Filimsiler... :)

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde bigbang tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. bigbang

    bigbang Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2010
    Mesajlar:
    105
    Beğenileri:
    129
    Ödül Puanları:
    0

    FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER)

    Fiillerin aldığı kip eklerini almayan, fiilden türediği halde cümlede isim, sıfat ve zarf görevini üstlenen; ekfiil almadan yüklem olamayan; sade ce yan cümlecik kurabilen isim soylu sözcükler dir.


    Fiilden türetilmiş her isim soylu sözcük, fi ilimsi olamaz. Bir sözcüğün fiilimsi sayılabilmesi için;

    · fiilden türemiş olması

    · fiil anlamını bütünüyle yitirmemesi

    · cümlede ad, sıfat ve zarf göreviyle kullanıl ması

    · yan cümlecik oluşturması gerekir.

    ·

    Bu maddeleri "oku-" eylemiyle örneklendire lim :

    · Bunları okumak istemiyorum. (Fiilimsi, eylem adı)

    · Okumanın tadı bir başkadır. (Fiilimsi, eylem adı)

    · Okuyan insan, yorum yapabilir bence. (Fiilimsi, sıfat görevinde)

    · Okuyacak bir şeyler arıyordum. (Fiilimsi, sıfat görevinde)

    · Kitabı okumadan yorum yapamam. (Fiilimsi, zarf görevinde)

    · Aldığı notu okur okumaz beni aradı. (Fiilimsi, zarf görevinde)


    Fiil ile fiilimsi arasındaki belli başlı farklar ve fiilimsilerle ilgili özellikler şunlardır:

    · Fiiller temel cümle, fiilimsiler yan cümlecik kurar.

    · Fiiller, çekimlenerek yüklem olur, fiilimsiler ekfiil alarak yüklem olur.

    · Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler İsim cümlesi, fiillerin yüklem olduğu cümleler fiil cümlesi olur.

    · Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümlecik bulunur.

    · Fiiller, kişilere göre çekimlenebilir; fiilimsile rin genelinde fiil çekimi yoktur.

    · Fiilimsi ekleri, yapım ekleri olduğu için bütün fiilimsiler türemiştir.

    · Fiilimsilerin yer aldığı cümleler yapısı bakı mından "girişik - bileşik" cümle sayılır. Böyle cümleler birden çok yargı içerir.


    Fiilimsiler görev ve anlamları bakımından üçe ayrılır:

    I. İSİM - FİİLLER (AD - EYLEMLER):

    Fiil kök ya da gövdelerine "-mak/ -mek, -ma / -me, -ış / -iş / -uş / -üş" ekleri getirilerek oluşturulur:

    Bu ofiste çalışmak istiyorum.
    Filmi izlemeyi ben de çok istedim.
    Ulusa seslenişi herkesi etkilemişti.
    Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler isim - fiil olarak kullanılmıştır.


    -mak(-mek) yapılı isim - fiiller, belirtisiz ad tamlamasında tamlayan olabilir:

    Kazanmak isteği her insanın gönlünden geçer.


    "-me, -iş" yapılı isim - fiiller, belirtili ve belirtisiz ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olabilir:

    İnanma ihtiyacı, insanın doğasında var olan bir olgudur.

    Tamlayan


    Apartmanın girişi tertemiz olmuştu.

    Tamlanan


    Direnmenin anlamı yok, sen hatalısın.

    Ty

    Soruyu çözüşü biraz ilginçti.

    Tn

    "-mek, -me, -iş" eki almış kimi sözcük lerde eylem anlamı yoktur. Bunlar fiilimsi özel liğini yansıtmaz, tamamen ad sayılır:

    Çizme, kavurma, dondurma, ekmek, yemek, yağış, görüş... gibi.


    İsim - fiiller; cümlede özne, nesne, tümleç ve ekfiil alarak yüklem olabilir :

    Kazanmak, insana keyif verir. Özne (isim-fiil)
    Annem gitmeyi düşünmüyordu. A/esne (isim-fiil)
    Gülmeye bile hasrettik burada. D.T. (isim-fiil)
    En büyük ideali yarışmaktı.
    Yüklem (isim-fiil)


    İsimfiiller, yan cümlecik oluşturur. Cüm lenin hangi öğesinde isim-fiil varsa o öğe yan cümlecik olur:

    Alevlerin bir anda yükselmesi herkesi tedirgin etmişti.
    Yan cümlecik (Özne) Nesne Nesne Yüklem


    II. SIFAT - FİİLLER (ORTAÇLAR):

    Fiil kök veya gövdelerine "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -cek, -imiş" ekleri getirilerek oluşturu lur. Bu eklerden birini alan sözcük, sıfat-fiil olma nın yanı sıra, sıfat özelliği de göstermeye başlar.


    yapılan hata

    göçer toplum

    kapanası ağızlar

    anlatılmaz dert

    tanıdık yüz

    yapılacak işler

    unutulmuş dostlar

    söylenen söz

    güler yüzler

    öpülesi eller

    görünmez kaza

    bildik çevre

    taşınacak eşya

    birikmiş para


    Yukarıdaki örneklerde altı çizili sözler, bir adı niteledikleri için sıfat; fakat fiil olma özelliklerini yl-tirmedikleri için sıfat-fiil (ortaç) olarak adlandırılır.


    Sıfat-fiiller, sıfat tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır:
    Yüzen ev, kıyıya ulaşmıştı.

    SF(Ty) A

    Sıfat Tam.


    Sıfat-fiiller de adlaşmış sıfat olarak kullanıla bilir :
    Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Adlaşmış Sıfat-fiil


    Fiillerden türeyen bütün sıfatlar, sıfat-fiil de ğildir. Sıfat-fiil olabilmeleri için fiil anlamlarını da sürdürmeleri gerekir. Ayrıca sıfat-fiillerin olumsuzları "-me, -ma" ekleriyle yapılabildi ği halde, sıfatların olumsuzları bu eklerle oluşturulamaz:

    Konuşan toplum Konuşmayan toplum

    Sıfat-fiil Sıfat-fiil

    (olumlu) (olumsuz)

    Çözülmüş sorular Çözülmemiş sorular

    Sıfat-fiil Sıfat-fiil

    (olumlu) (olumsuz)

    Bildik çevre Bilmedik çevre

    Sıfat-fiil Sıfat-fiil

    (olumlu) (olumsuz)


    Gezici tiyatro

    Sıfat (olumlu)

    "-ma, -me" ekleriyle olum suzu yapılamıyor.


    Sıfat-fiil ekleriyle türeyen; fakat eylem anla mını bütünüyle kaybeden, yani fiilimsi özel liği taşımayan sözcüklerimiz de bulunmakta dır :
    tükenmez (kalem), çekecek, dolmuş, yakacak, ye miş, giyecek, içecek, geçmiş... gibi.


    III. ZARF - FİİLLER (BAĞ - FİİLLER / ULAÇ LAR) :

    Fiil kök ya da gövdelerine "-ip, -ince, -erek, -dıkça, -madan, -alı, -dığında, -meksizin, -esiye, -(e)rken, -e ... -e, -(i)r ... -mez" ekleri getirilerek yapılır. Bağ-fiiller cümlede genellikle zarf görevi üstlenir:


    Yanımıza gelip bir açıklama yaptı. (Yanımıza geldi ve bir açıklama yaptı.)

    bağlayıcı unsur olmuş


    Olan biteni sırıtarak anlatıyordu.

    ZF (Durum)

    Uyanınca beni ararsın.

    ZF (Zaman)

    Utana sıkıla çaldım kapıyı.

    ZF (Durum)

    Babam geldiğinde ben uyuyordum.

    ZF (Zaman)

    Uçaktan iner inmez annemi aradım.

    ZF (Zaman)

    Durmadan konuşuyor, bizi boğuyorsun.

    ZF (Durum)

    Emekli olalı tam sekiz yıl, uzak durdu kapalı mekanlardan.

    ZF (Zaman)

    Kardeşlerinin ikisini de ölesiye seviyordu.

    ZF (Durum)

    Bu cümle örneklerinde de görüldüğü gibi zarf-fiiller, cümlede daha çok zarf tümleci görevi üstlenmekte, eylemleri durum ya da zaman bakı mından belirtmektedir.


    ÇÖZÜMLÜ ÖRNEKLER

    ÖRNEK - 1 :

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekfiil kullanıl mamıştır?

    A) Baharla birlikte tüm çevre yeşerdi.

    B) Annem, pilavı çok güzel yapardı.

    C) İşlediği şalları, atkıları burada satardı.

    D) Çok yorulunca birkaç saat yatardı.

    E) Hafta sonunda dayısının yanına giderdi.

