Emre Gökçe - Yargâh

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113


    YARGÂH - I

    Yokluğundaki nefes almalara teşebbüs ettiğim tereddüt dolu can sancısı yığınlarındayım..
    Üç vakte kadar,kaldım..
    ...Telaffuzum lal
    Kılavuzum kargaşalarla karılmış
    Farzım misal,örneklendirilebilirim
    Arzım masal,öykülerde anlatılabilirim..

    Canımı yaktın
    Isıtıp tenini,
    Aydınlatabildin mi kara gecelerini?

    Aşk âminlerindeki ayrılık ayinlerine kâhin bırakan bir hain dirilteli beri yüreğin,
    Gözlerim apseli
    Hep sensizliği aktı gördüklerime..
    Hapse girmişçe duruyorum içimdeki sen’de..

    Kastım var gidişine
    Kasten düşmüşüm süsü verilmiş acı dergâhı içindeki yargâh kulübesinde
    Yüküm sensizlik,
    Hüküm giymişliğimi soyunuyorum kiracı gibi gelip gittiğin kir ağacının dibindeki gölgesiz çürümelerde..

    Şimdi
    Zor döndürüyor sesim dilimi dediklerime
    Sesimi utanıyorum sana,
    Seni tanımıyorum alfabedeki harfler arasındaki yabancılıkta
    Yutamıyorum içtiğim suları olmayışlarındaki arbededeki darplarında..
    Güne gün ekleyerek,eksiliyorum..
    Teneffüslerim tenimde küfleniyorken,kirpiklerindeki şırıngalar damla damla gam enjekte ediyor nefesime..

    Zerk edildin ya bana
    Terk edindim aşkında..

    Cebimden ellerinle çalındı hırsızlığın
    Ölsene şimdi beni ettiğin yeminler gibi ırzına da geçmişken yalnızlığımın?

    Boğsana ümüğümün günlüğünü
    Bağlasana nasiplerimi köpeğin gibi bahçene sadakatle,
    Çenemde çiğnenerek yutulmalara saklanmadan,
    Sakallarımdan sarkmadan dudaklarıma
    Akmadan
    Akıp gitmeden
    Akıl benden gitmeden,
    Gel’dirsene kendini bana…

    İçir içini canıma kana kana
    Diril ölüşümü sonra..

    Diril ki,
    Kana kan olsun bu defa
    Düşe düş!
    Yâre yar!
    Hara har!

    Bitmedi sustuklarımın dahası var..


    Zoruna mı gittim yar?
    Zor sıvarken tenime var yanlarını,
    Yolumdan sesini mi çektin sen şimdi yok basışlarınla kaldırımların durmaz griliğine..

    Bir kerelik hatmedişlerinle beni
    Yetti mi sana?
    Katledişlerindeki yetim bırakma sevdasındaki niyetin,
    İnlettiğin yüreğime dinlettiğin cinnet ninnilerin
    Yettim mi sana?
    Yetişti bak bana yeltenişlerindeki beceriksiz terk gidişlerin..

    Fiiller sözündeki dilde bekâr
    Failler közündeki külde bakir
    Cahiller gözündeki değerde hakir..
    Topraktan yaratılanda sendin,
    Bilemedim ahirindeki hesabında sevdan gibi sahtemidir?

    Haspam
    Hısımdın canıma,
    Hasmım oldun karşıma…

    Yosmam
    Ziyafettin soframa,
    Zehir oldun aşıma..

    Şimdi
    İhbardır yazdıklarım,
    Sustuklarım tehdit..

    İkrardır vazgeçtiklerim
    Vazgeçtikçe senden,
    Vaaz dinliyorum yalanlarından,çatal dilli yılan sesinden..
    Düş kemiren
    Döş bitiren
    Yirmilik dişleriyle,
    İliklerimdeki düşlerin canını çiğneyen,
    Karanlığı leş edip gözüme eş ederken düşünmedin mi önümü görmeyeceğimi yeniden?

    Gidişinin perdahıdır içimde üreyen ayrılık adlı yavrucak,
    Kalmak,
    Bana yokluğundan yuvarlanmış bir oyuncaktır,salıncak kastı verilmiş gel-gidişlerinde..
    Ebe’lendim Aşk vuruşundan
    Debelendim arş duruşundan
    Geben kaldım arkandaki iltihaplı saçlarında,
    Kör şeytanımdan bile bulamadımsa seni
    Bittiğimdendir,
    Kaybettiğini arama!

    Aklımın ve yalnızlığımın irsi lekesi
    Sen..

    Maskelerine takılarak düşmüş Aşkının tek meyvesiyim Havva’ca yasaklı,
    Âdem’ce çıplağım yer yer cüzam..
    Sesimden sağ bırakılmış hüzzam avazı,
    Şiirler yal,
    Yar şiar bir diyar duyar gibi diliyle yalan yaratan firar…

    Ben yaz’dıkça
    Sen kış ettin,dondun içini bana..

    İkramdır sustuklarım
    Yazdıklarım ilkbahar..

    Son bir hardır yanağımdaki yaşın yağmasında sana kalan,
    Eylül kadar kızıl
    Yusuf kadar körüm kızgın…
    Züleyha kadar perişan,
    İnsanoğluna,insanoğluca inanmaktan
    Katilimin siluetini her gün ayaya bakarken aklımda görerek yanmaktan,
    Yanın değil ardın olup ölür-gezer yaşayarak yaşlanmaktan,
    Bittim
    Bıktım,
    Yıktım kendimi deste deste kâğıttan bozma şiirlerle önüme tıktığın kodesteki kafese..

    Gidişinin kafilesine katılanlardan Habil,
    Kalışımın kan pıhtısı ellerimde kabil,
    Katil sesinden maktul,
    Allah bilir,
    Kimde kurudun sen
    Ben bir nefesine Dicle kadar akarken gözümden?

    Güzümün üstünde yaşım varken
    Ertelenmesi müsait takvim kavmi yalnızlıklarında,
    Yaz uygulaması dediler
    Yazdım..
    Bir saat daha fazla sensiz kalacağımı anlamadım..

    Em’din sen yaralarıma
    İm’din gittiğin yollardaki arda arayış kalışlarıma
    Zin’din mem’ü feryadındaki fer götüren destanınla..
    Bindin tepesine terk edişlerin
    Sürdün kedini bensizliğe dörtnala..

    Arpa boyu kadar yol gidemedimse ardından bir yere
    Atımda ölsün diri süsü verdiğim bu sensizlikte..

    Şimdi,
    Söyle bana anlamadım..
    Yerin,
    Başka birisi tarafından alınamıyorsa içimden
    Şantajı zulümse
    Kürtajı mümkün müdür aşkın?


    'FirarPerest', Dreamer* ve MaviGöz-// bunu beğendi.
  2. MaviGöz-//

    MaviGöz-// Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2010
    Mesajlar:
    770
    Beğenileri:
    555
    Ödül Puanları:
    0
    Çok Güzel =))..
  3. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113
    Bence de :)

    Seviyorum bu adamın yazılarını *

Sayfayı Paylaş