Gerunds and Participles

Konu 'İngilizce Ders Notları' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    Bu ünitemizde Türkçe ve İngilizce’de benzerlik gösteren bir kullanış biçiminden bahsedeceğiz.

    Bazen fiiller, cümle içinde fiil olarak değil de, isim, sıfat ya da zarf olarak kullanılıyorlar. Örneğin, yazma, yazış, gelen, gelerek gibi sözcükler. Bunları Türkçe dil bilgisinde fiilimsiler olarak tanıyoruz. İngilizcede de fiillerin “ing” takısı almış halleri bu işi görürler. Bir fiilin sonuna “ing” takısı getirerek, yazılışı ve okunuşu aynı fakat anlamları farklı üç kelime elde ederiz.

    1- writing: yazma, yazış (isim olarak kullanılır.)

    2- writing: yazan (sıfat olarak kullanılır.)

    3- writing: yazarak (zarf olarak kullanılır.)


    1-Bunlardan birincisi isim olarak kullanılır. Bunlara isim fiil “the gerund” adı verilir.
    My hat is better than your hat.
    Benim şapkam, senin şapkandan iyidir.

    Cümlesinde “hat” (şapka) kelimesi bir isimdir. Onu kaldırıp yerine “writing” kelimesini koyalım. Yani isim olarak kullanalım.

    My writing is better than your writing.
    Benim yazım, senin yazından iyidir.

    Ali is good at writing letters.
    Ali mektup yazmakta iyidir.

    Are you interested in singing songs?
    Şarkı söylemekle ilgilenir misiniz?

    Fat people prefer sitting to running.
    Şişman insanlar oturmayı koşmaya tercih ederler.



    2-İkincisi sıfat olarak kullanılır ve sıfat fiil “the participle” adını alır.

    sleeping beauty uyuyan güzel
    running water akarsu
    rolling stone yuvarlanan taş

    A barking dog never bites.
    Havlayan köpek asla ısırmaz.

    A rolling stone gathers no moss.
    Yuvarlanan taş yosun tutmaz.



    3-Üçüncüsü ise zarf olarak kullanılır.

    Örneğin,
    She missed the bus by walking slowly.
    O, yavaş yürüyerek otobüsü kaçırdı.

    He wasted all his time by sleeping under the tree.
    O, bütün vaktini ağaç altında uyuyarak ziyan etti

Sayfayı Paylaş