    ÇÖZÜM:

    Yukarıda verilen cümlelerde yüklemleri inceleyelim:

    B seçeneğinde —> yapardı

    C seçeneğinde -> satardı

    D seçeneğinde -> yatardı

    E seçeneğinde -> giderdi

    => yapar idi. Ekfiil

    Geniş zamanın hikâyesi

    => satar idi Ekfiil

    Geniş zamanın hikâyesi

    3 yatar idi. Ekfiil

    Geniş zamanın hikâyesi

    => gider idi. Ekfiil

    Geniş zamanın hikâyesi A seçeneğinde —> yeşerdi "yeşer idi" biçimine dönüşmemektedir. "Yeşerdi" sözcüğü di'li geç miş zaman kipiyle çekimlenmiş; ama ekfiil alma mıştır.

    Doğru cevap (A) seçeneğidir.


    ÖRNEK - 2 (ÖSS - 2003):

    Evin bahçesine dikilecek çamların üzerine kon muş bir serçe, durmadan cik cik edip şarkısını söylüyordu. Evin tekir kedisi eşiğe uzanmış, bir yandan örselenmiş tüylerini düzeltmek için yalar ken bir yandan da az ilerdeki çöplükte sallana sallana gezinen kargaya bakıyordu.

    Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?

    A) dikilecek B) konmuş C) durmadan D) örselenmiş E) gezinen

    ÇÖZÜM :

    A seçeneğinde

    dikilecek çamlar

    sıfat-fiil isim

    B seçeneğinde -»... çamlar üzerine konmuş bir serçe

    sıfat-fiil


    C seçeneğinde ->... durmadan cik cik edip şarkıısnı söylüyordu.

    bağ-fiil

    D seçeneğinde ->... örselenmiş tüyler

    sıfat-fiil isim

    E seçeneğinde ->... gezinen karga

    sıfat-fiil isim

    Çözümlemede görüldüğü gibi A, B, D, E seçe neklerinde yer alan sözcükler; görev olarak sıfat-fiil, tür olarak sıfattır. C seçeneğinde yer alan "durmadan" sözcüğü ise görev bakımından bağ-fiil, tür olarak zarftır. Doğru cevap (C) seçeneğidir.



    ÖRNEK - 3 (ÖSS - 2002):

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümle cik, temel cümleciğin belirtili nesnesidir?

    A) Havaların düzelmesini dört gözle bekliyorlar mış.

    B) Sonunda, istedikleri gibi güzel ve ucuz bir eve taşınmışlar.

    C) Toplantı salonunda bir köşeye çekilip uzun uzun konuşmuşlardı.

    D) Okullar açılınca yine Ankara'ya geleceklermiş.

    E) Tatillerinin bir bölümünü yaylada geçirmeye karar vermişler.

    ÇÖZÜM:

    Fiilimsilerin içinde olduğu öğeler, yan cümleciktir. Verilen cümlelerde fiilimsilerin yan cümlecik için de hangi görevde olduğunu inceleyelim :

    A'da, Havaların düzelmesini.....(B'li Nesne)

    İsim-fiil

    B'de, istedikleri gibi güzel ve ucuz bir eve... (D.T.)

    Sıfat-fiil

    C'de, bir köşeye çekilip____(Z T.)

    Bağ-fiil

    D'de, Okullar açılınca.....(Z. T.)

    Bağ-fiil

    E'de, Tatillerinin bir bölümünü yaylada geçirmeye (D.T.)

    İsim-fiil


    Bu durumda, doğru cevap (A) seçeneğidir.


    ÖRNEK - 4:

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekfiil farklı görevde kullanılmıştır?

    A) 20 Ekim'de tüm semtin yaşadıkları, yıllar geçse bile hafızalardan silinmeyecek bir olaydır.

    B) ileri sürdüğü düşünceler, hiçbir zaman boş ve anlaşılmaz sözler değildi.

    C) Arabanın gelip durduğu yer, muhtarın evinin önüydü.

    D) Temiz giyimli bir bey, bir otobüsün hemen kalkmakta olduğunu söylemişti.

    E) Kendi eliyle yetiştirdiği bu gül bahçesinde annem, huzur içindeydi.

    ÇÖZÜM:

    Ekfiillerin iki görevi olduğundan daha önce söz

    etmiştik:

    · İsim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapmak

    · Basit zamanlı fiillerin sonuna gelerek onları bileşik zamanlı yapmak

    Bu kısa hatırlatmadan sonra şimdi verilen cümle leri inceleyelim :

    A'da.....silinmeyecek bir olay dır.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş