gezi türünde yazı yazabilirmisiniz?

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde --RoYeM-- tarafından paylaşıldı.

  1. --RoYeM--

    --RoYeM-- Üye

    Katılım:
    7 Mart 2011
    Mesajlar:
    127
    Beğenileri:
    80
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana gezi türünde yazı yazabilirimisiniz veya bulabilirmisiniz?
    lütfen ACİLL..
  2. Rumeysa2945

    Rumeysa2945 Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2012
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Valla blmyrm

    Arkadaşlar banada lazım lütfen acil :shy::confused::confused::D
  3. Knascy

    Knascy Üye

    Katılım:
    16 Şubat 2012
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Peki geçen sene yazmıştım ona benzer bir yazı yazayım :) Maraş'a gittiğimde yazmıstım isterseniz değiştirirsiniz siz ben net net yazıyorum :)


    Küçük Şehirde Kocaman Bir Anı...

    Amcamın çocuğu olmuştu. Amcamlar Maraş'ta oturuyordu. Hayırlı olsun için yarıyıl tatilinde halamlar diğer amcamlar ve biz ailecek Maraş'a gezmeye gittik. Öncelikle şehre girdiğimizde kale tepeden bizi karşıladı. Büyükşehir havası yoktu şehirde. Ne trafik sorunu vardı ne de gürültüler. Biraz daha ilerde kendine yetecek bir çarşısı vardı Maraş'ın. İlerliyoruz. Yol düz ve kenarlara açılan odalar gibi geniş sokaklar görüyorum. Ne yüksek katlı binalar var ne de görüntü kirliliği. Küçük bir şehir. Çok geçmeden vardık amcamlara. Her neyse işte kuzenlerimle falan dışarda oyunlar oynadıktan sonra bir gezinti atalım dedik. Öncelikle durağımız biraz önce bahsettiğim çarşı oldu. Ben çarşıyı gördüklerimden ibaret sanıyordum. Fakat yol üstte çarşı ise alttaymış. Zaten doğru ve güzel olanda bu. Daha sonra tekrar yukarı çıktık. Birde İstanbul "Kapalıçarşı"sının biraz küçük versiyonu (türkçesini bulamadım neydi?) olan bir yere girdik. Dolaştık, esnaflara falan baktık. Bakır işlemesi falan yapılıyor Maraş'ta. Hemen onlardan hatıra için aldık. Zaman epeyce çabuk geçiyordu. Çarşının yakınında bulunan kaleye çıktık. Epeyce bir yükseklikte. Fakat çıktığımızda gördüğümüz manzara gerçekten görülmeye değerdi. Maraş ayaklarımızın altındaydı. Müstakil evler bir tarafta,
    apartmanlar başka bir tarafta. Müstakil dedimde gecekondu tarzından değil. Gerçekten güzel yapılanmış evler. Hemen orda o anları ölümsüzleştirdik. Fotoğraflarımızı da çektiğimize göre artık eve dönmenin zamanı gelmişti. Eve döndük. Akşam yemeğimizide yedik. Fakat kuzenlerin evde pek duracağı yoktu. Hayvanat bahçesine gidelim dediler. Ben yorgundum. Onlar gittiler. Ama gitmediğime pişman oldum. Öyle ballandıra ballandıra anlattılar ki... Nasıl bir yer diye çok merak ettim. Ama bir daha ki sefere artık. Tekrar eve yolculuk başlamıştı. Ama geride kalan küçük bir şehirde kocaamaannn bir anı vardı...
    Özet olarak; Maraş düz bir cadde üzerinde kenarlara açılan sokaklarla dağın eteğine kurulmuş hoş ve sakin bir şehir. Umarım tekrar ziyaret etme şansım olur :) :shy:





    - Teşekkürlerinizi bekliyorum :)

    - Yalnız baya güzel yazmışım ya :) Tekrar okudum da :) Hatıralar canlanıyor insanın gözünde :)
    53rock53 ve --RoYeM-- bunu beğendi.
  4. yasemin05

    yasemin05 Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2012
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Nihayet Bursa Zamanı!
    Uzun zamandır görmek istediğimiz Bursa’ya gitmek için bir Pazar sabahı İstanbul’dan 07.00’deki otobüse bindik, 3 saatlik bir yolculukla Bursa terminaline vardık. Otobüs terminali, aynı zamanda pek çok markanın ve renk renk tabelaların olduğu kestane şekeri satış yeri diyebileceğimiz bir yer. Terminal çıkışında belediye otobüsleri kalkıyor şehir merkezine. Bunlardan birine binip Ulu Cami merkeze gittik. Hedefimiz öncelikle Uludağ eteklerine kurulan Cumalıkızık’a gidip kahvaltı yapmak ve köyü gezmek...
    Son zamanlarda adını köyde çekilen dizileriyle daha çok duymaya başladığımız aslında 700 yıllık bir Osmanlı köyü Cumalıkızık. Kızık köyleri içinde en çok tanınanı, yerli-yabancı en çok turist çekeni. Bursa şehir merkezinden 90 dakikada bir kalkan 22A otobüsüyle ulaşılabiliyor. Cumalıkızık’ta otobüsten inilen son durak, köyün de başlangıcı. Köyün başında köy ürünlerinin satıldığı tezgahlar sıralanıyor. Arkalarında ise yine köylülerin bahçelerine masalar atarak köy kahvaltısı sundukları evleri uzanıyor. Boş masası olan bir tanesine gidip oturuyoruz hemen. Hemen hemen bir çok köyde olduğu gibi yerel halkın işletmeciliğe soyunduğu yerlerde doğallık arıyorsanız buluyorsunuz ama konfor ve hız arıyorsanız pek bulamıyorsunuz. Bize sıranın gelmesini beklerken zamanımız kısıtlı olduğundan bu süre uzadıkça biraz canım sıkılsa da keyifli bir kahvaltının da gezinin bir parçası olduğuna ikna ettim kendi kendimi. Nihayet, evde yapılmış köy ürünleri, tereyağında yumurta ve çok güzel haşhaşlı-cevizli ekmekle (dışarıda satılıyor, dönerken mutlaka almalıyım!) güzel bir kahvaltı sonrası köyde yürüyüşe çıktık.
    Parke taşlı daracık yollarda iki-üç katlı sarı, beyaz, mavi, mor boyalı cumbalı evleri izleyerek köyün tepelerine doğru çıktık. Evlerin bazıları restorasyon görmüş ve kurtarılmış, bazılarıysa oldukça kötü durumda. Girişteki yerler dışında köyün üstlerinde de bahçe içinde oturulabilecek yerler var hepsi de tıklım tıklım dolu.
    Bütün ara sokaklara gire çıka köyü gezip farklı yoldan tekrar meydana geldiğimizde otobüsün kalkmak üzerine olduğunu görünce aceleyle iki ekmek alıp kendimizi otobüse attık. Otobüs diğer kızık köylerinden hemen yandaki Hamamlıkızık içinde bir tur atıp tekrar şehir yoluna girdi. Gördüğüm kadarıyla diğer kızık köyleri geleneksel evlere fazlaca sahip değil. Sanırım bundan dolayı da içlerinde en ünlüsü Cumalıkızık. Köy dönüşü otobüsten yine Ulu Cami civarında inince şehri gezmeye başlıyoruz.
    Balibey Hanı: Eski bir yapının restorasyon görmesinden sonra kültür merkezi olarak açılmış. Kubbeli küçük küçük odaların her birinde hat, ebru, çini, rölyef, tezhip, resim gibi eski el sanatlarından biriyle ilgili eserler sergileniyor.
    Balibey Hanı’ndan çıkıp Atatürk Caddesi boyunca yürürken Ulu Cami onun yanında Koza Han, eski belediye binası ve aynı caddeden heykele doğru yürüyünce Bursa Kent Müzesi’ne gidiliyor. İpekböcekçiliğinin merkezi Bursa’da Koza Han’da yan yana sıralı dükkanlarda ipekli ürünler vitrinleri süslüyor.
    Yakın zamanlara kadar koza pazarlarının kurulduğu han, günümüzde ipekçilikle uğraşan esnafın yer aldığı bir han olarak kullanılmakta. İpek alışveriş mekanı olmakla birlikte kocaman çınarların altında çay-kahve içerek tarihi dokunun da tadına varılabilecek bir yer. Koza Han’dan çıkıp eski belediye binasının yanında bir ağaç altında hem serinleyip hem dinlenirken binayı inceliyoruz.Tarihi Belediye Binası, Atatürk’ün vefatından önce Bursa’da katıldığı son baloda valsi yarıda kesip orkestraya “sarı zeybek” dediği ve o muhteşem zeybek oyunu oynadığı yer…
    Hatta yakın zamanda Sümer Ezgü’nün Atatürk’ü canlandırdığı ve manevi kızı Ülkü Adatepe’nin de yer aldığı bir mini belgesel çekilmiş bu binada.
    Belediye Binası bugün, Bursa’da “kentlilik bilinci” projesini hayata geçiren gönüllü vatandaşların oluşturduğu birimlerle çalışmalarını sürdüren Yerel Gündem 21 Evi olarak kullanılıyor. O ağacın altında otururken bundan haberimiz olmadığından içini dolaşmadığımız için sonradan pişman olduğum yer. Belki bir dahaki sefere...
    Caddeden yürüyerek Kent Müzesi’ne gittik. Atatürk heykelinin arkasındaki meydanda yer alan bu müze, çok fazla emek verilmiş, harika bir müze. Açıkçası içeri girerken böyle güzel bir müze olacağını düşünmemiştim. Aklınızda “müze gezmek sıkıcıdır” gibi bir önyargı varsa bunu tamamen yıkacak güzellikte bir müze. 3 katlı müzenin giriş katında (Uygarlıklar Kenti Bursa) geçmişten günümüze Bursa’nın tarihi canlandırmalarla anlatılıyor. Bursa’da ilk ayak izlerinden başlayıp Osmanlı padişahlarının balmumu heykelleriyle o dönemi canlandırıp Kurtuluş Savaşı’nın bitmesine kadarki tarihsel olaylar yer alıyor.
    Ardından Çağdaş Bursa bölümünde Cumhuriyet döneminden başlayarak gelişen çağdaş bir kente dönüşen Bursa’nın hikayesi günümüze kadar uzanıyor.
    Üst katta, Yaşam ve Kültürüyle Bursa bölümünde Bursa’da doğmak, büyümek, yaşamakla (kız isteme, evlilik hazırlıkları vb konular) ilgili bilgiler görsellerle zenginleştirilmiş. Ayrıca Bursa’da yemek ve eğlence kültürü, sağlık, hamamlar, medreseden okula, kültürel mekanlar, Karagöz-Hacivat, geleneksel sporlar ve turizm gibi konularda yer almakta. En alt katta, Üreten Bursa bölümünde Bursa’da el sanatları çarşısı oda oda yapılan canlandırmalarla tanıtılıyor. Arabacı, nalbant, semerci, yemenici, bakırcı, kalaycı, tenekeci, marangoz, sepetçi, çinici, bıçakçı, şekerci, kebapçı gibi birçok mesleğin kullandıkları aletleriyle birlikte canlandırmaları yer alıyor.
    Bu müze, European Museum Forum’un Mayıs 2006’da Lizbon’da düzenlediği ödül töreninde, Avrupa’nın ödüllü müzeleri arasına girmiş. Gerçekten Bursa’yı yakından tanımak için, gezmesi çok keyifli bir müze olmuş, çok beğendim.
    Müzeden çıkınca şehri tepeden görmek için teleferiğe gitmeye karar veriyoruz. Yarım saat kadar kuyrukta bekleyip 25-30 kişinin sıkışık tepişik bindiği vagon tipi teleferikle yaklaşık 1800 metre yukarı çıkıyoruz.5-6 dakika süren teleferik yolculuğu çok zevkli. Ama o kadar sırada bekleyince dönerken de beklemeyi göze alamayınca tepede oyalanmadan aynı vagonla döndük. Oradan da setbaşına gidip Yeşil Türbe’ye gittik ancak tadilatta idi. Civardaki kafelerde bir yorgunluk kahvesi içip terminale gitmek üzere tekrar merkeze döndük.Kalabalık, keyifli, tarihi aynı zamanda modern Bursa, gezilmesi gereken çok güzel bir şehrimiz.
    Çok uzun geldiyse siz kısaltabilirsiniz
    :shy: Bir teşekkür yeterli :shy:
    --RoYeM-- bunu beğendi.
  5. --RoYeM--

    --RoYeM-- Üye

    Katılım:
    7 Mart 2011
    Mesajlar:
    127
    Beğenileri:
    80
    Ödül Puanları:
    0
    [sıze=3]çok teşekkür ederim.çok yardımcı oldunuz:d:d[/sıze]

Sayfayı Paylaş