Hac Nedir ve Niçin Yapılır?

Konu 'Din Kültürü Ders Notları' bölümünde elıfay tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. elıfay

    elıfay Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2010
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    54
    Ödül Puanları:
    0

    7. Hac Nedir ve Niçin Yapılır?

    Hac ne demektir?

    Hac, sözlükte yönelmek, ziyaret etmek anl***** gelir. Dini bir terim olarak hac; yılın belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayında) kurallarına uygun şekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafat da ayakta durmak ve Kâbe’yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye hacı denir.
    Hac niçin yapılır?

    Her müminin amacı Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Onun rızasını kazanmanın yollarından biri de, peygamberleri aracılığı ile bildirdiği emirleri yerine getirmek, yasaklarından da kaçınmaktır. Allah’ın emirleri insanı iyiye, güzele, doğruya yöneltmek, yasakları ise kötülüklerden uzaklaştırmaktır. Böylece insanı güzel ahlâk sahibi kılarak mutlu olmasını sağlamaktır.
    Aynı zamanda Allah’ın buyruklarını yerine getirmekle onun sevgisini kazandığımız gibi, verdiği nimetlerden dolayı da şükretmiş oluruz. Çünkü Allah sevgiye, saygıya ve ibadet edilmeye lâyık tek varlıktır.
    İslâm’ın beş temel şartından biri olan hac hem mal hem de bedenle yapılan bir ibadettir. Maddi durumu iyi olanların ömürlerinde bir defa hac ibadetini yapmaları farzdır. Yüce Allah Kur’an’da: “Yoluna gücü yetenlerin Allah’ın evi (Kâbe)ni hac ve ziyaret etmeleri, insanlar üzerinde Allah’ın bir Hakkı’dır.”(Ali İmran suresi ayet 97) buyurmuştur. Peygamberimiz de haccı Müslümanlığın beş esasından biri olarak saymış, yapılışını bizzat uygulayarak Müslümanlara öğretmiştir.
    Hac Kimlere Farzdır?

    Gücü yeten yani zengin ve sağlıklı olan Müslüman’ın hayatında bir kez haccetmesi farzdır. Bir kimseye haccın farz olabilmesi için şu şartların bulunması gerekir:

    1.Hür, ergin ve akıllı olmak
    2.Hacca gidip gelmeye yeterli vakti bulunmak
    3.Hacca gidip gelinceye kadar ailesinin geçimini sağlamış olmak
    4.Gerekli masrafları karşılayacak kadar zengin olmak
    5.Sağlıklı olmak
    6.Yol güvenliği bulunmak

    Umre ne demektir?

    Eğer Kâbe hac mevsimi dışında ihramlı olarak tavaf edilir ve Safa ile Merve arasında say edilirse buna Umre denir.
    Umre yapmak sünnettir. Umre için belirli bir zaman yoktur. Arefe ve onu izleyen kurban bayramı günleri olmak üzere yılda beş günün dışında her zaman umre yapılır.

    Umrenin Yapılışı

    Umre yapmak isteyen kimse “Mikat” sınırları dışında gerekli temizliği yaptıktan sonra umreye niyet edip, telbiye getirerek İhram’a girer. Mekke’ye varınca usulüne uygun Kâbe’nin etrafında umre tavafını yapar. Tavaf bitince iki rekat “Tavaf namazı” kılar. Daha sonra Safa ile Merve arasında umrenin say’ını yapar. Say’ı bitirince tıraş olur ve ihramdan çıkar. Böylece umre tamamlanmış olur.
    Haccın maddi ve manevi birçok faydaları vardır. Bunlardan bazıları şunlardır
    • Hacca giden Müslüman, Allah’ın kendisine verdiği vücut sağlığı ve mal zenginliği gibi dünya nimetlerinin şükrünü yerine getirmiş olur.
    • Değişik ülkelerden gelen Müslümanlar görüşüp tanışır ve bilgi alış-verişinde bulunur, aynı zamanda ticarî ilişkilerde bulunurlar.
    • Hac, insanın kul hakkı dışında diğer günahlardan affedilmesine sebeptir. Bunun için günahlarının affedilmesi için dua ederler. Bir daha kötü bir iş yapmamak, dürüst ve ahlâklı olmak üzere Allah’a söz verirler.
    • Hac, çeşitli Müslüman ülke insanları arasında kardeşlik kurulmasına yardımcı olur. İslâm dininin birlik ve beraberlik dini olduğu, hacda daha kolay anlaşılır.
    • Hac mevsiminde Kâbe mahşer yerini andırır. Hac ibadetini yerine getiren Müslüman dünya menfaatleri için yapılan kötü işlerin ne kadar boş ve anlamsız olduğunu kavrar.
    • Biliyoruz ki seyahat insan sağlığı için çok faydalıdır. Hatta ruhî sıkıntılardan kurtulması için insanlara seyahat tavsiye edilir. Allah da Kur’an’da gezip dolaşmayı tavsiye etmiştir. İşte hacca gidenler bu seyahati tabiî olarak yapmış olurlar.
    • Bütün hacı adaylarının renk, ırk ve meslek ayırımı gözetmeden bembeyaz ve aynı tip ihram içinde bulunmaları eşitlik fikrinin yerleşmesine yardımcı olur.
    • Aynı zamanda hac ibadeti dünya Müslümanları arasında tanışma, yakınlaşma, birlik ve beraberlik, yardımlaşma ve kardeşlik duygularının gelişmesine yol açtığı için evrensel boyutları olan bir ibadettir.
    Kısaca hacca gidenlerin inançları tazelenir. İnsanlığa hizmet aşkları artar. Yardım duyguları gelişir. Bütün insanların eşit ve kardeş olduğunu kavrar. Böylelikle dostluk, sevgi ve barış sağlanmış olur.




    Hac ve umre ile İlgili Kavramlar (İhram, Tavaf, Say, Vakfe)

    İhram: Haccın farzlarından biridir. “ihram” vücudun belden itibaren alt kısmına sarılan ve sırta alınan bir havludan ibarettir. Bu erkekler içindir. Kadınlar ihrama girmez, uzunca bir entari giyerler.
    Vakfe: Vakfe “durmak” demektir. Dîni bir terim olarak Arefe günü (Kurban bayramından bir gün önce) Arafat’ta bulunmaktır. Orada ibadet ve dua edilir.
    Tavaf: Kurban bayramının ilk üç gününde Kâbe’yi tavaf etmek farzdır. Kâbe’nin etrafında dualar okunarak yedi kez dönmeye tavaf denir. Bir kez dönüşe şavt denir.
    Sa’y: Kâbe’nin yakınında bulunan Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelmektir.Bu gidiş ve gelişler, Safa’dan Merve’ye dört, Merve’den Safa’ya üç olmak üzere yedi defadır.
    Hac ve umre ile ilgili Mekânlar

