Gençlik Sorunları İle İlgili Deneme

Konu 'Edebiyat 12.Sınıf' bölümünde okul_37 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. okul_37

    okul_37 Üye

    Katılım:
    15 Mart 2009
    Mesajlar:
    23
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    4

    Gençlik Sorunları Konulu Deneme Yazar mısınız? Lütfen
  2. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    2 tane yazacağım Hangisi Olursa..
    1.
    GENÇLİK SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI



    Şu an yaşamakta olduğunuz lise yılları,hepiniz için bir dönüm noktası niteliği taşıyor.Geleceğinizin temellerini ,bu dönemde atacağınızı hepiniz biliyorsunuz.Geçmişte bıraktığınız ortaokul yıllarında ,dengeli ve uyumlu birer çocukken,buraya oldukça tedirgin,kuruntulu,güç beğenen ve çabuk tepki gösteren birer "ergen"olarak geldiniz.İlgileriniz artttı;hayattan beklentileriniz farklılaştı;hevesleriniz farklılaştı.Çevrenizden gelen bütün tepkilere rağmen hepiniz,"özkimliğinizi"bulma arayışı içerisindesinzi.bir taraftan karşılaştığınız sorunları çözmeye çalışırken,bir taraftan da geleceğe hazırlanma telaşı duymaktasınız.Zaman zaman ailenizle ,zaman zaman öğretmen ve arkadaşlarınızla ve en önemlisi zaman zaman kendi içinizde bir takım çatışmalar yaşamaktasınız.Bütün bunlarla baş etmeyi öğrenebildiğiniz ölçüde,gelişme ve mutlu olma şansını yakalayabilirsiniz.çatışmaları yaşamanızın gerekli olduğunu söylemek,yaşadıklarınızı hafife almak anl***** gelmesin.Çünkü çatışma ve çelişkileri yaşamadan sağlıklı bir yetişkinliğe aadım atamazsınız.
    Karşılaştığınız sorunların belki de en önemlisi ailenizle yaşadığınız çatışmalardır.sizler,ailenizden anlayış,güven ve özgürlük beklerken aynı zamanda bir çocuk gibi değil,kendi başınıza bir kişi olarak görmelerini,size olanak tanımalarını ve bağımsızlık çabalarınızı desteklemelerini de istiyorsunuz.İçinizden bazıları isteklerine kısmen karşılık bulurken,bazılarınız da beklentilerine yanıt alamadıkları için,kendilerini bu süreçte yalnız hissediyor olabilirler.
    Önemli olan ,uzlaşabileceğiniz ortak noktalar bulmaktır.Onlarla sessiz bir dialoğa girmek yerine konuşmayı tercih ederek,kendinizi ifade edebilirsiniz.Unutmayın ki;önemsemediğiniz tecrübeler,ileride sizlerin de benimseyeceği değerler olacaktır.
    Ailenizden sizleri tümüyle anlamalarını beklemek,zaman kaybetmekten başka bir işe yaramaz.Onlar da genç oldular ama şu ankinden farklı bir ortamda.Her yeni kuşağın bir öncekinden daha önde olduğunu düşünerek,fazla beklentiler yüklemeye çalışalım.
    Sıkıntı duyduğunuz konulardan biri de;öğrenim ve okul yaşantılarınızla ilgilidir.Öğretmenlerinizin sizlere yakın olmadığından,derslerin ağırlığından,çalıştığınız halde başarılı olamadığınızdan yakınır durursunuz.Pekçok aile çocuğundan üstün başarı bekleyerek,iyi bir yere gireceği hayalini kurar.Önemli olan,ailenizin nereye girmenizi istediği değil,sizin yetenek,ilgi ve değerlerinize uygun ideallerinizin olmasıdır.İdeal eksikliği ve ne istediğini bilmeyen gençler olarak çalışmaya güdülenmeniz,düzenli ve planlı çalışma alışkanlığı kazanabilmeniz de güçleşmektedir.Okuduğunuz derslerin size ne fayda sağlayacağını düşünmek yerine bana uygun olan meslek alanına girebilmem için bir çalışma yöntemi belirlemeliyim,şeklinde düşünerek proğramlı çalışma alışkanlıkları kazanabilirsiniz.
    Yeteri kadar çalışıp çalışmadığınızı bilmediğiniz için sınav kaygısı duyuyor olabilirsiniz.Başarı için kaygının gerekli olduğunu söyleyebilirsiniz.Fakat normal düzeyde tutulması koşuluyla çok az yada fazla kaygı sakıncalı olabilir.Kaygı düzeyinizi belli bir seviyede tutabilmek için çok çalışmak yerine öğrenmeye dayalı bir çalışma şekli izlemek gerekir.
    Bunların dışında,arkadaş seçimi,kız-erkek arkadaşlığı,toplumun değerlerine uygun bireyler olarak yetişmek,bir kişilik özelliği olan heyecan faktörünü kontrol altına alabilmek gibi diğer sıkıntılarımızı da yok saymıyoruz.
    Yetişkinler olarak bizler,sizlerin iyi ve doğru kararlar alacağınıza inanıyoruz.Sizlerin de bize güve nduymanızı,hep sizi desteklemeye çalıştığımızı unutmamanızı istiyoruz.
    Karşılıklı sevgi ve güvene dayalı bir ortamda,çözümlenemeyecek hiçbir şey yoktur.Yeter ki birbirimize açık olalım.Düşüncelerimizi hiç çekinmeden,içimizden geldiği gibi ortaya koyalım.
    Her konuda danışabileceğiniz,bütün sıkıntılarınızı rahatlıkla paylaşabileceğiniz bir rehber öğretmeniniz olduğunu sakın unutmayın.
    Sevgi ve saygı dolu,başarılı günlere birlikte ulaşmak dileği ile..
    Ayhan80 bunu beğendi.
  3. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    2. Bana Göre Bu Daha Güzel..
    Gençlik Çagı Sorunları.Ruhsal Özellikler:

    12-21 yaşları arasında geçirilen, halk arasında delikanlılık denen çağın batıdaki adı 'Adolescence ' dir. Bu sözcük büyüme dönemini tek sözcükle ifade edebilecek bir özetidir.
    İlköğretim dönemine rastlayan erinlik, ilk gençlik yıllarıdır. Cinsel uyanış ile birlikte yeni ruhsal ve davranış özellikleri kendini gösterir. Dengeli ve uyumlu ilkokul çocuğunun yerini tedirgin, güç beğenen ve çabuk tepki gösteren bir genç almıştır.
    Duyguları hızlı iniş çıkışlar gösterir. Tepkileri önceden kestirilmez. Derslerine ilgisi azalmıştır. Dikkati dağınıktır. Evde durmak istemez, önerilere aldırmaz, beslenmesi düzensizdir.
    İlgileri artmış gelgeç hevesleri çoğalmıştır. Başkaları tarafından nasıl görüldüğünü merak eder. Dinlediği müzik, beğendiği sanat etkinlikleri değişiktir. Uzun uzun düşler kurar. Hatıra defteri tutmaya başlar. Şiir, öykü yazmaya özenir. Yazdıklarında gizliliğe dikkat eder.
    Kulaktan dolma ödünç alınmış fikirleri savunur. Büyükleri ile tartışır. Anne babasına karşıt düşünceler ileri sürmeye dikkat eder. Karşı çıkmış olmak için karşı çıkar.
    Bu dönem için çelişkili duyuş ve davranış özellikleri olağan sayılır. Bazı gençler çalkantıyı daha az yoğunlukta yaşayıp çabucak uyum sağlarlar.
    Bazıları ise ileri derecede uyumsuzluklar gösterip bu tür davranışlarda ileri yaşlarda da bulunabilirler. Yinede bu tür davranışların görüldüğü yaşlar 13-15 ilk gençlik yıllarıdır.
    Döneme bakıldığında gencin içinde bulunduğu durum kolaylıkla anlaşılabilir. Aniden hızlanan büyüme genci zamansız yakalamıştır.
    Cinsel dürtüler hissedilmekle birlikte ergen tam anlamı ile hazır değildir. Ana baba ve çevre gence yetişkin gözü ile bakıp ona göre davranış bekledikleri gibi, ' daha sen çocuksun ' ifadesi ile onu şaşırtabilirler. Çünkü genç büyümek için sabırsızlanmakta ise de bir türlü çocuksu davranışlardan kurtulamamaktadır.
    Ergenlik döneminde genç yeni arayışlar içindedir. Bu arayışların ilki ve en önemlisi kimlik arayışıdır. İşe ilk önce ana babasını görmezlikten gelmekle başlar.
    Çocukluk yaşlarında nerede ise tanrılaştırdığı babanın fikirleri eskisi gibi ilginç değildir. Gücü kuvveti önemsenecek gibi değildir. Çok az şey bilir. Ancak bu duygular ergenliğin sona ermesi ile kaybolur. Genç ana babasını gerçekçi duygularla değerlendirmeğe başlar.
    Yeni bir kişilik bağımsız olmakla şekilleneceğinden genç bağımsız olmaya büyük önem verir. Evden kopar, çevresinden uzaklaştırdığı ana-babasının boşluğunu doldurmak için yeni ilişkilere yönelir.
    Bir genç için dolup taşan enerjisini en iyi değerlendirme yolu spordur. Genç hem spor yapar hem de kendisini yaşıtları ile karşılaştırma fırsatı bulur. Yaşıtlarının da benzer problemlerinin olması gençler arasında gruplaşmalara yol açar.
    Bir grup içinde olmak gence güven verir. Onaylamasa bile grubun bazı davranışlarına katılır. Gençler için en büyük tehlike içinde bulunduğu grubun kötüye kullanılmasıdır.
    Bu konuda anne babaya düşen görev genci evde fazla sınırlamamak olmalıdır. Çünkü bunalan genç dışarıda daha etkin arkadaşlarının peşinden gidebilir.
    Evinde kabul gören delikanlı zamanla ailesine daha kolay bağlanır.
    Gençlik çağı beğenilerin, özenmelerin, tutkuların, hayranlıkların çok olduğu bir dönemdir. Ergenler bir yandan bağımsızlıklarını kazanmaya çalışırken bir yandan da benzeyecekleri örnekler ararlar.
    Modellerinin meziyetleri kadar kusurları da örneklenir. Ancak model sık sık değiştirilebilir, her örnekten alınan bir yan gencin kişiliğine bir ilave yapar. Bu nevi denemeler ergenlik sonuna kadar sürer.
    Çalkantılı bir dönem olarak anlattığımız ergenlik hep uyumsuz davranışlarla dolu değildir. Olumlu duyuş ve düşünüşler de bu dönemin özelliğidir.
    Örnek olarak genç soyut düşünme, yaşanmamış olguları sembollerle ifade etme yetisini kuvvetlendirmiştir. Her şeye olur olmaz karşı çıkarken eleştiri ve yorumlara yönelir. Her şeyi bir anda düzeltecek kolay çözümler arar. Bunun için çabuk kandırılabilir. Sonuçta kendisi ve toplum için zararlı olacak davranışlarda bulunması en büyük tehlikedir.
    Ruhsal Problemler:

    Ergenlik döneminde ruhsal sorunların olması bir dereceye kadar normaldir. Yapılan araştırmalar bu çağ gençlerinin %15'inin uyum problemleri olduğunu ortaya koymuştur.
    Söz konusu uyumsuzluklar bu dönem davranışlarının aşırıya götürülmesi ile ortaya çıkar. Örnek olarak bağımsızlık isteği gencin ailesinden kopması ile sonuçlanabilir.
    Evinde uyumsuz olan genç bu uyumsuzluğunu okula da yansıtır. Derslere ilgisi azalır, başarısı düşer. Hep bağırır çağırır, kırar döker.
    Bu davranışları art niyetli önderler vasıtası ile saptırılıp hırsızlığa, zararlı eyleme, toplum suçlarına yöneltilebilir.
    Gençler toplum kurallarını hiçe sayıp kural dışı yaşamak isterler. Kız erkek ilişkilerinde aşırı serbestliğe yönelirler.
    Bazıları için dönemin bir çeşnisi olabilecek davranışlar bazıları için devamlı bir tutku halini alır.
    Ailesi ve çevresi ile çatışmaya düşen genç aşırı baskılar altında bunalır. Sonuçta kendisine yönelen kötü bir söz veya davranış intihar girişimine neden olabilir. İntihar girişimi gencin mutlaka depresyon içinde olduğunu göstermez. Ancak girişim tekrarlanırsa yoğun bir ruhsal çöküntü olasılığını arttırabilir.
    Bazı gençler topluma karışıp bağımsızlıklarını elde etmek yerine, çeşitli nedenlerden dolayı, içe kapanırlar. Yetenekli olanlar yeteneklerini geliştirip yaratıcı olabilirler.
    Bazı gençler de cinsel kimlik kazanmakta zorluk çekerler. Bu zorluk geçici olabileceği gibi kalıcı cinsel problemlere neden olabilir. Örneğin kendi cinsine yönelip karşı cinse ilgi duymayabilirler.
    Suça yönelen gençler:

