Halk edebiyatı nazım biçimi-

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde -ALEYNA- tarafından paylaşıldı.

  1. -ALEYNA-

    -ALEYNA- Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    80
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    0

    HALK EDEBİYATI [​IMG]
    Halk Edebiyatı, sözlü edebiyatın uzantısıdır. Halkın yarattığı sözlü eserlerden oluşur. Dil., biçim, konular, duyarlıklar bakımından halk kültürüne sıkı sıkıya bağlıdır.
    HALK EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİİslamiyet'ten önceki edebiyatımızın İslam uygarlığı içindeki biçimidir. Bir anlamda sözlü edebiyat dönemimizin gelişmiş biçimi olarak düşünebiliriz. Halk edebiyatı ürünleri yazılı değildir. Müzik eşliğinde sözlü olarak oluşur. Divan edebiyatında olduğu gibi şiir yine egemen türdür. Şiirlerde başlık yoktur, biçimiyle adlandırılır. Nazım birimi dörtlüktür.Ölçü, hece ölçüsüdür, En çok yedili, sekizli, on birli kalıplar kullanılmıştır. Şiirlere genel olarak yarım uyak hakimdir. >Dil halkın konuştuğu günlük konuşma dilidir.
    [*]Halk edebiyatı gözleme dayalıdır. Benzetmeler somut kavramlardan yararlanılarak yapılır. Söyledikleri her şey gerçek yaşamdan alınmadır.
    [/LIST]
    • Özellikle 18. yüzyıldan itibaren halk şairleri, divan şairlerinden etkilenerek aruzun belirli kalıplarıyla şiirler yazmayı denemişlerdir. Hatta divan şiirinin mazmunlarını da kullanmışlardır. Bu durumun ortaya çıkmasında halk şairlerinin, aydınlar ve divan şairlerince hor görülmelerinin, değersiz ve güçsüz sayılmalarının etkisi de vardır.
    Halk şiirinde “mâni” ve “koşma” tipi olarak iki ana biçim vardır. Aslında az sayıda olan öteki biçimler bu iki ana biçimden çıkmıştır.
    Dizelerin kümelenişi, dizelerin hece sayısı ve uyak düzeni bakımından özellik gösterenler “biçim”, biçimi ne olursa olsun konu bakımından benzerlerinden ayrılanlar da tür adı altında toplanmıştır.
    I. Anonim Halk Şiiri Nazım Biçimleri:
    MÂNİ: Halk şiirinde en küçük nazım biçimidir. Yedi heceli dört dizeden oluşur. Uyak düzeni aaxa şeklindedir. Birinci ve üçüncü dizeleri serbest, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı mâniler de vardır (xaxa).

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    in ilk iki dizesi uyağı doldurmak ya da temel düşünceye bir giriş yapmak için söylenir. Temel duygu ve düşünce son dizede ortaya çıkar. Başlıca konusu aşk olmakla birlikte bunun dışında türlü konularda da yazılabilir.


    Le beni eyle beni İpek yorgan düreyim
    Elekten ele beni Aç koynuna gireyim
    Alacaksan al artık Açıldıkça ört beni
    Düşürme dile beni Var olduğun bileyim

    Birinci dizesi yedi heceden az olan mâniler de vardır. Dizeleri cinaslı uyaklarla kurulduğu için böyle mânilere “Cinaslı Mâni” ya da “Kesik Mâni” denir.

    Bugün al Sürüne
    Yârim giymiş bugün al Madem çoban değilsin
    Şâd edersen bugün et Ardındaki sürü ne
    Can alırsan bugün al Ben bir körpe kuzuyum
    Al kat beni sürüne
    Beni böyle yandıran
    Sürüm sürüm sürüne
    TÜRKÜ: Türlü ezgilerle söylenen anonim halk şiiri nazım biçimidir. Söyleyeni belli türküler de vardır. Halk edebiyatının en zengin alanıdır. Anadolu halkı bütün acılarını ve sevinçlerini türkülerle dile getirmiştir.
    Türkü iki bölümden oluşur. Birinci bölüm asıl sözlerin bulunduğu bölümdür ki buna “bent” adı verilir.
    İkinci bölüm ise bentlerin sonunda yinelenen nakarattır. Bu bölüme “bağlama” ya da “kavuştak” denir.
    Türküler, genellikle yedili, sekizli, on birli hece kalıplarıyla yazılmıştır. Konuları çok değişik olabilir. Ninniler de bu gruptandır.
    Söğüdün yaprağı narindir narin
    İçerim yanıyor dışarım serin ( bent )
    Zeynep’i bu hafta ettiler gelin

    Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim
    Üç köyün içinde şanlı Zeynebim
    ( nakarat )

    II. Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri:

    KOŞMA: Halk edebiyatında en çok kullanılan biçimdir. Genellikle hece ölçüsünün on birli (6+5 ya da 4+4+3) kalıbıyla yazılır. Dörtlük sayısı üç ile beş arasında değişir. Şair koşmanın son dörtlüğünde adını ya da mahlasını söyler. Uyak düzeni genellikle şöyle olur:
    baba – ccca – ddda...

    Eğer benim ile gitmek dilersen
    Eğlen güzel yaz olsun da gidelim
    Bizim iller kıraçlıdır aşılmaz
    Yollar çamu kurusun da gidelim
    ...... ...... .....
    Karac’oğlan der ki buna ne fayda
    Hiç rağbet kalmadı yoksula bayda
    Bu ayda olmazsa gelecek ayda
    Onbir ayın birisinde gidelim
    DESTAN: Dört dizeli bentlerden oluşan, oldukça uzun bir nazım biçimidir. Kimi destanlarda dörtlük sayısı yüzden fazladır. Genellikle hece ölçüsünün on birli kalıbıyla yazılır. Uyak düzeni koşma gibidir.
    baba – ccca – ddda
    Destanın son dörtlüğünde şair mahlasını söyler.
    Konuları bakımından destanları savaş, yangın, deprem, salgın hastalık, ünlü kişilerin yaşamları, mizahi....gibi gruplanadırabiliriz.
    Esnaf Destanı
    ...................................
    Nalbant oldum kırdım nalın çoğunu
    Bir katır nalladım dinle oyunu
    Meğer acemiymiş bilmem huyunu
    Çenemi teptirdim nalın sökerken
    Manav oldum elma armut tez çürür
    Cambaz oldum ip üstünde kim yürür
    Kasap oldum her gün gözüm kan görür
    Yüreğim bayıldı kana bakaraken
    Ben bu sanatları bir bir dolaştım
    Tekrar gelip şairliğe bulaştım
    Kâmili mürşidin eline düştüm
    Tekke-i aşk içre çile çekerken.
    SEMÂİ: Hece ölçüsünün sekizli kalıbıyla yazılır (4+4 duraklı ya da duraksız). Dörtlük sayısı üç ile beş arasında değişir. Semâilerin kendine özgü bir ezgisi vardır ve bu ezgiyle okunur. Uyak düzeni koşma gibidir:
    baba – ccca – ddda
    Semâilerde daja çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir.
    İncecikten bir kar yağar Karac’oğlan eğmelerin
    Tozar Elif Elif diye Gönül sevmez değmelerin
    Dedil gönül abdal olmuş İliklemiş düğmelerin
    Gezer Elif Elif diye Çözer Elif Elif diye.
    VARSAĞI: Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin özel bir ezgiyle söyledikleri türkülerden gelişmiş bir biçimdir. Dörtlük sayısı ve uyak düzeni “Semâi” gibidir. Varsağılar yiğitçe, mertçe bir üslupla söylenir. Bu da dörtlüklerin içindeki “bre” “hey” “behey” gibi ünlemlerle sağlanır. Halk edebiyatında en çok varsağı söylemiş şair Karacaoğlan’dır.
    Bre ağalar bre beyler Behey elâ gözlü dilber
    Ölmeden bir dem sürelim Vaktin geçer demedim mi
    Gözümüze kara toprak Harami olmuş gözlerin
    Dolmadan bir dem sürelim Beller keser demedim mi
    Karacoğlan
    TÜRKÜ: Hece ölçüsünün türlü kalıplarıyla söylenen ezgili, anonim şiirlerdir. Bazen de kime ait olduğu bilinen şiirler, türkü formlarıyla söylenir. Türkülerde genellikle iki bölüm bulunur. Birincisi, şiirin iskeletini oluşturan “asıl bölüm” ; ikincisi “kavuştak”tır. Kavuştaklar, asıl bölümlerin arasına gelerek onları birbirine bağlar.
    ÂŞIK EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ
    Âşık edebiaytı nazım türleri genellikle koşma ve semâi biçimiyle yazılır. Bu türler koşma ve semâilerden konuları bakımından ayrılır.
    GÜZELLEME: Doğa güzelliklerini anlatmak ya da kadın, at gibi sevilen varlıkları övmek için yazılan şiirlerdir.
    Dinleyin ağalar medhin eyleyim Yokuşa yukarı kekli sekişli
    Elma yanaklımın kara kaşlımın İnişe aşağı tavşan büküşlü
    O gül yüzlerine kurban olayım Düşmanın görünce şahin bakışlı
    Dal gerdanlımın da sırma saçlımın Kuğuya benziyor boynu kıratın
    Noksani Köroğlu
    TAŞLAMA: Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
    Ormanda büyüyen adam azgını
    Çarşıda pazarda insan beğenmez
    Medres kaçkını softa bozgunu
    Selam vermek için kesan beğenmez
    Kazak Abdal
    KOÇAKLAMA: Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir.
    Köroğluyum medhim merde yeğine
    Koç yiğit değişmez cengi düğüne
    Sere serpe gider düşman önüne
    Ölümü karşılar meydan içinde
    AĞIT: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan acıları anlatmak amacıyla söylenen şiirlerdir (Anonim halk şiiri ürünü olan ağıtlar da vardır).

Sayfayı Paylaş