Geçiş Dönemi ve Geçiş Dönemi Ürünleri Konu Anlatımı

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde sementa.38 tarafından paylaşıldı.

  1. sementa.38

    sementa.38 Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    64
    Yer:
    kayseri

    İSLAMİYET ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATINA GEÇİŞ DÖNEMİ ve ÜRÜNLERİ

    Türkler İslam ordularıyla ilk kez VII. yüzyılın sonlarında Horasan'da ve VIII. yüzyılın ilk yarısında Maveraünnehir' de karşı karşıya geldiler. Bu karşılaşmalarda iki taraf arasında sert çarpışmalar olmuşsa da Türkler yavaş yavaş Müslümanlığı seçmeye başlamışlar ve X. yüzyılın ilk yarısında topluluklar halinde İslam dinine girmişlerdir. Türklerin İslamiyet kabul etmeleri, bu dinin Önasya'da yayılıp güçlenmesini sağlamıştır.

    İslamiyet'in kabulünden sonra Türklerin toplum yaşamında önemli değişiklikler olmuş, bu durum Türk edebiyatını da dil, konu, ölçü ve biçim bakımından gittikçe artan ölçülerde etkilemeye başlamıştır.

    Batı lehçesi de denilen Oğuzca XIV. yüzyıldan başlayarak Anadolu lehçesi (Osmanlıca) ve Azeri lehçesi olarak iki kola ayrılmıştır.

    İslam uygarlığı etkisindeki Türk edebiyatının ilk ürünleri Doğu lehçesinin devamı olan Hakaniye lehçesiyle XI., XII. yüzyıllarda (Karahanlılar devri) yazılmıştır. Hakaniye lehçesi XIV. yüzyılda Çağatay lehçesi adını almıştır.

    İslamiyetin etkisine girdikten sonra, Anadolu dışında ve Hakaniye lehçesiyle verilen ilk yapıtlar şunlardır:


    Kutadgu Bilig: Yusuf Has Hacip tarafından yazılan bu kitap, aruzla yazılmış ilk Türkçe mesnevidir. 1069'da tamamlanan bu yapıt Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Kara Han'a sunulmuştur. Kitabın adı Türkçedir ve "kutlu olma bilgisi" anl***** gelmektedir. Kitap, insana her iki dünyada mutluluğa ulaşmak için izlenecek yolu göstermek amacıyla yazılmıştır. Kitapta anlatılanlar, dört temel ilkeyi (doğru adalet, saadet [mutluluk], akıl, anlayış; akibet [hayatın sonu] temsil eden kişiler arasında geçen bir münazara şeklindedir. Doğru adaleti Kün-Togdı: hükümdar; saadeti Ay-Toldı: vezir; akıl ve adaleti Ögdülmiş: vezirin oğlu; hayatın sonunu Odgurmış: zahit temsil eder.

    Kitapta ideal bir insanın, devletin nasıl olması gerektiği, yöneticilerin görevleri anlatıldığı için, bu kitap yalnız bir ahlak kitabı değil, bir "siyasetname", bir düşünce yapıtıdır da. 88 başlık altında toplanan kitap 6645 beyittir. Kitapta din, felsefe, eğitim, öğretim, aile düzeni, ahlaklı yasa, töre bilgisi, devlet, siyaset, ordu, spor, edebiyat, sağlık, gökbilim, tarım, hayvancılık, para konuları tartışılmıştır.


    Divanü Lugati't Türk: Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072-1075 yılları arasında yazılan bu yapıt "Türk Dilleri Sözlüğü" anl***** gelmektedir. Yazar bu yapıtı, Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla, Arapçadan Türkçeye sözlük biçiminde, 8000'e yakın sözcük üzerinde çalışarak oluşturmuştur. Yapıtta sözcüklerin açıklanışı sırasında tarih, coğrafya, etnografya, folklor ve edebiyat alanlarından bilgiler, örnekler verilmiş olması kitabın değerini artırmakta ve onu Türk dilinin temel kaynaklarından biri durumuna getirmektedir.


    Divan-ı Hikmet: Yeseviliğin kurucusu olan Ahmet Yesevi'nin tasavvufi şiirlerinin toplandığı yapıttır. XII. yüz- yılda yazılan bu yapıtta hem hece ölçüsü hem de aruz ölçüsü kullanılmıştır. Hece ile yazılan bölümlerde 4+3 ya da 4+4+4 heceli dizeler yer almış, dörtlük birimi kullanılmıştır.


    Atebetü'l Hakayık: (Gerçeklerin Eşiği / Basamağı) Edip Ahmet Yükneki tarafından XIII. yüzyılda yazılmış manzum ahlak kitabı. Kitapta ayetlerden, hadislerden de yararlanılarak "ahlaklı olmanın yolları" anlatılmıştır. Cömertliğin, alçakgönüllülüğün erdeminden, kibir ve ihtirasın kötülüğün- den; bilginin yararlarından, bilgisizliğin zararlarından, dünyanın dönekliğinden, zamanenin bozukluğundan söz edilmiştir. Toplam 256 beyitten oluşan yapıt, konu başlıklarına ayrılarak ve aruz ölçüsüyle yazılmıştır.



    Uyarı: "İlk İslami yapıtlar" başlığı altında verilen bu dört kitabın yanında XV. yüzyılda Çağataycanın ünlü şairi Ali Şir Nevai tarafından yazılan "Muhakemetü'l Lügateyn" (iki dilin karşılaştırılması) adlı yapıt da önemlidir. ÖSYM, ilk İslami yapıtlarla ilgili sorularda seçenekleri bu beş kitaptan oluşturmuştur.



    Muhakemetü'l Lügateyn: Türkçenin zengin bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmıştır. Türkçeyi Farsça ile karşılaştıran Ali Şir Nevai, Türkçenin de Farsça gibi kültür ve edebiyat dili olduğunu göstermek istemiştir. Türkçedeki eylemlerin, eylem çekimlerinin zenginliğini, Türkçenin cinas ve uyak bakımından sağladığı olanakları anlattıktan sonra sanatçıları, Türkçe yazmaya davet etmiştir. Yazılış tarihi: 1498'dir.


    İslamiyetin Etkisinde Yaratılan Destanlar

    Manas Destanı: Kırgız Türklerinin destanıdır.
    Timur Destanı
    Danişment Gazi Destanı
    Cengiz Han Destanı
    Battal Gazi Destanı
    Köroğlu Destanı


    * Destan (epope) geleneğinden halk öykücülüğüne geçiş döneminin ürünü olan ve XV. yy.ın ilk yarısında yazıya geçirildiği anlaşılan Dede Korkut (Kitab-ı Dedem Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan [Oğuz Boylarının Diliyle yazılmış Dede Korkut Kitabı]), kültürümüzün başyapıtlarından biridir.

    Yapıtta on iki hikâye vardır. Bunlarda nazım, nesir karışık- tır. Çeşitli betimlemeler, kahramanların tanıtılması, alkışlar (övgüler, hoş dilekler) ve kargışlar (ilençler, beddualar), övünmeler, bazen de konuşmalar, hitaplar manzumdur. Oğuzca ile yazılmış olan bu hikâyelerde dil sadedir. Dinsel bazı kavramlar dışında yabancı sözcük yoktur. Özellikle manzum kısımlarda aliterasyona sık rastlanır.

    Bu hikâyeler Kuzeydoğu Anadolu'da ve Kafkaslarda ya- şayan Oğuzların iç çekişmelerini ve dış düşmanlarla çatışmalarını anlatır. "Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi" hikâyesinde ve "Deli Dumrul"da olduğu gibi, hikâyelerin kimisinde olağanüstülükler de vardır.

    Bu hikâyeler, Türklerin yaşayışı, Türklerdeki aile bağları, Türklerin kültürü üstüne önemli bilgiler içerir.


    Yukarıda da anlatıldığı gibi, destan geleneğinden halk öykücülüğüne geçiş dönemi ürünü Kitab-ı Dede Korkut'tur.

    Yanıt: D


    ÖRNEK

    (I) "Kitab-ı Dede Korkut", sanatçısı belli olmayan, halkın ortak malı olan bir eserdir. (II) Nazım ve nesir karışımı on iki hikâyeden oluşur. (III) Hikâyelerde daha çok Oğuzların, düşmanları ve insanüstü güçlerle savaşımları anlatılmak- tadır. (IV) Her hikâye bağımsız olmakla beraber, çoğunda ortak kahramanlar bulunur ve her hikâyenin sonunda De- de Korkut söz alır. (V) Hikâyelerde adı geçen Dede Korkut, kahramanlığıyla ün kazanmış Oğuz beylerinden biridir.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde verilen bilgi yanlıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. (1996 ÖYS)

    ÇÖZÜM

    V. cümlede Dede Korkut hakkında verilen bilgi yanlıştır.

    Yanıt: E


    ÖRNEK


    Türk destanlarının oluşum sırasına uygun olarak verilen dizi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Saka, Göktürk, Hun, Uygur B) Uygur, Hun, Göktürk, Saka C) Göktürk, Uygur, Saka, Hun D) Hun, Saka, Uygur, Göktürk E) Saka, Hun, Göktürk, Uygur

    ÇÖZÜM

    Türk destanları, tarihsel olarak E'deki gibi sıralanmaktadır.

    Yanıt: E

Sayfayı Paylaş