Gurur ve inat gözleri kör eder

Konu 'Dini Hikayeler' bölümünde Persephone tarafından paylaşıldı.

  1. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83

    GURUR VE İNAT GÖZLERİ KÖR EDER



    Müşrikler Peygamberimizi sürekli rahatsız ediyorlardı Eziyet ve hakaretlerini gün geçtikçe arttırıyorlardı Bunların ele başlarından biri de Ebû Cehil'di Peygamberimizi huzursuz etmekten âdetâ zevk alıyordu Bir gün, "Vallahi Muhammed'i secdede görürsem, boynuna basıp başını yerlere sürteceğim" diye yemin etti
    Az sonra da Peygamberimiz çıkageldi Amcasının oğlu İbni Abbas durumu Peygamberimize haber verdi Peygamberimiz hiddetlenmişti Aceleyle Mescid-i Haram'a gitti Alâk Sûresini sonuna kadar okudu Sonra secdeye vardı
    Orada bulunanlar, "Ey Ebû Cehil, işte Muhammed!" dediler Ebû Cehil biraz ilerledikten sonra aniden geri döndü Seyredenler şaşırdılar Merakla, "Ne oldu? Neden geri döndün?" diye sordular
    Ebû Cehil de çok şaşırmıştı : "Benim gördüklerimi, siz görmediniz mi?" dedi
    "Hayır" dediler, "Hiçbir şey görmedik"
    Ebû Cehil ise korkuya kapılmıştı Gördüklerini anlattı :"Onunla benim aramda ateşten bir uçurum açıldı Onun için derhal geri döndüm"
    Ebû Cehil bu hadiseden ders almadı Hâlâ, "Muhammed'i secdede görürsem, başını taşla ezeceğim" diye söyleniyordu Ertesi gün eline büyükçe bir taş alıp gitti Taşı zor kaldırabiliyordu Peygamberimiz'in secdede olduğunu gören Ebû Cehil taşı kaldırdı Tam vuracakken, elleri kas katı kesildi Peygamberimiz namazını bitirinceye kadar öylece kala kaldı
    Rükâne , sırtı yere getirilemeyen meşhur bir pehlivandı Önüne geleni yere çalıyordu Peygamberimize düşman olanların arasında o da vardı
    Günün birinde Peygamber Efendimizle bir vadide karşılaştı İçi kin doluydu Peygamberimiz, "Ey Rükâne" dedi "Sen Allah'tan korkmaz mısın?"
    Rükâne saygısızca cevap verdi "Eğer söylediklerinin gerçek olduğuna inansaydım, sana uyardım"
    Peygamberimiz ona güreş teklif etti Sonra da, "Eğer seni yere vurursam, söylediklerimin doğru, dediklerimin gerçek olduğuna inanır mısın?" dedi
    Rükâne bunu seve seve kabul etti "Eğer beni yıkarsan, Allah'a iman ederim"
    Peygamberimiz, "O halde gel güreşelim" dedi Kalktılar Rükâne kibir ve gururundan yerinde duramıyordu Peygamberimizi bir vuruşta yere sereceğini sanıyordu Ancak düşündüğünün tam tersi oldu Peygamberimiz onu ilk tutuşta yere serdi Rükâne neye uğradığını şaşırmıştı Hemen ayağa kalktı Peygamberimize bir daha güreşmeyi teklif etti Güreştiler İkinci seferinde de kendini yerde buldu
    Rükâne hayretler içinde kalmıştı Çünkü kendisini şimdiye kadar hiç kimse yenememişti İki seferinde de sırtının yere gelmesini aklı almıyordu
    Yenilen pehlivan güreşe doymuyordu Rükâne üçüncü olarak güreş teklifinde bulundu Tekrar güreşe tutuştular Peygamberimiz Rükâne'yi yine yere serdi Rükâne burnundan soluyordu Çok kızgındı Ne yapacağını bilemez bir halde kalmıştı "Beni yıkarsan, senin Peygamber olduğuna inanırım" diye söz vermişti Şimdi üç defa sırtı yere gelmişti Ama inanmak istemiyordu
    "Doğrusu ben bu işe şaştım kaldım," dedi
    Peygamberimiz, "Bundan daha çok şaşılacak şeyler de var! Onu gösterirsem Allah'tan korkup Müslüman olur musun?" dedi
    Rükâne, "Nedir o şaşılacak şey?" diye sordu
    Peygamberimiz, "Şu ağacı çağırayım, bana doğru gelsin de gör!"
    Rükâne bunun imkansız bir şey olduğunu düşünüyordu Alaycı bir ifâdeyle şöyle konuştu: "Haydi, çağır da gelsin"
    Peygamberimiz, azılı putperestin gözleri önünde ağaca emretti: "Allah'ın izniyle yanıma gel!" Ağaç bu emre uymakta gecikmedi Yeri yara yara geldi Peygamber Efendimizin karşısında durdu
    Rükâne'nin gözleri fal taşı gibi açıldı Ama kalp gözü hâlâ kapalı duruyordu Bu sefer Peygamberimizden ağacı yerine göndermesini istedi
    Peygamber Efendimiz ağaca, "Allah'ın izniyle yerine dön!" diye emretti Ağaç emri alır almaz yerine döndü
    Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Ey Rükâne, Müslüman ol!" dedi
    Rükâne iman etmemekte direniyordu Gururu inanmasına engel oluyordu Rükâne bir ağaç kadar olamamıştı
    Kupkuru, ruhsuz ağaçlar bile Allah'ın izniyle Peygamberimizin emrini dinliyorlardı İman etmeyen insanlar ise o kuru ağaçtan daha aşağı derecelere düşmüş oluyorlardı
  2. REYY@N

    REYY@N Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2009
    Mesajlar:
    394
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    GERÇEKTENDE ÖYLE OLUYOR...İNSANLAR GURURLANINCA VE İNATLAŞINCA HİÇ BİR ŞEYİ GÖRMÜYORLAR.SADECE YAPMAK İSTEDİKLERİ ŞEYE ODAKLANIYORLAR...paylaşım için sağol...
  3. arzu_asi

    arzu_asi Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.141
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    36

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    GERÇEKTENDE ÖYLE OLUYOR...İNSANLAR GURURLANINCA VE İNATLAŞINCA HİÇ BİR ŞEYİ GÖRMÜYORLAR.SADECE YAPMAK İSTEDİKLERİ ŞEYE ODAKLANIYORLAR...paylaşım için sağol...
    Genişletmek için tıkla...

    evet..:181:
  • --su--

    --su-- Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2008
    Mesajlar:
    606
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    0
    Öyle Ya sağoL.:)
  • Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    okuduğunuz için teşekkürler kimse bakmıyordu
  • Sayfayı Paylaş