fazıl husnu daglarca HALIDE NUSRET ZORLUTUNA VE ATTILA ILHAN

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde manos tarafından paylaşıldı.

  1. manos

    manos Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2010
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0

    hayatları ve siirlerı
  2. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0

    Fazıl Hüsnü Dağlarca

    1914′te İstanbul’da doğdu. Asker olan babasının görevi dolayısıyla çocukluğu Pozantı ve Konya’da geçti. İlkokulu Konya’da bitiren Dağlarca, Adana ve Tarsus ortaokullarında öğrenim gördükten sonra İstanbul’a geldi. Kuleli Askeri Lisesi’nin orta bölümünde bütünleme sınavı verdi, sonraki yıl Kuleli’ye yazıldı. 1933′te Harp Okulu’nu bitirerek orduya katıldı. 1950 yılına kadar yurdun çeşitli yerlerinde görev yapan Dağlarca, aynı yıl önyüzbaşı rütbesinde iken askerlikten ayrıldı. Sivil hayata geçtikten sonra 1950-1952 yılları arasında Ankara’da Basın – Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü’nde çalıştı, ardından 1952 yılında İstanbul’a gelerek Çalışma Bakanlığı İl Müfettişliği örgütünde görev aldı. Dağlarca bu görevde iken 1960′ta emekli oldu.
    1959′da İstanbul Aksaray’da iki arkadaşıyla birlikte Kitap Kitabevi’ni kurdu, kitabevinin ca.mına astığı “onbeş günlük” Karşı Duvar Gazetesi’ni çıkardı. Kitabevi’ni daha sonra Şehzadebaşı’na taşımış, daha sonra da kapattı.
    Fazıl Hüsnü Dağlarca yurtta ve yurt dışında çeşitli ödüller aldı: 1927 yılında Yeni Adana gazetesinin öğrenciler arasında açtığı öykü yarışmasında Birincilik ödülü, 1946 yılında Çakır’ın Desatanı’nda bir şiir ile CHP Şiir Yarışması üçüncülük ödülü, 1956 yılında Asu ile Yeditepe Şiir Armağanı,1958 yılında Delice Böcek ile Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü, 1966 yılında Bir şiiriyle MTTB Turan Emeksiz Armağanı, 1967′de ABD Pittsburgh kentinde International Poetry Forum tarafından “Yaşayan En İyi Türk Şairi” seçildi. 1974′te XIII. Struga Şiir Festivali’nde Altın Çelenk Ödülü, 1977′de Horoz ile Sedat Simavi Ödülü,1987′de TÜYAP 6. Kitap Fuarı “Onur Ozanı”.
    Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirleri Fransızca, İngilizce ve Almanca ve başka birçok dile çevrilmiştir.
    Yazın Hayatı
    Hayat hikayesinde belirtildiği gibi, daha 13 yaşındayken bir gazetenin öykü yarışmasını kazanan Dağlarca, sonradan şiire döndü ve 1933′de “Yavaşlayan Ömür” adlı şiiri İstanbul dergisinde yayımlanınca yazın alanına girdi. Daha sonra 1934′te Varlık’ta yayımlanan dört şiiri ile dikkati çekmiştir: “Sandallar – sayı 223, Göçsem – sayı 24″, “Bu Dağlar – sayı 26, Arkasından – sayı 35″. İlk kitabı Havaya çizilen Dünya’dır. 1935-1936 yıllarında Dağlarca Varlık ve Kültür Haftası dergilerinde daha olgunlaşmış ürünlerini vermeye başlamıştır.
    Dağlarca, üretkenliğini peşpeşe yayımladığı kitaplarla sürdürürken Varlık, Yenilik, Kültür Haftası, Yücel, Aile, Gençlik, Türk Dili, Çağrı, Ataç, Yön, Yeditepe, Devrim gibi dergilerde de şiirlerini yayımladı.
    Eserleri:
    Havaya Çizilen Dünya (1935), Çocuk ve Allah (1940), Daha (1943), Çakırın Destanı (1945), Taş Devri (1945) Üç Şehitler Destanı (1948), Toprak Ana (1950), Aç Yazı (1951), Samsun’dan Ankara’ya (1951), İnönü’ler (1951), Sivaslı Karınca (1953), Asu (1955), Delice Böcek (1957), Batı Acısı (1958), Gezi – Mevlânâ’da Olmak (1958), Hoo’lar (1960), Özgürlük Alanı (1960), Cezayir Türküsü (1961), Aylam (1962), Türk Olmak (1963), Yedi Memetler (1964), Çanakkale Destanı (1965), Dışardan Gazel (1965), Kazmalama (1965), Yeryağ (1965), Vietnam Savaşımız (1966), Açıl Susam Açıl (1967 – Üsküp, Çocuk Şiirleri), Kubilay Destanı (1968), Haydi (1968), 19 Mayıs Destanı (1969), Viyetnam Köyü (1970), Hiroşima (1970), Malazgirt Ululaması (1971), Kınalı Kuzu Ağıdı (1972), Haliç (1972), Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973), Arkaüstü (1974), Yeryüzü Çocukları (1974), Yanık Çocuklar Koçaklaması (1976), Horoz (1977), Balina ile Mandalina (1977 – Çocuk Şiirleri), Hollandalı Dörtlükler (1977), Ağrı Dağı Bildirisi (1977), Almanya da Çöpçülerimiz (1977), İkili Anlaşma Anıtı (1977) Pir Sultan Abdal Günleri (1977), Bir Elde Yaşamak (1979), Çukurova Koçaklaması (1979), Türk İstanbul (1979), Anıtlarda Soluk Alan (1979), Çıplak (1981), Uzun İkindi (1981), Yunus Emere’de Olmak (1981), Nötron Bombası (1981), Akşamcı (1985), Sayılarda (1985), Dişiboy (1985), Takma Yaşamalar Çağı (1986), Şeyh Galib’e Çiçekler (1986), Türk Dil Kurumu Koçaklaması (1986), Sanık Ayağa Kalk (1986), Yurdana (Nene Hatun Görüntüsü) (1987), Uzaklarda Giyinmek (1990), Dildeki Bilgisayar (1992).
    manos bunu beğendi.
  3. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    Halide Nusret Zorlutuna, 1901'de İstanbul'da doğdu. Erenköy Kız Lisesi'ni bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. 1924'te başladığı öğretmenlik görevini İstanbul Kız Lisesi ve yurdun çeşitli yerlerindeki liselerde yıllarca sürdürdü. 1957'de Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulu'nda görevliyken emekliye ayrıldı. 10 Haziran 1984'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. Şiir yazmaya mütareke yıllarında başladı. Kurtuluş Savaşı'nın etkisi ve heyacanıyla Milli edebiyat akımına katıldı. Kadın duyarlılığıyla işlediği şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, roman türlerinde de eserler verdi. Milli edebiyat akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde geleneksel ölçü ve anlayışa bağımlı kaldı. Şiir öykü ve düzyazıları Milli Mecmua, Aydabir, Çınaraltı, Hisar, Türk Kadını giibi dergilerde yayınlandı.

    ESERLERİ:
    ŞİİR:
    Geceden Taşan Dertler (1930)
    Yayla Türküsü (1943)
    Yurdumun Dört Bucağı (1950)
    Ellerim Bomboş (1967)
    ROMAN:
    Küller (1921)
    Sisli Geceler (1922)
    ÖYKÜ:
    Beyaz Selvi (1945)
    Büyük Anne (1971)
    Aydınlık Kapı (1974)
    manos bunu beğendi.
  4. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    15 Haziran 1925’te Menemen’e doğan Attilâ İlhan, Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu’nu ve Karşıyaka Ortaokulu’nu bitirdi. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıftayken Türk Ceza Kanunu’nun 141. Maddesine aykırı davrandığı gerekçesi ile tutuklandı, okuması engellendi. Danıştay kararı ile eğitimini sürdürdü. İstanbul Işık Lisesi’ni bitirdikten sonra, İstanbul Hukuk Fakültesi’ni yarıda bıraktı. 1949-1965 yılları arasında, aralıklarla altı yıl Paris’te yaşadı. Ali Kaptanoğlu adıyla senaryolar yazdı. Demokrat İzmir Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını yürüttü.

    Ankara’da Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını yaptı(1973-1979). Çeşitli dergi ve gazetelerde köşe yazıları ve sinema eleştirileri yazdı.

    Yazarın yayımlanan ilk şiiri 1941’de yazdığı Balıkçı Türküsü’dür. 1946 yılında yazdığı “Cebbaroğlu Mehemmed” şiiri CHP şiir ödülünü kazandı. Kısa sürede şiir, denme ve eleştirileriyle, edebiyat dünyasında kendine özgü bir yer edindi.Kaynakwh webhatti.com:

    Attilâ İlhan, şiirde Garip ve İkinci Yeni akımlarına şiddetle karşı çıktı. Mavi Hareketi adlı toplumsal gerçekçi bir şiir akımı başlattı. Sanat hayatının ilk dönemlerinde takip ettiği Nazım Hikmet çizgisinden ayrılarak, karmaşık ve bireysel bir duyarlılığa yöneldi.

    Eleştiri, deneme ve romanlarında ise toplumsal gerçekçiliğe bağlı kaldı.

    Düşünceleri:

    “Benim formasyonum solculuk. Ben başından beri aynı istikamette yaşamışımdır. Haya tarzım da solcudur.” ifadeleriyle, düşünce yapısının ana hatlarını çizen Attilâ İlhan’ın sol anlayışı; daha çok, burjuva temeline dayanan ve milli çizgide bir anlayıştır.

    Bu yönüyle diğer sol aydınlardan ayrılan Attilâ İlhan, aydınları kıyasıya eleştirir. Onları bilinç değil inanç aydını olmakla suçlar ve aydınların düşüncelerinin dogmatik olduğunu savunur. Attilâ İlhan ’a göre II. Dünya Savaşı’ndan beri, Türk aydını halktan kopmuştur ve bir alafrangalık özentisi içindedir. Ve bu yönleriyle Tanzimat dönemindeki Batıcılara benzemektedir. Attilâ İlhan bu düşüncelerini savunurken, başta İnönü olmak üzere cumhuriyet dönemi siyasetçilerini ağır bir şekilde eleştiriyor ve Batı’ya bakışımızın yanlış olduğunu söylüyor.Kaynakwh webhatti.com:
    Attilâ İlhan’a göre, Batı’ya körü körüne bağlanmak da, O’na büsbütün sırt çevirmek de aşağılık psikolojisinin ürünüdür. Doğru olan Batı’ya akıllıca bakmaktır. Batı’da geçekten evrensel olan bilimsel düşüncedir. Gerekli olan bu düşünceyi yakalayabilmektir.

    Bu düşünceye paralel olarak Attilâ İlhan, “Kendimizi AB’ye veya ABD’ye şartlandırmamalı; onların Ortadoğu’daki jandarması konumuna düşmemeliyiz.” diyor. Ve Türkiye’nin iyiliğinin, sadece kendi menfaatine dayanan bir Avrasya politikasından geçtiğini söylüyor.

    Toplumsal alanda ise Attilâ İlhan, ümmetlikten millet yapısına geçmiş olan Türk halkının, laik ve milli bir anlayışı benimsemesi gerektiğini düşünüyor.

    Attilâ İlhan’ın bu şekilde özetleyebileceğimiz düşünce yapısının tamamen diyalektiğe dayandığını görüyoruz. Attilâ İlhan hiçbir düşünceyi, basmakalıp bir şekilde, olduğu gibi kabul etmiyor. Bütün düşünceleri bir tez-antitez-sentez ürünü olarak ortaya çıkıyor.

    Attilâ İlhan’ın bir başka özelliği de Atatürk’e büyük bir hayranlık duyması, ve bütün düşüncelerine temel dayanak noktası olarak O’nu almasıdır.


    ESERLERİ
    ŞİİR
    Duvar
    Sisler Bulvarı
    Yağmur Kaçağı
    Ben Sana Mecburum
    Belâ Çiçeği
    Yasak Sevişmek
    Tutuklunun Günlüğü
    Böyle Bir Sevmek
    Elde Var Hüzün
    Korkunun Krallığı
    Ayrılık Sevdaya Dâhil
    Kimi Sevsem Sensin

    ROMAN
    Sokaktaki Adam
    Zenciler Birbirine Benzemez
    Kurtlar Sofrası
    Aynanın İçindekiler
    Bıçağın Ucu
    Sırtlan Payı
    Yaraya Tuz Basmak
    Dersaadet’te Sabah Ezanları
    O Karanlıkta Biz
    Fena Halde Leman
    Haco Hanım Vay
    Allahın Süngüleri-Reis Paşa

    ÖYKÜ
    Yengecin Kıskacı

    DENEME-ANI
    Abbas Yolcu
    Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler
    ANILAR VE ACILAR
    Hangi Sol
    Hangi Batı
    Hangi Seks
    Hangi Sağ
    Hangi Atatürk
    Hangi Edebiyat
    Hangi Laiklik
    Hangi Küreselleşme

    ATTİLÂ İLHAN’IN DEFTERİ
    Gerçekçilik Savaşı
    ‘İkinci Yeni’ Savaşı
    Faşizmin Ayak Sesleri
    Batı’nın ‘Deli Gömleği’
    Sağım Solum Sobe
    Ulusal Kültür Savaşı
    Sosyalizm Asıl Şimdi
    Aydınlar Savaşı
    Kadınlar Savaşı
    CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ
    Bir Sap Kırmızı Karanfil
    Ufkun Arkasını Görebilmek
    Sultan Galiyef
    Dönek Bereketi
    Yıldız, Hilâl ve Kalpak

    ÇEVİRİLERİ
    Kanton’da İsyan (Malraux)
    Umut (Malraux)
    Basel’in Çanları (Aragon)
    manos bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş