Ey İnsan! Ne Sen Ölümden Kaçabilirsin Nede Ölüm Senin Peşini Bırakır.

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde P!NqUeEn <3 <3 tarafından paylaşıldı.

  1. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0

    Ey İnsan! Ne sen ölümden kaçabilirsin nede ölüm Senin peşini bırakır.
    Öyle ise bu gaflet çukurları içinde kıvranman niye? Diyelimki bu dünyada her şeyin var peki ya öbür dünyan?
    Orası için hazırmısın? Yoksa damarına işleyen ibadetlerinde göstermiş olduğun tembellik umursamama hastalığından ölüm meleği gırtlağına çöktü...ğü zamanmı kurtulmak istiyorsun?
    Yoksa cebindeki üç beş kuruş para ile ebedi bir hayatmı satın almayı mı düşünüyorsun???
    En iyisimi sen ölüme hazırlan!!!
    Ölüm sana gelmeden.

    İmâm Gazâlî Hazretleri'nin şu nasihatlerine kulak verelim:

    "Bir mü'min sabah namazını kıldıktan sonra ve güne başlamadan evvel bir süre nefsi ile başbaşa kalıp onunla bazı muâhedeler yapmalı ve birtakım şartlar üzerinde anlaşmalıdır. İnsan da nefsine şu ikâz ve telkinlerde bulunmalıdır:

    «- Benim sermâyem ömrümdür. Ömrüm gidince anaparam da gider ve artık kâr ve kazanç sona erer. Fakat bu başlayan gün yeni bir gündür. ALLAH Teâlâ bu gün de bana müsâade ederek ikramda bulundu. Eğer beni öldürseydi elbette bir günlüğüne de olsa geri gönderilip burada devamlı sâlih ameller ve çeşitli hayırlarda bulunmayı temennî edecektim. Şimdi kabul et ki öldürüldün ve geri çevrildin. O hâlde bugün günah ve mâsıyete katiyyen yaklaşma ve sakın ola ki bu günün bir ânını bile boşa geçirme. Zîrâ her nefes paha biçilemeyen bir nîmettir.

    İyi bil ki bir gün gece ve gündüzü ile yirmi dört saattir. Kıyamet günü insanoğlunun önüne her gün için yirmi dört tane kapalı kutu getirilir. Kutunun birini açıp o saatte yaptığı amellerin mükâfatı olarak içinin nur ile dolu olduğunu görünce ALLAH'ın lütfedeceği mükâfatı düşünerek kul öyle sevinir ki bu sevinci cehennem halkı arasında paylaşılsa cehennemin acısını duymaz olurlardı. İkinci kutuyu açtığında bundan karanlık ve pis kokular çıkar ki bu da isyan ile geçirdiği saattir. Buna da öyle üzülür ki eğer bu üzüntü cennet halkına dağıtılsaydı kederlerinden cennetin zevkini kaybederlerdi. Üçüncü bir kutu daha açılır ki içi tamamen boştur. Bu da uyku veya mubah şeylerle geçirdiği saattir.
    Fakat küçük bir hayrın ecrine dahî şiddetle ihtiyâç duyulan o günde imkânı olduğu hâlde büyük bir kazancı kaybeden tüccarın hasreti gibi ve belki çok daha fazla yanar ve o saati boşa geçirmesinin acısıyla kıvranır.
    O hâlde;
    Ey nefsim! Fırsat eldeyken sandığını iyi doldur sakın boş bırakma. Tembelliğe düşme sonra yüksek derecelerden düşersin.»

Sayfayı Paylaş