Fen ders kitabı 173

Konu 'Fen Bilgisi 8. Sınıf' bölümünde esrabasak tarafından paylaşıldı.

  1. esrabasak

    esrabasak Üye

    Katılım:
    8 Mart 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar 173 teki araştırmayı yapan varsa söyleyebilir mi çok acil lütfen:cry:
  2. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    soruyu yazarsan yardım etmeye çalışırız;)
  3. esrabasak

    esrabasak Üye

    Katılım:
    8 Mart 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Kışları soğuk geçen bölgelerde,meyve ve sebze depolarının aşırı soğumasnı önlemek için o mekana su dolu kaplar konur.Su dolu kaplar,meyve ve sebzelerin donmasını nasıl geçiktiriyor olabilir?
  4. etenar

    etenar Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    14
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Arkadaşlar ders kitabı 173 teki araştırmayı yapan varsa yardım etsin.
  5. etenar

    etenar Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    14
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Ya çok acil lütfen.
  6. etenar

    etenar Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    14
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Kışları soğuk geçen bölgelerde,meyve ve sevze depolarını aşırı soğumasını önlemek için o mekana su dolu kaplar konur.Su dolu kaplar,meyve ve sebzelerin donmasını nasıl geciktiriyor olabilir?
  7. qmzmm

    qmzmm Üye

    Katılım:
    15 Mart 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    qamzé

    :shy::shy::shy:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Kışları soğuk geçen bölgelerde,meyve ve sevze depolarını aşırı soğumasını önlemek için o mekana su dolu kaplar konur.Su dolu kaplar,meyve ve sebzelerin donmasını nasıl geciktiriyor olabilir?
    Genişletmek için tıkla...
    Besin değeri olan hayvansal ya da bitkisel ham- maddeleri taze olarak tüketmeye, pişirmeye veya uzun süre bozulmadan saklamaya elverişli duruma getirmek için uygulanan işlemleri inceleyen bilim dalına gıda teknolojisi denir.Gıda teknolojisinin amacı, bir yandan hammadde halindeki besinleri işlenmiş ürünlere dönüştürmek, örneğin tahıllardan un, sütten tereyağı ve peynir, yağlı tohumlardan bitkisel yağlar, şeker pancan ve şekerkamışından şeker, deniz suyundan ya da doğal salamuralardan sofra tuzu elde etmek, bir yandan da konserveleme, dondurma, kurutma gibi koruyucu yöntemlerle gıdaların bozulmasım önlemektir. Kokuşma, çürüme ve küflenmeyi önlemeye yönelik işlemlerin, meyve ve sebzelerin kurutulduğu, tahılların kavrulduğu, balık ve av hayranlarının tuzlandığı hususunun, tarih öncesi çağlara değin uzandığı bilinmektedir. Bugün de uygulanan mayalandırma, kurutma, tütsüleme ve salamuralama tekniklerinin başlagıcı eski uygarlıklara dayanmaktadır.Gıdaların bozulmasının başlıca nedeni, bakteri, küf ya da maya gibi mikroorgarnzmaların bulaşmasıdır. Bazı gıdalarda bulunan doğal enzimleri ve havamn oksijeniyle yükseltgennıe gibi çeşitli kimyasal tepkimeler de bozulmaya yol açabilir. Sıcaklık, nem oram, oksijen miktarı, ortamda bulunan besleyici veya büyumeyi geciktirici katkı maddelerinin varlığı mikroorganizmaların çoğalmasım etkilediğinden, bir gıdamn bozulması büyük ölçüde bileşimine ve depolama koşullarına bağlıdır. Bir gıdamn bozulmasına yol açan bazı etkenler bir başkasına istenen nitelikleri kazandırabilir, hatta bazı gıdaların korunması için gerekli olabilir. Orneğin yoğurt ve turşu üretiminde bakterilerden, peynir yapımında ise küf mantarlarından yararlanılır.
    Gıdalarda bozulmayı önleyen başlıca teknikler soğutarak veya dondurarak düşük sıcaklıkta saklaınak, kurutmak, yuksek sıcaklıkta konserve yapmak, kimyasal katkı maddeleri eklemek ve mayalanma urunl erinden yararlanmakdır. Bu yöntemler ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilir.
    Gıdaları düşük sıcaklıkta depolamak, meyve ve sebzelerin havayla alışverişini azalttığı ve bozulmaya yol açan mikroorganizmaların çoğalmasım geciktirip enzim etkinliğini yavaşlattığı için etkilidir. Suyun donma noktası olan 0 derecede oksijenin tüketim hızı ve kanbon dioksitin açığa çıkma hızı düşer, mikroorganizmaların çoğalması önlenir.
    Bir düşük sıcaklık tekniği olan soğutmada, gıdaların çoğu 4 derecenin altındaki sıcaklıklarda saklanır. Et ve et ürünleri için çok uygun olan bu yöntem, bol su içeren kavun, karpuz, domates, salatalık gibi meyve ve sebzelerde iyi sonuç vermez. Soğutma, bozulan gıdaların niteliğini iyileştiremez, yalmzca bozulmayı geciktirir ve bitkisel besinlerin solunum sırasında chşarı attığı karbonhidratların kaybını önler. Dondurarak saklama, mikroorganizmaların çoğalmasını kesin olarak önleyen bir tekniktir. Mikroorganizmaların çoğu 0 derecenin altında çoğalamaz ve yavaş dondurma yöntemiyle büyük ölçüde zarar görür. Dondurulmuş gıdalar besin değerlerini yitirmez, yalnız dondurma öncesi yöntemler nedeniyle vitaminlerin bir bölümü yukseltgenme ve bozulmaya uğrayabilir.
    Hayvansal ve bitkisel yağların bozulması genellikle sıcakliğa bağlı olduğundan, dondurma yöntemi hayvansal yağ içeren gıdalar için en etkin saklama tekniğidir. Dondurarak soğutmak gıdalardaki bazı a*****ları da yok eder.
    Kurutma, gıdaların suyunu buharlaştırmaya dayanan doğal yöntemleri ve nem çekici maddelerle su gidermeye dayanan teknikleri içermektedir. Tahıl taneleri, fındık, ceviz gibi sert kabuklu yemişlerin içi, baklagiller ve diğer bazı sebzeler, üzüm, incir gibi meyveler doğrudan doğruya güneşe ya da rüzgara bırakılarak doğal yöntemlerle kurutulabilir. Yapay yoldan kurutmada kızgın buharla, vakumla, eylemsiz bir gazla, doğrudan ısı uygulanmasıyla, en yaygın olarak da havayla su giderme tekniklerine başvurulmaktadır. Su kaybı mikroorgamzmaların çoğalmasım önlemek için etkili bir yöntemdir. Küflerin gelişebilmesi için ortamdaki nem oramnm en az yuzde 16 olması gerekir. Pek azı yüzde 5m altındaki nem oranında gelişmesini sürdürebilir. Bakteri ve mayalar ise genellikle yüzde 30un üstünde bir nem oranına ihtiyaç duyarlar. Bazı a*****lar kurutma sırasında yaşamlarını sürdürebildiklerinden, kurutmadan önce ısıl işlem uygulayarak a*****ların yok edilmesi gerekmektedir.
    Kurutma yöntemi yalnız bozulmayı önlemekle kalmaz, aynı zamanda su kaybı nedeniyle gıdada birim başına düşen protein, yağ, karbonhidrat gibi temel besin maddelerinin değişikliğinin artmasını da sağlar. Diğer yandan düşük sıcaklıkta kurutma yöntemiyle proteinlerin sindirimi de kolaylaşır. Buna karşılık, örneğin kurutulmuş etteki C ve B grubu vitaminlerin miktarı taze ete oranla oldukça düşüktür. Eskiden gıda sanayisinde yalmzca makarna ve diğer nişastalı ürünlere uygulanan yapay kurutma teknikleri bugün süttozu, hazır çorba, patates püresi ve kızartması, bebek mamaları gibi birçok ürüne uygulamnaktachr.
    Isıtma, yiyeceğin içinde bulunabilecek mikroorganizmaları yok ederken, kabın sıkıca kapatılmış olması da dışarıdan yeni mikroorganizmaların girişim engelemektedir.
    Hemen hemen bütün meyve, sebze et ve deniz ürünlerine uygulanabilen konserve yapımında genel olarak uygulanan işlemler, yıkama, ayıklaına, temizleme, hazırlama, haşlama, kutulama, gazları çıkarma, kutu kapatma, sterilizasyon, soğutma, etiketleme ve paketlemedir. Konserve yapılacak hammaddeler, çurükleri veya aralarındaki yabancı maddeleri ayırmak için elekli bantlardan geçirildikten sonra otomatik olarak su tanklarından geçirilerek veya yüksek basınçlı su püskürtülerek yıkanmaktadır. Ardından, özel makinelerle uç kesme (fasulye, bamya, patlıcan), kabuk soyma (şeftali), sap ya da çekirdek çıkarma (çilek, vişne) tane büyüklüğüne ve olgunluğuna göre ayırma (bezelye), dilimleme, buharlaştırma (süt) gibi hazrlama işlemleriyle hammaddelerin yenilmeyen veya istenmeyen bölümleri ayıklanır ve gıdalar sonraki işlemlere uygun duruma getirilir. Pancar, havuç, ıspanak, bezelye gibi bazı ürünler, enzimleri etkisiz duruma getirerek rengini, kokusunu ve tadını korumak için sıcak suya daldırılarak veya buhara tutularak bir süre haşlanır. Daha sonra ürünler katı, yarı katı ve sıvı ürünler için tasarımlanmış otomatik makinelerle, bir konveyörün üstünde ilerleyen kutulara doldurulur. Yalnız çabuk ezilen bazı meyve ve sebzelerde elle doldurma yöntemi uygulanır. Doldurulan kaplar üstü açık olarak sıcak su ya da buhar banyolarından geçirilerek gıdaların içinde kalan karbondioksit, oksijen gibi gazlar ve hava uzaklaştırılır. Bazı ürünlerde, hava ve gazları emmek için kutu kapatma sırasında vakum tekniği uygulanır. Kutular hiç hava almayacak biçimde özel makinelerle kapatıldıktan sonra, gıdaların içindeki zararlı mikroorganizmaları yok etmek üzere, laboratuvar araştırmalarıyla saptanmış belli bir sıcaklık derecesinde belli bir süre tutularak ısıyla sterilize edilir. Uygulanacak sterilizasyon sıcaklığını belirleyen en önemli etken gıdamn asitlik derecesidir.
    Asitli yiyecekler için suyun kaynama sıcaklığı yeterli olurken, asitli olmayan besinler için daha yüksek sıcaklıkların uygulanması gerekmektedir. Isıyla sterilizasyondan sonra konserve kutuları, içindeki gıdaların sıcaklığı yaklaşık 38 dereceye düşünceye kadar su veya havayla soğutulur. Işımayla sterilizasyon yöntemi de kesilmiş etlerin, taze balıkların, taze meyve ve sebzelerin depoda saklama süresini uzatan ve gıdalarm besin değerini düşürmeyen bir yöntemdir. A*****ları ve toksin salan mikroorganizmaları da yok edebilen bu yöntem, patates ve soğanların fihizlenmesii önlemekte, steril enzim çözeltilerinin hazırlanmasında, etin yumuşatılmasında, çekirdek kahvenin kavrulmasında kullanılır. Işıma yoluyla sterilizasyonda, ısıyla sterilizasyon için gerekli olan enerjinin yalnızca beşte biri gerekınekte, 3 derecelik bir sıcaklık artışıyla maddeler sterilize edilebilmektedir.
    Vakunılanmış konserve kutularının kapakları hafifçe kabarık olabilir ama iyice şişmiş kutular mikroorganizmaların ya da kimyasal ve fiziksel etkenlerin konservelenmiş ürünleri etkilendiğini gösterdiğinden kullamma sunulamaz. Konserveleme tekniği, gıdaların protein, karbonhidrat, yağ hatta vitamin değerini azaltmadığı için en çok uygulanan gıda işleme tekniklerinin başında gelmektedir.
    Mayalanma sırasında oluşan veya hammaddelerin işlenmesi sırasında katılan bazı kimyasal maddeler de enzim etkinliği azaltarak ve mikroorganizmaların çoğalmasım önleyerek gıdaların bozulmasını geciktirir. Meyve şekerlemesi, reçel, jöle ve marmelat yapımında kullanılan şeker ile turşu yapımında kullamlan tuz, sirke ve limon mikroorganizmalann çoğalmasını geciktiren en önemli katkı maddeleridir.
    Hammaddelerin işlenmesi ve depolanabilecek duruma getirilmesi için uygulanan işlemler sırasında eksilen besin maddelerini tamamlamak veya gıdaların besin değerini artırmak için, vitamin ve mineraller gibi çeşitli katkı maddeleri eklenebilir. Un ve un urunleri genellikle tiyamın, riboflavin, niyasin gibi B grubu vitaminleri ve demir gibi minerallerle, C vit***** içeren turunçgillerin suları da C vit***** katkısıyla zenginleştirilir. Tuza iyot katılması guatrın yaygın olduğu bazı bölgelerde bu hastalığın gerilemesini sağlamıştır. Raşitizmle savaşmak için- bebek mamalarına genellikle D vit***** eklenmektedir.
    Günümüzde gıda teknolojisi yalmzca hammaddelerin işlenmesini ve bozulmadan saklanmasım değil, gıdaların renk, görtıntım, tat, koku, besin değeri gibi niteliklerini en üst düzeye yükselterek, sağlıklı ıiretim koşullarına ve kullanım kolaylığına önem vererek pazarlamadaki şansını artırmayı amaçlamaktadır.



    aL canım tepe tepe kuLLan:)
    burak sdal bunu beğendi.
  • akın44

    akın44 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    kimse yokmuuu
  • akın44

    akın44 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    :shy::shy::shy:Besin değeri olan hayvansal ya da bitkisel ham- maddeleri taze olarak tüketmeye, pişirmeye veya uzun süre bozulmadan saklamaya elverişli duruma getirmek için uygulanan işlemleri inceleyen bilim dalına gıda teknolojisi denir.Gıda teknolojisinin amacı, bir yandan hammadde halindeki besinleri işlenmiş ürünlere dönüştürmek, örneğin tahıllardan un, sütten tereyağı ve peynir, yağlı tohumlardan bitkisel yağlar, şeker pancan ve şekerkamışından şeker, deniz suyundan ya da doğal salamuralardan sofra tuzu elde etmek, bir yandan da konserveleme, dondurma, kurutma gibi koruyucu yöntemlerle gıdaların bozulmasım önlemektir. Kokuşma, çürüme ve küflenmeyi önlemeye yönelik işlemlerin, meyve ve sebzelerin kurutulduğu, tahılların kavrulduğu, balık ve av hayranlarının tuzlandığı hususunun, tarih öncesi çağlara değin uzandığı bilinmektedir. Bugün de uygulanan mayalandırma, kurutma, tütsüleme ve salamuralama tekniklerinin başlagıcı eski uygarlıklara dayanmaktadır.Gıdaların bozulmasının başlıca nedeni, bakteri, küf ya da maya gibi mikroorgarnzmaların bulaşmasıdır. Bazı gıdalarda bulunan doğal enzimleri ve havamn oksijeniyle yükseltgennıe gibi çeşitli kimyasal tepkimeler de bozulmaya yol açabilir. Sıcaklık, nem oram, oksijen miktarı, ortamda bulunan besleyici veya büyumeyi geciktirici katkı maddelerinin varlığı mikroorganizmaların çoğalmasım etkilediğinden, bir gıdamn bozulması büyük ölçüde bileşimine ve depolama koşullarına bağlıdır. Bir gıdamn bozulmasına yol açan bazı etkenler bir başkasına istenen nitelikleri kazandırabilir, hatta bazı gıdaların korunması için gerekli olabilir. Orneğin yoğurt ve turşu üretiminde bakterilerden, peynir yapımında ise küf mantarlarından yararlanılır.
    Gıdalarda bozulmayı önleyen başlıca teknikler soğutarak veya dondurarak düşük sıcaklıkta saklaınak, kurutmak, yuksek sıcaklıkta konserve yapmak, kimyasal katkı maddeleri eklemek ve mayalanma urunl erinden yararlanmakdır. Bu yöntemler ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilir.
    Gıdaları düşük sıcaklıkta depolamak, meyve ve sebzelerin havayla alışverişini azalttığı ve bozulmaya yol açan mikroorganizmaların çoğalmasım geciktirip enzim etkinliğini yavaşlattığı için etkilidir. Suyun donma noktası olan 0 derecede oksijenin tüketim hızı ve kanbon dioksitin açığa çıkma hızı düşer, mikroorganizmaların çoğalması önlenir.
    Bir düşük sıcaklık tekniği olan soğutmada, gıdaların çoğu 4 derecenin altındaki sıcaklıklarda saklanır. Et ve et ürünleri için çok uygun olan bu yöntem, bol su içeren kavun, karpuz, domates, salatalık gibi meyve ve sebzelerde iyi sonuç vermez. Soğutma, bozulan gıdaların niteliğini iyileştiremez, yalmzca bozulmayı geciktirir ve bitkisel besinlerin solunum sırasında chşarı attığı karbonhidratların kaybını önler. Dondurarak saklama, mikroorganizmaların çoğalmasını kesin olarak önleyen bir tekniktir. Mikroorganizmaların çoğu 0 derecenin altında çoğalamaz ve yavaş dondurma yöntemiyle büyük ölçüde zarar görür. Dondurulmuş gıdalar besin değerlerini yitirmez, yalnız dondurma öncesi yöntemler nedeniyle vitaminlerin bir bölümü yukseltgenme ve bozulmaya uğrayabilir.
    Hayvansal ve bitkisel yağların bozulması genellikle sıcakliğa bağlı olduğundan, dondurma yöntemi hayvansal yağ içeren gıdalar için en etkin saklama tekniğidir. Dondurarak soğutmak gıdalardaki bazı a*****ları da yok eder.
    Kurutma, gıdaların suyunu buharlaştırmaya dayanan doğal yöntemleri ve nem çekici maddelerle su gidermeye dayanan teknikleri içermektedir. Tahıl taneleri, fındık, ceviz gibi sert kabuklu yemişlerin içi, baklagiller ve diğer bazı sebzeler, üzüm, incir gibi meyveler doğrudan doğruya güneşe ya da rüzgara bırakılarak doğal yöntemlerle kurutulabilir. Yapay yoldan kurutmada kızgın buharla, vakumla, eylemsiz bir gazla, doğrudan ısı uygulanmasıyla, en yaygın olarak da havayla su giderme tekniklerine başvurulmaktadır. Su kaybı mikroorgamzmaların çoğalmasım önlemek için etkili bir yöntemdir. Küflerin gelişebilmesi için ortamdaki nem oramnm en az yuzde 16 olması gerekir. Pek azı yüzde 5m altındaki nem oranında gelişmesini sürdürebilir. Bakteri ve mayalar ise genellikle yüzde 30un üstünde bir nem oranına ihtiyaç duyarlar. Bazı a*****lar kurutma sırasında yaşamlarını sürdürebildiklerinden, kurutmadan önce ısıl işlem uygulayarak a*****ların yok edilmesi gerekmektedir.
    Kurutma yöntemi yalnız bozulmayı önlemekle kalmaz, aynı zamanda su kaybı nedeniyle gıdada birim başına düşen protein, yağ, karbonhidrat gibi temel besin maddelerinin değişikliğinin artmasını da sağlar. Diğer yandan düşük sıcaklıkta kurutma yöntemiyle proteinlerin sindirimi de kolaylaşır. Buna karşılık, örneğin kurutulmuş etteki C ve B grubu vitaminlerin miktarı taze ete oranla oldukça düşüktür. Eskiden gıda sanayisinde yalmzca makarna ve diğer nişastalı ürünlere uygulanan yapay kurutma teknikleri bugün süttozu, hazır çorba, patates püresi ve kızartması, bebek mamaları gibi birçok ürüne uygulamnaktachr.
    Isıtma, yiyeceğin içinde bulunabilecek mikroorganizmaları yok ederken, kabın sıkıca kapatılmış olması da dışarıdan yeni mikroorganizmaların girişim engelemektedir.
    Hemen hemen bütün meyve, sebze et ve deniz ürünlerine uygulanabilen konserve yapımında genel olarak uygulanan işlemler, yıkama, ayıklaına, temizleme, hazırlama, haşlama, kutulama, gazları çıkarma, kutu kapatma, sterilizasyon, soğutma, etiketleme ve paketlemedir. Konserve yapılacak hammaddeler, çurükleri veya aralarındaki yabancı maddeleri ayırmak için elekli bantlardan geçirildikten sonra otomatik olarak su tanklarından geçirilerek veya yüksek basınçlı su püskürtülerek yıkanmaktadır. Ardından, özel makinelerle uç kesme (fasulye, bamya, patlıcan), kabuk soyma (şeftali), sap ya da çekirdek çıkarma (çilek, vişne) tane büyüklüğüne ve olgunluğuna göre ayırma (bezelye), dilimleme, buharlaştırma (süt) gibi hazrlama işlemleriyle hammaddelerin yenilmeyen veya istenmeyen bölümleri ayıklanır ve gıdalar sonraki işlemlere uygun duruma getirilir. Pancar, havuç, ıspanak, bezelye gibi bazı ürünler, enzimleri etkisiz duruma getirerek rengini, kokusunu ve tadını korumak için sıcak suya daldırılarak veya buhara tutularak bir süre haşlanır. Daha sonra ürünler katı, yarı katı ve sıvı ürünler için tasarımlanmış otomatik makinelerle, bir konveyörün üstünde ilerleyen kutulara doldurulur. Yalnız çabuk ezilen bazı meyve ve sebzelerde elle doldurma yöntemi uygulanır. Doldurulan kaplar üstü açık olarak sıcak su ya da buhar banyolarından geçirilerek gıdaların içinde kalan karbondioksit, oksijen gibi gazlar ve hava uzaklaştırılır. Bazı ürünlerde, hava ve gazları emmek için kutu kapatma sırasında vakum tekniği uygulanır. Kutular hiç hava almayacak biçimde özel makinelerle kapatıldıktan sonra, gıdaların içindeki zararlı mikroorganizmaları yok etmek üzere, laboratuvar araştırmalarıyla saptanmış belli bir sıcaklık derecesinde belli bir süre tutularak ısıyla sterilize edilir. Uygulanacak sterilizasyon sıcaklığını belirleyen en önemli etken gıdamn asitlik derecesidir.
    Asitli yiyecekler için suyun kaynama sıcaklığı yeterli olurken, asitli olmayan besinler için daha yüksek sıcaklıkların uygulanması gerekmektedir. Isıyla sterilizasyondan sonra konserve kutuları, içindeki gıdaların sıcaklığı yaklaşık 38 dereceye düşünceye kadar su veya havayla soğutulur. Işımayla sterilizasyon yöntemi de kesilmiş etlerin, taze balıkların, taze meyve ve sebzelerin depoda saklama süresini uzatan ve gıdalarm besin değerini düşürmeyen bir yöntemdir. A*****ları ve toksin salan mikroorganizmaları da yok edebilen bu yöntem, patates ve soğanların fihizlenmesii önlemekte, steril enzim çözeltilerinin hazırlanmasında, etin yumuşatılmasında, çekirdek kahvenin kavrulmasında kullanılır. Işıma yoluyla sterilizasyonda, ısıyla sterilizasyon için gerekli olan enerjinin yalnızca beşte biri gerekınekte, 3 derecelik bir sıcaklık artışıyla maddeler sterilize edilebilmektedir.
    Vakunılanmış konserve kutularının kapakları hafifçe kabarık olabilir ama iyice şişmiş kutular mikroorganizmaların ya da kimyasal ve fiziksel etkenlerin konservelenmiş ürünleri etkilendiğini gösterdiğinden kullamma sunulamaz. Konserveleme tekniği, gıdaların protein, karbonhidrat, yağ hatta vitamin değerini azaltmadığı için en çok uygulanan gıda işleme tekniklerinin başında gelmektedir.
    Mayalanma sırasında oluşan veya hammaddelerin işlenmesi sırasında katılan bazı kimyasal maddeler de enzim etkinliği azaltarak ve mikroorganizmaların çoğalmasım önleyerek gıdaların bozulmasını geciktirir. Meyve şekerlemesi, reçel, jöle ve marmelat yapımında kullanılan şeker ile turşu yapımında kullamlan tuz, sirke ve limon mikroorganizmalann çoğalmasını geciktiren en önemli katkı maddeleridir.
    Hammaddelerin işlenmesi ve depolanabilecek duruma getirilmesi için uygulanan işlemler sırasında eksilen besin maddelerini tamamlamak veya gıdaların besin değerini artırmak için, vitamin ve mineraller gibi çeşitli katkı maddeleri eklenebilir. Un ve un urunleri genellikle tiyamın, riboflavin, niyasin gibi B grubu vitaminleri ve demir gibi minerallerle, C vit***** içeren turunçgillerin suları da C vit***** katkısıyla zenginleştirilir. Tuza iyot katılması guatrın yaygın olduğu bazı bölgelerde bu hastalığın gerilemesini sağlamıştır. Raşitizmle savaşmak için- bebek mamalarına genellikle D vit***** eklenmektedir.
    Günümüzde gıda teknolojisi yalmzca hammaddelerin işlenmesini ve bozulmadan saklanmasım değil, gıdaların renk, görtıntım, tat, koku, besin değeri gibi niteliklerini en üst düzeye yükselterek, sağlıklı ıiretim koşullarına ve kullanım kolaylığına önem vererek pazarlamadaki şansını artırmayı amaçlamaktadır.



    aL canım tepe tepe kuLLan:)
    Genişletmek için tıkla...
    tşk herkeze
    maNga_elif bunu beğendi.
  • akın44

    akın44 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ***a 173 deki etkinlik bilen varmı acil bugün lüven
  • Sayfayı Paylaş