Güle Güle Türkçe

Konu 'Türkçemiz' bölümünde selene tarafından paylaşıldı.

  1. selene

    selene Guest


    [​IMG]

    [​IMG]
  2. selene

    selene Guest

    Pop çağının siyasete, sanata ve okumaya uzak gençleri Türkçeyi kendi dünyalarına göre yorumlayıp konuşuyor. Kelimeler internet diline göre törpüleniyor. İngilizce-Türkçe karışımı konuşuluyor, sesleri farklı çıkarıyorlar. Seyirci kelimesi "seyircıı" oldu bile. Bundan birkaç yıl önce müzik kanallarındaki DJ kızların, kelimeleri İngilizce gibi telaffuz ederek İngilizce-Türkçe karışımı konuşmalarını şaşkınlıkla izliyorduk. Giderek bu duruma alıştık. Aradan bir süre geçti, bir de baktık ki, siyasete, sanata ve okumaya ilgi duymayan gençler, gün boyu müzik kanallarını seyrediyor ve konuşma tarzları buradaki sunucuları bile geride bırakıyor. Türkçeyi düzgün konuşma derdi olmayan gençlerin konuşma dilini internet yazışmaları ve pop kültürü yönlendiriyor.

    Artık yüklemi, öznesi belli olmayan bir "internet dili" oluştu. İşte bir gencimizin internet yazışmalarındaki kültür yüklü cümleleri: "Akşam telefon faturasını görünce oha falan oldum. Anneme söyledim. Aaa ne oluyo falan oldu. Napıcaz şimdi yani olduk. Bunun üzerine bir de su faturası kabarık gelince bismillah olduk yani."

    Yeni bir ceket aldınız. "Güle güle kullan", "iyi günlerde eskit" gibi iyi dileklerde bulunmak artık modası geçmiş bir ifade. "Abi ceket yapmışsın" cümlesi yukarıdaki anlatımı üç kelimede özetliyor. Biri duygu sömürüsü yaptığı zaman "vicdan yaptım" diyerek karşılık verilebiliyor. Duygu sömürüsü yapma, ya da vicdanımı sızlatıyorsun nevinden bir şeyler denmek isteniyor. Yapmak ve olmak da neredeyse tüm fiillerin imdadına yetişen yardımcı fiillerden. "Tavır yapma" (olaya tavrını koymak ya da küsmek), "su yapma" (ciddiyetini muhafaza etmemek) yeni çarpıcı cümleler arasında.

    Bunların yanı sıra internet yazışmalarıyla gündeme gelen birçok kısaltma sözcük, normal yazı ve konuşma diline de girdi. Selam sözü artık internet harici yazışmalarda *** (selam), mrb (merhaba), grsz-by (görüşürüz) şeklinde kullanılıyor. Nasılsın sorusuna karşılık "Sen nasılsın?" şeklindeki soru ise İngilizce"de kısaca bu anlama gelen "u?" diye yazılıyor. İnternette yazışmaya chat"leşme demeye çoktan alıştık. Ancak, Türk Dil Kurumu bu durumdan son derece mustarip.

    Türkçeyi çözmen için İngilizceyi de bilmen gerekecek!

    Bu şekilde dile hem yazılışı hem de okunuşuyla birlikte giren yabancı kelimelere getirilen eklerin kesme işaretiyle ayrıldığı, ancak bu şekiller Türkçenin ses uyumu kurallarına uymadığı için işi daha da çıkmaza sürüklediği ifade ediliyor. Bu durumu dilin hem ses yapısının, hem yazı özelliğinin, hem de söz varlığının bozulması olarak yorumlayan Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Halûk Akalın "İngilizceyi Türkçeye katarak söylenmek istenen şu: " Ey vatandaş sen şu metni okuyup anlamak istiyorsan yalnızca Türkçe bilmen yeterli değil, biraz da İngilizce bileceksin! Şu anda İnglizcenin "fesahatçı"ları var. Yazıldığı ve okunduğu gibi uyguluyorlar. İmlada yeni bir kargaşa ortaya çıkıyor. Dilde yabancı ögelerin artması söz varlığını bozuyor. Hacker"lar deniyor. Hacker"in okunuşunu bilen biri bu kelimeyi çoğul olarak yazarken hacker"lar diyor. Bunun anlamını bilmeyen biri ise Türkçe okunuşuna göre hacker"ler olması gerektiğini düşünerek "-lar" ekine anlam veremiyor. Eski dilde ileri gelen, reis gibi anlamlar içeren sözün yazılışının benzeri olan İngilizce server ise sunucu anl***** geliyor. Server diye yazıp "sörvır" şeklinde okuyorlar. İmlada bir karmaşa oluşuyor. Bunun Türkçe karşılığı var. Sunucu denilmesi gerekir" diyor.

    Dilimize girmekte olan güncel yabancı kelimeleri tespit eden ve Türkçe karşılıklarını yayınlayan Türk Dil Kurumu"nun Başkanı Akalın, bu verileri kitle iletişim kurumlarına da gönderiyor. Türkçe adına en çok gazetecilere, yazar ve gazete-dergi editörlerine görev düştüğünü belirtiyor. Çünkü insanlar yabancı kelimeleri ilk önce televizyon ve gazetelerden öğreniyor. Okumaya ilgi duymayan kesimin Türkçe bilgisine de aynı şekilde kitle iletişim araçları yön veriyor.

    "Döncem ben sana"

    Gençlerin konuşma dilinin başkalaşmasını ilk keşfedenler ünlü komedyenlerdi. Beyazıt Öztürk"ün üniversiteli gençleri karikatürize eden tiplemesinin kulağına yapıştırdığı cep telefonu ile sürekli sağa sola sallanarak konuşması ve herkese "Döncem ben sana" diyerek telefonu kapatması gerçek hayattaki "tiki" gençlerin tipik bir kopyası.

    Kıyafetleri hip hop tarzı olan gençlerde ne gam belirtisi var ne de huzur. Arada kalmışlık ve umursamazlık her hallerinden akıyor. Tofita reklamındaki genç kız yadırganmıştı. Heyecanlarını çığlık atarak ve anlamsız sözlerle ifade eden karakterlerin tasviriydi. Kelimeleri ağzında yuvarlayarak ve harfleri değiştirerek konuşuyordu. "Seyirci"yi "seyircıı" diye telaffuz ediyor, yaka anl***** gelen "degaje"yi göğüs yerine kullanıyordu ama onu çok sevdik. Gözümüze en az Tofita kadar hoş göründü!

    Son zamanların fazla şehirli dizisi Avrupa Yakası"nın Selin tiplemesi ne geçim derdi ne de kültürlü olma endişesi taşıyan bir kimlik. Bir süre yurtdışında kalmış. Türkçeyi ancak birkaç kelime ve bağlaçlar vasıtasıyla konuşuyor. İnternet gençliğinin diline pelesenk olan "Oha falan oldum yani" çıkışıyla hiç de âdâba uygun konuşmuyordu fakat biz onu eğlenceli bulduk.

    "Çocuk da yaparım kariyer de" diyerek çalışan genç kadınlara da cesaret veren "özgür kız" Nil Karaibrahimgil, gençliğin yaşam şekline yeni jargonlar ekledi. İngilizcevari aksanıyla dilde de özgür olduğunu kanıtlamaya çalıştı ve başardı da. İnce kumaştan tasarlanan giysileri ve uçuk kaçık, çocuksu hareketleriyle onu da sevdik!... Çünkü şarkısı tutuldu. "Kırıcan mı belimi" diyecek kadar fütursuz değildi. Ama biz bu sözleri de kanıksadık. Güfteler de artık gün****k Türkçeyle yazılıyor. "Ayağını yerden kescem senin" diyen Gülben Ergen bu trendi (!) yakalayanlardandı.

    "Azerbaycan"da terledim"

    Gençlerin bu dilini bir tepki dili ve gelip geçici görenler de var. Kültürün yüksek değerlerini tekrar edebiyata, konuşma ve yazı diline kazandırmak bir özlem. Toplumun sığ bir dil kullandığına dikkat çeken Yavuz Bülent Bakiler, ülkemizi Batı dünyası ile kıyaslıyor. Bakiler, "Batı dünyası 8 yıllık eğitimde ders kitaplarını 71 bin kelime ile yazıyor. Bu rakam Japonya"da 44 bin, İtalya"da 32 bin, Türkiye"de 6 bin"dir. Çağdaş medeniyet seviyesine sıçramak mecburiyetinde olan bir ülkede, çocuklarımızı 6 bin kelimenin içerisine hapsetmek gericiliktir" diyor.

    Azerbaycan Yazarlar Birliği"nden Anar Rasulzade"nin "Biz, 1990 yılına kadar Sovyet emperyalizmi altındaydık. Birtakım yanlışları bilerek yapıyorduk. Benim anlayamadığım, Türkiye hür ve müstakil bir ülke, size kim emrediyor, kim doğru yoldan uzaklaştırıyor?" dediğini hatırlatan Bakiler, "Bu, bizim Türk ve İslam dünyasıyla bağlarımızı kopartma isteğidir. Şu an konuştuğumuz dil ileride Türkçenin sonu olur" diyor.

    "Biz de farklı bir dil kullanmıştık"

    Öğretim görevlisi ve Türkçenin doğru kullanımı üzerine kitapları olan Feyza Hepçilingirler ise, gençlerin Türkçe konusundaki duyarsızlığını yeni neslin kendini ispat etme hevesi olarak nitelendiriyor. Hepçilingirler"e göre, dilde jargon da denilen alt grupların oluşma nedeni gençlerde kedisinden farklı olanın anlayamayacağı özel bir dil oluşturma isteği. Hepçilingirler bunun gelip geçici bir akım olduğunu düşünüyor. "Biz de kendimizi ifade etmede farklı bir dil kullanmıştık" diyor.

    Eski TRT spikerlerinden Erkan Oyal ise dildeki sorunları gençlerin kimlik arayışıyla ilintiliyor. "Kullanılan anlamsız ifadeler bana göre çok tehlikeli. Popüler bilimciler ise olur böyle şeyler diyor. Dildeki bu sorunun Türkiye"de yaşanan sosyal ve iktisadî kaostan kaynaklandığını düşünüyorum" diyor.

    Market Türkçemiz var ya...

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğretim görevlisi Ahmet Turan Alkan ise konuyu daha farklı bir açıdan ele alıyor. Alkan, "Bütün dünyada pop kültürün egemenliği var. Ticarî olarak büyük pazar değerine sahip bir endüstri. Eurovision yarışmasına bakın bir kere; her ülke pop tarzında besteyle yarışıyor. Pop kültürün ve müziğin egemenliği tartışılmıyor; dünyanın en tabii şeyiymiş gibi karşılanıyor. Pop kültürün bir de "pop dil"i var. Popun kültürü satıh kültürü olduğu için dili de, kelime haznesi de satıhta kalıyor. Dikkat ettiniz mi, Türkiye"nin yarışa İngilizce sözlü bir şarkıyla katılması bile kimseyi rahatsız etmedi, itiraz gelmedi pek. Bu, işin evrensel tarafı; bize ait kısmına gelince, gençlerimize dilin imkanlarını, genişliğini, başka hangi işlere yarayabileceğini öğretemiyoruz. Çocuklarda bırakın Türkçeyi, dil şuuru yok, pek zayıf. Gördükleri eğitim yetersiz, yaşadıkları dünya da öyle aman aman dil zenginliği gerektiren bir zorlamada bulunmuyor. Daha fazlasını niçin talep etsinler ki, market Türkçesi yetiyor da artıyor bile" diyor.

    Türkçeyi umursamayan gençler olduğu kadar onu korumak için mücadele edenler de var. Bilkent Üniversitesi"nde başlayan "Türkçesi Varken" kampanyası hızla yayılıyor. Umarız konuyu gençler kendi aralarında tartışır ve bu kez Türkçenin hayırına olacak jargonlar geliştirirler.

    TÜRK DİL KURUMU BAŞKANI PROF.DR. ŞÜKRÜ PROF.DR. HALUK AKALIN:
    METROSEKSÜEL DEĞİL BAKIMLI ERKEK

    - Gençler birkaç bağlaçla (yani, falan oldum gibi) meramlarını anlatmaya çalışıyorlar. Türkçeyi düzgün konuşma kaygıları da yok. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

    Ana dilimiz Türkçeye ilgisizliğe, kayıtsızlığa bağlıyorum. Ancak bu kayıtsızlık yalnızca dilimize karşı değil, genel olarak kültür değerlerimize karşı bir ilgisizlik, aldırmazlık, kayıtsızlık söz konusu. İngilizce sözleri bir İngiliz veya bir Amerikalı gibi söylemeye çalışanlar, sınırlı sayıda bildikleri Türkçe sözleri ise Türk gibi değil de bir yabancı gibi söylüyorlar. Söz dağarcıkları da sınırlı olduğu için birkaç sözle konuşuyorlar. Duygularını, düşüncelerini tam olarak ifade edemeyen kişiler, bildikleri birkaç kelimeye de olmadık anlamlar yüklüyorlar ve olur olmaz her yerde bu sözleri kullanıyorlar.

    - Gençler içlerindeki güzellikleri dil ile ifade edemiyor.

    Dilin zayıflamasının psikolojilere de etkisi olacaktır. Dilin anlatım gücünden yararlanamayanların ruh hâline bu durum elbette olumsuz olarak yansıyacaktır. Duygularını anlatamayan genç, "Beni neden anlamıyorlar, neden anlaşılamıyorum?" diyerek kabuğuna çekilecektir. Aile içinde sağlıklı ilişkilerin ve iletişimin kurulmasında dilin önemi de ortaya çıkıyor. Ana babaların da dili kullanmaları açısından çocuklarından farksız olduğunu gözlemliyoruz.

    - Türkçenin geliştirilmesiyle ilgili projeleriniz var mı?

    Üzerinde önemle durduğumuz çalışma Türkçenin Temel Söz Varlığı Veri Tabanı Projesidir. Türkçenin bütün söz varlığını büyük bir sözlük veri tabanı halinde kullanıma sunacağız. Bu benim hayalimdi. Şimdi TDK"nın amacı haline geldi. Bu veri tabanının içinde neler olacak? Öncelikle, yazı dilimizin sözlüğü Türkçe Sözlük, bu veri tabanında yer alıyor. (http//tdk.org.tr) Türkçenin en gelişmiş ve en güncel sözlüğünü ücretsiz olarak hizmete sunduk. Basılı Türkçe sözlüklerin hiçbirinde tetiklemek, derogasyon=ayrıklık, ötelemek gibi sözleri bulamazsınız. Bu sözlükte güncel olaylar sonucunda dilimize giren kelimeler bire bir takip ediliyor. Bu, Türkiye Türkçesinin en gelişmiş sözlüğüdür. İçinde 100 bini aşan söz, deyim, anlam varlığı bulunuyor.

    Temel sözlük veri tabanında, "Terimler Sözlüğü" de var. Bütün bilim ve sanat dallarındaki terimler araştırılıyor. Ayrıca Kişi Adları Sözlüğü, Derleme Sözlüğü, Tarama Sözlüğü, Tarihsel Türkçe Sözlük ve Türk Lehçelerindeki Sözler olmak üzere 7 ayrı bölüm altında geniş bir içeriğe sahip olacak. Bu veri tabanı aracılığı ile elektronik ortamda insanlar istedikleri kelimenin Türkçede gelmiş geçmiş bütün dönemlerde ve mimarlık, sanat tarihi gibi bütün alanlarda ne gibi anlamlarda kullanıldığını öğrenebilecekler. Bu projemiz 2007"de tamamlanmış olacak.

    - Türkçe"ye girmiş yabancı kelimelere karşılık olarak Türkçe kelime üretmek doğru mu?

    Türk Dil Kurumu olarak dilimizin söz varlığına katılmış, yaygınlaşmış ve Türkçeleşmiş yabancı kökenli sözlere karşılık türetmekten çok dilimize girmek üzere olan sözlere karşılıklar buluyoruz. Anchorman, arboretum, derogasyon, metroseksüel gibi toplumumuzun yeni karşılaştığı kavramlara karşılıklar buluyoruz.

    - Edebiyat dili anlamında Türkçe yetersiz mi?

    Türkçe, tarihinin her döneminde edebiyat dili olmuştur. Bizim ilk yazılı kaynağımız Orhon Yazıtları, Türk edebiyatının söylev türündeki en büyük eserlerimizden biridir. Türkçe asla yetersiz değildir. Türkçenin gücünden haberdar olmayan, Türkçenin söz varlığından bîhaber kişilerin dili yetersizdir.

    TÜRKÇESİ VE DOĞRUSU VARKEN

    Yanlış: Doğru
    Şok olmak: Şoke olmak
    Kontür: Kontör
    Derogasyon: Ayrıklık-ayrıcalık
    Show: Şov
    Start almak: Başlamak
    Trend: Eğilim
    Spontane: Kendiliğinden
    Center: Merkez
    Check etmek: Kontrol etmek
    Laptop: Dizüstü
    Provoke etmek: Kışkırtmak
    Adapte olmak: Uyum sağlamak
    Feedback: Geri bildirim
    Printer: Yazıcı
    Revize etmek: Yenilemek
    Elimine etmek: Elemek
    Televizyon izlemek: Televizyon seyretmek
    Blok (bloğu): Blok (bloku)
    Parlemento: Parlamento
    Dinazor: Dinozor
    Azerbeycan: Azerbaycan
    Ambiyans: Hava, ortam
    Partner: Eş
    Entegre olmak: Bütünleşmek Kayıtlı
  3. shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    Resim gözükmüyor.:eek:
  4. shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    Şimdi gözüküyor,tesekkürler..
  5. selene

    selene Guest

    rica ederim :)
  6. 1907fb1907

    1907fb1907 Üye

    Katılım:
    6 Mart 2010
    Mesajlar:
    301
    Beğenileri:
    215
    Ödül Puanları:
    0
    gerçekten sinir oluyorum türkçeyi doğru kullanmayanlara....
  7. selene

    selene Guest

    evet bende sinir oluyorum
  8. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    ya tamam TÜRKÇE karekterlerle yazanlara bir yerde susuyorum ya x w q kullananlara ne demeli.
  9. selene

    selene Guest

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ya tamam TÜRKÇE karekterlerle yazanlara bir yerde susuyorum ya x w q kullananlara ne demeli.
    Genişletmek için tıkla...
    doğru düzgün kullansınlar nerden geldiklerini bilmiyorlar heralde senin dediğin gibi q x w
    bir insan TÜRK'üm diye geçinmemeli ...
  • merve58

    merve58 Üye

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    116
    Beğenileri:
    142
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    gerçekten sinir oluyorum türkçeyi doğru kullanmayanlara....
    Genişletmek için tıkla...
    aynen bende
  • Sayfayı Paylaş