halk şiir geleneklerinin özellikleri

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde Sevqi. . tarafından paylaşıldı.

  1. Sevqi. .

    Sevqi. . Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenileri:
    1.863
    Ödül Puanları:
    0

    halk şiir geleneklerinin özellikleri ve karacaoğlu edebiyatı tanıtımı ve köroğlu ilgili yazı
  2. MaMiLog

    MaMiLog Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2011
    Mesajlar:
    399
    Beğenileri:
    200
    Ödül Puanları:
    43
    Halk Şiiri Geleneği ve Özellikleri :
    1. Bu şiir geleneğinin ürünleri sade bir Türkçeyle söylenmiş ya da yazılmıştır.
    2. Halkın içinden doğan eserler, konu, tema ve duyarlık bakımından halkın hayatına sıkı sıkıya bağlıdır.
    3. Şairler, genellikle öğrenim görmemiş (ümmî-okuma yazma bilmeyen) kişilerdir.
    4. Aşk, doğa, ayrılık, özlem, ölüm, din, tasavvuf konularının yanı sıra toplum hayatını ilgilendiren sorunlara da sık sık eğilen şairler, bunlarla ilgili eleştiriler getirmişler, daha çok da somut konular üzerinde durmuşlardır.
    5. Şiirlerde biçimden çok konuya ağırlık verilmiştir.
    6. Şiirler daima müzik eşliğinde (ezgili) söylenmiş; saz, şiirin ayrılmaz parçası olmuştur. Âşıklar, bu edebiyatın mensur kısmını oluşturan halk hikâyelerinin oluşumu, gelişimi ve aktarılmasında da önemli rol oynamışlardır.
    7. Şiirde nazım birimi dörtlüktür. Yaygın olarak hece ölçüsü kullanılmıştır. Hecenin en çok 7'li, 8'li ve 11'li kalıpları kullanılmıştır. Fakat şehirde yaşamış, medrese eğitimi almış bazı ozanlar aruzu da kullanmışlardır.
    8. Koşma, semai, varsağı, destan, ilahi, nefes, mani, türkü gibi... gibi değişik nazım şekilleri kullanılmıştır.
    9. Âşık edebiyatı doğaçlamaya (irticalen söyleyişe) dayanır. Âşıklar, eserlerini bir ön hazırlık olmaksızın, doğrudan, sözlü olarak meydana getirirler. Bu yüzden şiirlerde derin bir anlam, kusursuz bir biçim görülmez.
    10. Halk deyimlerine ve güzel halk söyleyişlerine yer verilir.
    11. Az da olsa benzetmelerden ve mazmunlardan faydalanılmıştır. (Boy serviye, yüz aya, kaş kaleme, diş inciye, yanak güle benzetilir)
    12. Şiirlerin özel bir başlığı yoktur, bunlar nazım şekilleri ile adlandırılmıştır.
    13. Genellikle yarım kafiye kullanılır. Ahenk, daha çok kafiye ve redifle sağlanır.
    14. Konu, şekil ve dil bakımından dış etkilerden uzaktır.
    15. Nesir alanında da eserler verilmiştir. Nesir, halk edebiyatında nazma göre önemsiz kalmıştır; çünkü duygu ve düşüncelerin kalıcılığı şiirle daha kolay sağlanmaktadır.
    16. Nesir örnekleri arasında halk masalları, halk hikâyeleri, efsaneler, atasözleri, deyimler, halk tiyatrosu, bilmeceler, fıkralar sayılabilir.
    17. Halk edebiyatı, gözleme dayalıdır. Benzetmeler, somut kavramlardan yararlanılarak yapılır. Şairlerin söyledikleri her şey gerçek yaşamdan alınmadır.
    18. Gelenek usta-çırak ilişkisiyle bugüne kadar gelmiştir.
    19. Halk şiiri geleneğinin en ünlü temsilcileri: Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu, Yunus Emre, Kaygusuz Abdal, Erzurumlu Emrah, Gevheri'dir.
    20. Bu geleneğin son dönem temsilcileri arasında Âşık Veysel, Murat Çobanoğlu, Âşık Reyhani, Âşık Şeref Taşlıova ve Âşık Mahzuni Şerif sayılabilir.


    Alıntıdır.​
  3. Sevqi. .

    Sevqi. . Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenileri:
    1.863
    Ödül Puanları:
    0
    karacaoğlu edebiyatı tanıtımı o burada yok :confused:
  4. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    Karaca oğlu edebiyatı hakkında bir bilgi, bulamadık. Karaca oğlu olduğundan emin misiniz.


    MODERN KARAÇAY-MALKAR EDEBİYATI , olabilirmi ?
  5. Sevqi. .

    Sevqi. . Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenileri:
    1.863
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Karaca oğlu edebiyatı hakkında bir bilgi, bulamadık. Karaca oğlu olduğundan emin misiniz.


    MODERN KARAÇAY-MALKAR EDEBİYATI , olabilirmi ?
    Genişletmek için tıkla...

    eve emin karacaoğlu edebiyatı Tanıtımı
  • Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    İşine yararmı bilemiyorum , bunu bulabildim.

    Karacaoğlan


    17. yüzyıl Türk Halk edebiyatının önemli şairlerindendir. 1606′da doğduğu, 1679′da ya da 1689′da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre Anadolu’nun çeşitli illerini gezdiği. Rumeli’ye geçtiği. Mısır ve Trablus’a gittiği de sanılmaktadır. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova, Maraş, Gaziantep yörelerinde geçirmiştir. Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

    Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm diğer temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirmiştir. Duygu ve düşüncelerini açık, anlaşılır bir dille ortaya koymuştur. Aa, ayrılık, ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpmaktadır. Düşten çok gerçeğe yaslanmaktadır. Yaşama sevincinin kaynağı güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkudur. Güzelleri, yiğitleri övmüş, dert ortağı bildiği dağlara seslenmiştir. Lirik söyleyişinin özünde, halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür. Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa, onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı, gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirmiştir. Dost, kardeş bildiği, sevgilisiyle eş gördüğü, iç içe yaşadığı bu doğa, onun için sadece bir mekân olmaktan ötedir.

    Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine, dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatının etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanmıştır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katmıştır. Bu sözcüklerin birçoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle, söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanmıştır. Karacaoğlan, halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11′li (6+5) ve 8′li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülmektedir. Mecaz ve mazmunlara çokça başvurması, söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir. Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de, halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar, semailer, varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.

    Vara vara vardım ol kara taşa
    Hasret ettin beni kavim kardaşa
    Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Nice sultanları tahttan indirdi
    Nicesinin gül benzini soldurdu
    Nicelerin gelmez yola gönderdi
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Karac’oğlan der ki kondum göçülmez
    Acıdır ecel şerbeti içilmez
    Üç derdim var birbirinden seçilmez
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
    Karacaoğlan
    Sevqi. . bunu beğendi.
  • MaMiLog

    MaMiLog Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2011
    Mesajlar:
    399
    Beğenileri:
    200
    Ödül Puanları:
    43

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    İşine yararmı bilemiyorum , bunu bulabildim.

    Karacaoğlan


    17. yüzyıl Türk Halk edebiyatının önemli şairlerindendir. 1606′da doğduğu, 1679′da ya da 1689′da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre Anadolu’nun çeşitli illerini gezdiği. Rumeli’ye geçtiği. Mısır ve Trablus’a gittiği de sanılmaktadır. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova, Maraş, Gaziantep yörelerinde geçirmiştir. Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

    Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm diğer temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirmiştir. Duygu ve düşüncelerini açık, anlaşılır bir dille ortaya koymuştur. Aa, ayrılık, ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpmaktadır. Düşten çok gerçeğe yaslanmaktadır. Yaşama sevincinin kaynağı güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkudur. Güzelleri, yiğitleri övmüş, dert ortağı bildiği dağlara seslenmiştir. Lirik söyleyişinin özünde, halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür. Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa, onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı, gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirmiştir. Dost, kardeş bildiği, sevgilisiyle eş gördüğü, iç içe yaşadığı bu doğa, onun için sadece bir mekân olmaktan ötedir.

    Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine, dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatının etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanmıştır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katmıştır. Bu sözcüklerin birçoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle, söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanmıştır. Karacaoğlan, halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11′li (6+5) ve 8′li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülmektedir. Mecaz ve mazmunlara çokça başvurması, söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir. Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de, halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar, semailer, varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.

    Vara vara vardım ol kara taşa
    Hasret ettin beni kavim kardaşa
    Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Nice sultanları tahttan indirdi
    Nicesinin gül benzini soldurdu
    Nicelerin gelmez yola gönderdi
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Karac’oğlan der ki kondum göçülmez
    Acıdır ecel şerbeti içilmez
    Üç derdim var birbirinden seçilmez
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
    Karacaoğlan
    Genişletmek için tıkla...

    Evet bende bu tür yazıdan başka bulamadım. :confused:
    Sevqi. . bunu beğendi.
  • Sevqi. .

    Sevqi. . Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenileri:
    1.863
    Ödül Puanları:
    0
    sağolun teşekkür ederim bu yok köroğlu ilgili yazı :D
  • Sayfayı Paylaş