Francis Bacon

Konu 'Filozoflar' bölümünde Desert Rain.* tarafından paylaşıldı.

  1. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    1561 – 1626 yılları arasında yaşamış olan Bacon, bilimin öenmini ve insanlığın refahı yönünden vaadettiği olanakları ilk kavrayan düşünürlerden birisidir. Onun asıl ilgisi bilimi anlamak, bilgi edinmenin doğru ve etkili yolunu kesin bir biçimde bulup ortaya çıkarmaktır. Ona göre, doğanın gizemlerini çözmek ve kanunlarını keşfetmek insanlığın refahı ve insanlığın ilerlemesi için gereklidir.
    Bacon’a göre bugüne kadar insanın doğa karşısında çaresiz ve zavallı bir duruma düşmesinin nedeni, ne insan aklının yetersizliği ne de doğanın anlaşılamayacak kadar karmaşık olmasıdır. Neden, yalnızca yanlış bir yöntemin kullanılmasıdır.
    Böylece yöntemin gerekliliğini ve önemini belirledikten sonra Bacon, bunun nasıl oluşturulabileceği üzerinde düşünmeye başlar. Bunun için de öncelikle insanların yanlışa neden ve nasıl düştüklerinin gerekçelerini belirlemeye yönelmektedir.
    Bacon’a göre, insanların yanlışa düşmelerinin nedenleri vardır. Bu nedenler;
    1. Üniversitelerde öğretimin bozulmuş olması, ona göre, bunun temelinde yatan neden skolastik düşüncenin egemen olmasıdır. Bu düşünce insanların ilgilerini doğaya değil, birkaç otoritenin kitabına yöneltmelerini istemekte, başka bir deyişle doğanın bilgisini elde etmek yerine, bu eski kitaplardaki bilgilere güvenmelerini öngörümektedir. Kullanılan yöntem ise Aristoteles mantığıdır.
    Gerçekten de o dönemde Aristoteles’in mutlak otoritesi egemendi ve özellikle fizik, matematik öğretileri hiçbir eleştiriye yer verilmeksizin olduğu gibi kabul edilmekteydi.

    Bilim adamları ilgilendikleri problemleri, gözlem ve deneye giderek değil, Aristoteles’e başvurarak çözmeye çalışıyorlardı. İşte Bacon bu koşullar altında doğaya ilişkin doğru ve güvenilir bilgi edinmenin olanaksız olduğunu belirtir. Ona göre, bu zamana kadar uygulanmakta olan Aristoteles mantığının bilinenleri tartışmakta fevkalade yararı olmasına karşın, doğaya ilişkin yeni bilgi elde etmekte hiçbir yararı yoktur. bu nedenledir ki Bacon, Aristoteles’in mantık kitabı olan Organon (Araç)’a karşılık, yeni bir mantık olan tümevarımsal mantığı konu alan Yeni Organon’u yazmıştır.
    2. İnsan Aklı: Bacon’a göre, insanların yanılmalarının nedenlerinden birisi de kendi aklıdır. Çünkü insan aklı çabuk karar vermeye ve genellemeye düşkündür. Bir konu üzerinde biraz durunca yorulur, gereken sabrı göstermez ve yanlışa düşebilir. Öyleyse doğru bilgi nasıl elde edilecektir? bunun için iki şey gereklidir; önyargılardan sıyrılmak ve sağlam bir yöntem uygulamak.
    Bacon’a göre, doğaya ilişkin doğru bilgi elde etmek için algılarımızı kullanırız. Ancak algılarımızı, tıpkı hayalleri bozan aynalar gibi, doğayı olduğu biçimiyle yansıtmaz. Çünkü insanlarda idoller, yani önyargılar vardır. Eğer doğaya ilişkin doğru ve güvenilir bilgi edinmek isteniyorsa, insanın bu idollerden kurtulması gerekir. Ancak bu, tek başına yeterli değildir. Nasıl ki el, bir alet olmaksızın çok az şey yapma gücüne sahipse, tıpkı bunun gibi akıl da araçsız, yani yöntemsiz kullanıldığında güçsüz kalır. Oysa yöntem onu güçlü kılar. bu yöntem ise, algılardan genel kavramlara, kanunlara ulaşma yoludur.
    Böylece Bacon’un, bilimin amacını bu kanunları bulmak olarak gördüğü anlaşılmaktadır. O, bu kanunları elde edebilmek için bazı levhalar oluşturmayı önerir. Örneğin; ısının kanununun bulunması;
    1. Varlar Levhası: Bu levhada ısının algılandığı nesneler, hiçbir seçme yapılmaksızın sıralanır. Örneğin; güneş, alev, canlı vb. gibi.
    2. Yoklar Levhası: Burada söz konusu olan, ısının algılanmadığı şeyleri sıralamak değil, ısı algısının beklenip de algılanmadığı şeylerin sıralanmasıdır. Örneğin; bir gök cismi olan Ay’da ısının algılanması gibi.
    3. Karşılaştırma ve Derecelendirme Levhası: Burada söz konusu edilen, sıcaklık veren bir varlığın hangi durumlarda sıcaklığının arttığının saptanmasıdır.
    Önceki üç levhaya dayanılarak nelerin sıcaklık kanunu olamayacağı belirlenir ve bunlar dışarı atılır. Bacon, bütün bu çalışmalar sonucunda ısının kanununun kendine özgü bir hareket olduğu sonucuna ulaşır. Örneğin; canlılar sıcaktır ve hareket edecek olurlarsa ısıları daha da artar. Aynı şekilde alev hareket halindedir ve ısı verir. Ateş söndürülürse alevin hareketi de durdurulmuş olur ve ısı biter. O halde ısının kaynağı harekettir.
    Görüldüğü üzere Bacon’un bu yöntemi başarısızdır. Buna dayanılarak kanun yapılmaz. Çünkü modern bilimin doğuş yüzyılında hala Aristotelesçi anlamda form düşünmekte ve bilimin ne olduğu sorusuna açık bir yanıt vermektedir.

Sayfayı Paylaş