El ve Ayak çizgilerimiz

Konu 'Bilgi Köşesi' bölümünde elıfay tarafından paylaşıldı.

  1. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0

    El Ayak Çizgilerimiz


    Vücudumuzun hangi noktasını ele alsak mükemmellik, nizam, plân, sistem ve bir harikalık hemen gözümüze çarpıyor. Bu harika yapılardan biri de parmak izleridir. Parmak izleri ve diğer deri kabartılarına dermatoglifikler adı verilir. Bundan 50 yıl önce bilim adamları genetik bir hastalık olan Down Sendromu (mongolizm) ile avuç içindeki dört parmak çizgisi denilen bir çizgi arasında münasebet keşfettiler. Avuç içinde her zamanki enine iki çizgi yerine Down Sendromlu çocuklarda avuç içini enine kesen sadece bir tane çizgi bulunuyordu. Bunu takip eden yıllarda tıp uzmanları el ve ayaklardaki daha çok kavis, çizgi ve yaylar ile Down Sendromu ve diğer bazı hastalıklar arasında bağlantı kurmayı başardılar.

    Dermatoglifik Nedir?

    Derma (deri) ve glyphe (oyuk) kelimelerinden oluşan bu tabirden kastedilen, parmak uçları, avuç içi ve ayak tabanlarındaki deri çizgilerinin kıvrımlar yaparak oluşturdukları özel şekillerdir. Bu şekillerle yapılan işe dermatoglifik çalışması, bu işi yapan uzmana dermalog denir. (Deri bilimi denen dermatoloji ile uğraşanlara ise dermatolog denir.)

    İlk defa eski Çin belgelerinde rastlanan parmak izlerine ait çalışmalar, günümüzde özellikle adlî tıp vakaları başta olmak üzere tıbbî araştırmalardan falcılığa kadar pek çok alanda kullanılmaktadır.

    Bunlardan ayrı olarak dermatoglifikler kromozomal ve bazı irsî hastalıkların teşhisi için genetikte yaygın olarak kullanılan bir metot durumundadır.

    Deri Çizgileri Ne Zaman Oluşur?

    Dermatoglifikler anne karnındaki hayatımızın yaklaşık 10-18. haftaları arasında belirmeye başlarlar. Ayaklardaki desenler ellere göre birkaç hafta daha geç oluşur. 19. haftada ise Yaratıcımız'ın mührü olan, derimizin deseni hemen hemen tamamlanır. Hamileliğin yaklaşık 5. ayında bizi diğer insanlardan ayıran özel deri çizgilerimiz çizilmiş olur.

    Genlerimizle kodlanmış programa göre yazılan deri kabartılarının, genetik olarak kusurlu olan durumlarda normalden farklı oluştuğu bilinmektedir.

    Deri çizgilerimiz; doğumdan ölüme kadar yaşla ve çevre tesirleriyle değişmediği gibi, çok Özenle yaratılmış ince yapılan ile kişiden kişiye oldukça farklılık gösterir. Hiçbir kimsenin dermal çıkıntıları diğer bir insana benzememektedir. Parmak izimizi düşünecek olursak acaba 1 cm2'lik bir alanda yapılan tasarrufla milyarlarca insan nasıl tek tek birbirine benzemeden kodlanmıştır?

    Deri Çizgilerinin Adlandırılması

    Parmak ucu, avuç içi ve ayak tabanındaki dermal çıkıntılar sayı. yapı ve şekil bakımından değişik özel örnekler oluştururlar.

    l) Avuç içi: Avuç içi hipotenar ve tenar bölgelerine ayrılır. Her parmağın dibinde triradivs denilen bir delta (üçgen) şekli vardır. Parmak diplerinden gelen çizgilerin bilek çizgisine yakın oluşturdukları açıya da atd açısı denir. Atd açısı yaşa bağlı olarak uzun veya dar olabilir.

    2)Parmaklar: Parmak uçlarında kemer, ilmek ve düğüm yapılan vardır.

    Kemer: Deri çizgilerinin kemer biçimi alacak şekilde üst üste dizilmesinden oluşur. Değişik türleri vardır.

    İlmek: Bir üçgenin bulunduğu yapı.

    Düğüm: İki ya da daha fazla üçgen bulunduran ve iç içe geçmiş halkalardan oluşan desenin simetrik, spiral ve çift ilmekli düğüm gibi türleri vardır. Doğu toplumlarındaki düğüm tipi desenler. Avrupalılardakinden daha fazladır.

    3) Bükülüm çizgileri: Derinin daha altta bulunan dokulara tutunma yerlerini gösteren bu çizgiler cenin hayatının 6-10. haftalarında oluşur. Falcılar tarafından da kullanılan bükülüm çizgileri baş, kalp ve ömür çizgisi diye adlandırılan üç enine çizgiden oluşur.

    4) Ter bezi delikleri: Parmak ucu ve avuç içinde bükülüm çizgileri üzerinde bulunan ter bezi delikleri röntgen filmi tekniği ile incelenerek değerlendirilir. Kulak zan, dudak kenan gibi derinin bir çok yerinde bulunan ter bezi delikleri vücuttaki dağılımları bakımından farklılık gösterir ve embriyonik hayatın 20. haftasında oluşmaya başlarlar. Bu deliklerin sayısı kişiden kişiye değişebildiği gibi, değişik hastalıklarla da bir münasebet göstermektedir.

    5)Ayak tabanı: Ayak tabanında baş parmağın arkasındaki bölgede bulunan (hallukal bölge) deri desenleri incelenir.

    Desen Çıkarma Teknikleri

    Deri çizgileri incelenecek şahsın sahip olduğu deri desenini çıkarmak için değişik teknikler kullanılabilir, bunlann başlıcaları:

    a)Röntgen filmi tekniği,

    b)Kâğıt-mürekkep tekniği,

    c)Walker-favrot tekniği,

    d)Selobant tekniğidir,

    Bütün metotlar genel olarak çizgilerinin kalıbı alınmak istenen yerin boyanarak veya bir kimyevî madde ile ıslatılarak izinin röntgen filmine veya kâğıda çıkarılması esasına dayanır.

    Deri Çizgilerinin Kullanıldığı Yerler

    En küçük noktamızın bile bir ilim, hikmet ve kudrete tercüman olduğunu başta söylemiştik. Bu durumda sahip olduğumuz deri çizgilerinin de abes olarak veya boşuna yaratıldığını kimse iddia edemez. Hiç bir atomun başıboş dolaşmadığı kâinatta, elimize ve yüzümüze çizilmiş bu çizgilerin muhakkak bir peşin ve görünen faydası olduğu gibi, bir de görünmeyen ve herkesin okuyamayacağı gizli mânâlarının olması gerekir.

    Tıpta bilindiği ve uygulandığı kadarıyla;

    a)İkizlerde benzerlik teşhisinde.

    b)AnomaliIerin embriyonik hayat döneminde olup olmadığının belirlenmesinde,

    c)Hastahk sebebinin ve ortaya çıkışının embriyonik hayatın hangi döneminde olduğunun belirlenmesinde,

    d)Genetik hastalıkların teşhisinde, yardımcı metot olarak kullanılırlar.

    Kimlik Kartlarımız: DNA ve Parmak İzi

    Parmak uçlarımızdaki dermal çıkıntıların meydana getirdiği deseni çok eski yıllardan beri kişileri ayırmada kullandığımız gibi. son yıllardaki teknik gelişmelerle parmak izi deseni gibi, DNA desenini de suçluların tespitinde kullanmaktayız. Ayrıca ilâve olarak DNA deseni; babalık testi, doğum öncesi teşhis, gen haritalanması gibi sahalarda kullanılmaktadır.

    Okuma-yazma bilmeyenlerin imza yerine parmak izlerini basmalarının sebebi de. herkesin şahsına ait hususî parmak izlerine sahip olduğunun keşfedilmesidir. Bu hususa Yüce Kitâbımız'da şu şekilde dikkat çekilmiştir. Kıyâmet sûresinin 3. âyetinde "İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplanamayacağımızı mı sanıyor?" denildikten sonra, hemen arkasından 4. âyette cevabı veriliyor: "Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski hâline getirmeye gücümüz yeter." Burada hem parmakların, en ince sanatlardan en ağır işlere kadar her türlü faaliyetteki hassasiyeti ile birlikte yapılışlarındaki mükemmeliyete dikkat çekilmiş, hem de yeniden yaratılışta insanın parmak ucundaki çizgilere varıncaya kadar herkesin hususî vasıflarıyla tekrar diriltileceği anlatılmıştır. Diğer bir anlatımla; Allah (c.c)'ın ilim ve kudretinin sonsuzluğunu nazara vermek için. "Sizin parmak uçlarınızdaki en ince detayı bile onları yaralan bilir! Çünkü herkesin bu hususî çizgileri tesadüfen değil, O'nun ilim ve kudretiyle çizilmiştir!" denilerek, dikkatimiz çekilmiştir.

    Henüz DNA şifresinin bilinmediği dönemlerde el ayası, parmak ucu ve alın çizgileri insanoğlunun dikkatini çekmiş ve bunları mânâlandırmaya çalışmıştır. Her insan özel olarak yaratıldığına ve üzerinde binlerce harika sanatlar bulundurduğuna göre, bu antika sanat eserinin üzerindeki çizgilerin tesadüfi ve boşuna olduğunu söylemek, meseleyi çok basitleştirmek olur. Ama bunu mânâlandırırken de işi bir oyun hâlinde falcılığa dökmek, gaipten haberler vermek, aksine, suiistimal etmek olur. Zira bu çizgilerden tıbbî olarak istifade etmek, maddî bir ilim olsa bile, bu çizgilerin -perde arkasında gizli- mânevî yönünü okuyabilmek, falcılıkla alâkası olmayan, özel ihtisas gerektiren bir alana ait olduğundan, bugünkü tıp ilminin sahasına girmemektedir.

Sayfayı Paylaş