    Kâbe, Mescidi Haram’ın tam ortasında, köşeleri dört ana yöne denk gelecek şekilde yapılmış dikdörtgen biçiminde bir binadır. Kâbe’nin içinde tavanı tutan üç ağaç sütun ve tavana çıkmak için bir de merdiven vardır. İç duvarı mermerle kaplıdır. Kâbe’nin üstü ve dış duvarları her yıl hac mevsiminde değiştirilen üzeri ayetlerle işlenmiş siyah bir örtü ile kapatılmaktadır. Kâbe’nin köşesinde tavafın başlama noktasını belirten siyah bir taş “Hacer-ül Esved” bulunmaktadır. Kâbe’nin yapılması ile buraya “Mescidü’l Haram” yani güvenlikle ibadet edilecek yer denilmiştir.
    Hz. İbrahim Allah’tan aldığı emirle Kâbe’yi yapmıştır. Oğlu Hz. İsmail de kendisine yardımcı olmuştur. Hz. İbrahim Kâbe’nin yapımını tamamladıktan sonra Allah kendisine “şimdi insanları buraya çağır” diye emretmiş ve o da bu emri yerine getirmiştir.Hac sırasında Müslümanlar Hz. İbrahim’in davranışlarını hatırlayarak onu yeniden yaşarlar. Mekke ve orada bulunan Kâbe, Hz. İbrahim’den sonra yüzyıllar boyu kutsallığını korumuştur. İslâm’ın gelmesiyle Allah peygamberimize şöyle buyurmuştur: “İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler”(Hac suresi, ayet 27) İşte, Allah’ın bu emri gereğince Müslümanlar farz olan hac ibadetini yaparlar.
    Mescidi Haram: Kâbe’yi çevreleyen, namaz kılmak, tavaf ve dua etmek için kullanılan geniş bir alandan ibarettir. Buraya “Haremi Şerif” de denir. Zemini renkli mermerle kaplı olan bu alanın dört tarafı duvarlarla çevrilmiş olup, pek çok kapısı ve yedi tane minaresi vardır.
    Mekke: Hz. İbrahim’den bu tarafa Kâbe kutsal bir yer olarak kabul edilmiştir. Zaman içinde oraya yerleşen insanlar, Mekke şehrini kurmuşlardır. Mekke Kur’an’da şehirlerin anası olarak anılmaktadır. Kur’an Allah’a ibadet amacıyla yapılan ilk mescidin Mekke’de inşa edildiğini belirtmektedir. Bu konu ile ilgili ayet şöyledir: “İnsanlar için kurulan ilk ev (ibadet yeri) Mekke’de âlemlere hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.” (Ali İmran suresi, ayet 96)
    Safa ve Merve: Kâbe’nin doğusunda yaklaşık 350 metre aralıklı iki tepedir. Güneydeki, Safa, kuzeydeki ise Merve’dir. Bu iki tepe arasında sa’y yapılır.
    Arafat Dağı: Mekke’nin doğusunda, Mekke’ye yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan, hacıların kurban bayramının arife günü toplandıkları yerdir. Haccın farzlarından biri olan “Arafat Vakfesi” burada yapılır.(Bakara suresi, ayet 198) Peygamberimiz “Hac Arafat’tır” buyurarak, Arafat vakfesinin önemini belirtmiştir.
    Arafat, sevgili Peygamberimizin Yüce Allah’ın ümmetinin bağışlanmasını istediği ve onların bağışlanacağına dair ilâhi müjdeyi aldığı yerdir. Aynı zamanda Peygamber Efendimiz de 632 yılında arkadaşları (ashabı) ile birlikte yaptığı “Veda Haccı” nda yüzbini aşkın Müslüman’a yaptığı konuşmayı “Veda Hutbesi”ni burada yapmıştır.
    Müz****fe: Arafat dağı ile Mina arasında kalan bir bölgenin adıdır. Hac esnasında Arafat’tan dönüşte Müz****fe’de vakfe yapılır.
    Mina: Mekke’nin doğusundaki dağların eteğinde Arafat’a giden yol üzerinde bulunan Müz****fe ile Mekke arasında kalan bir bölgenin adıdır. Hac ibadeti esnasında kurban kesmek ve şeytan taşlama (büyük ve küçük cemreler) burada yapılır.

    Hac Nasıl Yapılır?

    Hacca gitmek isteyen kimse, bu kutsal görev için helal kazanç temin eder. Yola çıkmadan önce varsa borçlarını öder, hak sahipleri ile helâllaşır. Günahlarının bağışlanması için tövbe edip Allah’tan af diler. Kazaya kalmış ibadetleri varsa mümkün olduğu kadar kaza eder. Yola çıkacağı zaman evinde iki rekat namaz kılar. Aile fertleri, dostları ve yakınları ile helallaşıp veda ederek yola çıkar. Yolculukta ve hac ibadeti esnasında başkalarını incitecek kötü söz ve davranışlardan sakınır.
    Hacı adayı ihrama girme yeri olan “mikat” da yıkanarak gerekli temizliği yapar ve ihrama girer. İki rekat namaz kılar, “Ya rabbi ben haccetmek istiyorum. Onu bana kolay kıl ve onu benden kabul et.” diye dua eder. Bu duayı okuyarak niyet ettikten sonra “Telbiye” de bulunur.
    Telbiye ne demektir?

