Enderun Usulü Teravih Namazı Nasıl Kılınır?

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Enderun Usulü Teravih Namazı Nasıl Kılınır?
    Osmanlılar Teraviyi nasıl kılardı?


    Enderun usulü teravih namazı, Osmanlı iç teşkilatında, sarayda, Hırka-i Saadet'te, saray camileri, büyük cami ve dergahlarda kılınırmış. Zamanla Anadolu'daki camilere de yayılmış. Uzmanlar, kaynağını Buhurizade Mustafa Itri Efendi'ye (1712) dayandırıyor.


    Zaman gazetesinde yer alan habere göre Enderun usulü, iki şekilde uygulanıyor. Birincisi imam müezzin topluluğunu makam geçkileri ile yönlendirir, ikincisinde ise makamlar arasındaki geçkileri müezzinler sağlar. İlk gecede müezzinler geçkileri sağlar. Fatiha'dan sonra okunan zamm-ı sureler rastgele seçilmiyor.

    Manalarına bakılarak tertip ediliyor. Örneğin rahmet ayetleri, tesbih ayetleri ya da Hz. Muhammed (sav)'den bahseden ayetler tercih ediliyor. İlk on günde Ramazan ayına ulaşmaktan duyulan sevincin dile getirildiği ilahiler, ikinci on günde Allah'tan rahmet ve merhamet niyaz eden ilahiler söyleniyor. Son on günde ise Ramazan'ın uğurlanmasından duyulan hüzünlü ilahiler meşk ediliyor.

    TERAVİH GRUPLARI İSTANBUL'U GEZİYOR

    Eskiden gezici teravih grupları şehirleri gezer, teravihleri kıldırırmış. Tilavetler arasında şerbet dağıtılır, namaza geç gelen, imamın makamından kaçıncı rekatta olduğunu anlarmış. Bu usul ve tertipler sözlü olarak aktarıldığı için bugünlere ulaşan yazılı kaynaklar pek yok. Ancak, Sultan Abdülaziz'in torunu Mahmut Şevket Efendi'nin günlüğü yıllar sonra Emin Saraç'a intikal etmiş. İçinde dönemin teravihleri var.

    Türkiye'de musiki eğitimi almış müezzin sayısı azalınca 1950'li yıllarında bu gelenek tamamen ortadan kalkmış. 1996 yılında Mehmet Kemiksiz, Üsküdar'da musiki yeteneği olan müezzinlere eğitim verip çevre camilerde Enderun usulü teravihi kıldırmaya başlamış. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın desteğiyle de kadroyu genişletmiş. Hatta çalışmaları kayda alınmış, bütün müftülüklere gönderilmiş. Kitabı basılmış. Hüdai Tasavvuf Topluluğu'nu çalıştıran ve baş müezzinlik görevini üstlenen Kemiksiz, bu geleneğin yıllarca devam etmesini istiyor.

Sayfayı Paylaş