faruk nafız çamlıbeL

Konu 'Edebiyat 12.Sınıf' bölümünde şckal tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. şckal

    şckal Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2009
    Mesajlar:
    18
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    faruk nafız çamlıbelin hayatını uzun bir şekilde bulabiirmisiniz?:D
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Buraya Bir Bak :)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Eğer Onu İstemiyorsan Birde Buna Bak

    Türk şair, oyun yazarı, gazeteci, siyaset adamı. "Milli Edebiyat"a dönüş sürecinden etkilenerek divan edebiyatı yazım kalıbı olan aruz veznini terk etmiş; bu dönüşüme destek vermek amacıyla "Hecenin Beş Şairi"nden (Beş Hececiler) biri olmuştur. Yazın çalışmaları şiirden ibaret kalmamış; sanattan yoksun bırakılmış halka yönelik oyunlar kaleme almış ve eserlerinde gerçekçi bir lirizm ortaya koymuştur. Yeni Lisan anlayışıyla gelişim sürecinde olan Türkçenin bilhassa Anadolu yöresinde yaygınlaşması için çalışmış; bir Milli Mücadele dönemi şairi olarak, Cumhuriyetin 10. kuruluş yıldönümü için Behçet Kemal ile birlikte, "10. Yıl Marşı"nı mısralara dökmüş ve Türk milletine armağan etmiştir.


    Faruk Nafiz Çamlıbel, 18 Mayıs 1898 tarihinde, Orman ve Maadin Nezareti memuru Süleyman Nazif'in oğlu olarak, İstanbul Kanatlarımın Altında'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimi için Bakırköy Rüştiyesi ile ardından Hadika-i Meşveret İdadi'sine gönderildi. Henüz lise yıllarındayken şiirler kaleme almaya başlayan Çamlıbel'in "Eserlerimin Ruhu" adıyla yayımlanan ilk şiiri, 1913 yılında Peyam gazetesinin edebiyat ekinde yer aldı. Ertesi yıl, "Saat" adlı manzumesi Çocuk Dünyası dergisinde yayımlandı.
    Yüksek öğrenimine İstanbul Darülfünun'u Tıp Fakültesinde devam ederken, 1917 yılında aldığı bir teklif üzerine eğitimini yarıda keserek, Ati gazetesinin yazı işleri bölümünde çalışmaya başladı. Cenap Şahabettin ve özellikle de Yahya Kemal Beyatlı'dan ve dolayısıyla Servet-i Fünun akımından oldukça fazla etkilenen Çamlıbel, ilk şiirlerini aruz vezniyle kaleme aldı. Ancak sonraları, Milli Mücadele döneminin aydınlara verdiği yenilikçi ilhamdan yola çıkarak, Türkçenin yalınlaşması, yabancı kelimelerden ve kalıplardan uzaklaşılması düşüncesini benimseyerek hece vezniyle yazmaya başladı. Milli edebiyatın oluşabilmesi, geliştirilebilmesini misyon edindi ve Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon gibi Yeni Lisan'cılarla birlikte, Türk edebiyat tarihinde "Beş Hececiler" adıyla anılır oldu. 1918 yılında yayımlanan, "Şarkın Sultanları" adlı ilk şiir kitabıyla, edebiyat camiasında tanınır hale geldi.

    1919 yılında ise, ikinci kitabı "Dinle Neyden"i çıkardı ve adını geniş kitlelere duyurma fırsatı yakaladı. Oldukça verimli bir şair olan Çamlıbel, aynı yıl "Gönülden Gönüle"yi yayımladı. Aynı zamanda, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının gelişmesinde büyük rolü olan çeşitli dergi ve gazetelerde çalıştı. Gençlik yıllarında aruz vezniyle yazdığı şiirlerinin de basıldığı, İleri (1917-18), Yeni Mecmua (1918), Şair (1918-19), Ümid (1919-1921), Edebi Mecmua (1919), Nedim (1919), Temaşa (1920), Yarın (1921-1922) ve daha birçok yayın organında yer aldı.

    1921 yılında, Kurtuluş Savaşı'nın melankolik sosyal havasından etkilenerek, bir aydın olarak, ancak halkın eğitilmesi ve bilinçlendirilmesine yardım etmek suretiyle mücadeleye en faydalı şekilde destek verebileceğini düşünerek, öğretmenlik yapmak istedi. İlk görev yeri, Kayseri'ydi. Bu sayede Çamlıbel, Anadolu'da cereyan eden gerçek savaşın içine girmiş oldu ve soluduğu bu yerel havayı ileriki eserlerinde işledi. Ünlü şiiri "Han Duvarları"nı ve daha pekçok eserini bu duygu yoğunluğu içerisinde kaleme aldı. Anadolu köylüsünün savaş, eğitimsizlik, yoksulluk sebebiyle yüzyüze geldiği acıların ilk defa tiyatro sahnesinde gözler önüne serildiği "Canavar" (1924-1926) adlı lirik tiyatro oyunu da, şairin realist bakış açısıyla aynı yıllarda satırlara döktüğü, önemli eserleri arasındaydı.

    1924'te Ankara İlköğretim Okulu'na tayin edildikten sonra, 1932 yılına kadar, edebiyat öğretmenliği görevini Ankara'da sürdürdü. Yeni devletin yapılandırılması için yoğun şekilde faaliyet gösteren siyaset çevrelerine yakınlaşması nedeniyle, bu alana ilgi duymaya başladı. Başkentte geçirdiği yıllar boyunca, sevilen şiirlerini "Çoban Çeşmesi" (1926), "Suda Halkalar" (1928) gibi kitaplarda toplayarak yayımladı. 1932'den sonra görevine İstanbul'da devam eden ünlü şair, Vefa Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi ve ardından Amerikan Koleji'nde bulundu. Bu dönemde, "Akın ve Özyurt" (1932) gibi tanınmış tiyatro oyunun yanı sıra, "Onuncu Yıl Marşı"nı (Behçet Kemal'le birlikte - 1933), "Bir Ömür Böyle Geçti" (1933) derleme şiir kitabını ve Atatürk'ü konu alan "Kahraman"(1933) adlı oyununu yazdı. Ertesi yıl, sevdiği şiirlerini biraraya getirdiği "Elimle Seçtiklerim" adlı derleme kitabını yayımladı. 1936'da ise, ilk roman çalışması olan "Yıldız Yağmuru"nu kaleme aldı. Bu eserini takip eden yıllarda "Akarsu" (1937), "Akıncı Türkleri" (1938), "Tatlı Sert" (1938) ve "Yayla Kartalı" gibi, yeni şiirlerinin yer aldığı kitapları basılan Çamlıbel, sanatçı kimliğini terk etmeksizin, siyasette aktif rol almaya karar verdi.

    1946 seçimlerine, Demokrat Parti'den katıldı ve İstanbul ilinden milletvekili seçildi. 27 Mayıs 1960 tarihindeki ihtilale kadar görevini aralıksız sürdüren Çamlıbel, darbe sonrasında diğer birçok DP milletvekiliyle birlikte suçlu bulunarak tutuklandı ve Yassıada'daki cezaevine gönderildi. 15 ay tutuklu kalmasının ardından, aleyhine açılan davalardan beraat ederek serbest bırakıldı. Sonrasında, Arnavutköy'deki evinde inzivaya çekilen şair, Yassıada'da geçirdiği zaman içerisinde yazdığı "Zindan Duvarları"nı 1967 yılında, "Han Duvarları"nı ise 1969 yılında yayımladı.

    Şair, 8 Kasım 1973 tarihinde çıktığı yurt gezisinde, Akdeniz sularında seyreden Samsun vapurunda hayatını kaybetti. "Çamdeviren", "**** Ozan" gibi mahlaslarla mizah şiirleri de kaleme almış olan Çamlıbel, Anayurt adlı bir de dergi çıkarmıştır. Milli edebiyatımızın kaydettiği ilerlemeyi Anadolu'ya yansıtmaya çalıştığı gibi, Anadolu'nun sıkıntılarını da edebiyatla dile getirmeye çalışmıştır. Her ne kadar eski bir İstanbul beyefendisi olsa da, ülkenin geri kalmış yörelerini görmezden gelmemiş; ince bir sanatçı hassasiyetiyle bu sorunların temeline inmiştir. Şiir ve manzum oyunların yanı sıra, çocuk piyesleri de yazmıştır.

    ESERLERİ:

    ŞİİR: Şarkın Sultanları (1919) Gönülden Gönüle (1919) Dinle Neyden (1919) Çoban Çeşmesi (1926) Suda Halkalar (1928) Bir Ömür Böyle Geçti (1933) Elimle Seçtiklerim (1934) Akarsu (1937) Tatlı Sert (Mizah Şiirleri, 1938) Akıncı Türküleri (1938) Heyecan ve Sükûn (1959) Zindan Duvarları (1967) Han Duvarları (Seçme Şiirler, 1969)

    OYUN: Canavar (1925) Özyurt (1932) Akın (1932) Kahraman (1933) Yayla Kartalı (1945)

    ROMAN: Yıldız Yağmuru (1936)
    şckal bunu beğendi.
  3. şckal

    şckal Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2009
    Mesajlar:
    18
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürlerde aynısı bende var ama işime yaramıyor
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Birde buna Bak.

    Faruk Nafiz Çamlıbel'in Hayatı (1898 - 1973)


    --------------------------------------------------------------------------------

    İstanbul'da doğmuş (1898), ilk ve orta öğretimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meşveret İdadisi'de tamamlamıştır. Daha sonra Tıp Fakültesi'ne girmiş, ancak tamamlamadan ayrılmıştır. Ati gazetesine girerek yazı işlerinde çalışmıştır. (1917 - 1918). Aynı gazetenin temsilcisi olarak Ankara'ya girmiştir (1922). Çamlıbel sonraki yıllarda Kayseri (1922 - 24), Ankara (1924) ve İstanbul'da (1932 - 1946), çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır.
    Daha sonra politikaya atılan Çamlıbel DP'de İstanbul Milletvekili olarak parlamentoya girmiştir (1946). 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesine kadar aralıksız milletvekilliği yapan Çamlıbel, müdahale sonunda öteki DP milletvekilleriyle birlikte tutuklanarak Yassıada'ya gönderilmiştir. 15 ay tutuklu kaldıktan sonra suçsuz görülerek serbest bırakılmış, sonraki yıllarını Arnavutköyü'ndeki evinde geçirmiştir. Faruk Nafız Çamlıbel, bir gezi sırasında Samsun vapurunda ölmüştür (8 Kasım 1973).

    Yazarın Yaşamı

    Çamlıbel, şiire daha 14 - 15 yıllarında iken başlamış, "Saat" adlı ilk şiiri de kendisinin söylediğine göre Çocuk Dünyası'nda çıkmıştır (1914). Ancak, araştırmacı Fevziye Abdullah Tansel, şairin okul kitaplarına girmiş olan bu şiirinin basılan ilk ürün olmadığını belirtmektedir. Tansel'in belirlemesine göre Çamlıbel'in "Eserlerimin Ruhu" adlı yayımlanan ilk şiiri Peyâm gazetesinin edebiyat ekinde (1913) çıkmıştır. Çamlıbel'in Celal Nuri (İleri)'nin çıkardığı Edebiyat-ı Umumiye dergisinde yayımlanan "Şarkın Sultanları" adlı şiiri, onun yazın çevrelerinde kendine yer açmasını sağlayan ilk ürünü olmuştur.

    Henüz 20 yaşında olan Çamlıbel aruz vezniyle yazdığı bu dönem şiirlerini daha sonra İleri (1017 - 18), Yeni Mecmua (1918), Ümid (1919 -1921), Şair (1918 - 1919), Edebî Mecmua (1919), Büyük Mecmua (1919), Nedim (1919), Temâşâ (1920), Yarın (1921 - 22) gibi yayın organlarında yayımlamıştır.

    İlk kitabı Şarkın Sultanları'dır (1918). Kurtuluş Savaşından önce yayımladığı öteki iki kitabı ise Dinle Neyden (1919) ile Gönülden Gönüle (1919)'dir.

    Faruk Nafiz, manzum oyunlar, çocuk oyunları ve iki roman yazmıştır.

    Yapıtları:

    Şiir: Şarkın Sultanları (1918), Dinle Neyden (1919), Gönülden Gönüle (1919), Çoban Çeşmesi (1926), Suda Halkalar (1928), Bir Ömür Böyle Geçti (1932), Elimle Seçtiklerim (1935), Boğaziçi Şarkısı (1936 - S. Kaynak'la birlikte), Akar Su (1936), Tatlı Sert (1938 - Mizahi Şiirler), Akıncı Türküleri (1938), Heyecan ve Sükun (1959 - Seçmeler), Zindan Duvarları (1967).

    Oyun: İlk Göz Ağrısı (1922 - adapte), Sevk-i Tabii (1925 - S. M. Alus'la birlikte adapte), Canavar (1926), Akın (1932), Özyurt (1932), Kahraman (1933), Ateş (1936), Ayşe'nin Doktoru (1949).

    crime bunu beğendi.
  5. şckal

    şckal Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2009
    Mesajlar:
    18
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    uzun hayatı demiştim ama sağol
  6. dersizleci

    dersizleci Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    1
    Urisk'İn yazdığı uzun bence.Eğer içine sinmezse ansiklopedilere falan bakabilirsin.
  7. şckal

    şckal Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2009
    Mesajlar:
    18
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    aklıma gelmemişti sağol
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş