Fırtınalar

Konu 'Coğrafya (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    Genel Bilgiler
    Fırtına sistemlerindeki çok hızlı dikey ve yatay hareketlerle çoğu zaman yağmur, kar ve dolu taneleri yanında, kum ya da toz parçacıkları da taşınmak*tadır. Yağmur, kar ve doluyla birlikte şiddetli rüzgârların da görüldüğü fırtına*lar genel olarak yağışlı fırtınalar, şiddetli rüzgârlarla kum ya da tozun taşındığı fırtınalar ise; toz ve kum fırtınaları olarak adlandırılmaktadır.
    Daha önce işlenen yağışlı fırtınalardan sonra şimdi de, oluşum mekanizma*ları hemen hemen aynı olmasına rağmen, taşınan maddeler farklı olduğundan, kum ve toz fırtınaları ayrı başlıklar hâlinde ele alınacaktır.

    B. Toz Fırtınası
    Toz, çeşitli nedenlerle kaya ve kum parçacıklarının parçalanması sonucu meydana gelen, çok küçük ve hafif taneciklerdir. Toz fırtınası, bir fırtına siste*mindeki şiddetli rüzgârlarla ilişkili olarak büyük miktardaki tozun, dikey ve yatay yönde çok yükseklere ve çok uzaklara taşınmasıdır. Ancak bir fırtınanın sözkonusu olabilmesi için yer rüzgârının ortalama hızının en az 50 km/saat, maksimum hızının 63 km/saat ya da daha fazla olması, görüş uzaklığının ise 1000 metrenin altında olması gerekir.

    Bu tip fırtına benzerî olay, dünyanın büyük bir bölümünde görülse de ger*çek anlamdaki toz fırtınası, çöller başta olmak üzere kurak ve yarıkurak alan*larda, bir fırtına sistemi içindeki kuvvetli rüzgârlarla oluşmaktadır. Özellikle cephesel fırtınalarda kuvvetli rüzgârlarla birlikte, soğuk cephe üzerinde hızla yükselen sıcak ve tozlu havanın yoğunlaşmasıyla olağanüstü boyutta ve kor*kunç bir görünümde toz bulutlan oluşmaktadır. Ancak burada yeterli nem ol*madığından, yağış görülmemektedir. Örneğin; Haboob olarak adlandırılan fırtı*naların neden olduğu 2400 km uzunluğa ve 640 km genişliğe ulaşan büyük toz kuşaklan, bir cephe hattı boyunca Afrika Çöllerini baştan sona katedebilir. Örneğin Sudan'da yılda ortalama 24 haboob görülür.

    Cephesel faaliyetlere bağlı fırtına sistemleri dışında, kuvvetli konvektif fa*aliyetlerin etkili olduğu kararsız havalarda oluşan şiddetli rüzgârlarla da tozlar, atmosferin yüksek kısımlarına doğru taşınarak, yüksek seviye rüzgârlarıyla çok geniş alanlara yayılmaktadır. Bu fırtınalarda da kum fırtınasında olduğu gibi, çok zararlı sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

    Bazı durumlarda lokal boyutta, yeryüzündeki aşırı ısınmaya bağlı olarak anî ve şiddetli hava akımlarıyla yükselen ve atmosferin alt kısımlarında, karar*lı hava koşulları nedeniyle, asılı kalan toz bulutları da oluşabilir. Bu olayda da görüş kısıtlıdır ve istenmeyen olaylarla karşılaşılabilir. Buna toz pusu den*mektedir.

    Hangi nedenle olursa olsun, konvektif faaliyetler sonucunda oluşan hızlı rüzgârlarla taşınan toz parçacıkları, aşağı seviyelerde daha yoğun olmak üzere, atmosferin her seviyesinde sürekli hareket halindedir. Çünkü yeryüzünün kuru ve toprağın gevşek bir yapıda olması durumunda meteorolojik koşullar da el*verişli ise, tozlar şiddetli rüzgârlara bağlı olarak yatay ve dikey yönde hareket etmek durumundadır. Bu hareketin bir dikey bir de yatay sınırı vardır. Dikey sı*nırı yer seviyesinden başlar konvektif faaliyetin sona erdiği noktaya kadar uza*nır. Yatay sınırı ise, yeryüzünün fizikî coğrafya özelliklerinin toz fırtınasını meydana getirebilecek özelliklerden uzaklaştığı yerin, hemen yakınına kadar uzanır. Ancak şiddetli rüzgârlarla, özellikle de yeryüzüne yakın seviyelerdeki rüzgârlarla bu sınır genişlemekte ve birkaç yüz kilometreye kadar uzanmakta*dır. Yeryüzünün fiziki özellikleri nedeniyle beslenmenin durması halinde toz fırtınasının etkisi giderek azalmakta ve nihayet yok olmaktadır.

    Çok geniş kuru, ağaçsız ve otsuz bozkırlar toz fırtınalarının sık ve yaygın olarak görüldüğü alanlardır. Özellikle buralarda uzun süre etkili olan, yağışsız cephesel fırtına sistemlerinde bu tür fırtınalar kolayca oluşmaktadır. Bu du*rumda gökyüzü gri veya krem rengindedir. Güneş ise adeta kısılmış bir lâmba görünümündedir (Fotoğraf 13).

    Toz ve kum fırtınaları, rüzgârın hızına ve çarpma kuvvetine, taşınan toz parçacıklarının yoğunluğuna ve görüş uzaklığının kısıtlanmasına bağlı olarak afet boyutuna ulaşan olaylara neden olmaktadır. Bunun sonucunda canlı ve can*sız çevre büyük zarar görmekte, önemli boyutta can ve mal kayıpları görülmek*tedir. Kum fırtınası hakkında bilgi verilirken, toz ve kum fırtınalarının olumsuz sonuçlan üzerinde daha detaylı bir biçimde durulacaktır.

    C. Kum Fırtınası

    Kum fırtınaları, bitki örtüsünün olmadığı ya da çok zayıf olduğu, çöller ile kurak, yarı kurak özelliklere sahip ve yan çöl görünümündeki yerlerde gö*rülmektedir. Kum tanecikleri toz taneciklerinden daha büyük ve daha ağır ol*dukları için, kolayca yükselemezler. Bu nedenle kum fırtınaları yeryüzüne yakın seviyelerde daha etkili olmaktadır. Kumun hızlı rüzgârlarla bir yerden başka bir yere taşınmasıyla, kar fırtınalarında görülen kar yığınları gibi kum yığınları oluşmaktadır. Bunun için canlı ve cansız çevre üzerinde, kum fırtınalarında da, kar fırtınalarında ortaya çıkan benzer sorunlar yaşanmaktadır. Afet derecesine dönüşebilen etkili bir kum fırtınasında yaşanan sorunları aşağıdaki şekilde sıra*lamak mümkündür.

    Yerleşim birimlerinde evlerin ve çitlerin önünde çok kalın (4 metreye ula*şabilen) kum yığınları oluşmakta hava alanları, kara ve demir yolları kum ör*tüsüyle kaplanmaktadır.

    Çoğunlukla görüş uzaklığı son derece kısıtlanmakta, ulaşım aksamakta veya durmakta, yerleşim birimleriyle bağlantı kesilmektedir.

    Kara ve hava ulaşımında görüş koşullarından ve araçların motor sistem*lerinin kumdan etkilenmesiyle, büyük can ve mal kaybına neden olan kazalar olmaktadır.

    Açıkta bulunan ve bir kapalı yere ulaşma şansı olmayan insanlar ve hay*vanlar nefes almakta güçlük çekmekte hatta havasızlıktan yaşamını yitirmek*tedir.

    Kum fırtınalarıyla verimli topraklar taşınmakta veya bu toprakların üze*ri başka yerden taşınan kumlarla kaplanmaktadır. Bunun sonucunda toprakla*rın verimi düşmekte ya da çölleşmeye doğru bir gidiş olmaktadır. Dünyanın be lirli bölgelerinde yaşanan hava kirliliğinin bu olaylarla büyük ilişkisi olduğu bilinmektedir.

    Yine kum fırtınalarında görülen şiddetli rüzgârlar, canlı çevrenin yanın*da cansız çevreye de büyük zarar vermektedir. Bu bağlamda bütün doğal var*lıklar ve beşerî yapılar, bu arada tarihî eserler şiddetli rüzgârdan ve taşınan kumdan tahrip olmaktadır.

    Daha önce de belirtildiği gibi etkili kum fırtınaları daha çok, bitki örtüsü*nün son derece zayıf olduğu alanlarda, toz fırtınalarında açıklandığı gibi çeşit*li nedenlerle gelişen bir fırtına sistemi içinde görülmektedir. Nitekim bu tip fır*tınaların en yoğun olarak görüldüğü ve afete dönüştüğü yerler, Ortadoğu, Orta ve Kuzey Afrika, Orta Asya, Avustralya, Kuzey ve Güney Amerika'nın bitki örtüsünün az olduğu çöl bölgeleri ile kurak ve yarıkurak bölgeleridir. Çünkü bitkilerin kumu tutma ve rüzgâr şiddetini azaltma özelliği bu tip fırtınaların olu*şumunu ve zararlarını sınırlamaktadır. Bunun tersi özelliğe sahip olan yerlerde, fırtınalar daha etkili olmaktadır.

    Özellikle çöllerde, killi parçacıkların tuz billurlarıyla çimentolaşması sonu*cu oluşan kumların oluşturduğu kumullar çok geniş alanlan kaplamaktadır. Erg adı verilen ve bu şekilde oluşan kumullar ise, çok geniş alanları kaplayan ve genellikle şeritler hâlinde uzanan oluşumlardır.

    Kum fırtınaları hem dikey, hem de yatay yönde etkili olmaktadır. Kumlar dikey anaforlara bağlı olarak atmosfer içinde bazen kilometrelerce yükselmek*tedir. Hatta taşınan kumun ağırlığına, rüzgârın şiddetine ve atmosferin karar*sızlık derecesine bağlı olarak tropopoz seviyesine kadar çıkabilmektedir. Bu*nun için kum fırtınalarının havacılıkta çok önemli ve özel bir yeri vardır. Özel*likle çöl üzerinde değişik amaçlar için yapılan alçak seviye uçuşlarında, kum fır*tınaları uçuş güvenliğini büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Yatay ve düşey görüşün tamamen kısıtlanmasından ve kum parçacıklarının motor kısmına gir*mesinden dolayı, çok büyük kazalar olmaktadır.

    Yatay yönde gelişen, kum fırtınaları daha çok yeryüzüne yakın küçük ve türbiyoner hareketler şeklinde düzenli akımlar biçimindedir. Yeryüzündeki rüz*gârın hızı arttıkça bu tip fırtınaların da şiddeti artmaktadır. Bu fırtına genellikle toz fırtınaları gibi yer rüzgârının ortalama hızının 50 km/saate ulaştığı ve üzeri*ne çıktığı, hamleli rüzgârlarla ortaya çıkmaktadır. Bu durumlarda fırtına içinde ki görüş uzaklığı 500 metrenin altına hatta bazı durumlarda "0" metreye kadar düşmektedir. Bu durumda yaşam durmakta, büyük mal ve can kaybının görül*düğü afet derecesine ulaşan olaylar yaşanmaktadır

Sayfayı Paylaş