    Hepsinin farz olduğuna inandım; ve Allah Teâlâ'ya boyun eğerek boynuma aldım.

    100.BEYT
    Şurûtu beşdir İslâm'ın ki tevhîd u salât u savm
    Zekat u hac ğanîler hakkında bu cümle Farzullah


    Allah'ın farzları ki, İslamın beş şartı; kelime-i şehadet, namaz, oruc,
    Zenginlere zekat ve hac...
  6. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    101.BEYT
    Namazın farzı hâricde olanlar altı farz olmuş
    Ve erkânı içinde oldular hem altı Farzullah


    Namazın haricinde altı şart, içinde de altı rükün;

    102.BEYT
    Dışındaki taharet setri avret vakti bilmekdir
    Ve abdest almak ve niyet hem istikbâl-i Beytullah


    Haricindekiler; taharet, setri avret, vakti bilmek,
    abdest almak, niyet etmek, Beytullah'a yönelmek;

    103.BEYT
    Namaz içinde tekbîr u kıyam ile kırâatdir
    Rükû' u ka'de-i uhrâ ikişer secdedir Lillah


    İçindekiler ise; tekbir kıyam, kıraat,
    Rüku', Allah için iki secde ve son oturuştur.

    104.BEYT
    Vudûnun farzı yüzün ellerin dirseklerile hem
    Başa mesheyleyib ayakları gaslet dedi Allah


    Abdestin farzları; yüzü, dirseklere kadar yıkamak,
    Başı meshetmek, bir de ayakları yıkamak üzere Allah'ın dört emridir.

    105.BEYT
    Ve guslün farzı üçdür mazmaza ile hem istinşak
    Üçüncü cümle a'zâsın yumatdır tevbetn Lillah


    Guslün farzları, ağzı çalkalamak, burna su çekmek,
    Tüm bedeni yıkamak üzere üçtür. Bu Allah'a tevbe için yapılır.

    106.BEYT
    Teyemmüm eylemek vâcibdir abdest ile gusl için
    Su bulunmazsa ya kudret yoğisedir bu Şer'ullah


    Suyu kullanmaya güç yoksa, yahud su bulunmazsa, abdest ve gusül için teyemmüm vacib olur.
    Bu dahi Allah'ın şeriatidir.

    107.BEYT
    Anın rüknü iki urmak şurûtu beş biri niyyet
    Saîd u tâhir u mesh biri acz-i İbâdullah


    Teyemmümün rüknü, yüzü ve elleri meshetmek üzere iki vuruştur. Beş de şartları vardır:
    Niyet, toprak (veya onun cinsi), toprağın da temiz olması, meshetmek, kulların suyu kullanmak da aciz kalmaları...

    108.BEYT
    Ve savmın farzı üç niyetle ekli nîki terk etmek
    Fecir doğdukda gün batınca imsak oldu Emrullah


    Orucun farzı, fecrin doğuşundan gün batıncaya kadar,
    Niyetle, yemek, içmek ve temastan sakınmaktır. Allah Teâlâ'nın emri budur.

    109.BEYT
    Dahi haccın fürûzu üç biri ihrama girmekdir
    Biri vakfe cebel üzre ziyâret oldu Beytullah


    Haccın farzları, ihrama girmek, Arafat dağında durmak,
    Beytullah'ı tavaf etmek üzere üçtür.

    110.BEYT
    Harâmı i'tikad etmek haram andan sakınmakdır
    Helâli hem helal bilib bu oldu cümle Farzullah


    Haramı haram inanmak ve ondan sakınmak;
    Helali de helal inanmak dahi, Allah Teâlâ'nın bize emrettiği farzlardır.

    111.BEYT
    Hep ashâb-ı güzîn u tâbiîn u müctehidînin
    Ne ki var Ehli Sünnet velCemâat cümle Ehlullah


    Tüm ashâb-ı güzîn, tabiîn, müctehidler,
    Hepsi, Ehli Sünnet velCemaattir; Allah'ın dostlarıdırlar.

    112.BEYT
    Kamûnun i'tikadı bu yüzon beyt içre bil Hakkı!.
    Budur hak mezheb ancak bunda sâbit eylesin Allah


    Ey Hakkı!.. Artık onların itikada dair ölçülerini, yukardaki yüzon beyt içerisinde bil.
    Budur hak mezheb. Allah Teâlâ bizi bu itikad üzere sabit eylesin.

    113.BEYT
    Eğer benden küfür amden hatâen sâdır olduysa
    Ben ol küfrün cemîinden berî oldum Livechillah


    Eğer benden kasden veya hatâen küfür sâdır olmuşsa,
    Hepsinden beri oldum; Allah Teâlâ'ya yöneldim.

    114.BEYT
    Dahi şer'a muhalifse eğer akvâl u ef'âlim
    Ben anlardan rücu' etdim ve tubtu kurbeten Lillah


    Sözüm, fiilim, şeriate muhalifse, ondan pişmanım; döndüm.
    İbadet olarak Allah'a tevbe ederim. (Ve)

    115.BEYT
    Ne ki kılmış Habîbullah bize tebliğ-i ahkâmı
    Kabul etdim âmentu Billah ve Hukmillah.


    Allah'ın sevgili kulu, Allah Teâlâ'nın ne gibi hükümlerini bize bildirdiyse,
    Kabul ettim; ona razı oldum. Allah Teâlâ'ya ve hükümlerine ve Peygamber'in getirdiklerine inandım.

    116.BEYT
    Dilim ikrârımı kalbimle tasdîk eyledim candan
    Sen'in hıfzında îmânım emânet olsun ey Allah


    Kalbimle candan tasdik ederek, dilimle söylerim.
    Allah'ım, bu gönül bağlılığım, tasdik ve itirafım, dönüş ve ibadetlerim, hepsi, Sen'in hıfzında emanet olsun.


    Allâhumme salli efdâle salâtin ve sellim ekmele selâmin alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammedin adede ma'lûmâtike ve midâde kelimâtike kullemâ zekerek-ez-zâkirûne ve ğafele an zikrik-el-ğâfilûn

    Her şeyden yüce olan Cenâb-ı Hakk'a envâi hamd ve senâ ederiz. O'nun seçtiği kulu ve Rasûlü'ne salât ve selamlar olsun. Beytlerin Osmanlıca nazmı ve Türkçe tercümesi hitama ermiştir.

Sayfayı Paylaş