epirojenik hareketler

Konu 'Coğrafya 10. Sınıf' bölümünde coksacmabiri tarafından paylaşıldı.

  1. coksacmabiri

    coksacmabiri Üye

    Katılım:
    16 Mart 2013
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana epirojenik hareketlerin yeryüzü şekillerinin oluşumundaki etkileri hakkında bilgil verebilir misiniz? resimlerle desteklerseniz çok sevinirim. şimdiden teşekkürler.
  2. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.367
    Beğenileri:
    626
    Ödül Puanları:
    113


    1. EPİROJENİK HAREKETLER
    Tabakaların karşılıklı durumları bozulmadan yer kabuğunun geniş
    bölümlerinin derece derece bir tempo ile daha çok dikey doğrultuda maruz kaldıkları
    yükselme alçalma çanaklaşma (tekneleşme) ve çarpılma gibi hareketlere epirojenik
    hareketler denir.

    Bu hareket daha çok kendini kıyılarda gösterir. Bundan dolayı daha çok
    kıyılarda değişikliğe neden olur. Bu hareketin görüldüğü yerlerden biri olan
    İskandinavya’nın her yüzyıl 1 metre kadar yükselmektedir. Büyük okyanusta mercan
    adalarının yükselmesi bu hareketin tanıkları olarak sayılabilir. Bir diğer örnekte
    İtalyada Napoli batısındaki Serpis Tapınağının sütunlarının 6-7 m’lik kısımlarında
    mercan oyuklarının bulunmasıdır. Bu da buranın zamanla yükseldiğini
    göstermektedir. Bu sütunların yapısı kalkerdendir. Bir başka örnek olarak Venediği
    verebiliriz. Bu ülke yılda 4mm çökmektedir.

    Bütün Bu olaylar kıyılarda degişmenin olduğunu gösterir. Türkiye’den de
    örnek verebliliriz. Örnek olark Kaş civarında Lidyalılardan kalma evlerin ve bazı
    yapıların sular altında kaldığı görülmüştür.
    Türkiye bütünüyle eprijonik hareketlerle yükselme alanı, çevresindeki yani
    güney ve kuzeyindeki denizler ise çökmekte olan çanaklar halindedir. Anadolu
    kütlesinin kendi içerisinde de yükselme ve alçalmalara rastlanır. Mesela yükselen
    bölge olarak Karadeniz ve Toroslar ve Bunun arasında kalan çökmüş ve çanak haline
    gelmiş İç Anadolu bölgesidir. Bir başka örnek olarak Ergene havzası, Çukurova ve
    Diyarbakır havzasıdır.
    Yeryüzü şekillerinin meydana gelmesinde epirojenik hareketlerin önemi
    büyüktür.


    Epirojenik Haretler Nasıl Tespit Edilir:
    1-Kıyılarda yer şelf sahalarında boğulmadan meydana gelen fiyord kıyılar ve
    deniz altı vadilerinin varlığı ve boğulmuş kıyı ve akarsu taraçaları. Deniz tabanında
    çanaklaşma (Sübsidans) görülürse denizin karaya sokulmasına bağlı olarak akarsu
    vadileri sular altında kalacaktır.

    2-Aynı döneme ait olan kıyı taraçalarının veya eski pilajların bugün çeşitli
    yükseltide bulunması ve bunların eğimlenmiş olmaları

    3-Bir sahadaki yükselmiş aynı zamanda eğimlenmiş aşınım yüzeylerinin
    mevcudiyeti

    4-Akarsu şekillerinin (taraça) asıl durumlarının bozularak eğimlenmiş olmaları
    veya bu taraçalar arasındaki seviye farkının bir yerden diğerine değişmesi.

    Epirojenik Hareketlerin Nedenleri :
    1-İsostatik denge hareketleri
    2-Termik faktörler
    3-Yan basınçlar

    Bir sahada epirojenik hareketlerin meydana gelmesinde orojenik hareketlerin
    oluşumuda yan basınçların önemi büyüktür.Bu kütle yandan basışlarla yükselirse
    burada epirojenik hareket söz konusudur. Genelde genç yapılı kütle elastik özellik
    gösterdiğinden dolayı basınçlı kıvrımlanmalara sebep olurlar. Fakat yaşlı kütle
    basınca maruz kaldığında elastik özelliğe sahip olmadığından kütlenin
    çanaklaşmasını kubbeleşmesine sebep olacaktır.


    Epirojenik Hareketlerin Genel Özellikleri:
    1-Bu hareketler çok ağır bir tempoda gelişir ve Jeolojik anlamda bile çok uzun
    süre devam ederler. Sürekli bir hareketin yanında sakin geçen dönemler de
    bulunmaktadır. Dolaysıyla bu hareketler kesintisiz olmayıp ritmik-peryodik
    hareketlerdir.

    2-Epirojenik hareketlerin orojenik hareketlerden farkı yan basınçlar altında
    kalarak tabakaların şekil değiştirmemiş (kıvrılmamış, kırılmamış) olmalarıdır.
    Epirojenik hareketlerde tabakalarda şekil değiştirmeden çok, yavaş bir tempo ile ve
    dikey olarak yürkselme alçalma veya kubbeleşme çanaklaşma oluşur.

    3-Epirojenik hareketler kıta kenarında oluyorsa (Kıyı bölgesi) kara ve denizler
    üzerinde önemli değişmeler olur. Bir diğer ifadeyle deniz ilerlemesi (Transgresyon)
    ve deniz çekilmesi (Regresyon) olayları kendini gösterir. Sular altında bulunan bir
    bölgenin deniz tarafından örtülmesine transgresyon veya tersine sular altında
    bulunan bir bölgeden denizin çekilmesine regresyon denilmektedir.

    4-Bu olaylar sonucunda yükselme ve alçalma hareketleri aynı anda ve birbirini telafi eder bir şekilde gelişir.Yani İzostatik dengede bir değişiklik olmaz
    veya İsostatik denge korunur.

    5-Epirojenik hareketlerle yeryüzünde meydana gelen kalkan veya kubbe
    şeklindeki yüksekliklere Jeoantiklinal denir. Buralar birer aşınma ve taşınma
    bölgeleridir. Buna karşılık beliren tekne veya çanak şeklindeki sahalara Jeosenklinal
    adı verilir. Buralar kalın tortullanma alanlarıdır. Bu tortullanma nisbetinde o sahada
    çökme olayı meydana gelir ki çökmenin görüldüğü bu bölgelere Jeolojide Sübsidans
    alan denir. Bunları şekil ve tiplerine göre ve aynı zamanda bulundurdukları
    tortullara göre iki pruba ayırabiliriz.

    Jeosenklinal
    Parajeosenklinaller (Epikontinental Havzalar)
    Ortojeosenklinaller (Gerçek Jeosenklinaller)

    Parajeosenklinaller genelde yuvarlak ve gayri muntazam şekillerdir. Bunların
    kalınlıkları az olup, nisbeten çökme olayı yavaştır.
    Ortojeosenklinaller daha çok dar uzun şeritler halinde olup kalın tortullar
    barındırırlar, Bunların diplerinde ritmik bir çökme vardır. Aynı zamanda buralarda
    deniz altı volkanik alanları mevcuttur.
    Kara Jeosenklinalleri ise geniş çapta tortullanma olayının görüldüğü ve
    büyük çökmelirin olduğu yerlere denir. Kara üzerinde meydana gelir. Örnek olarak
    Ergene Havzası, Çukurova.











    coksacmabiri bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş