Fıkra nedir fıkra hakkında geniş bir bilgi (esenler ticaret meslek lisesi )

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde muhasebe60 tarafından paylaşıldı.

  1. muhasebe60

    muhasebe60 Üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    FIKRA (KÖŞE YAZISI)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Bir yazarın herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini ayrıntılara inmeden anlattığı gazete ve dergilerde yayımlanan kısa fikir yazılarına Fıkra denir. Bu tür yazıların diğer adı da “Köşe Yazısı”dır. Fıkralar, gazete ve dergilerin belli sütun veya köşelerinde yayımlanır.
    Yazılı kompozisyon türü olarak fıkra düşünsel ağırlıklı, günlük, kısa yazılardır. Siyasi ve toplumsal olaylar ele alınırken belgelere, kanıtlara, aşırı ayrıntılara yer verilmez. Fıkra yazarı geniş kitlelere seslendiği için dili kolay anlaşılır olmalıdır. Her konuda fıkra yazılabilir.
    FIKRA’NIN ÖZELLİKLERİ
    1. Günlük olaylar veya düşüncelerle ilgili konular işlenir.
    2. Konular tarafsız bir şekilde ele alınmalıdır.
    3. Düşünceyi ön plânda olmalıdır.
    4. Konular çok değişik açılardan ele almadan, ayrıntılara inmeden işlenir.
    5. Yazılanlara okuyucuyu inandırma zorunluluğu yoktur.
    6. Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.
    7. Nükteli fıkralardan, kıssalardan, vecize ve atasözlerinden faydalanılmalıdır.
    8. Açık, sade ve akıcı bir dil kullanılmalıdır.
    FIKRA’NIN YAZILMA AMACI
    Fıkraların amacı, siyasî, kültürel, ekonomik, toplumsal vb. konuları çok defa eleştirel bir bakış açısıyla anlatarak kamuoyunu yönlendirmektir. Fıkralarda kesin olmaktan ziyade güzel, hoş sonuçlara varmaya; canlı, ilgi çekici olmaya özen gösterilmelidir. Yazar kendi duygu ve düşüncelerini en başarılı şekilde yansıtarak okuyucu ile arasında sıkı bir bağ kurar.
    Not: Bu tür fıkraları, kısa hikâye niteliğindeki, nükteli, mizah öğesi taşıyan fıkralarla karıştırmayınız. Bu tür fıkralarda dinleyeni güldürmek, eğlendirmek ön plandadır. Oysa köşe yazılarında okuyucuyu düşündürmek, güncel bir sorunu dile getirmek esastır.
    FIKRA İLE MAKALENİN FARKI
    1. Makalelerde yazılanları ispatlama kaygısı vardır; ancak fıkralarda yazılanları ispatlama kaygısı yoktur.
    2. Makalelerde ciddi, yapmacıksız, bilimsel bir anlatım vardır. Fıkralarda açık, sade ve anlaşılır bir dil kullanılır.
    3. Fıkralar günübirlik yazı türüdür. Makalede ise böyle bir durum yoktur.
    Edebiyatımızda Fıkra yazan ilk kişi Ahmet Rasim’dir. Bunun dışında Falih Rıfkı Atay, Peyami Safa, Burhan Felek ve Çetin Altan en tanınmış fırka yazarlarıdır.

    Fıkra Türleri

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    1. Güncel Fıkralar: Güncel olaylar üzerine yazılan, kalıcılığı olmayan, kısa sürede etkisini kaybedip unutulan fıkralardır.
    2. Edebî Fıkralar: Güncel bir konudan hareketle yazılmış olsa da dilin kullanımı ve üslûp yönlerinden kalıcılık gösteren fıkralardır. Bu tür fıkralar, güncelliğin sınırını aşar. Bu yazılar bir araya getirilerek kitap halinde yayımlanabilir. Yıllar sonra da keyifle okunabilir. Edebiyatımızda edebî fıkralarıyla tanınmış yazarlarımız şunlardır: Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Nazım Hikmet, Yusuf Ziya Ortaç, Falih Rıfkı Atay, Şevket Rado, Oktay Akbal, Haldun Taner, Çetin Altan…
    3. Makaleye Benzeyen Fıkralar: Bu tür fıkralarda yazar, yine güncel bir konuyu ele alır, ancak ileri sürdüğü görüşlerini kanıtlama yoluna gider.

    Gazete Fıkraları

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Yazarların herhangi bir konu hakkında kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinliğe girmeden ortaya koyduk¬ları fikir yazılarıdır. Bu yazılar dergilerin ya da günlük gazetelerin belirli köşelerinde yayımlanır. Bu yazılarda kısa, yalın ve akıcı bir üslup kullanılır.
    Fıkralarda Konu: Fıkralarda yazar, konu seçiminde serbesttir. Konular özel bir görüşle incelenip eleştirilir. Yazar kişisel görüş ve düşüncelerini içten bir şekilde açıklar. Toplumu ilgilendiren güncel konuları anlatır. Günlük siyasi, sosyal ve kültürel olayları ele alır. Fıkra¬larda toplumsal sorunlar, okuru biraz olsun rahatlata¬cak, ona geçici de olsa dertlerini unutturacak üslupla işlenir. Bu arada da konuyla ilgili bilgi verilir. Başlangıç¬ta sadece siyasi ve sosyal konular etrafında yazılan fık¬ralar, zaman içinde sınırlarını genişletmiş, bugün sa¬nattan spora, ekonomiden siyasete kadar toplumun bütün günlük sorunlarını kuşatmıştır.
    Fıkralarda Dil ve Anlatım: Fıkralar iğneleyici, alay¬cı bir dille bazen eleştiri bazen de sohbet tarzında ya¬zılır. Fıkralarda yazar inandırıcı, etkileyici ve dokunaklı bir anlatımı benimser. Anlatım, senli benlidir. Okurla sohbet havası hâkimdir. Bu nedenle fıkraların; insanı saran, tatlı, samimi, sıcak bir havası vardır. Fıkralarda genel olarak akıcı, duru, açık ve yalın bir anlatım söz konusudur. Yazar; konuyu çoğunlukla konuşma diliyle kaleme alır. Cümleler kısa ve anlaşılır niteliktedir. Yazı¬nın kolay anlaşılması için uzun cümlelerden kaçınılır. Devrik cümleler kullanılabilir. Okuyucunun zevki ön planda tutulur. Fıkraların en önemli özellikleri arasında dilinin sade, üslubunun serbest olması gelir.
    Fıkraların Amacı: Günlük konular üzerinde kişisel görüşleri belirtmek, belli bir okuyucu kitlesi kazanmak, görüşleri bu kitleye benimsetmeye çalışmak fıkra ya¬zarının amacıdır. Fıkra kısa ve öz yazıldığından bu ya¬zılarda yargılamaya, ispatlamaya, tanıtmaya ve ayrıntı¬lara yer verilmez. İspatlama yoluna gidilmez. Kesin bir iddia havası hâkim değildir. Kesin bir sonuca varılmak istenmez, özel bir inandırma çabası görülmez. Yazar bir sonuca ulaşır; ancak okuru ikna etme amacı taşı¬maz. Onu etkilemeyi, konu hakkında düşünmeye sevk etmeyi yeterli görür. Konu ile ilgili olarak bir kamuoyu oluşturmayı amaçlar. Yazar bunu yaparken duygusal, içten bir anlatım kullanır. Gerçeklerden ayrılmaz. Yan¬lış bilgi vermez. Yanlış belgelere dayanmaz. Tutarsız düşüncelere başvurmaz.
    Fıkrada Kullanılan Anlatım Biçimleri: Fıkralarda özellikle açıklama, örneklendirme, karşılaştırma, ta¬nımlama, öyküleme gibi anlatım yollarına başvurulur. Anlatımda küçük hikâyelere yer verilebilir. Gözlemler¬den ve anılardan yararlanılabilir.
    Gazete Fıkralarının Planı: Fıkralar giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş bölümünde konu ortaya konur. Gelişme bölümünde düşünceler ilginç örneklerle açıklanır. Sonuç bölümünde ise görüşler et¬kileyici bir sonuca bağlanır.
    Gazete Fıkralarının Ortak Özellikleri: Konu, oku¬run ilgisini çekecek şekilde ele alınır. Herkesin anlaya¬bileceği açık, sade, yalın bir dil kullanılır. Hoş, doku¬naklı bir sonuca ulaşılır ve okuyucu bu sonuçla ilgili olarak düşünmeye sevk edilir. Aynı konular yerine de¬ğişik ve güncel konular işlenir. Konu tarafsız bir gözle ele alınır.
    Fıkra - Sohbet Farkı: Fıkrada her türlü güncel konu; sohbette daha çok, sanatla ilgili konular ele alınır. Soh¬bette soru cevap yöntemine dayalı anlatım ağırlıktadır. Fıkrada ise serbest bir anlatım vardır. Fıkrada yazar, okuru etkilemeyi amaçlar. Okurun, konuyu düşünme¬sini amaçlar. Sohbetin okuru etkileme amacı yoktur. Sohbette sadece dikkatler konuya odaklanmaya çalı¬şılır.
    Fıkra Yazarının Özellikleri
    Gazete ve dergilerde sürekli bir yazı köşesi olan yazar¬ların kendilerine ayrılan bölümlerde yazdıkları, günlük olaylar, ekonomi, politika gibi konuları okuyucuları ile paylaştığı günübirlik yazılara köşe yazısı denir. Fıkra¬lar, gazete ve dergilerde yayımlanan süreli yayınlardır. Fıkraların kalıcılık özelliği zayıftır. Köşe yazıları güncel konuları işlediği için uzun ömürlü olamaz.Fıkra, gazete veya dergilerin belirli sütunlarında genel bir başlık altında (Şehir Mektupları, Bize Göre, Pence¬re) günlük herhangi bir olayı, bir görüş ve düşünceye bağlayarak yorumlayan kısa yazılardır.Günümüzde gazete fıkra yazarları, ekonomi ve istatis¬tik bilgilerine de yer vererek bilimsel metotlarla çalışırlar.

    1.Fıkra yazarları kısa, özlü, derin anlamlar taşıyan yazılar kaleme alabilecek donanıma sahip olma¬lıdır.
    2.Okuyucunun ilgisini canlı tutabilmelidir.
    3.Konularında tekrarlara düşmemelidir.
    4.Kapsamlı bir kavrayış gücüne sahip olmalıdır.
    5.Derin bir kültür zenginliği bulunmalıdır.
    6.Geçmişle günlük olayları kaynaştırabilmede us¬talık göstermelidir.
    7.Yazısını okura zevkle okutabilmelidir.
    8.Duygu ve düşüncelerini inandırıcı, etkileyici, akı¬cı bir dille anlatabilmelidir.

    Türk Edebiyatında Fıkra
    Fıkra türü yazılar Türk edebiyatında Tanzimat döne¬minde Batı'dan geçmiştir. 1908'den sonra bu yazı türü Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır.
    Türk edebiyatında özellikle Ahmet Rasim fıkralarıyla tanınmıştır. Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Refik Halit Karay, Orhan Seyfi Orhon, Peyami Safa, Burhan Felek, Ahmet Kabaklı ve Çetin Altan da fıkralarıyla öne çık¬mıştır.
    Fıkra Türünün Genel Özellikleri
    1.Düşünce yazılarıdır.
    2.Giriş, gelişme ve sonuç şeklinde bölümleri vardır.
    3.Toplumu yakından ilgilendiren günlük olaylar iş¬lenir.
    4.Konu kısa, yüzeysel; ama ustaca bir üslupla işle¬nir.
    5.Konu hakkında bilgi vermek değil, okuru düşün¬dürmek esastır.
    6.Yazar kişisel görüşlerini ileri sürdüğü için ispatla¬ma gereği duymaz.
    7.Serbest bir üslubu vardır, okuyucuyla içten bir bağ kurularak rahat bir anlatım yolu izlenir.
    8.Etkileyici bir anlatım kullanılır.
    9.Kolay anlaşılan ve okunan gazete yazılarıdır.
    10.Örneklemeden olabildiğince yararlanılır.

    Fıkra Türünün Diğer Özellikleri

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Gazete ve dergilerde yer alan fıkralar bir düşünceyi, yazann başından geçen bir olayı veya alelade bir konuyu da işleyebilirler. Günümüzde gazete ve dergilerde hemen her konuda fıkra yazılabildiğini görmekteyiz. Edebiyat, televizyon, siyaset, sinema, gezi, tiyatro bu konulardan bazılarıdır.
    Fıkralar kısa ve yoğun anlatılardır. Yazarın üslubu fıkrada rahatlıkla sezilebilir. Üslubun sezilmesi demek, yazarın bir birey olarak yazıda varlığını, kimliğini görebilmemiz demektir. Yazar, mizahî, alaycı veya ciddi bir edayla yazısını kaleme alabilir. Bu, tamamen onun tercihine bağlıdır. Fıkra türünde bir yazı yazıyor olması onun üslubuna bir sınırlama getirmez.
    Fıkra yazarı, ele aldığı konuda kişisel düşüncelerini açıklar. Onun bir düşünceyi savunma veya çürütme gibi bir amacı yoktur. Dolayısıyla kanıtlar sunması gerekmez.
    Fıkra’nın Yazılma Amacı
    Fıkraların amacı, siyasî, kültürel, ekonomik, toplumsal vb. konuları çok defa eleştirel bir bakış açısıyla anlatarak kamuoyunu yönlendirmektir. Fıkralarda kesin olmaktan ziyade güzel, hoş sonuçlara varmaya; canlı, ilgi çekici olmaya özen gösterilmelidir. Yazar kendi duygu ve düşüncelerini en başarılı şekilde yansıtarak okuyucu ile arasında sıkı bir bağ kurar.
    Not: Bu tür fıkraları, kısa hikâye niteliğindeki, nükteli, mizah öğesi taşıyan fıkralarla karıştırmayınız. Bu tür fıkralarda dinleyeni güldürmek, eğlendirmek ön plandadır. Oysa köşe yazılarında okuyucuyu düşündürmek, güncel bir sorunu dile getirmek esastır.
    Fıkra Türünün Özellikleri Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri
    Gazete ve dergi gibi süreli yayınlarda, bir yazarın periyodik olarak genel bir başlık altında günün sosyal ve siyasî olaylarını kendi bakış açısına, siyasî, ideolojik eğili-mine ve düşünce yapısına göre değerlendirdiği kısa yorum yazılarına fıkra denir. Yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır.
    * Gazete yazısıdır.
    * Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.
    * Dil tabiidir. Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir.
    * Okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir hava sezdirilir.
    * Türün ünlüleri, Ahmet Rasim, Falih Rıfkı, A. Haşim, H. Cahit Yalçın, Peyami Safa.
    Türk edebiyatında fıkra yazarlığı ne zaman başlamıştır?
    Türk edebiyatında fıkra yazarlığı, Şinasi’nin 1860 yılında Agâh Efendi ile birlikte çı-kardıkları Tercüman-ı Ahval gazetesindeki yazılarıyla başlamıştır. O zamandan günümüze kadar fıkra yazan başlıca yazarlar şunlardır: Namık Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Burhan Felek, Peyami Safa, Refi Cevat Ulunay, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Bedii Faik, Necip Fazıl Kısakürek, Nazlı Ilıcak, Rauf Tamer, Ahmet Kabaklı, Çetin Altan, Oktay Ekşi, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, İlhan Selçuk, Ergun Göze, Hasan Pulur, Mehmet Barlas, Fehmi Koru, Ta-ha Akyol, Gürbüz Azak, Ahmet Taşgetiren, Cengiz Çandar, Yavuz Gökmen, Gülay Göktürk.

    :330: :330: :330:

Sayfayı Paylaş