    Bütün dünyada yapılan araştırmalarda 18 yaşından önce işlenen suçların artıp yaygınlaştığı gözlenmiştir. Öyle ki işlenen suç nüfusu artan genç sayısını geçmektedir. Ayrıca suça yönelme yaşı gittikçe düştüğü gibi bireysel suçların yerini toplu suçlar almaktadır.
    Suç çeşitleri ülkeden ülkeye değişmektedir. Toplumdaki ve değer yargılarındaki hızlı değişme ve gelişmeler, siyasal çalkantılar, toplumdaki eşitsizlikler gençlerin suça yönelmelerine neden olmaktadır.
    Son yıllarda ülkemizde suçlu çocuk sayısının arttığını söylemek yanıltıcı olmaz. Neticede geleceği konusunda kuşkuya düşen genç suça yönelmektedir.
    Gençlerin suça yönelmelerinde aile içi sorunlar da bu konuda önemli bir neden olarak karşımıza çıkar. Aile baskısı ile bunalan gençler daha çok adi suçlara yönelmeleri kolay olmaktadır. İçlerindeki saldırganlık dürtülerini bir amaca yöneltmiş olmak bir bakıma suçluluk duygusunun azalmasına neden olmaktadır.
    Suçlu çocukların çıktığı aileler incelendiğinde bu aileler genellikle ekonomik bakımdan yetersiz ve çok çocukludur. Çocuklar üzerinde ya çok baskılı, dayağa bağlı bir denetim vardır ya da tamamen çocuğa karşı ilgisizdirler.
    Ailenin durumu ne olursa olsun temel yıkıcılık anne sevgisinin olmayışından kaynaklanmaktadır.
    Her şeye rağmen anne sevgisi ile yetişen gençler bir bocalama devresinden sonra olumlu davranışlara yönelmektedirler.
    Ekonomik durumu yerinde olan ailelerden de suçlu çocuk çıkar. Ancak bunlar çok az sayıdadır. Problemli çocuğun bir suçtan ceza görmesi suçluluğun artmasına zemin hazırlar.
    Ailede sevgi bağı bu konuda oldukça isabetli fikir verir. Öyle ki uyumlu ve dengeli gibi görünen ailelerde sürekli kavgalar, ana babanın aksayan yönleri çocuğu suça iterse de sevecen bir annenin çocuğu uyumsuz gibi görünüp okulda başarısız olsa da suça yönelmez.
    Birçok batılı ülkelerde çocuk mahkemelerinde çocuğun yargılanmasına değil, gencin haklarına, durumun gözden geçirilmesine öncelik verilir.
    Gence suçunu ödetmek yerine, toplumun gence olan borcunu ödetmek düşüncesi ön plana geçmiştir.
    Kuşaklar arası çatışma:

    Yetişkinlerin gençlerden şikayet etmeleri yeni bir olay değildir. Her devirde yetişkinler, gençleri saygısız, aceleci, güvenilmez, tembel olarak nitelemişler, gelecekte kendi görevlerini onlara nasıl devredecekleri konusundaki tereddütlerini belirtmişlerdir.
    Buna karşılık gençler, yetişkinleri geri kafalı, girişimsiz, çağa uymayan kişiler olarak görmüşlerdir.
    Gençler, yetişkinliği bilmemekle birlikte yetişkinler dünkü çatışmalarını çabuk unutmuş görünürler.
    Bilim ve teknolojinin çağımızda hızlı gelişmesi sonucu her iki kuşak arasında aslında var olan ayrılık, gittikçe büyüdü, yeni boyutlar kazandı.
    Çocuklar çağları gereği bağımsızlık isteklerini yerine getirmeye aile büyüklerinin değer yargılarını hiçe saymaktan başlarlar. Kendilerine söz hakkı veren hakçasına bir düzen belirgin ideolojilerdir. Aile düzenini düzeltmeyen genç, toplumsal düzeni değiştirmeye yönelir.
    Gençteki yenilik isteği her zaman kötü davranışlarla sonuçlanmaz. Yeni bir kimlik arayışı içinde olan genç yeni ve değişik isteği ile orijinalliklere yönelir. Bazen garip duruma düşebilir ama bazen de yeni akımların, ekollerin yaratıcısı olur. Çünkü yeniyi deneme istek ve cesareti onun en önemli özelliğidir.
    Oysa kent yaşamında bile anne babalar çocuklarının bağımsızlık isteklerini bilerek veya bilmeyerek köstekleyip bundan kıvanç duyarlar. Fakat yetişkinlik yaşamında beceriksizleşen evlatlarına şaşkınlıkla bakmalarını anlamak güçtür.
    Ayhan80 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş