FIRAT YAYINCILIK.Sayfa 107-108...-130

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde furkan346 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. furkan346

    furkan346 Üye

    Katılım:
    22 Mart 2011
    Mesajlar:
    79
    Beğenileri:
    55
    Ödül Puanları:
    0

    ARKADASLAR FIRAT YAYINCILIK
    SAYFA 107-108-109-110-111-112-113
    .... 130 KDR YAPAN VARMI?
    :confused:
  2. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    6. ANLATMAYA BAĞLI EDEBİ METİNLER
    § Masal
    § Destan
    § Halk hikayesi
    § Mesnevi
    § Manzum hikaye
    § Hikaye
    § Roman

    DEĞERLENDİRME
    A. edebi , anlatmaya ve göstermeye
    b. masal, destan , halk hikayesi, hikaye ve roman …
    c. göstermeye bağlı edebi metinler tiyatro türlerini oluşturur.
    d. meddah, ortaoyunu, köy seyirlik oyunu
    e. sahne

    2. Anlatmaya bağlı eserlerde uzun ve kurallı cümleler kullanılırken göstermeye bağlı eserlerde günlük konuşma dili kullanılır. Cümleler daha açık ve kısadır. Söylenen sözün izleyici tarafından anlaşılması beklenir .Bunun için daha açık ve kısa cümleler kullanılır. Konuşma dilinin canlılığı sahnede yansıtılır.
    3. D
    4.Tiyatroda oyuncuların metinde yazar tarafından belirtilen sahne dekor ve kostüm özellikleri ile metindeki yönlendirme ifadelerinden farklı şekilde canlandırması mümkündür; fakat yeni düzenlenmeyle ortaya çıkan oyun yazarın düşlediği , anlatmak istediğinden çok daha farklı olacaktır.Çünkü bütün bu unsurlar, metnin ayrılmaz bir parçasıdır.Bu ögeleri değiştirmek yazarın tasarladığı kurguyu zaafiyete uğratacağından oyunun bütünlüğü de bozulacaktır.

    SAYFA 103 – 104 – 105 – 106
    Hazırlık; Dostluk temasının işlendiği hilayenin bir bölümünün çıkarılıp yerine doğa sevgisi ile ilgili bir bölüm eklendiğinde hikayenin teması ile uyuşmadığını,hikayenin anlam bakımından bozulmasına neden olduğunu gözönünde bulundururuz.
    İnceleme1.Etkinlik: 1.grup => Kırk Yalan Masalı *Padişahın çocuklarına vasiyetini bildirmesi, *Sarı tüylü,mavi gözlü adamın saraya gelmesi, *Köse'nin saraya gelmesi, *Cücenin saraya gelmesi, *Şehzadelerin musrifliği, *Sarı tüylü,mavi gözlü adamın büyük şehzadelerin atını çalması, *Köse'nin ortanca şehzedenin yularını çalması, *Cücenin küçük şehzadeye mağlup olmadı.

