Haber Yazıları

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde Özel Üye Ahmet tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Özel Üye Ahmet

    Özel Üye Ahmet Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.010
    Beğenileri:
    315
    Ödül Puanları:
    83

    ÖRNEKLER

    SERİ SERSERİ

    Hayvanları Koruma Günü (HABER YAZISI)

    Hayvanları ve hayvan haklarını 4 Ekim günü kutluyoruz fakat bu canlılar herzaman gözlerimizin önünde.Yeri geliyor etinden,sütünden, yeri geliyor gücünden faydalanıyoruz. Kimileri evimizin önünde bekçilik yapıyor, kimi ise bizim için ete bürünüyor.Bitkiler bizim yaşamımız için ne kadar gerekliyse, hayvanlar da bir o kadar gerekli.

    Hayvan dostlarımız genellikle kedi,köpek veya kuştur.Hayvanın cinsi aslında önemli değil, yaradan onu bize faydalanalım diye göndermişse bunu yapalım fakat gerektiği kadar.Kürklerine saldırmayalım.

    Yıllarca imparatorluklar atların üzerinde büyüdü, yürüdü yürüdü, günümüzde hala atlardan askeri alanda faydalanılmakta.

    Bunları insanlar düşündü yıllarca ve İnsanlar arasında hayvan sevenler gittikçe çoğalmaya başladı. Bu insanların amaçları hayvanlara daha iyi davranılmasını sağlamak, onları korumak, daha sevecen davranılmasına yardımcı olmaktır. Bu düşünceye sahip hayvan sevenler ilk kez İngiltere’de 1822 yılında bir araya geldiler. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği’ni kurdular. Bu hareket daha sonra tüm dünyaya yayılmaya başladı.

    Yurdumuzda Hayvanları Koruma Derneğiâ��nin 1908 yılında kurulmasıyla sistemli ve düzenli olarak hayvan sorunlarıyla ilgilenildi. Dernekler kuruldu, konunun önemi gittikçe büyüyor, insanlar yıllardır hayvanlara karşı yapılan haksızlıkların farkına vararak onları korumak istiyorlardı. . Aynı amaçlı dernekler birleşerek Hollanda’nın başkenti Lahey’de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’nu oluşturdular. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etti.

    Hayvanlar, duyu ve hareket yetenekleri olan canlılardır. Hayvanların sahiplerine bağlılıkları, hayvan sevgisinin doğup büyümesine yardımcı oldu. Pek çok kitapta, filmlerde, sahipleri için canını veren hayvan öykülerini okur, izleriz. Hayvanları seven insanlar, hayvan hastalıklarını iyileştirmek için çalıştılar. Bugün uygar ülkelerde hayvan hastaneleri kurulmuştur. Veterinerler hayvan hastalıklarını belirleyip iyileştiriyorlar. Hayvan hastalıklarına karşı önlem alınıyor. Hayvanları hastalıklardan korumak için aşı yapılıyor.

    Başlıca besinlerimiz olan et, süt, yumurta, yağ hayvanlardan sağlanır. Giyeceklerimizin bir bölümü de hayvanların derisinden, yün ve tüylerinden yapılır. İnsan sağlığı için gerekli olan aşı ve serumun yapılmasında da hayvanlardan yararlanılır. Evin kedisi evdeki zararlı böcekleri ve fareleri yakalar. Köpek evimizi ve hayvanlarımızı korur, bize bekçilik yapar. Tavuğun yumurta ve etinden, horozun sesinden, tüyünden ve etinden faydalanırız. At, eşek ve katır gibi hayvanların gücünden faydalanırız, yüklerimizi taşırlar, arabalarımızı çekerler, bizi de taşırlar. Manda, inek, koyun bize süt, et verir. Öküz tarlamızı, harmanımızı sürer, arabamızı çeker. Kafesteki kanaryanın ötüşünü dinlemek, akvaryumdaki balıkları seyretmek bizi dinlendirir. Çiçekten çiçeğe, ağaçtan ağaca dolaşan böcekler, bitkilerin çoğalma olayına yardımcı olur. Çevremizdeki hayvanlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak yararlanıyoruz. Kuşkusuz akrep, yılan gibi zararlı hayvanlar da vardır. Bu zehirli hayvanlardan kendimizi korumalıyız.

    Hayvanları sevenler, insanları daha içten severler. Hayvan dostları mutlu olmayı sevgide ararlar. Hayvanları koruyalım. Hayvanlara eziyet etmeyelim. Hayvanları sevelim. Onlara yardımcı olalım. Hayvanları Koruma Günü’nde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım.

    Hayvanlarla ilgili bazı şiirler

    KUŞLARLA

    Kuşlar uçar,
    Ben koşarım;
    Onların kanatları var,
    Benim kanadım kollarım.
    Kuşlar kanadını çırpar,
    Ben de kolumu sallarımâ�¦
    Uçun kuşlar, uçun kuşlar;
    Hepinizle yarışım var!

    Uçtu kuşlar,
    Bende koştum;
    Koştum yarı yola kadar;
    Ta önüme bir uçurum
    Çıktı, orda kaldım naçar.
    Yoo, çekemem öyle kurum!
    İsterseniz, haydi tekrar
    Yarışırızâ�¦Uçun kuşlar!

    Tevfik FİKRET

    TEKİR İLE MİNİK KUŞ

    Tekir kedi acıkmış,
    Bir ağaca tırmanmış,
    Avını düşünerek,
    Beklemeye başlamış.

    Biraz sonra kuş gelmiş,
    Kediye “cik, cik” demiş,
    Tekir ona acımış,
    Minik kuşu yememiş.

    Ülker ORDU



    ARKADAŞLAR BEN SADECE DÜZENLEDIM ASIL EMEĞİ OLANLAR KIRMIZI OLARAK BELIRTILEN ISIMLERDIR SİZLER ADINA ONLARA
    TEŞEKKUR EDERIM UMARIM İŞİNİZE YARAR
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Haber Yazısı Türünün ÖzeLLikLeri

    “Haber Yazısı” Türünün Özellikleri
    (Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri)
    İnsanlar arası ilk ilişkilerden biri haberleşmedir. Bugün hayvanlar dünyası gözlendiğinde yine aynı gerçekle karşı karşıya kalırız. Leyleklerin göç katarlarının idaresi; arılardaki, karıncalardaki iş bölümü; anaç tavuğun yavrularını büyütmesi başka nasıl açıklanır? İlk insanlardan günümüze haberleşme dumandan, davuldan, kuştan, atlı postalardan, motorlu postalardan; günlük gazetelere, sesli radyo haberlerine, görüntülü televizyon haberlerine, bilgisayar ağlarına uzanan bir gelişme göstermiştir.

    Günlük gazetelerde, belli aralıklarla yayınlanan dergilerde, meslek kuruluşlarının belli aralıklarla yayınladığı bültenlerde; radyo ve televizyonlarda belli zaman aralıklarıyla sunulan bültenlerde halka duyurulmak üzere yayımlanan yazılara haber denir. Yayın organlarının en büyük desteği haberdir. Hiç bir yayın organı habersiz düşünülemez. Bir haberin değeri okuyucu sayısıyla belirlenir. Bu nedenle her olay haber olmayabilir. Belli bir okuyucu kitlesine ulaşabilecek olaylar haber sayılır.


    Yayın ile yayım arasındaki farkları tartışınız!
    Halka günlük olayları haber verme geleneğinin şimdilik Atina’da başladığı sanılmaktadır. Eski Atina’da, halk günün belirli saatinde, bir meydanda toplanır, hatip kendilerine o günün haberlerini yüksek sesle söylerdi. Eski Osmanlı’daki “tellâl çağırmak”, “tellâl çıkartmak” işi de, halka duyurulması gerekli haberleri ulaştırmak için haberci göndermekten başka bir şey değildi. Tellâl mahalle aralarına girer, sokak sokak gezer, böylece haberi vatandaşın ayağına götürürdü. Günümüzde aynı i şi belediyeler; acil durumlarda, haberin hemen iletilmesi için resmi daireler en çok da pazarlamacılar uygarlığın teknik olanaklarını da kullanarak hâlâ yapmaktadırlar.

    Görülüyor ki, haber kaynağını yaşamdan alır. Genel olarak bu kaynaklar üçe ayrılır: 1. Resmi Haberler, 2. Özel Haberler, 3. Ajans Haberleri. Resmi haberler, resmi ve özel kuruluşlardaki yetkili kişilerden alınan haberlerdir. Özel haberler, halk arasından toplanır. Ajans, haber toplama ve yayma işleriyle uğraşan kuruluştur. Haberde; yurtiçindeki, yurtdışındaki önemli ya da ilginç olaylar kısa ve özlü bir biçimde halka sunulur, gerekirse resimle, fotoğrafla desteklenir. Haber yazıları, anlattığı olayın türüne göre ad alır: Siyasal haberler, ekonomik haberler, bilimsel haberler, teknoloji haberleri, sanat haberleri, spor haberleri, sosyal haberler… vb. Skandal ve dedikodu haberleri… gibi halk arasında heyecan yaratan haberler vardır, böyle haberlere sansasyonel haber denir. Haberin anlatımı çoğunlukla resmi olmak zorundadır. Haber toplayana, haber yazana muhabir denir.Anı Mektup Biyografi Günlük Roman Tiyatro Fıkra Röportaj Makale Eleştiri Haber Yazısı Deneme Gezi Yazısı Söyleşi

    Gazeticilikte bir haberde aranan ilkeler nelerdir?
    Gazete haberlerinde uyulması gereken ilkeler vardır. Bir haberde bunların eksiksiz verilmesi gerekir:” Ne?/Kim?; Neyi?/Kimi?; Nasıl?; Niçin?; Nerede? ;Ne zaman?” sorularının yanıtları haberde bulunmalıdır.

    • Ne/Kim: Habere kaynak olan olayın kimin başından geçtiği ya da neyin bir olay sonucunda etkilendiği bildirilmelidir. Örneğin: “Vezüv yanardağı patladı”, “Tarihi Zeus Heykeli kaçırıldı.” “Atatürk Bütün Yurtta ve Dış Temsilciliklerimizde Anıldı. ”
    • Neyi/Kimi: Habere kaynak olan olay kimi, neyi etkiledi. “Bakanlar Kurulu, memur maaş katsayısını görüştü.”, “Milli Eğitim Bakanı, resim çalışmalarıyla uluslararası başarı kazanan beş öğrenciyi kutladı.”…
    • Nasıl: Habere kaynak olan olayın yapılış, meydana geliş sürecinin anlatıldığı bölümdür.
    • Niçin: Her olayın bir nedeni vardır. En kötü olayları gerçekleştirenler bile, bir nedenin arkasına sığınırlar. Doğada nedeni çözülemeyen olaylarla bilim adamları hâlâ uğraşmaktadır; kanserin oluş nedenleri, ozon tabakasının ****nmesinin nedenleri…
    • Nerede: Yeryüzü bir yerdir. İnsan bir yerde doğar. Bütün olaylar bir yerde geçer. Yer bilgisi haberlerde genelden, tikele doğru verilir; ülke, il (varsa ilçe, köy), mahalle, semt, cadde, sokak, ev, mutfak…
    • Ne zaman: Yine bütün olaylar bir zamanda meydana gelir. Zaman bilgisi de haberlerde genelden, tikele doğru verilir; yıl, ay, gün, saat, dakika…

    Haber yazmak çok önemlidir. Muhabir, bu ilkeleri uygularken okuyucu ile bağını koparmamak zorundadır.

    Haber yazısının belirleyici özellikleri nelerdir?
    • Haber plânı tersine dönmüş pramit diye bilinir. Tersine dönmüş pramitte, haberin giriş bölümünde olay birkaç cümle ile özetlenir. Gelişme bölümünde sözü uzatmadan gerekli ayrıntılar verilir. Sonuç bölümünde ise olayın etkisi, olaya el koyma anlatılır.
    • Haber ilginç olmalıdır. Haberin başlığı da ilginç olmalı, başlığa gözü takılan okuyucu, gerisini okumak için can atmalıdır.
    • Haber duyulmamış olmalıdır. Okuyucu duyduğu bir olayı ikinci kez okumaz.
    • Haber önemli olmalıdır. Haberin ilgilendirdiği okuyucu kitlesi çok olmalıdır.
    • Haber doğru olmalıdır. Muhabir haberi tarafsız yazmalı, habere yorum katmamalıdır. Yorum köşe yazarlarının işidir.
    • Haber yazılarında, muhabir okuyucuyu haberle başbaşa bırakmalı, okuyucusuna kendi varlığını hissettirmemelidir.
    • Bu kurallara bütün yazılı anlatımlarda uygulanacak genel kuralları ekleyiniz.
    Önemli Temsilcileri: Namık Kemal, Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Şinasi

    Belli bir zamanda ve yerde olmuş olayları merakı giderecek düzeyde ayrıntılı ve anlaşılır bir dille aktaran yazılara denir. Haber yazılarında inandırıcılık, belgelere dayanma, olayı tüm boyutlarıyla aktarma, yansız davranma, okuyucunun farklı yorumlamasına imkân vermeyecek şekilde, açık ve anlaşılır bir dil ve üslûpla aktarılması gibi unsurlara dikkat edilir.​
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş