Fizik 10.Sınıf TEK KONUDA. İNCELEYİN.

Konu 'Fizik 10. Sınıf' bölümünde Moderatör Taner tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara

    Fizik 10.Sınıf Notları , Bilgileri , Kitab Çözümleri ve Dahası Burda.
  2. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    Pilin çevreye etkileri

    1990 yılı öncesinde, Çinko-Karbon ve Alkali-mangan tipi silindirik ve düğme pillerin bünyesinde %2 oranına kadar performans arttırıcı cıva maddesi ilave edilmekteydi. Bu maddenin zehirli oluşu ve insan sağlığına yönelik zararları göz önünde tutularak, civanın pillerde kullanımı 1991 yılından itibaren kademeli olarak azaltılmaya başlanılmış ve bugün bahis konusu miktar %0,0005 ‘e kadar düşürülmüştür. Diğer taraftan, bünyesinde sıfır cıva içeren pillerin de üretimine başlanılmıştır. Cıva maddesiyle ilgili tek istisna düğme pillerin bünyesinde hala %2 ye kadar müsaade edilmesidir. Diğer pil türleri ve akümülatörler cıva içermezler.
    Şarj edilebilen türdeki nikel-kadmiyum ( Ni-Cd) pilleri zehirli ve insan sağlığını etkileyebilen kadmiyum maddesini barındırırlar. Pillerdeki kadmiyum oranı kullanılan teknolojiye göre %15-25 dolaylarında değişir. Ni-Cd pillerinde kadmiyum maddesi miktarının teknik olarak düşürülmesi mümkün olmadığından bu piller yerine Ni-Mh pil türü geliştirilmiş ve Ni-Cd pillerinin kullanım yerleri şimdilik kablosuz güç aletleri, tıbbı cihazlar, acil aydınlatma/alarm sistemleri, uzay araçları ve askeri amaçlı cihazlarla sınırlandırılmıştır. Bu sınırlamanın 2012 yılından itibaren daha da daralacağı ve zaman içerisinde bahis konusu pillerin pazar payının çok azalacağı tahmin edilmektedir. Şu anda AB ülkelerinde piller bünyesinde bulunmasına müsaade edilen kadmiyum miktarı azami %0,002’ dır.
    Kurşun maddesi taşınabilir pil ve bataryaların bünyesine girmez. Zehirli nitelikteki bu madde yalnız otomotiv aküleri ile kurşun-asit esaslı endüstriyel akümülatörlerin üretiminde kullanılır. Pil, batarya ve akümülatörler için son Avrupa direktifinde müsaade edilen azami kurşun miktarı ise %0,004 seviyesindedir.
    Atık pil ve akümülatörlerin kontrolü ile ilgili yönetmeliklerde, pillerin çöpe atılmasını önlemek bakımından, pil ve akümülatörlerin üzerinde (veya ambalajında)üstünde çarpı işareti bulunan bir çöp bidonu şeklinin bulunması zorunlu kılınmıştır. Pil veya akümülatörler bünyesinde bulunan cıva, kadmiyum veya kurşun maddesi miktarının yukarıda belirtilen oranların üstünde olması durumunda da, çöp bidonunun altına bu maddelerin kimyasal sembollerinin yazılması gerekmektedir.
    Taşınabilir pil ve bataryalar Bünyelerinde herhangi bir radyoaktif madde içermezler.
    Diğer taraftan taşınabilir piller ve çeşitli türlerdeki akümülatörler çinko, demir, manganez, nikel, kurşun, kadmiyum, kobalt ve nadir toprak elementlerini yüksek oranlarda içerirler. Belirtilmesi gereken önemli bir husus Avrupa Birliğine bağlı ülkelerde metal sanayinin %80 den fazla oranlarda maden filizleri, maden alaşımları veya birincil metallerin ithalatında bağımlı olmasıdır. Yapılan incelemeler piller içerdikleri metaller bakımından maden filizleri ve alaşımlarından sonra en yüksek miktarlarda metal bulunduran kaynaklar olduğunu göstermiştir. Ayrıca metallerin atık pillerden geri kazanılma maliyetlerinin (özellikle enerji tüketimi açısından) bu metallerin maden filizleri ve alaşımlarından çıkartılma maliyetlerinden çok daha düşük olduğu belirlenmiştir.
    2007 yılı verilerine göre AB ülkelerinde yaklaşık 160 bin ton kadar taşınabilir pil piyasaya sürülmüştür. Bu miktardaki piller bünyesinde ise çeşitli metallerden toplam 110-115 bin ton bulunabilmektedir. Bahis konusu metallerin piyasa değeri 50-100 milyon euro olarak hesaplanmıştır.
    Yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere atık piller çöpe atılmayacak kadar değerlidirler ve bu nedenle de son on yıl içerisinde Avrupa’da çok sayıda geri kazanım tesisi kurulmuştur.
    Netice olarak atık piller bünyesindeki zehirli maddelerin artık kontrol altına alındığı hususu da göz önünde tutularak, bugün çalışmalar ağırlıklı olarak bahis konusu pillerin bünyelerindeki çeşitli metallerin geri kazanılmasına yönlendirilmiş durumdadır.


    Altıntı : Okeanus.
    ~rumeysa~:) bunu beğendi.
  3. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    SAYFA 51
    A.
    1.hacim
    2.büyük
    3.yer çekimi
    4.sıcak plazma
    5.üretilen

    B.
    1.Y
    2.D
    3.D
    4.Y

    C.
    Sayfa 233 de cevaplar mevcut.

    D.
    1.a. 125 cm küp
    b.25 cm kare
    c. 150 cm kare

    Alıntı : ashiless
    ~rumeysa~:) bunu beğendi.
  4. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    Sayfa 50
    BOŞLUK DOLDURMA

    1)hacim
    2)büyük
    3)yer çekimi
    4)Sıcak Plazma
    5)Soguk

    SAYFA:50 DOGRU YANLIŞ SORULARI
    1)YANLIŞ
    2)DOGRU
    3)DOGRU
    5)YANLIŞ

    SAYFA:52 ÜNİTE SORULARI
    1) A=25
    B=25
    C=150
    2)ZAYIF
    4)YÜZEY ALANI DARALTIR
    5) İKİNCİ YUMURTA
    7)GÜNEŞ VE DÜNYADAKİ ÇEKİM KUVVETİ
    8)FLORASAN,ŞİMŞEK
    9)YER ÇEKİMİ,KUEZYONDAN DOLAYI DAGILMAZ


    Sayfa 52 53
    D.
    1.a.125 cm küp

    b.25 cm kare

    c.150 cm kare

    2. Daha güçsüz oluruz çünkü, ebat arttığı zaman dayanıklılık azalır.

    4.Hayvanlar yaşaması için vücut sıcaklıklarının dengede olması gerekir.Bu nedenle ısı kaybını koruyabilmek (yani dengede tutabilmek için) birbirlerine sokulurlar.

    5.İkinci şekildeki yumurta daha kolay kırılır.Çünkü yüzey alanı geniş olduğu için kırılması kolay olur.

    7.Gerekli enerji kaynağı güneş enerjisidir.

    8.Neon lamba, Flerosan lamba, Şimşek günlük yaşantıdan 3 örnek olarak gösterilebilir.

    9.Dünyadaki yerçekimi sayesinde dünyadaki gazlar uzaya dağılmazlar.

    10.Çünkü Ay'da yerçekimi yoktur.Bu nedenle gazlar uzaya dağıldığı için atmosfer yoktur.Dünyada ise yerçekimi olduğundan dolayı gazlar uzaya dağılamaz ve böylelikle atmosferde oluşur.


    Alıntı : ozanürgen & (?MUSTAFA=)
    ~rumeysa~:) ve ...seda... bunu beğendi.
  5. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    Buzdolabının İçindeki Gazlar Ve Küresel Isınmadaki Etkisi

    Küresel Isınmadaki Etkisi .


    Eskimolar bile artık buzdolabı satın alıyor
    - Kuzey Kutbu’na en yakın ülkelerden biri olan İzlanda’da Haziran’da hava sıcaklığı 24 derece olarak ölçüldü. Kutup ayıları kış uykusundan erken uyanmaya başladı.
    - Dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesi küresel ısınma nedeniyle alçalıyor. Himalaya Dağları üzerinde bulunan 8848 metrelik yüksekliğindeki tepe, Çinli uzmanlara göre zirvesinde bulunan buzulların erimesi nedeniyle 1.3 metre kısaldı.
    - 1912 yılından bu yana Tanzanya’daki Kilimanjaro dağının 5 bin 895 metre yükseklikteki zirvesinde karların yüzde 80’i eridi, 2020’ye kadar zirvedeki karların tamamen yok olacağı tahmin ediliyor.
    - Kuzey Kutbu’ndaki Eskimolar da sıcaktan bunaldı. “Eskimolara buzdolabı, klima satılmaz” şeklindeki pazarlama deyimini tarihe gömen gelişme, Kanada’nın Montreal kentinin 1600 kilometre kuzeyindeki Eskimo köyü Kuujju**’ta yaşandı. Köyün yerlileri, geçen yaz kendilerini bunaltan sıcaklar yüzünden 10 adet klima ve 20 buzdolabı satın aldı.

    Evde tüketilen enerjinin yüzde 15’i buzdolabında tüketilir. Buzdolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzağa yerleştiriniz.
    Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutunuz. Yemekleri dolaba koymadan önce oda sıcaklığına kadar soğumasını bekleyiniz.
    ~rumeysa~:) bunu beğendi.
  6. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    Mekanik Enerjinin Korunumu

    Mekanik Enerji bir cismin kinetik ve potansiyel enerjisinin toplamıdır. Eğer ortamda sürtünme yoksa mekanik enerji değişmez (korunur). Sürtünme var ise sürtünmeye harcanan enerji ile birlikte toplam enerji kurunur.

    Simulasyondaki top belli bir yükseklikten serbest bırakılarak yaya yapışıyor. Buradaki yay sürtünmesizdir. Onun için cisim sonsuza dek yukarı aşağı salınır. Sürtünmenin sıfır olması gerçekte mümkün değildir. Burada gösterilen ideal bir durumdur. max. sıkışma yayın cismi durdurabildiği noktadır. Yani cismin enerjisini tamamen yay potansiyel enerjisine çevirdiği noktadır. (1/2.k.x2=m.g.h)

    Bu simulasyonda yay sürtünmelidir. Sürtünme sayesinde cisim salınım hareketini zamanla yok eder ve durur. Durduğu nokta, ağırlığın yay kuvvetine eşit olduğu noktadır. (m.g=k.x)

    Hiç bir şekilde serbest bırakılan cisim yukarıdaki gibi aniden denge noktasında durmaz. Sürtünme sayesinde bu noktaya yavaş yavaş gelir. Denge noktasından kastedilen cisme etki eden net kuvvetin sıfır olduğu noktadır. (m.g=k.x) Bu noktada cismin durması gerekmez! Çünkü denge noktasına geldiğinde, cisim ya durur, ya da sabit hızla gider. (Newton'un 1. yasası)
    ~rumeysa~:) bunu beğendi.
  7. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    Ağır iş makinalarının delici uçlarının nasıl çalıştığını fizikte öğrendiğimiz hangi ilke ile açıklarız?


    DİŞLİLER
    Dişli çarklar üzerinde eşit aralıklarla dişler bulunan ve bir eksen etrafında dönebilen silindir şeklindeki basit makinedir. Dişler çarkların birbirine geçmesini sağlar. Dişlilerden birine uygulanan kuvvet dişler yardımı ile diğerine iletilir. Dişlilerin çalışma prensibi çıkrığınkine benzer.
    Eş merkezli dişliler birbirine perçinli olduğu için hep aynı yönde dönerler ve devir sayıları da eşittir.

    birbirine temas halinde olan dişliler için herbir dişli bir öncekine göre
    a. Zıt yönlerde dönerler. Dolayısıyla K ve M aynı yönde döner.
    b. Devir sayıları yarıçapları ile ters orantılıdır.
    c. K ve M nin aralarındaki devir sayıları oranı L nin yarıçapına bağlı değildir.

    Omurgalı hayvanların tamamında kol, bacak, baş gibi organların tamamı basit makineler prensiplerine çalışır. Böceklerin hareketlerinde de basit makinelerin çalışma prensiplerini gözlemleyebiliriz. Bir arının uçuşunda kanat hareketleri, çekirgenin zıplamasında bacak hareketleri,leyleğin balığı yakalamasında ağız , boyun hareketleri hep basit makinelerin çalışma prensipleriyle açıklanabilir.
    Yağmur suyunun yüksek tepelerden akışı eğik düzlemle ilgilidir.
    Bizim kol,bacak ve başımızın yapısı kaldıraçlara benzetilebilir.

    Alıntı : apeiron
    ~rumeysa~:) bunu beğendi.
  8. Moderatör Taner

    Moderatör Taner Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.361
    Beğenileri:
    3.519
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Ankara
    Buluttan kopan yağmur damlasının yeryüzüne ulaşıncaya kadar yaptığı hareket nedir?

    Yağmur damlaları, hava molekülleri sayesinde yavaşlamasa çok daha hızlı bir şekilde yer yüzüne ineceklerdir. Bunun sonucunda ise çok büyük zararlar meydana gelirdi. Fakat hava direnci sayesinde yağmur damlaları belli bir hıza ulaştıktan sonra belirli bir hızla yere doğru inerler.
    Hava olan ortamlarda cismin kütlesi ve yüzeyi hıza ve ivmeye etki ederken havasız ortamlarda bütün cisimler aynı hızla hareket ederler.

    Alıntı : ~Dryad
    ~rumeysa~:) bunu beğendi.
  9. ~rumeysa~:)

    ~rumeysa~:) Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2011
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    cok tesekkurler cok guzel olmus :)

Sayfayı Paylaş