    "Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şeriyke leke lebbeyk. İnnel hamde ven-Nimete leke ve mülk, lâ şeriyke lek:”
    Anlamı: Allah’ım! Davetine uyarak emrine boyun eğdim. Senin davetine uymak benim boynumun borcudur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Senin emrine boyun eğdim. Hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk de senindir. Senin eşin ve ortağın yoktur.
    İhrama girdikten, namaz kılıp “telbiye” getirdikten sonra Mekke’ye doğru yola çıkar. Yolda telbiye getirmeye devam eder. Mekke’ye varacağı zaman abdest alır ve dua ederek “varış tavafını” yapar. Sonra Safa lie Merve arasında yedi defa sa’y eder.
    Zilhicce ayının sekizinci günü sabah namazını Mekke’de kılıp Mina’ya çıkar. Arefe günü sabahleyin Arafat’a hareket eder. Güneş batıncaya kadar Arafat’da vakfeyi yerine getirmek için durur. Geceyi Müz****fe’de geçirir.
    Bayramın birinci günü Cemrei Akabe’ye yedi taş atar. Dilerse kurbanını bu gün kesebilir. Telbiyeye de son verir. Kâbe’ye gelerek ziyaret tavafını yapar. Bayramın birinci, ikinci , üçüncü ve dördüncü günleri Mina’da bulunur. Şeytan taşlama görevini yerine getirir. Eğer memleketine dönecekse veda tavafını yapar, İki rekat namaz kılar. İsterse zemzem suyundan içer. Böylece görevini tamamlamış olur. Peygamberimizin kabrini ziyaret için Medine’ye gider.
    Medine’yi ve Mescid-i Nebi’yi Ziyaret

    Medine, Peygamberimizin; Mekke’den hicret ettikten sonra yerleştiği, ilk İslâm devletini kurduğu, kabrinin bulunduğu şehirdir. Medine’de peygamberimiz örnek bir toplum oluşturmuş ve İslâm dini buradan yayılmıştır. Medine’de Peygamber Mescidi, Uhud şehitliği, birçok sahabenin mezarının yeraldığı “Cennet’ül Baki” bulunmaktadır.
    Mescidi Nebi: Peygamberimizin Medine’ye hicretinden sonra yapılmıştır. Yapımında Peygamberimiz bizzat çalışmıştır. Bu mescit üç kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım namaz ve diğer toplantılar için ayrılan geniş bir yerdir. İkinci kısım Suffa adı verilen bir salon, üçüncü kısım ise, Hz. peygamberin ailesine ait olup, kapıları mescidin avlusuna ayrı ayrı açılan küçük evlerdir.
    Hz..Peygamber mescitte bir hurma kütüğüne dayanarak gelen vahiyleri müminlere okur, açıklar, öğrenmelerini sağlardı. Müminler onun çevresinde halka şeklinde otururlar, dinlediklerini tekrar ederek ezberlerlerdi. Bu eğitim şekli bir gelenek olmuş, kurulan bütün mescit ve camilerde uygulanmıştır.
    Peygamberimizin kabrini ve mescidini ziyaret etmek isteyen bir kimse mümkünse gusül yapmalı veya abdest almalı, güzel elbise giymeli ve güzel koku sürünmelidir. Bol bol salavat getirmelidir. Ziyaret esnasında Kur’an’dan dua ayetlerini okur ve içinden geldiği şekilde dua edebilir.
    Mekke’nin dışındaki en önemli ziyaret yeri Medine şehrinde bulunan Hz. Peygamberin kabridir. Hacdan önce veya sonra Medine’ye gidip burayı ziyaret etmeli. Hz. Peygamberin mescidinde namaz kılıp dua etmeli Ehl-i beytin (Peygamberimizin yakınları) ruhuna fatiha okumalıdır.
    nybd12 ve ccennett bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş