Halit Ziya Uşaklıgil

Konu 'Yazarlar' bölümünde gulhan tarafından paylaşıldı.

  1. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16

    Halit Ziya Uşaklıgil
    1867'de İstanbulda doğdu. 23 Mayıs 1945te İstanbulda yaşamını yitirdi. "Uşakizadeler" olarak tanınan İstanbullu bir aileden Hacı Halit Efendi'nin oğlu. Fatih Askeri Rüştiyesi'nde öğrenime başladı. Babasının işleri bozulunca ailesi İzmire taşındı. İzmir Rüştiyesi'ne girdi. Özel Fransızca dersler aldı. Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği Mechitariste Okulu'na devam etti. 1884'te son sınıftan ayrılarak babasının ticarethanesinde çalışmaya başladı. İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı. Osmanlı Bankası'nda çalıştı. İzmir İdadisi'nde Fransızca ve edebiyat dersleri verdi. 1893'te İstanbul Reji İdaresi'nde Başkatip oldu, İstanbula taşındı. 2'nci Meşrutiyet'in ilanından sonra reji komiserliğine getirildi. Darülfünun'da (İstanbul Üniversitesi) Batı edebiyatı ve estetik dersleri verdi. 1909'da İttihat ve Terakki'nin önerisiyle Mabeyn Başkatibi oldu. 1911'de Meclis-i Âyan üyeliğine seçildi. Daha sonra üniversiteye döndü. Siyasi görevlerle Fransa, Almanya ve Romanya'ya gitti. İttihat ve Terakki'nin iktidardan düşmesinden sonra Reji İdaresi Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi. Cumhuriyet'ten sonra Yeşilköy'deki yalısına çekildi.
    Edebiyat yaşa.mına çeviriler ve şiirle başladı. İzmir'de 1884-1885 arasında Nevruz dergisini, 1886da Hizmet gazetesini çıkardı. 1896'da Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katıldı. Servet-i Fünun dergisinde kendisine büyük ün sağlayan romanları tefrika halinde yayınlandı. 1901'de yazarlığı bıraktı. 2'nci Meşrutiyet'ten sonra tekrar yazmaya başladı ama 1923'e kadar bunları yayınlamadı. İzmir'de yazdığı ilk kısa romanlarda acıklı, duygusal bir anlatımla karşılıksız sevgiyi konu aldı. 1895'te yayınlanan "Mai ve Siyah" romanında aşk serüvenleri ikinci planda kaldı. Şairler, gazeteciler, yazarlar, yayıncılar arasında geçen olaylar çerçevesinde o dönemin basın dünyasını anlattı. 1925'te yayınlanan "Aşk-ı Memnu" ilk büyük Türk romanı kabul edilir. Sağlam bir kurgusu ve tekniği olan bu romanda, genç ve güzel bir kadının, zengin ama yaşlı kocasına sadık kalma kararına karşın, elinde olmaksızın yasak bir aşka sürüklenmesi, olayın psikolojik nedenleri üzerinde de durularak gerçekçi bir yaklaşımla anlatılır. Romanda olay, kişiler arasındaki maddi ve manevi bağlantılarla ustaca örülmüş, hareket, betimleme ve ruh çözümlemeleri ölçülü ve dengeli olarak işlenmiştir.
    ESERLERİ

    ROMAN:
    Nemide (1889)
    Bir Ö.lünün Defteri (1890)
    Ferdi ve Şürekası (1894-1985)
    Mai ve Siyah (1895-1988)
    Aşk-ı Memnu (1925-1987)
    Kırık Hayatlar(1924-1989)
    Sefile (1886)

    ÖYKÜ:
    Bir İzdivacın Tarih-i Muâşakası (1889)
    Bir Muhtıranın Son Yaprakları (1889)
    Küçük Fıkralar (3 Cilt) (1896)
    Bir Yazın Tarihi (1898-1988)
    Solgun Demet (1901)
    Sepette Bulunmuş (1920)
    Bir Hikâye-i Sevda (1922-1987)
    Hepsinden Acı (1934-1984)
    Onu Beklerken (1935-1940)
    Aşka Dair (1935-1986)
    İhtiyar Dost (1939)
    Kadın Pençesi (1039-1987)
    İzmir Hikâyeleri (1950)

    ANILAR:
    Kırk Yıl (1936-1969)
    Bir Acı Hikaye (1942)
    Saray ve Ötesi (1942-1981)

    DENEME:
    Fransız Edebiyatının Numune ve Tarihi (1885)
    Hikaye ve Temaşa (1889)
    Yunan Edebiyatı (1912)
    Latin Edebiyatı (1912)
    Alman Tarihi Edebiyatı (1912)
    Fransız Tarihi Edebiyatı (1912)
    Sanata Dair (1938-1955)

    OYUN:
    Kabus (1959)
  2. Yusuf742

    Yusuf742 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2009
    Mesajlar:
    157
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    şimdiye kadar en güzel araştırma bu olmuş eserlerinin öykü ve roman...cinsinden eserlerinide yazmışsın çok güzel bir araştırma olmuş.

Sayfayı Paylaş