F16

Konu 'Fizik 12. Sınıf' bölümünde SarıKagan tarafından paylaşıldı.

  1. SarıKagan

    SarıKagan Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2010
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    18
    Ödül Puanları:
    9

    Merhaba arkadaşlar bir sorum var
    Rotası aya ayarlanan bir f16 aya varabilir mi ? Hangi formüllerle çözülebilir ?
    Son düzenleme: 21 Kasım 2014
  2. SarıKagan

    SarıKagan Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2010
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    18
    Ödül Puanları:
    9
    Yok mu yardım eden ?
  3. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    Buyur arkadaşım faydalı bir yazı sorduğun sorunun cevabı da kısmen burada.

    Yükseklerde havanın iyice incelmesi, kanatlar üzerindeki taşıma ve kaldırma kuvvetleri bakımından da sorun doğurur. Araştırmacılar 160 kilometreyi sınır olarak, ondan ötesini de uzay olarak kabul ediyorlar. Bu nedenle dünya çevresindeki en alçak yörünge uçuşu 200 km olarak kabul ediliyor.

    Bir yolcu uçağının bu kadar yüksekliğe çıkabilmesine mani olabilecek tek şey motorlarında yaktığı havanın içindeki oksijenin azalması olarak görülüyor ama yolcu uçağını bekleyen başka sorunlar da var. Uzaydaki vakum, tekrar atmosfere girişteki ısısal sorunlar, hava olmayan yerde uçağı yönlendirmenin imkansızlığı, ağırlıksız ortam vb. Tüm bu sorunların üstesinden gelebilecek bir uçağa sahip olsak bile, yine de yolcu uçağının uzaya çıkışı önünde önemli bir engel var. Dünyanın yerçekimini yenebilmek ve uzayda bir yörüngeye oturarak, orada kalabilmek.

    Yerden yaklaşık 304-528 kilometre yukarılarda dolaşan uzay mekiğinin bu yörüngede tutunabilmesi için yaklaşık saatte 28.000 kilometre hız yapması gerekir. Dünya etrafında dönüp duran bu uzay aracının, dairesel yörüngesinden kurtulup, uzayın boşluğuna doğru hareketlenebilmesi için, yörüngenin yüksekliğine bağlı olarak, saatte en az 40.000 kilometre yani ses hızından 30 kat daha fazla bir hıza ulaşması gerekir. Ancak tüm bunlar uzaya çıkacak uçağın bu hızlara ulaşması gerektiği anlamına gelmez.

    Yerden havalanan bir aracın uzaya çıkabilmesi için hıza değil enerjiye ihtiyacı vardır. Motorları her zaman, her yükseklikte yerçekimini yenecek gücü verdiği sürece sorun yoktur. Er veya geç uzaya çıkmayı başaracaktır. Uzaya çıkma konusunda ele alınabilecek tek yolcu uçağı, insanoğlunun şimdiye kadar yaptığı en hızlı ve en yüksekten uçan yolcu uçağı olan ve yakın bir geçmişte hizmet dışına çıkarılmış bulunan Concorde uçağıdır.

    Concorde, dünyanın sesten 2 kat daha hızlı uçabilen, süpersonik, tek yolcu uçağıydı. 20 kilometre kadar yükseğe çıkabiliyordu. Atlantik okyanusunu 2 saat 53 dakikada geçerek kırılması imkansız bir rekora ulaşmıştır. Saat farkından dolayı, Avrupa'da güneş doğarken kalktıktan az sonra karanlığa giriyor, Amerika'ya vardığında güneşin doğuşunu tekrar görüyor, yerel zaman olarak oraya kalktığı saatten daha önce varmış oluyordu.

    Concorde'un güçlü 4 motoru, onu atmosferin birinci tabakasının üzerine çıkarır, ikinci tabaka stratosferin içinde uçmasını sağlar. Bu yükseklikte, mavi ışığın oluşmasını sağlayan hava molekülleri iyice seyrekleştiklerinden, gündüzleri bile yolcular gökyüzünü daha koyu, daha siyaha yakın renkte görürler, geceleri yıldızlar daha parlak görünür. Ancak yine de Concorde'un uzaya erişebilmesi için birkaç yüz kilometrelik yolu daha vardır.

    Bir uçuşta hiç yere inmeden ve yakıt ikmali yapmadan binlerce kilometre uçabilen yolcu uçağı için, burnunu yukarı dikip 300 kilometre dikine yol almak yakıt açısından bir sorun değildir. Ancak daha stratosferin 50 km yükseklikteki üst sınırına gelmeden motorlar zınk diye dururlar. İyice incelen havanın içindeki az miktardaki oksijen artık motorlarda yakıtın yakılmasını sağlayamaz. Bu nedenle, uzaya çıkacak araçları, havaya ve oksijene ihtiyaç göstermeyecek şekilde roketlerle yollamak hala bir zorunluluktur.

    Aslında roket motorlarının da oksijene ihtiyaçları vardır ama onlar bu ihtiyaçlarını havadan gidermezler. Kendi oksijenlerini kendi sırtlarında taşırlar.

Sayfayı Paylaş