Halk Edebiyati

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde Murat AKSOY tarafından paylaşıldı.

  1. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    HALK EDEBİYATI

    Kökleri İslâmiyet'in kabulünden önceki dönemlere kadar ulaşan Halk edebiyatı bugün bile varlığını az çok sürdürmektedir. Bu edebiyat. halkın diliyle oluşturulduğu, halkın duygu ve düşüncelerini; sorunlara, dünyaya bakışını yansıttığı için Halk edebiyatı olarak adlandırılmıştır.

    Halk edebiyatının kaynağı, halk kültürüdür.Sözlü gelenekte ortaya çıkan ve halkın ortak malı sayılan atasözleri, bilmeceler, ninniler, masallar, halk hikayeleri, maniler, türküler, seyirlik halk oyunları (Karagöz, Ortaoyunu...)hep bu edebiyat içinde yer alır. Yine, yaratıcıları belli olan Tekke ve Âşık edebiyatı ürünleri de Halk edebiyatı kapsamındadır.
    Cönk:Halk şiiri kaynağı denince akla ilk gelen CÖNK’ler ve mecmualardır.Aslında birer kitap olan bu eserler eğer alttan yukarıya,uzunlamasına açılıyorsa CÖNK;sağdan sola ,soldan sağa açılıyorsa MECMUA denir.Cönklerde saz ve tekke şiirinin örneklerini,mecmualarda ise dini ve tasavvufi eserleri buluruz.Cönklerin çoğunda yaprak veya sayfa numarası yoktur. Enleri ve boyları birbirini tutmaz.
    Âşık,Saz Şairi,Kalem Şuarası,Halk Şairi
    Aşık sözcüğünün nereden geldiği henüz ispatlamamıştır ve değişik birçok görüş öne sürülmüştür.
    Aşık ve Saz Şairi kelimeleri anlamdaştır.Bunlar ikiye ayrılırlar:
    Bir kısmı
    a)Ümmidirler,okuma yazma bilmezler,hiç öğrenim görmemişlerdir.
    b)Saz çalmasını bilirler,şiirlerini saz eşliğinde söylerler.
    c)Hazırlıksız şiir söyleme yetenekleri vardır.
    d)Şiirleri hece ölçüsüyledir.Ama bunun dışına da çıkan aşıklarda vardır.
    Aşıkların bir kısmı da belirli bir öğrenimden geçtikleri gibi saz çalmasını da bilirler,fakat şiirlerin hem hece,hem de aruz ölçüsüyle yazmışlardır.
    Kalem şuarası,belli bir öğrenimden geçmiş,saz çalmasını bilmeyen,hem hece hem de aruz ölçüsüyle şiirler yazan şairlerdir.
    Halk şairi,terimi ise,bir genellik taşır ve âşıklarla kalem şuarasını kapsamına alır.Halk şairi derken ikisi birden kastedilir.Kalem şuarası aruzlu şiirler yazsa bile,divan şairlerinin dışında kalır. Onlar,aşık edebiyatı türlerinde şiirler yazmaları ve bu soy şiirlerinde sade bir dil kullanmalarıyla halk şairi öbeğine girerler.
    Âşık Sosyal Çerçeveye Göre Sınıflandırılması
    1.Köylü Şairler:
    2.Kasaba,Şehir Şairleri
    3.Asker Şairler
    4.Göçebe Şairler
    Halk Edebiyatının Özellikleri :

    1.Hem şiir hem düzyazı (nesir) alanında

    ürünler verilmiştir; ancak şiir ağırlıktadır.

    2.İslamiyet'in kabulünden önceki dönemden büyük izler
    taşır.Halk hikayelerinde eski destanların, şiirlerde ise
    koşuk ve saguların etkileri açıkça görülür.


    3.Anadolu dışındaki sözlü edebiyatın bir uzantısı sayılabilir.

    4.Masal ve destanlardaki bazı olağanüstülükler dışında,
    genelde somut ve gerçekçi konular işlenmiştir.Edebiyat
    ürünlerinden biçimden çok,öz (konu) önemsenmiştir.Aşk,doğa
    sevgisi,ayrılık,özlem,yiğitlik, din, tasavvuf... en çok
    işlenen konular arasındadır.

    5.Şiirde nazım birimi dörtlüktür. Ölçü, hece ölçüsüdür.
    En çok 7,8,11'li kalıplar kullanılmıştır.

    6.Divan şiirinden etkilenmeler sonucu bazı Halk
    şairleri aruz ölçüsünü de kullanmışlardır (Yunus Emre, Âşık
    Ömer, Gevheri, Dertli...)

    7.Şiirler saz eşliğinde söylenmiştir.Halk şairleri
    genelde okuma yazma bilmedikleri için doğaçtan (irticalen)
    şiir söylemişlerdir.

    8.En çok yarım uyak kullanılmış, cinaslara da çokça yer
    verilmiştir.

    9.Şiirler işledikleri konuya göre güzelleme, ' koçaklama,taşlama, ilahi...gibi adlar almıştır.

    10.Koşma, türkü, mani, destan, semai... gibi değişik nazım biçimleri kullanılmıştır.

    11.Şiirlerde söz sanatlarına ve kalıplaşmış söyleyişlere de yer verilmiştir.

    12.Dil, konuşma dilidir.Divan ve Tekke şiirinden etkilenen kimi halk şairlerinin eserlerinde yabancı sözcükler daha çoktur.



    13.Halk edebiyatında anlatım içten, canlı ve yalındır.

    14.Düzyazı alanında Aslı ile Kerem, Ferhat ile '
    Şirin.. gibi halk hikayeleri ile yarı hikaye , yarı destan özelliği taşıyan Dede Korkut Hikayeleri vardır. Yine Karagöz ve Ortaoyunu gibi seyirlik halk tiyatrosu örneklerinde : düzyazıya dayalı bir anlatım görülür.

Sayfayı Paylaş