felsefe soruları

Konu 'Felsefe' bölümünde Moderatör Gül tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0

    yarın yazılım var felsefeden ve şu soruların cevapları lazım :(
    Felsefe nedir?
    Bilgi nedir? Sanat bilgisinin özelliklerini açıklayınız.
    Descartes in şüphe anlayışıile septiklerin şüphe anlayışı arasındaki fark nedir?
    Bilim ve felsefenin farkları nelerdir?
    Bilgi kuramının temel soruları nelerdir?
    Doğruluk ve gerçeklik arasındaki fark nedir?
    Felsefe neden gerekilidir?
    Platon un idea anlayışını açıklayınız?
    Bilgi felsefesinin temel kavramları nelerdir?
    KISA CEVAPLI OLURSA SEVİNİRİM :(
  2. KaraKedi

    KaraKedi Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2009
    Mesajlar:
    82
    Beğenileri:
    101
    Ödül Puanları:
    0
    Felsefe Nedir ?
    Düşünbilim veya felsefe, sözcük kökeni olarak Yunanca seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum anlmına gelen "phileo" ve bilgi, bilgelik anlmına gelen "sophia" sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin. "phileo"=sevgi "sophia"=bilgi veya bilmek kelimelerinden türemiştir. Philosophia=bilgelik arayışı,bilgiyi sevmek,araştırmak ve peşinde koşmak anlamlarına gelmektedir. "filozof" da bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişidir. Buna göre, felsefe Yunanlar için, ‘bilgelik sevgisi’ ya da ‘hikmet arayışı’ anlmına gelmiştir. Başlangıçtaki bu özgün anlama göre, her türden bilimsel araştırmacıya filozof adı verilmiştir.
    Felsefe; varlık, bilgi, gerçek, adalet, güzellik, doğruluk, akıl ve dil gibi konularla ilgili genel ve temel sorunlarla ilgili yapılan çalışmalardır. Felsefe düşünce bilimi olarak da bilinir.

    Bilgi Nedir ?
    Bilgi , bir kavramın ne olduğunu, fiziksel ve kimyasal olarak varlığın nasıl hareket ettiğini, ne işe yaradığını, varlığını nasıl koruduğunu ve bizim için ne ifade ettiği gibi soruların yanıtını bize aktaran bir kavramdır. Bilgi bizim için bir varlığı ifade eder. Mesela elmanın yeşil olduğu, insanın canlı bir varlık olduğu, Bir yılın 365 gün olduğu gibi kavramların her biri bilgidir.

    Bilim ve Felsefenin Farklı Yönleri
    Bilim----Felsefe
    Nesnel———————Öznel
    Varlığı Parçalar—————Varlığı Bütün Olarak İnceler
    Varlığın Doğru Bilgisine Ulaşır—Doğruyu Sorgular
    Birikerek İlerler—————Yığılarak İlerler
    Deney-Gözlem Sonucu Oluşur—Akıl Yoluyla Elde Edilir

    Doğruluk ve gerçeklik arasındaki fark nedir?
    Dogru; değişkendir, yanlışlanabilir, tartışılabilir.
    Gerçek; sabittir,degişmez,tartışılmaz.

    Felsefe Niçin Gereklidir?
    Bir insan etkinliği olarak felsefe, insan için bir ihtiyaçtır. Soru sormadan, merak etmeden, düşünmeden yaşayamayan insan, felsefeye her zaman ihtiyaç duyacaktır.
    Felsefe, insana her şeyden önce disiplinli düşünmeyi öğretir. Çevresinde olan bitenlere eleştirel gözle bakabilmeyi öğretir. Bunun yanında, neyin, nasıl, niçin değerlendirilebileceği konusunda sistemli çalışma ve araştırma yapma yollarını da gösterebilir.
    Felsefe insana düşünmeyi öğreten bir sanattır. İnsanı insan yapan ve onu diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliği düşünebilmesidir. insanın diğer varlıklara göre değerini artıran düşünebilmesi ve düşündüğünü diğer insanlara çeşitli şekillerde aktarabilmesidir. Düşünme özelliği insana, diğer varlıklardan farklı olarak sürekli kendini yenileme, geliştirme ve diğer varlıklardan üstün olma gücünü sağlamıştır. İnsan bu güç sayesinde medeniyetler kurmuş, bilimsel buluşlar ve icatlar yapmış, evreni tanıma ve anlama çabası içerisine girmiştir. Evreni anlama ve yorumlama çabası ancak felsefeyle olanaklıdır. Bu yönüyle felsefi inceleme, fikirler dünyasına bir çağrıdır.

    Felsefe Niçin Yapılır?
    Felsefe, "düşünme üzerine düşünmedir" diye tanımlanabilir. Düşünme, insanın doğasında vardır. Felsefe, insan aklını veya diğer düşünme yetilerini kullanarak var olanı kavramaya ve açıklamaya çalışır. Felsefe bu açıklama çabasını var olanlara soru sorup cevaplamaya çalışarak giderir. Soru sormak ise merakla başlar. İnsan kendisi, çevresi ve yaşadığı hakkında merak duymaya başladığında soruyla başlar:
    - Ben kimim?
    - Dünya nedir, neden vardır?
    - Varlık nedir, nasıl oluşmuştur?
    - Evren sonlu mu?, sonsuz mu?
    felsefeyi başlatan bu sorulardır. Sıradan anlamakla yetinmeyen insan, zihinsel sorgulamaya başlayarak felsefe yapmaya başlar. Sokrates'in söylediği gibi, "Sorgulanmamış, yaşam yaşanmaya değmez."
    Bireyin iç dünyasında oluşan, çelişkili ve sorunlu durumları, karışıklığı, bulanıklığı, kavranılmayan durum felsefi düşünce ile meydan okuyarak ve karşı çıkarak ortadan kaldırmak ister. insanoğlu sadece ekonomik güvence sağlamak peşinde değildir. O, evrenin yapı ve düzenini, yaşamın değer ve amacını, madde ve ruh ilişkisini, bilgilerimizin güvenirlik derecesini, iyi, güzel ve doğrunun niteliklerini bilmek ister. felsefe, bu isteği karşılama çabasındadır. Felsefe, insanı insan yapan ve onu bir hiç olmaktan kurtaran araştırma, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğidir.
    felsefe bir düşünme etkinliği olarak bilgelik veya bilgi peşinde koşmaktır. Kültürümüze yerleşmiş olan felsefe işe yaramaz" düşüncesi felsefenin maddi kazanç sağlamada pek katkısı olmadığını ifade eder. Bir annenin çocuğu için veya bir insanın vatanı için kendi hayatından bazı şeyleri veya hayatını feda etmesinin arkasında maddi bir kazanç aramak boşunadır. Felsefe çoğu zaman insana maddi bir kazanç sağlamaz; ancak insana düşünme çeşitliliği verir. Felsefe, ruh güzelliği sağlar, mutluluğu amaçlar, Kısaca yaşama sanatını öğretir.

    Bilgi Felsefesi
    Bilgi Felsefesinin Konusu

    Akıl ve sezgi gibi yetiler gerçekten insan zihninde var mıdır? Varsa, görünüşlerin ötesinde kalan varlığı bilmemizi sağlayabilirler mi? türünden sorular bilgi felsefesinin konusunu oluşturur.
    Bilgi kuramı (Epistemoloji) : Bilgi kuramı bilginin ne olduğunu, hangi yolla elde edildiğini, amacını araştırı. Bir yandan bilginin özünü, ilkelerini, kökenini, yapısını, kaynağını araştırır, diğer yandan bilginin yöntemini, geçerliliğini, koşullarını, olanak ve sınırlarını sorgular.
    Bilgi kuramının temel kavramları:
    Doğruluk : Doğruluk, bilginin, bilgisi edinilen şeyle tam uygunluğunu dile getirir. Buna göre doğruluk; algılar, kavramlar ve bilimsel kuramlarla nesnel gerçek arasındaki uygunluktur.
    Gerçeklik (Realite) : Varlığın, varoluş tarzıdır. Bilinçten bağımsız olarak var olandır.
    Temellendirme : Ortaya atılan bir soru ya da ileri sürülen bir sav için dayanak, gerekçe, temel bulma işidir.
    Bilgi kuramının temel soruları : Bilgi nedir? Kaç türlü bilgi vardır? Bilgi edinmenin amacı nedir? Bilgi edinme sürecinin ilkeleri nelerdir? Hakkında bilgi edinilen nesne ile bilgi edinen özne arasında ne gibi bir ilişki vardır? Kaç çeşit bilgi edinme yolu vardır?
  3. SeRCan46

    SeRCan46 Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğenileri:
    42
    Ödül Puanları:
    0
    Bilgi:Bilgi üzerinde çalışılan içerik ve perspektife göre pek çok çeşitte anlamlar içeren kompleks bir kavramdır. Bazı tanımları: •Öğrenme,araştırma veya gözlem sonucu elde edilen gerçek ve ilkelerin bütününe verilen ad
    •İnsan,para,dürtü,öğrenme,güç ve yetenek avantajıdır.
    •Buluşta odaklanmış,uzmanlıkla birleştirilmiş,özel ilişkili bir aksiyondur.
    •Bir değer ekleme davranışı ve aktivitesidir.
    •Yönetme yeteneğidir.
    •Bir alanda ilgili çeşitli özellik ve tavırları açıklayan modeller kümesidir.



    Descartes in şüphe anlayışıile septiklerin şüphe anlayışı arasındaki fark:
    Descartes'in şüphesi,septiklerin süphesinden farklıdır.

    Descartes'ta şüphe araçtır.O şüpheyi bir yöntem olarak kullanılmıştır oysa septiklerde şüphe amaçtır.

    Hoca Söylemişti Bize Dogrudur:)



    Bilim ve Felsefenin Farklı Yönleri
    Bilim Felsefe

    Nesnel———————Öznel
    Varlığı Parçalar—————Varlığı Bütün Olarak İnceler
    Varlığın Doğru Bilgisine Ulaşır—Doğruyu Sorgular
    Birikerek İlerler—————Yığılarak İlerler
    Deney-Gözlem Sonucu Oluşur—Akıl Yoluyla Elde Edilir



    Bilgi Kuramının Temel Soruları:

    1-Bilginin değeri ile ilgili sorular;

    Varlığın doğru bilgisi var mıdır?
    Varsa bu bilgiler gerçek midir?
    Elde edilen bilgiler kesin midir?
    Kesin ve doğru bilgilerin ölçütü nedir?
    Hakikat var mıdır?
    Zihnimiz hakikate erişebilir mi?


    Dogru İle Gercek Arsındaki Farklar.

    Doğru subjektiftir.Özneldir kişiden kişiye değişebilir.Bir kişiye göre doğru olan bir konu başka bir kişinin görüşüne göre yanlış olabilir..
    Gerçek:Varlığı ispat edilen bilgi,konu vs..


    Felsefe Neden Gereklidir.
    Bir insan etkinliği olarak felsefe, insan için bir ihtiyaçtır. Soru sormadan, merak etmeden, düşünmeden yaşayamayan insan, felsefeye her zaman ihtiyaç duyacaktır.
    Felsefe, insana her şeyden önce disiplinli düşünmeyi öğretir. Çevresinde olan bitenlere eleştirel gözle bakabilmeyi öğretir. Bunun yanında, neyin, nasıl, niçin değerlendirilebileceği konusunda sistemli çalışma ve araştırma yapma yollarını da gösterebilir.
    Felsefe insana düşünmeyi öğreten bir sanattır. İnsanı insan yapan ve onu diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliği düşünebilmesidir. insanın diğer varlıklara göre değerini artıran düşünebilmesi ve düşündüğünü diğer insanlara çeşitli şekillerde aktarabilmesidir. Düşünme özelliği insana, diğer varlıklardan farklı olarak sürekli kendini yenileme, geliştirme ve diğer varlıklardan üstün olma gücünü sağlamıştır. İnsan bu güç sayesinde medeniyetler kurmuş, bilimsel buluşlar ve icatlar yapmış, evreni tanıma ve anlama çabası içerisine girmiştir. Evreni anlama ve yorumlama çabası ancak felsefeyle olanaklıdır. Bu yönüyle felsefi inceleme, fikirler dünyasına bir çağrıdır.
    Felsefe Niçin Yapılır?
    Felsefe, "düşünme üzerine düşünmedir" diye tanımlanabilir. Düşünme, insanın doğasında vardır. Felsefe, insan aklını veya diğer düşünme yetilerini kullanarak var olanı kavramaya ve açıklamaya çalışır. Felsefe bu açıklama çabasını var olanlara soru sorup cevaplamaya çalışarak giderir. Soru sormak ise merakla başlar. İnsan kendisi, çevresi ve yaşadığı hakkında merak duymaya başladığında soruyla başlar:
    - Ben kimim?
    - Dünya nedir, neden vardır?
    - Varlık nedir, nasıl oluşmuştur?
    - Evren sonlu mu?, sonsuz mu?
    felsefeyi başlatan bu sorulardır. Sıradan anlamakla yetinmeyen insan, zihinsel sorgulamaya başlayarak felsefe yapmaya başlar. Sokrates'in söylediği gibi, "Sorgulanmamış, yaşam yaşanmaya değmez."
    Bireyin iç dünyasında oluşan, çelişkili ve sorunlu durumları, karışıklığı, bulanıklığı, kavranılmayan durum felsefi düşünce ile meydan okuyarak ve karşı çıkarak ortadan kaldırmak ister. insanoğlu sadece ekonomik güvence sağlamak peşinde değildir. O, evrenin yapı ve düzenini, yaşamın değer ve amacını, madde ve ruh ilişkisini, bilgilerimizin güvenirlik derecesini, iyi, güzel ve doğrunun niteliklerini bilmek ister. felsefe, bu isteği karşılama çabasındadır. Felsefe, insanı insan yapan ve onu bir hiç olmaktan kurtaran araştırma, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğidir.
    felsefe bir düşünme etkinliği olarak bilgelik veya bilgi peşinde koşmaktır. Kültürümüze yerleşmiş olan felsefe işe yaramaz" düşüncesi felsefenin maddi kazanç sağlamada pek katkısı olmadığını ifade eder. Bir annenin çocuğu için veya bir insanın vatanı için kendi hayatından bazı şeyleri veya hayatını feda etmesinin arkasında maddi bir kazanç aramak boşunadır. Felsefe çoğu zaman insana maddi bir kazanç sağlamaz; ancak insana düşünme çeşitliliği verir. Felsefe, ruh güzelliği sağlar, mutluluğu amaçlar, Kısaca yaşama sanatını öğretir.



    Platon'un idea Anlayısı
    PLATON’UN İDEA’LARI

    Platon, Tanrı’nın evreni “kaos”tan yarattığını, bu “kaos”a şekil verdiğini söyler; ilk önce yıldızlar, sonra gezegenler, sonra da Dünya yaratılmıştır. Bu görüşüyle Platon, yaratılış fikrine, yıldızların ezeli bir yakıtla yandığını söyleyen öğrencisi Aristo’dan daha yakındır.

    Platon’un, Tanrı ve evren ilişkisini nasıl kurduğuna dair en büyük tartışma, Platon’un “idea” öğretisindeki, yoruma açık izahlarından çıkmaktadır. Platon’a göre evrendeki tüm nesneler, idea evrenindeki gerçek bir varlığın yansımasıdır. Evrendeki tüm farklı kalemlerin, farklı masaların, farklı güzelliklerin idealar aleminde karşılık geldiği tek bir gerçek kalem, tek bir gerçek masa, tek bir gerçek güzellik vardır. İdealar evrenindeki bu varlıklar da mutlaktır. Platon’un izahlarında Tanrı bu idealara bakarak evrendeki nesneleri yaratır, yani Tanrı bu idealara bağlı hareket eder. Platon’un anlatımlarında idealar, bazen Tanrı’nın üstünde, bazen Tanrı’nın altındadır, bazen de Tanrı ile bütünleşir. Platon, Tanrı’yı mutlak iyi ideası olarak görür ve tartışmasız bir şekilde varlık hiyerarşisinin en üstüne yerleştirir. Gerek Platon’un kimi izahlarında yaratıcı Tanrı’nın (Demiourgos) idealarla bütünleşmesi, gerek Platon’un, Tanrı’yı, varlık hiyerarşisinde en üste yerleştirmesi; tek Tanrılı dinlere inanan bazı düşünürlerin, kendi inançlarına da uygun olarak, ideaları, Tanrı’nın zihnindeki düşünceler ve yaratılanların mo**** olarak görmelerine yol açmıştır. Platon’un, ideaların sahip oldukları özellikleri “iyi ideasından” aldıklarını söylemesi ve Tanrı’yı iyi ideasıyla özdeşleştirmesi bu yaklaşımla uyumludur. Bu tarz bir yorum ise Platon’un felsefesini tek Tanrılı dinlerin izahlarına daha çok yaklaştırmaktadır. Platon’un idealarının her birini, müstakil ve Tanrı’dan bağımsız varlıkları olan, atomize edilmiş gerçeklikler tasarımı olarak görenler de vardır. Platon yorumcularının bu konudaki farklı görüşleri bu kitabın amacını aşmaktadır.

    Platon’da “maddenin yaratılması”na karşılık gelen bir kavram bulunmaz, fakat ezeli kabul edilen maddenin, materyalistlerin madde kavramıyla alakası yoktur. Platon’un “maddesi” belirsiz, şekilsiz, görülemeyen, tanımlanamayandır. Yaratıcı Tanrı, maddeyi idealar dünyasının varlıklarına göre şekillendirir. Platon’un yaşadığımız Dünya’yı “gölge evren” olarak gören yaklaşımı mistik unsurlara ilham kaynağı olmuştur.

    ARİSTO’NUN EZELİ EVREN TASARIMI

    Aristo evrenin hiçbir zaman “kaos” dönemi yaşamadığını, evrenin maddesinin hep bir formu olduğunu, yıldızların ezeli bir yakıtla ezelden beri yandıklarını söyler. O, evrendeki hareketin kaynağını Tanrı’da bulur ve Tanrı’yı “İlk Hareket Ettirici” olarak niteler. O’na göre Tanrı maddi değildir, mutlak mükemmelliktir, değişmezdir. Aristo, hareketin mutlaka bir başlangıcı olması gerektiğini görmüş, fakat maddenin mutlaka bir başlangıcı olması gerektiğini görememiştir. Oysa onun sisteminde de evrende hareket asıldır ve hareketsiz bir evren olamaz. Hareketin başlangıcı olduğunu gören Aristo’nun, kendisinin de hareketle bütünleştirdiği maddi evrenin, bir başlangıcı olduğunu değerlendirememesi, sistemindeki apaçık bir çelişkidir.

    Aristo’yu yorumlayan bazı kişiler, O’nun, Tanrı’yı, sadece İlk Hareket Ettirici olarak gördüğünü, Tanrı’yı evrenin dışına ittiğini söylemişler ve O’na “deist” demişlerdir. Oysa, Aristo, Tanrı’yı sadece “İlk Hareket Ettirici” olarak evrenin başına koymamış, aynı zamanda Tanrı’nın, evrenin yöneldiği gayesi olduğunu söylemiştir. Evrenin gayesi olan, nasıl evrenden kopuk olur? Aristo taibattaki her şeyin bir “gayesel nedeni” olduğunu söylemiştir. Yani evrendeki her oluşum tesadüfen değil, bir gayeye uygun olarak meydana gelmektedir. Bu ise evrendeki tüm oluşumların meydana gelmeden önce bilinmesini gerektirir. Evrenin aşamalarını bir heykelin aşamaları olarak düşünürsek, evrenin son aşamadaki hali daha önce kimin zihnindedir? Kimin zihnindeki tasarım evrenin yöneldiği hedefi belirlemektedir? Aristo’nun sistemine baktığımızda bunu bilen ve belirleyen ancak evrenin gayesi olan Tanrı olabilir. Evrendeki “gayesel nedenin” kaynağı olan, böylece evrendeki her oluşumu bilen ve evrenin gayesi olan Tanrı, nasıl evrenin dışında bırakılmış olur? Bence, modern yorumcuların bir kısmı, zihinlerindeki pozitivist yaklaşıma daha yakın gördükleri bir Aristo oluşturmaya çalışmaktadırlar, fakat Aristo’nun en temel izahlarının birçoğu bu yaklaşımlara aykırı düşmektedir. Aristo, “Metafizik” isimli ünlü eserinde Tanrı’nın sıfatlarını da açıklar: Evrendeki birliğin Tanrı’nın birliğini kanıtladığını söyler. Tanrı’nın hem kanun, hem de kanunu koyan; hem düzen, hem de düzenleyici olduğunu belirtir. Herşeyin O’nun tarafından ve O’nun için düzenlendiğini açıklar. Aristo’nun farklı yorumcularından hangisinin haklı olduğu bu kitabın konusu değildir, fakat Aristo’yu “deist” diye çok kestirme bir şekilde tanımlayan izah, pek de haklı görünmemektedir.

    Aristo, hocası Platon’un idealar öğretisini haklı bir şekilde eleştirir. İdeaların, faydasız eşyadan oluşan sahte bir alemle sadece karışıklık çıkardığını, evrendeki varlıkları ve hareketi açıklayamadığını söyler. Bu eleştiri, ideaların; atomize, soyut, gerçek ve müstakil varlıklar olarak görülmesine karşıdır. Fakat Aristo’nun, ideaları, Tanrı’nın düşünceleri olarak yorumlayan yaklaşıma karşı çıkmaması gerekir. Çünkü, Tanrı’nın zihnindeki model, evrendeki oluşumlardaki “gayesel nedeni” gerçekleştirmektedir. İdealara, Tanrı’nın düşünceleri içinde yer bulan yaklaşım, bu ideaların, Tanrı’nın evreni yaratırken zihninde var olan “gaye” ile aynı şey olduğunu söyleyebilir. Aristo, evrendeki varlığın meydana gelmesi için “gayesel nedeni” şart görür. Evrenin bu gayesel (teleolojik) açıklaması; Platon ve Aristo’nun, tek Tanrılı dinlerle en büyük ortak noktalarından biridir. Her iki filozof da evrenin gayesini Tanrı’da bulur
    .


    Bilgi Kuramının Temel Kavramları

    süje,
    obje,
    bilgi,
    gerçeklik,
    temellendirme,
    doğruluk,
    akıl,
    olgu,
    gözlem,
    deney,
    sezgi,
    fenomen.
  4. SeRCan46

    SeRCan46 Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğenileri:
    42
    Ödül Puanları:
    0
    Umarım işine yarar canım;)
  5. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    seviyorum sizi teşekkürler :)
    allahtan kısa olsun dedim:D iyiki uzun cevap demedim D:D
  6. SeRCan46

    SeRCan46 Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğenileri:
    42
    Ödül Puanları:
    0
    en kısaları bunlar valla:)
  7. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    tamam canım çok sağol
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş