felsefe-bilim-sanat-din-dil konuları arasındaki ilişkiler

Konu 'Felsefe' bölümünde yaban55 tarafından paylaşıldı.

  1. yaban55

    yaban55 Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    1


    felsefe-bilim-sanat-din-dil konuları arasındaki ilişkileri bize hoca ödev verdi özet şeklinde ama sitede bulamadım bana yardımcı olurmusunuz? lütfen:cry::cold:

  2. yaban55

    yaban55 Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    1
    yardım edecek kimse yok mu?
  3. °«[.ѕєℓмα.]»°

    °«[.ѕєℓмα.]»° Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.312
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    36
    Felsefe - bilim ilişkisi

    Her ikisinin de amacı doğruya yönelmektir. Akıl ve mantık doğrultusunda evrendeki olaylara ait konuları içerir. Başlangıçta bilimle felsefe iç içedir. Evrendeki olay ve varlıkların dinden bağımsız ilk açıklamaları felsefe içinde olmuştur. Felsefe bütün bilimlerin anasıdır. İlk filozoflar aynı zamanda bir bilim adamıydılar. Örneğin Thales matematikçi, Arşimet fizikçi, Aristoteles doğa bilgini idi. Başlangıçta felsefe içinde yer alan bilimler zamanla kendilerine özgü konu ve yöntemlerini belirleyerek felsefeden ayrılmışlardır. Bilimler bağımsızlıklarını kazansa da felsefe ile
    olan bağları tamamen kopmamıştır.Felsefe bilimle bazı özellikleri paylaşır. Bunlar;
    A -) Her ikisi de genel olarak akıl adına konuşurlar ve kendilerini akla dayanan gerekçelerle haklı kılmaya çalışırlar.
    B - ) Her ikisi de bilinçli, yöntemli ve sistemli birer araştırma
    faaliyetidirler.
    C - ) Her ikisi de kavram ve soyutlamalar kullanarak ilke ve yasalara varmak
    isterler.
    Öte yandan onlar arasındaki farklılıkları şu ana başlıklar altında toplamak
    mümkündür.
    1 -) Bilimin kavram ve soyutlamaları felsefeninkilere göre daha az geneldir
    ve daha özel alanları konu alır.
    2 - ) Felsefenin hem olguları hem de değerleri ele almasına karşılık bilim ancak olgularla veya ancak bir olgu olarak değerlerle ilgilenir ( örneğin insan bilimleri veya sosyal bilimler ); değerler, idealler, erekler, böyle olmaları bakımından bilimin konusu olamazlar. Daha basit bir deyişle bilim ele aldığı olgular üzerinde iyi, kötü, doğru, yanlış, haklı, haksız vb. türünden değer hükümleri veremez, onlara erekler, idealler, anlamlar yükleyemez;
    3 - ) Bilimin önermelerinin doğrulanabilmelerine ( tahkik edilme, ) karşılık felsefesinin önermeleri dar anlamda doğrulanamazlar.Bilime dayanarak hesaplamalar yapıp ön deyilerde (prediction ) bulunma imkanına sahip olmamıza karşılık felsefede böyle bir şey söz konusu değildir.
    4 - ) Bilimsel araştırma ve buluşlar yapma yöntem ve usullerinin belli ve öğretilebilir olmalarına karşılık felsefenin filozoflar tarafından bile üzerinde uzlaşılan belli ve standart bir araştırma, düşünme yöntemi mevcut değildir. Deyim yerindeyse her filozofun kendisine özgü bir felsefe yapma biçimi vardır.
    5 - ) bilime dayanarak bilimin uygulaması olan teknolojiler yaratabilmesine karşılık felsefede yine böyle bir imkan mevcut değildir. Felsefe bir düşünme (nazar, theoria ) ve eylemedir (amel, praksis ), bir yapma, meydana getirme (sanat, tekhne ) değildir. Dolayısıyla ondan, bilimden olduğu gibi bir
    tekniğin, teknolojinin, sanatın, sanayiinin çıkması mümkün değildir.Bununla birlikte felsefenin tarih içinde kendisiyle en fazla işbirliği içinde bulunduğu kendisinden daha fazla etkilendiği önemli kültürel -insani
    faaliyet bilim olmuştur. Felsefe her şeyden önce insanın kendisini çevreleyen evreni, toplumu, insanın bizzat kendisini tanımak ve bilmek amacına yönelik olduğundan çeşitli bilimlerin bütün bu konulardaki
    çalışmalarının sonuçlarından haberdar olmama lüksüne sahip değildir. Öte yandan bilimin amacı da doğru bilgi olduğuna göre o, doğru bilginin imkanı, koşulları, kaynakları, sınırları konusunda kendisine yol gösterebilecek, kendisini eleştirecek ve bilinçli kılacak felsefi araştırmaların sonuçlarına
    kayıtsız kalmaz. Bununla birlikte felsefe bilim değildir ve felsefede
    bilimde olduğundan daha büyük ölçüde “ yaratıcı zeka”ya, bilgi birikimine,
    seziş ve duyuşlara ihtiyaç olduğundan söz edilebilir.
    Bilim bilgi edinmek için araştırmalar yapar; ama bilginin ne olduğunu
    incelemez. “Bilgi nedir ? “, ”Bilgiler aynı nitelikte midir?” diye sormaz.
    Bilim, incelediği olay ve olgular hakkında “iyi”, “kötü”, ”haklı”, ”haksız”
    türünde değer yargılarında da bulunmaz. Bunları felsefe üstlenir.
    Felsefe konu bakımından olduğu gibi yöntem bakımından da bilimden ayrılır.
    Bilim tüme varım ve tümden gelimi kullanırken felsefe daha çok kuramsal
    düşünüş, sezgi ve birleştirici yöntemden yararlanır.
    Bilimler bagimsizliklarini kazansa da felsefe ile olan bağları
    tamamen kopmamistir. felsefe bilimleri ulaştığı sonuçları sorgulayıp
    değerlendirmek suretiyle bilime yol göstermiştir, böylece sürekli bir
    etkileşim içinde olmuşlardir, felsefe ve bilim arasında bazi benzerlikler ve farklar vardır.
  4. °«[.ѕєℓмα.]»°

    °«[.ѕєℓмα.]»° Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.312
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    36
    FELSEFE SANAT İLİŞKİSİ

    Felsefe gibi sanatta insana özgü bir etkinliktir. Ancak, felsefe yapabilmek için toplumun belli bir kültür düzeyine erişmiş, ayrica özgürlükçü bir düzeye kavuşmuş olmasi gerekmektedir. Nitekim felsefenin ne zaman dogup geliştigi ve ilk filozoflarin kimler oldugu bilinmesine karşilik, sanatin nasil dogdugu ve ilk sanatçilarin kimler oldugu bilinmemektedir. Kimi düşünürlere göre sanat büyüden doğmuştur. İlk sanat etkinlikleri tarih öncesi dönemlerde yaşamış olan insanların mağara duvarlarına yaptıkları resimlerle başlamıştır.
    Felsefe ili sanat işlevleri bakimindan birbirlerine çok yakindir. Filozof evren, bilgi, eylem vb. ile ilgili “doğruları”arar. Sanatçı ise “güzel”i, “hoşa giden”i bulmaya çalışır; hatta daha da ileri gider.
    Acaba sanat veya sanatçı herkesin anlayabileceği bir biçimde duygu veya düşüncelerini dile getirdiğinde bize bir şey bildirir mi ? Başka deyişle sanatçının verdiği bilgi ne tür bir bilgidir, daha doğrusu o bir bilgi midir? Bilimden ve hatta felsefeden farklı olarak sanat yapıtı, normal algılanan dünya ile, nesneler dünyası ile ilgili olarak bize bir şey bildirmez. Onda yine felsefe ve bilimden farklı olarak hiçbir olay veya yasa ileri sürülmez ve yine bilim ve felsefeden farklı olarak onda hiç bir şey doğru veya yanlış değildir. Sanat, sanatçının dünyasını onun gerçeğini bize anlatır. Bu gerçek şüphesiz bilim ve felsefede alışılagelen anlamda nesnel veya evrensel bir gerçek değildir, öznel ve kişisel bir gerçektir. Öte yandan ama amacıda zaten bize bir şey söylemek değil , bir şey telkin etmek veya bizde bir şey, özellikle bir duygu, bir heyecan uyandırmaktır. Bundan dolayı onun dili bilim veya felsefenin diline en fazla yaklaştığı durumda bile alışılagelen anlamda normal bir dil değildir, özel bir dildir. Bununla birlikte iyi kurulmuş bir felsefi sistem bizde, iyi düzenlenmiş bir roman veya iyi yazılmış bir şiir kadar estetik bir duygu veya heyecan uyandırdığı da bir gerçektir.
    Her ikiside varlığı, hayat ve insanı yaratıcı bir zeka ile kavrar ve yorumlar.Ancak filozofun amacı yalnızca doğru olanı aramak ve kavramak iken sanatçının amacı güzeli bulmak, duymak ve yasamaktır.
    sanatçı sezgi ve çoskuyu kullanırken felsefe ise akıl ve mantık ilkeleri ile hareket eder.
    her ikisi de dış olayların objektif gerçekliğini ferdi duyuş ve görüslerle aşmak ister.
    her ikisi de evrenin temelindeki ahenk ve bütünlüğü bulmaya, varlığın sırlarını açmaya çalışırlar.
    sanat ruh ve duygu dünyamızı kendi bilincimizde derinlestirir. felsefe ise zihin ve düşünce dünyamizi derinleştirir.
  5. °«[.ѕєℓмα.]»°

    °«[.ѕєℓмα.]»° Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.312
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    36
    FELSEFE DİN İLİŞKİSİ

    Dinsel denebilecek bilgi ile bilimsel veya felsefi bilgi arasında gerek kaynakları, gerek erekleri, gerekse yapıları bakımından büyük farklılıklar vardır. Aslına bakılırsa dinde, bilim ve felsefede anlaşıldığı anlamda bir bilgiden söz edilemeyeceği bile söylenebilir. Din “insan hayatını, insanın içinde bulunduğu evrenle belli ölçüde doyurucu ve anlamlı bir ilişkiye sokma çabası ve insani işlerin yürütülmesinde bilgelik sağlama girişimi”dir. Ama din bunu entelektüel bir plandan çok pratik ve duygusal bir planda gerçekleştirmeye çalışır. Daha basit bir deyişle din, insanın dünyayı bilme ihtiyacından çok, dünyaya ve onu idare eden ilkeye, Tanrı’ya, insan hayatının bir anlamı olduğuna inanma ihtiyacına karşılık verir. İnanma ve bilme arasında ise apaçık bir farklılık vardır: Bilinen bir şeye inanılmaz, o şey yalnızca bilinir. İnanılan bir şey ise bilinmez, daha doğrusu bilinme ihtiyacında değildir veya her hangi bir bilgi ile doğrulanmaya veya yanlışlanmaya ihtiyaç göstermez. Dinler kendilerine yönelen insanlardan “bilgi” istemezler çünkü, o “bilgi”yi zaten kendileri onlara verme iddiasındadırlar. İnsanlardan istedikleri verdikleri bu bilgiye, getirdikleri mesaja inanılması , iman edilmesidir. Zaten imanın değeri de son tahlilde burada yatar. Eğer bilmek iman etmenin veya inanmanın yerini tutabilseydi veya iman edilen şey aynı zamanda bilinmesi yapısal olarak mümkün bir şey olsaydı, o zaman dine gerek kalmaz, bir süre sonra inancın yerini bilgi alırdı. İman, insanın bir şey, bir varlık, bir değer hakkındaki bilgi eksikliğinden ötürü geçici bir süre için benimsenen ve bu konuda kesin, güvenilir bilgilere ulaşma imkanı doğduktan sonra yerini bu bilgiye terk eden bir zihin etkinliği veya bir ruh tasdiki değildir. Tersine bir şey, bir varlık, bir değer hakkında, bilgiden bağımsız olarak benimsenen ve her hangi bir karşı bilgi ile ortadan kaldırılması söz konusu olmayan çünkü insan ruhunun ayrı bir planına ait olan orijinal bir zihin etkinliği veya ruhsal - iradi bir tasdiktir. Bundan çıkacak en önemli sonuç bir şeye inanma veya imin etme ile bir şeyi bilme arasında, her zaman, asla dolmayacak olan bir aralığın bulunacağıdır. Buna rağmen dinlerin temel kavramları veya değerleri ile ilgili olarak bir bilgi değeri taşıyor gibi görünen ifadelerde bulundukları ve bizden zaman zaman onları “bilme”mizi istiyorlarmış gibi taleplerde bulundukları da bir olgudur.
    Felsefenin konusu içersine giren bazı sorunlar dinin da konuları içersinde yer alır. Felsefe evreni ve inanı tanımak ister: “ Evren nasıl oluşmuştur? İnsan nereden ve nasıl türemiştir? , İnsanın varlık amacı nedir?” gibi sorular sorar ve bunlara yanıt arar. Aynı sorular dinlerde, özellikle gelişmiş dinlerde de sorulur. Nitekim tevrat’ta , İncil’de, Kur’an’da bu soruların yanıtlarını buluruz.
    Ancak felsefe ile dinin bu sorulara yaklaşimi çok farklidir. Felsefe bu ve bunlara benzer sorulara akla, mantığa ve gerçeğe dayanarak çözmek ister. Verilen yanıtları irdeler, eleştirir ve bu yanıtlardan en uygun olanları seçer. Bilimler yeni doğrular elde edince yanıtlarını ve bu verilere göre yeniden gözden geçirir. Kısaca felsefe yanıtlarını akla ve bilimin verilerine dayandırmaya çalışır.
    Felsefenin temeli insan düşüncesidir.Felsefi bilgiler akla , mantiga ve ve özgür düşünceye dayanılarak elde edilir. Din ise ilahi temellere dayanır. Dini bilgiler vahiy yoluyla ve peygamberler aracılığı ile insanlara duyurulur.
    dinsel bilgilerde dogmatiklik ön plandadır. Otoritelere kayıtsız şartsız inanmak söz konusudur. Felsefi bilgide ise tartismalar , eleştiri ve araştırma söz konusudur.
    ikisi de hakikatı tanımak ve tanıtmak ister.
    din daha çok pratik amaçlı olup inanca dayanır, fakat felsefe teoriktir. Din, kuralları ile insanın yaşamını düzenler . felsefenin ise böyle bir amacı yoktur.
  6. yaban55

    yaban55 Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    1
    çok teşekkürler ya çok saol allah razı olsun
  7. AYŞEENN

    AYŞEENN Üye

    Katılım:
    13 Eylül 2008
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    cok teşekkür ederim
  8. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.865
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    bilgiler için emeğine sağlık:)
  9. gulaykio375

    gulaykio375 Üye

    Katılım:
    17 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    arkadaslar felsefe kıtabı sayfa 11 hazırlık calısmalarını yapan var mı? cevaplarsanız sevınırım
  10. HaKan_Han

    HaKan_Han Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    29 Eylül 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    biraz daha kısa özetle yaptım da yaziim inş işinize yarar arasındaki farklar benzerlikler fln...

    Felsefe -BiLim İlişKisi
    Benzerlikleri

    _insanın merak ve hayretlerinden kaynaklanır.
    _ikiside sistemli ve yöntemli bir bicimde gerceqi arar.
    _elestiriye acıktırlar.
    _evreni,insanı ve yasamı acıklamaya calısırlar.
    _düsünme yasalarına uygundur.

    FarkLıLıkLarı

    _bilim nesneldir,felsefe ise özneldir.
    _bilim tümevarım,tümdengelim yöntemlerini kullanırken felsefe düsünme,sezgi ve birlestirici yöntemden yararlanır.
    _bilimsel yarqılar deney ve gözlemle kanıtlanır veya cürütülür.Felsefe de deney ve gözlem yoktur.
    _bilim sonucları kesindir.felsefenin sonucları tartısmalıdır.
    _bilim olanı,felsefe olması gerekeni inceler.
    _felsefe incelediqi konulara bütün olarak yaklasır.Bilim ise evreni kendi konusuna ilgi alanına göre parcalar.

    FELSEFE-DİN İLİSKİSİ
    ߀nz€rLikL€ri

    _her ikiside varlık ve deqer acısından temel olana inerek evreni ve insanı anlamaya calısır.
    _2 bilqi alanı da sezqiyi kullanır.
    2side evrenseldir.

    FaRKLıLıKLaRı
    _felsefe soruları akla gerceqe dayanarak çözmek ister. bilimin verileri kullanılır. oysa dinde aslolan inanctır.
    _felsefe verilen yanıtları inceler,elestirir,sorgular.dinde ise deqismeye,tartısmaya kapalı olan temel prensipler wardır.(doqmatiktir)>Bu önemli:)
    _dinin kaynaqı ilahi felsefenin kaynaqı toplumsaldır.

    FELSEFE -SANAT İLİSKİSİ

    ߀nz€RLiKL€ri
    _ikisinde de yaratıcılık ön plandadır.
    _ikisinde de kaynak(malzeme) doqa ve insandır.(varolan herseydir daha doqrusu)
    _elestirilebilirler.
    _evrenseldirler.
    _yöntemleri yoktur.
    _öznellik her ikisinde de vardır.

    FaRKLıLıKLaRı
    _felsefenin belirli bir kavramı varken sanatta duyqu vardır.
    _sanatta amac güzeli ortaya cıkartmakken felsefede amac gerceqi ortaya cıkarmaktır.
    _sanat somut,felsefe soyuttur.

Sayfayı Paylaş