    2.grup => ßay Kordes *Horoz ile tavuğun geziye çıkmaları, *Yolda bir kedi ile karşılaşmaları ve onu da yanlarına almaları, *Yolda değirmen taşı,yumurta,ördek,toplu iğne ve dikiş iğnesine rastlayıp onlarıda yanlarına almaları, *ßay Kordes'in evine ulaşıp her birinin bir yere yerleşmesi, *ßay Kordes'in evine dönmesi ve başına gelenler. Yukarıdaki parçalara metin içinde anlam kazandıran ve diğer parçalarla birlikte anlamlı bütün olmasını sağlayan unsur metinlerde işlenen ''tema''dır.
    1)ßütün edebi metinler bir tema etrafında birleşen parçalardan meydana geldiği için yukarıda yapılan işlem tüm edebi metinler için geçerlidir.
    2)ßay Kordes adlı masaldaki temel çatışma,dost-düşman,iyi-kötü çatışmasıdır.Masalın teması ise, ''Kötülük yapan cezasız kalmaz''dır.
    3)''Hazıra dağ dayanamayacağı için bu üç adam böyle vurup harman savurarak kısa zamanda büyük şehzadenin bir sandık altınını tüketirler.'' ifadesi Kırk Yalan Masalı adlı metinin teması olan ''Hazıra dağ dayanmaz'' ifadesiyle örtüşen bir ifadedir. Yine ''Anlaşılan pek kötü yürekli biriymiş,ßay Kordes'' cümlesi de ßay Kordes masalının ''Kötülük yapan cezasız kalmaz.'' temasıyla aynı doğrultudadır.
    4)Kırk Yalan Masalı adlı metinde sosyal hayat ile ilgili unsurlar;yönetimin padişah tarafından gerçekleştirilmesi,binek hayvanı olarak ''at''ın kullanılması,alışverişin kurulan pazarlarda yapılması gösterilebilir. Yine ''Hazıra dağ dayanmaz.'' teması ise düşünce tarihinin bir yansımasıdır. ßay kordes adlı metindeki dikiş iğnesi,değirmen taşı,iskemle,karyola ve ok sözcükleri günlük hayatta kullanılan bazı araçları göstermektedir. Yine ''Kötülük yapan cezasız kalmaz'' teması ise düşünce tarihinin bir yansımasıdır.
    ANLAMA-YORUMLAMA
    2)ßir metinin temasının metindeki olaylardan bağımsız olarak ele alınması mümkün değildir.Çünkü metnin yapısı temaya göre oluşturularak kurgulanır.
    Ö.LÇME-DEĞERLENDİRME
    1) D-Y
    2)Vatan Sevgisi
    3)C
    4)D
    5)Anlatmaya bağlı edebi metinlerin yapısını oluşturan olay örgüsü,kişiler,zaman ve maken unsurları metnin temasi etrafında bir araya getirilerek kurgulanır..


    Sayfa 109

    anlama yorumlama; 1.soru : gonderıcılık işlevınde yazılmıstır. 2.soru : yazılan olayları dısarıdan izlemıs ızlenımlerı yazmıs ılahı bakıs acısı vardır. 3.soru : istanbul'un özelliklerinden bahsetmıs.Cosku verıcı bır metındır.Surukleyıcıdır… 4.soru : İlahı bakıs acısı vardır. 5.soru : Evet.anlatıcı olayları kendı ınandırıcılıgı ıle anlatır.
    Sayfa 110

    Ölçme ve Degerlendırme

    1.soru : Y – D
    2.soru :İlahi bakıs acısıyla yazılmıstır.
    3.soru : D
    4.soru : D
    5.Soru: -


    sayfa 111 – 112 – 113

    İnceleme:
    1)Verilen parça hikayenin ait olduğu dönemde ekonumik sıkıntılar çekildiğini,yaşam şartlarının zorluğunu bu nedenle küçük yaşta çocukların çalışmak zorunda kaldığını ifade etmektedir.Bu sonuçlar,hikayede işlenen ''sıradan insanların geçim sıkıntısı''yla da aynı doğrultudadır.
    2) *GÜĞÜM -Dil ;Metinde doğal dilden farklı,yan anlam ve mecaz değerleri taşıyan edebi bir dil kullanılmıştır. -Anlatım ; Metinde ''kahraman anlatıcı bakış açısı'' vardır.Anlatıcı tasvir ve tahlillerle dile yeni değerler yüklemiştir. -Tema ; Metinde kahramanın yaşadığı ''an''dan bir kesit işlenmiştir.Bu kesitte kahramanın özlemi ve yaşadıkları anlatılmıştır. -Zihniyet ; Metinde döneminin komşuluk ilişkileri,sosyal yaşamın birer unsuru olan vapur yolculukları,halat arabacıları ve meydan salepçileri yansıtılmıştır. *ELLİ KURUŞ -Dil ; Metinde doğal dilden farklı , edebi bir dil kullanılmıştır. -Anlatım ; Metinde ''kahraman bakış açısı kullanılmıştır. -Tema ; Hikayede sıradan inanların geçim savaşı anlatılmıştır. -Zihniyet ; Hikaye,döneminin toplumsal ve ekonomik yaşama ışık tutmaktadır.
    3)Her iki metinde de geçim sıkıntısı tema olarak ele alınmıştır.Bu durum Orhan Kemal'in hikayelerinde sıradan insanların geçim savaşlarını,ekonomik sıkıntılarını tema olarak işlediğini,dolayısıyla edabiyatımızdaki ''toplumsal gerçeklik'' geleneğine bağlı olduğunu göstermektedir.
    ANLAMA YORUMLAMA
    1)Anlatmaya bağlı edebi metinlerde,yazarların kendinden önceki metinlerden faydalanması okuyucuların metinleri doğru değerlendirebilmesi için,onlara edebiyat edebiyat geleneklerini bilmek ve anlamak zorunluluğu yükler.Herhangi bir metindeki unsurların tam olarak anlaşılması,bağlı oldukları gelenekteki kullanımlarıyla ilişkilidir.Bunun dışında yapılacak bir anlamlandırma ya metnin tam olarak algılanmamasına ya da yanlış algılanmasına sebep olur.
    2)Bir edebi eser yazıldığı dönemden bağımsız olarak ele alınamaz.Edebi metinleri ortaya koyan yazar,yaşadıkları toplum,kültür ve benimsedikleri sanat anlayışlarını eserlernde yansıtırlar.
    ÖLÇME-DEĞERLENDİRME:
    1)D-Y
    2)Edebiyat olacak.
    3)D şıkkı
    4)Cümlede yazarların eserlerini kendilerinden önceki edebiyat birikimini ve dönemlerindeki edebiyat anlayışlarını dikkate alarak,onlardan etkilenerek oluşturduklarını ifade etmektedir.


    Sayfa 114 – 115 – 116 – 117

    Hazırlık 1)''Bütün parçaların toplamından fazla bir şeydir.'' ifadesi bir bütünü meydana getiren parçaların hiçbir zaman bütünün kendisini karşılayamayacağını anlatmaktadır.Ona bu özelliği kazandıran ise,bir birlik etrafında kazandığı niteliktir. 2)Aynı türkü ya da şarkının değişik kişiler tarafından söylendiğinde ortaya çıkan farklılığın sebebi,türkü ya da şarkıyı söyleyen kişinin,kendi özelliklerini türkü ya da şarkıya yansıtmasıdır. 3)Yorum,''bir yazının veya sözün,anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturmak;bir olayı belli bir görüşe göre açıklama,değerlendirme;gizli veya hayali olan bir şeyden anlam çıkartmaktır.''
    İNCELEME 1)Bitmeyen Senfoni ve Moby Dick adlı metinlerin her birinde anlatılanların herhangi biriyle ya da serim,düğüm,çözüm bölümlerinden biriyle metnin bütününü anlamlandırılamaz.Çünkü,metnin anlamı,kendisini meydana getiren parçalardan ya da toplamından oluşmaz.Çünkü anlam,bunların toplamından fazla bir şeydir. 2)''Kıskanç dalgalar kabarıp siliyor izlerimi.Silsinler;ben geçtim ya bir kere''cümlesi yan anlam değeri ve çağrışım gücü bakımından güçlüdür.Çünkü bu cümlelerdeki sözcüklere gerçek anlamları dışında farklı anlamlar yüklenmiş böylece sözcüklerin çağrışım gücü arttırılmıştır.Bu durum edebi metinlerin her okunuşta farklı anlamlar kazanmasının da temel sebebidir. Verilen cümleler öznel durumları ifade etmektedir.Bu cümlelerin yazılış amacı,öznel duyguları estetik bir kaygıyla,edebi metnin olanaklarıyla ifade etmektir. ''Heisenberg,yirmi dört yaşındayken oluşturduğu matris mekanik ve kendi adıyla bilinen belirsizlik ilkesiyle atom fiziğine yeni bir kimlik kazandırır;1923'de Nobel ödülünü alır.'' cümlesi yan anlam ve çağrışım gücü bakımından zayıftır.Cümlede ifade edilenler belirli bir anlama sahip,kişiden kişiye değişmeyen nesnel bir yargıdır. 3)''Demir Raylar'' ifadesi,Moby Dick'in kahraman anlatıcının hiçbir engel tanımadan her zorluğun üstesinden gelmeyi göze alarak seçtiği yolu ifade etmek için kullandığı bir benzetmedir. 4)Bitmemiş Senfoni ve Moby Dick adlı metinlerde açıkça ifade edilmeyen,sezdirilen,gösterile n,çağrıştırılan anlatılmak istenenler şunlardır; Moby Dick: -Bir paragrafta güneşin batması, -Bir paragrafta İnsanların hayatına yön vermek, -Bir paragrafta ise doğru bildiği yoldan ayrılmamak. Bitmemiş Senfoni -Sanat yoksunu insanların yanlış ve bozuk şehirleşmeye sebep oldukları, Açıkça dile geritilemeyen bu ifadeler,metnin teması etrafında şekillenen ve metnin edebi yönünü ve çağrışım değerini güçlendiren ifadelerdir. 5)Verilen cümleler ait olduğu metnin anlamlı dil birlkleri olarak birer parçasıdır.Anlam yönünden ise,kahraman ruh halini ve çevre algılayışını yansıtan ifadelerdir. 6)Bitmemiş Senfoni adlı metinde yazıldığo dönemin bir sorunu olan çarpık ve yanlış kentleşme ele alınmıştır.Bu durum metnin tarihi gerçekliği olan bir sorunu işlediğini göstermektedir. 7)Eleştirel bir yorumcunun Moby Dick adlı metni tabiab sevgisi veya deniz tutkusu,Bitmemiş Senfoni adlı metni ise müzik sevgisini anlatan bir metin olarak değerlendirmesi mümkün değildir.Eleştirel bir yorumcu metnin iletisine bağlı kalarak metinde yeni ve farklı anlamlar bulup sebepleriyle birlikle açıklamak zorundadır.Bu yeni ve farklı anlamlar metnin iletisinden uzak olamaz. 8)Verilen metinlerin farklı şekilde yorumlanması metinlerin amaç ve iletilerine zarar vermez.Çünkü metin anlamı okuyucunun bilgisi,kültürü,görgüsü ve ruh haline göre oluşur.Bu nedenle aynı metin,farklı okuyucular tarafından farklı şekillerde yorumlanabilir.


    Sayfa 119

    1.soru: edebiyatı Mümtaz'a ihsan sevdirmiştir. Batu edebiyatçılarını örnek almasını sağlamış divan edebiyatını iyi öğrenmesini sağlamıştır. 2.soru: eski divanları okumuş, tari zevkini almış. Fransız şairlerinden etkilenmiş. 3.soru: Edebiyata olan ilgi, tarih, ıtrı(müzik),resim Mümtaz'ın ilgi duyduğu alanlardır. 4.soru: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayatıyla romanın kahramanı Mümtaz arasındaki benzerlikler: antalya, tarih, edebiyat 5.soru: Fransız edebiyatına ilgi duymuş, yahya kemal onun hocası ve dostu olmuş, yahya kemal'in yolundan gitmiş, sanata, edebiyata, tarihe ve müziğe ilgi duymuş, Fransız şairlerinden etkilenmiş, batı edebiyatını örnek aldığı gibi divan edebiyatını iyi öğrenmiş, eserlerinde tarih sevgisi zaman, bilinçaltı ve aşk konularını işlemiş, edebiyatı müzik ve resimle birleştirmiş… Huzur -
    Sayfa 118 – 119 – 120

    soru 1) cevap: cümlelerinden yola çıkarak roman kahramanlarından insanın ve mümtazın kültürel sanatsal ve felsefi yönden etkilediğini söyleyebiliriz. 3) mümtaz tarih güzel sanatlar müzik felsefe estetik mimari vb. alanlarına ilgi duymaktadır. Onun zevkleri ve fikirleri kültürel bir bütünlük göstermektedir. Onun ilgi alanına giren bütün sanatlar akımlar fikirler kendi kültüründen bir araya gelerek, bir potada eriyerek kaynaşmaktadır soru 4) cevap: tan pınarın anılarında aldığımız bölüm bu soruya cevaplayabilir soru 5)cevap: metinden tan pınarın antalyada yaşadığı onun bu şehrin bazı yerlerinden etkilendiğini çıkarabiliriz. tanpınarın metnindeki ihsan karakteri hocası Yahya kemal beyatlıdır edebiyat fakültesinde başlayan hoca-öğrenci ilişkisi tanpınarı çok fena etkilemiştir.. Etkinlik Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901 İstanbul-24 Ocak 1962 İstanbul) Türk romancı ve şairdir.Lise öğrenimini Antalya Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1942-1946 yılları arasında Maraş Milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptıktan sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü. Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valery ile Marcel Proust'u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete ön planda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi "güzel sanat"tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır. Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren "Bursa'da Zaman" şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikaye ve romanlarında da, başta zaman tema’sı olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. (Geniş bilgi Prof. Mehmet Kaplan’ ın Tanpınar’ ın Şiir Dünyası;1964 kitabında). Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur, 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’ dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa"dır. Eser Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır.


    Sayfa 122

    1.Sen kırk gün bir ölü bekleyeceksin…… ve Ne yapalım bu da Allah'tan, bunada sabredelim ……… (kitaplarınızda zaten var diye tam yazmadım) cümlelerinde , dönemim dini inançları çerçevesinde, her konuda Allah'a boyun eydiğini, işlerin ona ona havale edildiğini göstermektedir. Meğerse bu yatan şehzade imiş cümlesinde ise.. o dönemde hanedanlık yönetiminin olduğunu göstermektedir.

    SAYFA 123
    2.Kız odasında nakış işlerken bir kuşun gelmesi, kuşun ertesi akşam yine gelmesi ve kızın bu durumu annesine söylemesi, kuşun 3.kez gelmesi ve kzın annnesinin kaçmaya karar vermesi, kızın ve annesinin başka bir memlekete gitmesi.Kuşun kızı sarayda odaya bırakması, annesinin memleketine dönemesi, kızın İran memleketinden bir halayık satın alması…………. 3. Masalda doğal gerçekçiliği olmayan olağan üstü olaylar yaşanmaktadır. 4. Metinde evvel zamanda bir gün, birkaç gün sonra, akşam üstü gibi belirsiz zaman ifadeleri kullanılmıştır.Masalda; saray , oda , memleket gibi mekanlar İran ve Yemen gibi ülke adları da bulunmaktadır.Bu mekanların anlatımında tasvirlemeye yer verilmiştir.Metindeki zaman ve mekan unsurları, olayların yaşandığı belirsiz zaman dilimi ile mekanları ifade ederek metnin yapı bakımından tamamlanması sağlanmıştır. 5. TABLO karakter/tip nasıl bir insandı?(bunlar tiptir) -kız: iyi,sabırlı/ şehzade: iyi, sabırlı tip durağan mıdır dinamik midir? -ikiside dinamiktir masalın hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu? -kız: sürekli hareketkli/ şehzade: kızı ipten kurtarması sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir? -kız: zengin-fakir hayatı yaşaması olumsuz/ şehzade: yanlış kişiyle evlenmesi olumsuz bu tipin sizin sizin sosyal ve toplumsal yapıdan farkı var mı? -kız: var/ şehzade: var bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi var mıdır? -kız: var/ şehzade: var tip kendi kişiliğinin farkında mı…? -kız: farkında/ şehzade: farkında sizce gerçek hayatta bu masaldaki….. -kız: olmaz/ şehzade: olmaz 6.soru: temel çatışma : iyi ile kötü arasındaki çatışmadır tema : gerçeklerden, kaderden kaçılmaz. iyiler herzaman kazanır. 7.soru:ilahi bakış açısı 3.tekil şahıs anlatım vardır.
    SAYFA 124

    OĞUZ KAĞAN DESTANI= -Hun dönemi destanlarındandır. -M.Ö 174-209 -İslamiyet öncesi Türk Destanıdır. -Kahraman bakış acısıyla yazılmıştır. Zihniyet Sosyal,siyasi,ekonomik ve dinidir. Oğuz Kağan'ın kişiliği -cesur -kahraman -adaletli -yiğit Kurgu zamanı Oğuz Kağan'ın doğumundan yaşlılığına kadar olan zamandır. -Kılıç,ok,yay,kargı,bakır,gümüş,demir madenleri kullanılmıştır. Olay örgüsü -Oğuz Kağan'ın doğması -Kırk günlükken konuşması -Halkı gergedandan kurtarması -Hükümdar olması -Evlenmesi ve üç çocuğu olması -ikinciye evlenmesi ve üç çocoğunun olması -Ziyafet vermesi -Kendisine tabi olanlarla iyi geçinmesi -Siyasi birliği sağlaması -Oğullarına devleti bırakması Teması:Mete Han'ın Orta Asya'da Türk Birliğini kurması Kişiler: -Altun Kağan -Ay Kağan -Oğuz Kağan -Urum Kağan -Uruz Kağan -Dağ,Deniz,Gök -Gün,Ay,Yıldız NOTLAR: -Destanlarda ki kahramanlar olağanüstü özelliklere sahiptir. -Destanda ki olaylar olağan ve olağanüstüdür. -Destanlar genelde mazmundur. -Anonimdir. Olağanüstü Olaylar: -Anasını sütünü bir kere emer -Çiğ et,çorba ve şarap ister -Dile gelir. -Kırk gün sonra büyür yürür ve oynar -at sürüleri güder,ata biner av avlar Oğuz Kağan'a hanlık ünvanı verilmesi:Hiç kimseinni yaklaşamadığı gergedanı Oğuz Kağan'ın öldürmesi ona hanlıkünvanı verilmesini sağlamıştır. Oğuz Kağan'da -Yönetim şekli -Göçebe hayat -Din anlayışı -Kullandıkları madenler -Cihangirlik anlayışı -Eğlence anlayışı -Çok eşlilik -Belgelik anlayışı gibi anlayışlara rastlanır. OĞUZ KAĞAN (TABLO) Tip nasıl bir insandır? Oğuz Kağan fiziksel özellikleri ve karakteriyle bir kahramanın bütün özelliklerini taşıdığı için bir tiptir.Cesur,kahraman,adaletli,yiğittir. Karakter/tip durağan mıdır ,dinamik midir? Tip kesinlikle dinamiktir.Destan boyunca ön plandadır hiç durmaz hep savaşır. Destanın hangi kısmı szin karakter/tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu? Oğuz Kağan'ın kahramanlığını ilan ettiğii bölüm Sosyal ortam ve çevre bu karakteri nasıl etkilemiştir? Oğuz Kağan'ın olağanüstü özellikler taşıması toplumun ondan beklentilerinin fazla olmasına yol açmıştır.O da bu sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerin getirmiştir. Bu karakterin /tipin sizin sosyal vetoplumsal yapınızla farkı var mıdır? Yoktur.Bugünkü toplumsal yapıda kendi millei için feda edecek kişilere rastlamak oldukça zordur.Ama yinede toplumumuz kendini kurtaracak kahramanlar beklemektedir. Bu karakterin diğer karakterler üzerinde etkisi var mıdır? Vardır.Boylara isimler ve oğullarına hanlık verilmesi Karakter kendi kiiliğinin farkında mıdır? Farkındadır.Dünya kağanı ilan etmes itaat edenlere dost etmeyenlere düşman kesilmes Sizce gerçek hayatta bu destandaki karakter gibi davranan biri var mıdır? Hayır.Olağanüstü özellikler taşıması ve değişen yaşam koşulları gerçek hayatta böyle kahraman olmasını imkansızlaştırır.


    sayfa 135

    1- devleti bir kişi yönetiyormuş, ölümlü olduklarına inanıyorlarmış Allah'a inandıkları sonuçlarına ulaşabiliriz
    sayfa 136

    5- tema: aşk için herşey yapılır 6- a) ilahi bakış açısı b) herkes kendi dininden kişiyle evlenir TABLO sırasıyla yazıyorum kerem: tiptir. iyi biri, dinamik, keremin sürekli aslıyı araması, var, var, farkında, olmaz aslı: tiptir. iyi, güzel biri, dinamik, aslının anne ve babasıyla kaçması, var, var, farkında, olmaz

    sayfa 135 ve 136

    1-birinci cümle: halk hikayelerinin gerçekliğe bakışını ** dilini anlatan sosyal bir gerçekliği anlatır. 2.**3. cümle: dönemin dini değerlere ** kutsal kişilere nasıl bakıldğını gösterir. 2- birnci cümle:cümle hikayenin hangi zamanda anlatıldığını net bir şekilde göstermez. 3- kerem ile aslı metindeki mekanlar hikayedeki olayların mekanla birlikte değişebileceğini göstermektedir. 4- " yorgun argın dünyasından geçti öyle bir aleme göçtü ki rüya alemi mi desem mana alemi mi desem,ne desem;ak saçlı bir pir yamacına dikilip eğitti. 5- metindeki temel çatışma iyi kötü arasındadır.metnin teması aşıkların kawuşmasını hiçbir gücün engelleyemeyeceğidir.bu tema yani aşk ** aşıkların kawuşmaları türk edebiyatında çok kullanılmştır. 6-a: verilen örneklerden hareketle anlatıcının olaylar ** kahramanlarla ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunu anlatıcı kendine göre hızlandırıp yawaşlattığını söleyebiliriz. b: bu ifadelerden hareketle halk hikayelerinin kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılmasını göstermesidir 7- iki metinde de olağanüstü olaylara yer **rilir. * iki metinde de döneme ait özellikler tespit edilmektedir. * iki metinde de ilahi bakış açısı kullanılmıştır. * iki metinde sözlü bir geleneğin mahsülüdür. 8- halk hikayelerinde şiirsel ** halkın anlayacağı bir dil kullanılmıştır. 9- bu ifadeler metindeki anlamın oluşmasını sağlamaktadır. 10- her iki tipte aşkı için herşeyi göze alan gerçek aşık tipleridir. *kerem dinamik aslı durağandır. *hikayenin her bölümü *kerem olumsuz aslı olumsuz *farklıdır *kerem ailesinin etkisi wardır *kerem farkındadır aslı farkındadır *hayır olamz 11- türk edebiyatı bu özelliğe sahip ilk "Dede Korkut" hikayeleridr.genellikle aşk ** dini konular işlenir.özellikle koşma şeklinde olur.
    sayfa 140

    1-HARNAME'deki olay ve olay örgüsü şunlardır: *eşeği tanıtılması *eşeğin sahibinin onu serebest bırakması *eşeğin otlağa gitmesi,orada otlayan öküzleri görmesi *eşeği pir eşeğe gitmesi *eşeğin buğday tarlasına gitmesi *tarla sahibinin eşeği görmesi *eşeğin pir eşekle karşılaşması 2-harnamede belirli bir zaman ve mekan ifadesi yoktur.Mesevide ''birgün'' şeklinde bir zaman ve ''otlak buğday tarlası'' şeklinde de mekan ifadeleri vardır.bu durumda mesnevideki zamanın ve mekanın belirsiz olduğunu göstermektedir 3-harnamedeki kahraman eşek,eşek sahibi,pir eşek ve tarla sahibidir.bu kahraman ve bunların etrafında şekillenen olay örgüsü doğal gerçeklikle ilişkilidir.şair yaşadığı olaylarla ilişkilendirilirse,kendisi yerine eşeği hükümdaryerine eşeğin sahibini,pir eşeği mürşidi,tarla sahibini ise köylüler veya eşkiyalar için sembol olarak kullanmıştır. 4-harnamedeki temel çatışma ''adalet-adaletsizlik''çatışmasıdır.metnin teması ise''elindeki ile yetinmek''tir. 5-metindeki tema ve tema etrafında şekillenen olaylar,sosyal hayattaki bireylerin ellerindekilerle yerinme,onlara rıza gösterme,daha fazlasını elde etmekiçin birtakım yollara sapma ilkeleriyle örtüşmektedir. 6-mesnevi nazım şeklinin özellikleri şunlardır: *nazım birimi beyittir *aruz ölçüsü kullanılır.aruzu kısa kalıpları kullaılır. *her beyit kendi arasında kafiyelidir *sembolik tarzda yazılır *olay örgüsü,kişiler,zaman, ve mekan unsurlaı bulunur. 7-harnamenin yazılış amacı yaşanan bazı olayları edebi bir biçimde ifade etmektedir.bu nedenle eserde,şiir dilinin ifade biçimleri kullanılmıştır.mesnevinin şiirle benzer yönleri,ritim,ahenk ve yapı unsurlarıdır.mesnevinin şiirden farklı yönleri ise olay örgüsü ve bu olay örgüsüne bağlı kişiler,zaman ve mekan unsurlarının bulunmasıdır. 8-harnemede kahraman olarak eşek ve öküzün seçilmesi birbiriyle kıyaslanabilecek farklarının olmasındandır.bu farklılık etkenlerle yetinme teması ve onun etrafında gelişen olay örgüsüyle,elindekilere rıza göstermeyen eşek ve eşekten üstün olan öküzün eksiklik ve fazlalıkları üzerine kurulmuştur. 9-verilen beyitlerin ilki kahramanların halini ve ruh durumunu bilen''ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcıya;ikinci beyit ise kahraman ağzından yazıldığı için ''kahraman anlatıcının bakış açısı''na sahiptir. 10-anlatıcı olay örgüsünü oluşturmada ve kahramanların ruh hallerini yansıtmada etkilidir. 12-beyitlerdeki ''ılduz'' sözcüğü günümüzde yıldız şeklini almıştır.yıldız sözcüğü baht talih anlamındadır. şairde beyitte bizim acaba bahtımız talihimiz yokmudur anlamında kullanmıştır. 13-harnamede şeyhi'nin yaşadığı bir olay sembolik olarak anltılmıştır.şair döneminin mesnevi nazım şeklini kullanan şirlerin en ustasındandır.mutasavvuf olmasına karşın tasavvufi unsur kullnmamıştır.rahat ve lirik bir söyleyişi vardır.şiirlerinin nükte dolu olduğunu ''şeyhi uzatma nalevüahün nüktedandır bilür şahan-şahün''beyitiyle ifade edilmiştir. 14-şeyhi'nin sembolik anlatımı tercih etmesi hem durumnu hem de sosyal eşitlik konusunu daha rahat ve etkili,aynı zamanda edebi ve dikkat çekici bir tarzda ifade etmek istemesindendir…


    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş