Emre Gökce'den Dizeler (yeG)

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Rüzgar tarafından paylaşıldı.

  1. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113

    *





    [​IMG]





    - Kalp yetmezliğinden ölebilir bir Aşk...






    ´








    Değdi mi gittiğine?



    Elin...

    Gözün...


    Tenin...




    Değdi değil mi gittiğine?
    Gamze** bunu beğendi.
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    `





    Özüm yok
    Geçmişim kayıp belki..
    Senden sonra her şey bir üveylikti
    Ve sırf bu yüzden yazmadım öz geçmişimi..


    Öz geçmişim,
    Geçmemiştir benim

    Unutulmayı Unut +'k..
  3. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    ´


    Büyük düşleri ve gülüşleri olan bir aşkın ardından kalan tutku birikintilerinin sebebidir bu kitap..

    Yazılmış her cümle;
    Kanayan,kanadıkça sulanan,sulandıkça kabuk bağlamayan bir yaradan,bir yar yıkımından,bir aşk acısından üryan..
    Öte yandan o acıya dayanmaktan,aşk kadar ayrılığında yardan geldiğini savunmaktan..
    ...
    İç
    kanayışların için için ağlarken kâğıda basıldığı ölümcül anların
    yetimliği,aleni bir yasağı,‘Aşk’ kelimesinin anlamındaki o karşı
    konulmaz tutsaklığı, ‘ayrılığın’ yaş durdurmazlığıdır harflerle
    motifleşerek anlatılan..

    Sessizliğin kölesi olun,aralanmış
    kapınızdan giren o aralık soğuğunda yalnızlığın silüetini bıçaklayan
    hain sis olun,Ankara kışı bir gece yarısında pencereleri döven,sokak
    kalabalıklarının arkasından dolu dolu söven,yutkundurmayan,nefes
    aldırmaya bile kimi zaman izin vermeyen is olun,
    Çoğaltın yaralarınızı tek başınıza ve siz,siz olun..

    Ama;
    ‘ O, gelmez’ demeyin..

    O
    bir kez daha yanmamışlarınızı yakmak ve sallananlarınızı yıkmak için
    geri gelecektir.Kimse görgü tanığını ardında bırakacak kadar ahmak
    değil..
    Unutmayın..

    ‘Gitti’ değil, ‘Dönecek’ demeyi unutmayın..

    Aşkın
    ceza kanununda geçmeyiş sebebi,halkın yalnız kalmamasını sağlamak için
    aşılanmış ve akla,iki kişilik diye şırıngalanmış olmasındandır..
    Lakin
    her kuşağa boynu yüreğine kadar bükük cesetler ve aydınlanmamış büyük
    cinayetler bırakmıştır,ip uçlarını gidenin yanında götürerek delilleri
    örtbas ettiği gerçekleriyle..

    Her aşk delil yetersizliğidir,ayrılık zamanında..

    Yürek ve yar arasında kalmışlığa,sözcüklerin merhametiyle yas peydahlayan dergâhtır,yargâh..

    O, gelmez’ demeyin..
    Seven için vazgeçmektir en büyük günah..


    Gittiğini bilin
    Gidip yerine yakıştığını bilin
    Sevmediğini de sindirin..

    Ama;
    ‘ O, gelmez’ demeyin..

    Aşk için değil,kendiniz için;
    Bekleyin..
    Bu kez hazırlıksız yakalanmayın..

    O gelirken,ayrılığını da getirmeyi unutmayacak yanında yine,en çok bunu bilin..

    Ama hep sevin..
    Size Aşk’ı çok gören O’na inat,yalnız bırakmayın;
    Acıları sevindirin..





    Emre GÖKCE /
    meric-m bunu beğendi.
  4. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    .




    [​IMG]




    Hecelik - IV



    Maksadım dua değil.


    Sana dokunduğum bu elleri açıp
    Avuçlarımdaki kiri gösteriyorum aslında,
    Tanrıya.




    .
    meric-m bunu beğendi.
  5. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    YARGÂH - I


    Yokluğundaki nefes almalara teşebbüs ettiğim tereddüt dolu can
    sancısı yığınlarındayım.
    Üç vakte kadar, kaldım; telaffuzum lal.
    Kılavuzum kargaşalarla karılmış; farzım misal,
    Örneklendirilebilirim.
    Arzım masal, öykülerde anlatılabilirim.


    Canımı yaktın!
    Isıtıp tenini,
    Aydınlatabildin mi kara gecelerini?


    Aşk âminlerindeki ayrılık ayinlerine kâhin bırakan bir hain dirilteli
    beri yüreğin,
    Gözlerim apseli,
    Hep sensizliği aktı gördüklerime.


    Hapse girmişçe duruyorum içimdeki ‘‘sen’’de.


    Kastım var gidişine.
    Kasten düşmüşüm süsü verilmiş acı dergâhı içindeki ‘‘yargâh’’
    kulübesinde.
    Yüküm sensizlik.


    Hüküm giymişliğimi soyunuyorum kiracı gibi gelip gittiğin kir
    ağacının dibindeki gölgesiz çürümelerde.


    Şimdi!
    Zor döndürüyor sesim dilimi dediklerime.
    Sesimi utanıyorum sana.
    Seni tanımıyorum alfabedeki harfler arasındaki yabancılıkta.
    Yutamıyorum içtiğim suları olmayışlarındaki
    Arbededeki darplarında.
    Güne gün ekleyerek, eksiliyorum.


    Teneffüslerim tenimde küfleniyorken,
    Kirpiklerindeki şırıngalar
    Damla damla gam enjekte ediyor nefesime.


    Zerk edildin ya bana,
    Terk edindim aşkında.


    Cebimden ellerinle çalındı hırsızlığın.
    Ölsene şimdi beni ettiğin yeminler gibi ırzına da geçmişken
    yalnızlığımın…


    Boğsana ümüğümün günlüğünü…
    Bağlasana nasiplerimi köpeğin gibi bahçene sadakatle,
    Çenemde çiğnenerek yutulmalara saklanmadan,
    Sakallarımdan sarkmadan dudaklarıma,
    Akmadan,
    Akıp gitmeden,
    Akıl benden gitmeden,
    ‘‘Gel’’dirsene kendini bana…


    İçir içini canıma kana kana,
    Diril ölüşümü sonra!


    Diril ki,
    Kana kan olsun bu defa,
    Düşe düş!
    Yâre yâr!
    Hara har!


    Bitmedi, sustuklarımın dahası var.


    Zoruna mı gittim yar?
    Zor sıvarken tenime var yanlarını,
    Yolumdan sesini mi çektin sen şimdi yok basışlarınla kaldırımların
    durmaz griliğine?
    Bir kerelik hatmedişlerinle beni,
    Yetti mi sana?


    Katledişlerindeki yetim bırakma sevdasındaki niyetin,
    İnlettiğin yüreğime dinlettiğin cinnet ninnilerin
    Yettim mi sana?
    Yetişti bak bana yeltenişlerindeki beceriksiz terk gidişlerin!


    Fiiller sözündeki dilde bekâr
    Failler közündeki külde bakir
    Cahiller gözündeki değerde hakir..
    Topraktan yaratılanda sendin,
    Bilemedim ahirindeki hesabında sevdan gibi sahtemidir?


    Haspam,
    Hısımdın canıma.
    Hasmım oldun karşıma.


    Yosmam,
    Ziyafettin soframa, zehir oldun aşıma...


    Şimdi!
    İhbardır yazdıklarım
    Sustuklarım tehdit.


    İkrardır vazgeçtiklerim,
    Vazgeçtikçe senden.
    Vaaz dinliyorum yalanlarından,çatal dilli yılan sesinden.


    Düş kemiren,
    Döş bitiren,
    Yirmilik dişleriyle İliklerimdeki düşlerin canını çiğneyen,
    Karanlığı leş edip gözüme eş ederken,
    Düşünmedin mi önümü görmeyeceğimi yeniden?
    Gidişinin perdahıdır içimde üreyen ayrılık adlı yavrucak.
    Kalmak:
    Bana yokluğundan yuvarlanmış bir oyuncaktır,
    Salıncak kastı verilmiş gelgitlerinde.


    ´´Ebe´´lendim Aşk vuruşundan.
    Debelendim arş duruşundan.
    Geben kaldım arkandaki iltihaplı saçlarında.
    Kör şeytanımdan bile bulamadımsa seni,
    Bittiğimdendir.
    Kaybettiğini arama!


    Aklımın ve yalnızlığımın irsi lekesi,
    Sen...


    Maskelerine takılarak düşmüş Aşkının tek meyvesiyim Havva ca
    yasaklı.
    ´´Âdem´´ ce çıplağım yer yer cüzam.
    Sesimden sağ bırakılmış hüzzam avazı..
    Şiirler yal,
    Yar şair bir diyar duyar gibi diliyle yalan yaratan firar!
    Ben yaz´dıkça,
    Sen kış ettin,dondun içini bana.


    İkramdır sustuklarım,
    Yazdıklarım ilkbahar.
    Son bir hardır yanağımdaki yaşın yağmasında sana kalan.
    Eylül kadar kızıl,
    Yusuf kadar körüm kızgın.
    Züleyha kadar perişan,
    İnsanoğluna,insanoğluca inanmaktan,
    Katilimin siluetini her gün ayaya bakarken aklımda görerek
    yanmaktan,
    Yanın değil ardın olup ölür-gezer yaşayarak yaşlanmaktan,
    Bittim.
    Bıktım.
    Yıktım kendimi deste deste kâğıttan bozma şiirlerle önüme tıktığın kodesteki kafese.


    Gidişinin kafilesine katılanlardan Habil,
    Kalışımın kan pıhtısı ellerimde Kabil,
    Katil sesinden maktul,
    Allah bilir.
    Kimde kurudun sen?
    Ben bir nefesine Dicle kadar akarken gözümden!


    Güzümün üstünde yaşım varken,
    Ertelenmesi müsait takvim kavmi yalnızlıklarında,
    Yaz uygulaması dediler,
    Yaz´dım..
    Bir saat daha fazla sensiz kalacağımı anlamadım.


    Em´din sen yaralarıma
    İm´din gittiğin yollardaki arda arayış kalışlarıma,
    Bindin tepesine terk edişlerin.
    Sürdün kedini bensizliğe dörtnala.


    Arpa boyu kadar yol gidemedimse ardından bir yere,
    Atımda ölsün diri süsü verdiğim bu sensizlikte...




    Şimdi,
    Söyle bana anlamadım!

    Yerin,
    Başka birisi tarafından alınamıyorsa içimden,
    Şantajı zulümse;
    Kürtajı mümkün müdür aşkın?
    meric-m bunu beğendi.
  6. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    .




    [​IMG]






    DUR!



    Kapatamadım kapılarımı sana,
    Sıkışacak diye parmakların.

    Gitme dedimse,
    Nefsi müdafaaydı bu sadece.



    .
  7. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    .




    [​IMG]




    ´´SUSMAK´´ÇA


    Bildiklerim,bilmediklerimi sömürmekle meşgulken,
    ...Erken paydosların çığlarını çınlattın bana.


    Susmak için pek fazla harfe gerek yoktu bunu ikimizde biliyorduk.


    Ama neden alfabetik sıralamalarda,
    Adın ardımdı hep?


    En çok kaç harfle susulabilirdi ki?
    Yada ´´susmak´´ça yeni bir dil,yeni bir lehçe,yeni bir şive miydi?


    Artık,aynı lisanın farklı aksanlarıyız seninle.


    Sesinle türeyen her şey sus!
    Dilinde üreyenler sessizlik.
    Adına yürüyenler adının anlamı değil;
    Adının susulmuşluğuna Süs.


    Artık,
    Aynılık ´´daima´´sında ´´asla´´ bir aşkın ayrılığını yaşıyoruz seninle.
    Aylarca,
    Yıllarca,
    Sonrasız bir şimdi'nin konuşulmuşluğuna icab eden ne varsa,
    Sen yoksun orda.


    Duymadım seni,
    Duymadım.


    Duymadan geldim,
    Seni duymamazlıktan.





    .
    meric-m bunu beğendi.
  8. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    .



    [​IMG]





    AŞKSIZ HÜZÜNCÜ YILIM





    Yanağımdaki yaş kurumamış hâlâ.
    Çok fazla uzaklaşmış olamaz,hüzün.




    Asık yüzümle,
    Âşık yalnızlıkları yüzdürürüm gecenin göbeğinde.


    Ve artık bildim,
    Bil sevgili sen de!
    Geri dönmen batıl bir inanç olarak kabul edildi bende.




    .
    meric-m bunu beğendi.
  9. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    .





    [​IMG]





    ARDININ ART NİYETLERİ



    Dörtlükler örttükçe yokluğunu,
    Sen satır başlarıma, başını yatır!

    N´akli dengesi bozuk düşlerden düşerim.
    Özlemedim.

    İçime kırılana,
    Kırılana kadar yine kendimi iterim.

    Yoksan...
    Sensizlikteki deliye kelimelerden gömlek dikerim.
    Ağrı kesmez içim.
    Sancılar mecburi istikametim.

    Bu kadar F´azla konuşmaya da gerek yok aslına bakarsan
    Yitirilmiş ve bitirlimş bir ´´ aşk ´´ın ardından.
    .
    meric-m bunu beğendi.
  10. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    .




    AŞK´TI KENDİNİ BAŞKASINA BİR KALPLE BAĞIŞLAMA ŞEKLİ



    Bir sevdalaşma sonrası ayrılıkta
    Ayrılığın da dalaşması mümkün.
    İnanırım.

    ''Seni seviyorum; ama...''
    Diyen bir sevgili ayrılığa kapora bırakır.
    Koparabilir her şeyi daha sonra.
    Anladım.

    ´´Eski bir sevgilinin aklı başına geldiğinde,
    Aşkını başından alması sonucu yeniden sevmelerde başlayabilir.´´
    Yaşadım.

    Aşk ´´tek´´ti..
    Zamanla yer değiştirirdi.
    Göçebeydi.
    Yatalak kalmayacak kadar başkalaşmayı seven...
    Misafir kalışlarında bir yürekte,
    Uzatmamak için kalışlarıbulunmaları kısa keserek,
    Rahatsızlık duyanrahatça sesini duyuranbenzer başka duygularla
    durduk yere her gece hecelerle yarenlik eden..
    ´´Aşk´´tı insanın kendisini başkasının kalbine bağışlama şekli...

    Aşk tek'ti..
    Aşk sek içimlik bir zehirdi,
    Çekmecelerden çok sonra çıkan bir beyaz kağıtla iç acıtansebepti..,

    Aşk ´´hep´´ti,
    ´´Hep´´si geçti.

    Aşk ´´hiç´´ti..
    Dedim ya!
    Tek seferle sek içimlikti.
    İçende içiren kadar kendinden geçti ve gençti her yeni gelişinde,
    yaşa-başa bakmadan nabız attıran ispiyonlarıyla iftiralaşan...

    Kimselere anlatamadım.
    Aşk ´´tek´´ti.

    Bir yalın anlamdan,
    Bir yalan aşktan,
    Bir yılan şahmerandan geçtim,
    Sana dengim, denk geldim.

    Boşuna buyruk harfleri doldurmak üzere hoşça kalırken vedalar,
    Baş harfiyle,
    Bir Aşk,
    Har edişlerle
    Tenime iz kalırsa,
    Hayal edilemez senden sonra bir hayat.

    Temennim sadece,
    Beni ´´Aşk´´la sen anla´t.
    meric-m bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş